• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ozeluzman/
  • https://twitter.com/
Ana - Baba Okulu
Videolar-Dersler
Hazırlayan ve Sunan:
Öğretmen- Fatih Adıyaman
FİİLER-2
Site Haritası
Eğitim Evi

Tüm Eğitim Siteleri


Öğretmen Platformu

E-Okul
Radyo & Sohbet
GÜNÜN SÖZÜ
Şans Oyunları
İdeal Kilo Hesaplama
Rüya Tabirleri
Müzik Videoları
Topal Osman Filmi



Dosyalar

   TÜM EĞİTİM DOSYALARI


OKUL ÖNCESİ EVRAKLARI
ETKİNLİKMATİK
MASALMATİK
EĞİTSEL OYUNLAR BİLMECELER
OKUL ÖNCESİ PROGRAM KİTABI
BOYAMA KİTABIM
3-6 YAŞ ÇOCUKLARI İÇİN OYUN PROGRAMI
OKUL ÖNCESİ VE İLKÖĞRETİM ÇAĞINDAKİ ÖĞRENCİLERİN CANLI VE CANSIZ NESNELER İLE İLGİLİ ALTENATİF DÜŞÜNCE KALIPLARI
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE SANAT EĞİTİMİ
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDA FEN DOĞA ÇALIŞMALARI
TÜRKİYE'DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİME DUYULAN İHTİYACIN SAPTANMASI
SESLİ MASAL SUNULARI
ARTIK MATERYAL ÇALIŞMALARI
BOYAMA ÇALIŞMALARI
ÇİZGİ ÇALIŞMALARI
ÇOCUĞUNUZ İLEİLGİLİ HABER VAR FORMU
ÇOCUK SAĞLIĞI
ÇOCUK VE EĞİTİM
ÇOCUKLARDA UYUM VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
DRAMA VE DRAMA ÖRNEKLERİ
GEZİ PLANI
GÜNLÜK PLANLAR
YILLIK PLAN
İYİ ANNE VE BABAOLMANIN 20 YOLU
KAVRAMLAR

 

EĞİTSEL OYUNLAR
KARAGÖZ HACİVAT
KARAFGÖZ SAHNESİ YAPMA
KARAGÖZOF
DRAMA ÖRNEKLERİ
ELİF ÖĞRENİYOR ETKİNLİĞİ
46 ADET OKUL ŞARKISI
OKUL ÖNCESi ÖĞRETMEN ADAYLARINDA ÇEVRE DOSTU DAVRANIŞ LARI
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ İLE BU EĞİTİMDE OYUNUN VE BEDENSEL EKTİNLİKLERİN ROLÜ
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI HANGİ YETERLİKLERİ KAZANDIRMALIDIR
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ
ÇOCUK ŞARKILARINA KLİPLER

KAZANIM DEĞERLENDİRME FORMU
KESME KATLAMA ÇALIŞMALARI
KISA NOT VE ANEKTOT KAYIT ÖRNEĞİ
MOBİL KÖŞELER
ÖĞRETMEN ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU
OYUN GÖZLEM FORMU
PROJE ÇALIŞMALARI
REHBERLİK ÇERÇEVE PROGRAMI
SİSTEMATİK GÖZLEM FORMU
SULU BOYA ÇALIŞMALARI
ÜÇ BOYUTLU ÇALIŞMALAR
VELİ MUAFAKİYET BELGESİ
YIRTMA YAPIŞTIRMA

 


FEN ANİMASYONLARIDERS ÇALIŞMATEKNİKLERİ
HIZLI OKUMASATRANÇ OYNA
OKUL BAŞARISI18 SANİYE TESTİ
TEST ÇÖZME TEKNİKLERİMATEMATİK FLASHLAR
SINAV KAYGISIMAT-VİDEO-SUNU
DAVRANIŞLARIMIZMATEMATİK SORU BANK
DEPREMKONU ANLATIMLARI
SINIF İÇİ OYUNLARÖĞRETMEN DOSYALARI
İLGİNÇ BİLGİLERZÜMRELER
PRATİK BİLGİLEROSS SORULARI
TRAFİK BİLGİLERİSBS-DPYB SINAVLARI
İLKYARDIM BİLGİLERİSÜRÜCÜ KURSU SORU
ÇOCUK HASTALIKLARIKPSS-PMYO-ALES-SORU
ÇOCUK OYUNLARIBELGESELLER
MANİLERYURDUMUZ
TEKERLEMELERDÜNYAMIZ
SOSYAL ÖDEV KAPAKLARIDİN KÜL. ÖDEV KAPAKLARI
BARBİ ÖDEV KAPAKLARITRAFİK ÖDEV KAPAKLARI
FEN ÖDEV KAPAKLARITARİH ÖDEV KAPAKLARI
BEDEN EĞ. KAPAKLARIMÜZİK ÖDEV KAPAKLARI
TÜRKÇE ÖDEV KAPAKLARIMATEMATİK ÖDEV KAPAKLARI
2.SINIF TESTLER3.SINIF TESTLER4.SINIF TESTLER5.SINIF TESTLER
TÜRKÇETÜRKÇETÜRKÇETÜRKÇE
MATEMATİKMATEMATİKMATEMATİKMATEMATİK
HAYAT BİLGİSİHAYAT BİLGİSİFEN VE TEKNOLOJİFEN VE TEKNOLOJİ
  SOSYAL BİLGİLERSOSYAL BİLGİLER
MANDALA NEDİR?

MANDALA ÇALIŞMASI NEDİR?

  Mandala hemen hemen daire veya merkez anlamına gelir. Belirgin bir şekilde duran merkez noktası etrafına şekiller ve desenler yerleştirilmiştir. Mandala, boyama yoluyla insanı sakinliğe ulaştırır, rahatlatan bir etki yapar. Günümüzde çocuklardan birçok şey bekleyerek onları çeşitli stres faktörleriyle karşı karşıya getiriyoruz.

    Hafif bir klasik müzik eşliğinde boyanan “Mandala” sonunda çocukların stresleriyle kolaylıkla mücadele edebildikleri, sakinlik ve soğukkanlılık kazandıkları görülmüştür.   

Mandala çalışmasından sonra çocukların, grup çalışmalarında, gruba uyum sağlamalarında ve dinleme becerilerinde olumlu etkiler görülür. Ayrıca Mandala çocukların kendi yaratıcılıklarını keşfetmelerine yardımcı olurken, dikkat sürelerinin de uzamasını sağlar.

MANDALA İÇİN SİYAH BEYAZ 90 ADET ÇALIŞMA SAYFASI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ>>>>>>>
ÖĞRENCİLERİNİZE GÖSTEREBİLECEĞİNİZ YAPILMIŞ MANDALA ÖRNEKLERİ SUNU ŞEKLİNDE>>>>>
MANDALA  ÖRNEKLERİ SUNUSUNU İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ>>>>>>>>>



MERSİN/SİLİFKE 854 NOLU

ZİHİNSEL ENGELLİLER EĞİTİMİ KURSU

 

Adı:…………………………………

Soyadı:………………....................

TC. NO:……………………………

Şube:……………………………….

 

SINAV SORULARI

 


 


  1. 1.     Engel grupları arasında aşağıdakilerden hangisi ömür boyu süren bir gelişimsel bozukluktur?
    1. a.     Fiziksel engel
    2. b.     Duygusal engel
    3. c.      Otizm
    4. d.     Özel Öğrenme güçlüğü

 

  1. 2.     Amerikan Psikiyatri birliği tarafından 1994 yılında tanı kriterlerini belirleyerek Yaygın Gelişimsel Bozuklukları adı altında hangi engel grubunu tanımlamaya başlamıştır?
    1. a.     Mental Reterdasyon
    2. b.     Otizm
    3. c.      Serapral Palsy
    4. d.     Özel Öğrenme Güçlüğü

 

  1. 3.     Otizm tanısı konulmuş bir bireyde ilk 6. Ayda aşağıdakilerden hangisi görülmez?
    1. a.     Normal bebekler gibi bir şey istemez.
    2. b.     Anneye ilgisizdirler.
    3. c.      Gülümseme ve agulama yoktur.
    4. d.     Sevgi gösterir ve gösterilen sevgiyi anlar.

 

  1. 4.     Aşağıdakilerden hangisi otistik çocukların özellikleri arasında değildir?
    1. a.     Diğer çocuklarla ilişki kurmakta zorluk çekerler.
    2. b.     Her şeyin aynı olmasını istemek, rutin yaşama bağlılık.
    3. c.      Uygunsuz ve sebepsiz gülmek ve ağlamak.
    4. d.     Göz temasının çok fazla olması.

 

  1. 5.     .Objeleri kendi etrafında çevirir.

.Temastan, kucağa alınmaktan ya da sevilmekten hoşlanmaz.

.Objelere gereksiz yere bağlanır.

Yukarıda ki özellikleri taşıyan engel grubu aşağıdakilerden hangisidir?

  1. a.     Mental Reterdasyon
  2. b.     Serapral Palsy
  3. c.      Otizm
  4. d.     Öğrenme Güçlüğü

 

  1. 6.     Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin akranları ile birlikte eğitim ve öğretimlerini bütün kademelerde sürdürme esasına dayanan destek hizmetlerinin sağlandığı özel eğitim uygulamasına ne ad verilir?
    1. a.     Kaynaştırma
    2. b.     Ayrıştırma
    3. c.      Genelleme
    4. d.     Yaygınlaştırma

 

  1. 7.     Aşağıdakilerden hangisi Kaynaştırma eğitiminin ilkelerinden değildir?
    1. a.     Özel Öğrenme İhtiyacı olan bireyin akranlarıyla aynı kurumda eğitim görme hakkı vardır.
    2. b.     Özel ve genel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.
    3. c.      Kaynaştırmaya erken başlanılmamalıdır.
    4. d.     Duyu kalıntısından yararlanmak esastır.

 

  1. 8.     Zihinsel engelli bireyleri ….……… programlarına ek olarak aile eğitimi,sosyal kültürel ve serbest zaman etkinlikleri sayesinde öğrenmeleri gelişir.Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
    1. a.     Eğitim
    2. b.     Aylık hedef
    3. c.      Gelişim
    4. d.     Uzun dönemli amaç

 

 

 

  1. 9.     Aşağıdakilerden hangisi Kaynaştırma eğitiminde müdürün görevleri arasında değildir?
    1. a.     Kaynaştırma uygulamaları için kurumda gerekli düzenlemeleri plânlar
    2. b.     Uygulanmasını sağlar,
    3. c.      Özel eğitim hizmetleri kurulu ile iş birliği yapar.
    4. d.     Bireysel ve gelişim özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yapar,

 

  1. 10.  Güçlükten etkilenme durumlarına göre yazılı sınav veya sözlü değerlendirmelerin herhangi birinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.

Yukarıda ki değerlendirme hangi engel grubu için geçerlidir?

  1. a.     Özel Öğrenme Güçlüğü
  2. b.     Otizm
  3. c.      Görme Engelli Çocuklar
  4. d.     İşitme Engelli Çocuklar

 

  1. 11.  Mongoloid tip dediğimiz engel grubu aşağıdakilerden hangisidir?
    1. a.     Down sendromu
    2. b.     Rett Sendromu
    3. c.      Weinberg sendromu
    4. d.     Asperger sendromu

 

  1. 12.  ZB ( Zeka Bölümü ) 45 – 75 arasında olan çocuklar hangisidir?
    1. a.     Öğretilebilir
    2. b.     Eğitilebilir
    3. c.      Klinik bakıma muhtaç
    4. d.     Otistik

 

  1. 13.  Aşağıdakilerden hangisi Zihinsel Engelli bireylerin eğitiminde( iletişiminde)  görev alan personelde bulunması gereken özelliklerden değildir?
    1. a.     Yeniliklere ve değişmeye açık olmalı,
    2. b.     İnsanları ön yargısız kabul gösterici olmalı
    3. c.      Tarafsız ve objektif olmalı,
    4. d.     Empatik bir anlayışa sahip olmamalı

 

 

  1. 14.  En az iki sistem arasında ki duygu, düşünce veya herhangi bir bilginin akla gelecek her türlü yollarla yapılan bilgi alış verişine ne ad verilir?
    1. a.     İletişim
    2. b.     Gelişim
    3. c.      Eğitim
    4. d.     Öğretim

 

  1. 15.  Aşağıdakilerden hangisi Zihinsel Engelli Çocukla karşılıklı etkileşimde önemli yer tutan öğeler arasında değildir?
    1. a.     Yardım edebilmek için ihtiyaç duyulan bilgiyi toplamak,
    2. b.     İhtiyaçlarla ilgili duygu ve düşünceleri ortaya çıkarmak,
    3. c.      Duygu ve düşüncelerin ifade edilmesini sağlamak,
    4. d.     Medyatik olmak

 

  1. 16.  Aşağıdakilerden hangisi Matematik öğretiminde öğrenmeyi etkileyen etmenlerden değildir?
    1. a.     Öğretimi yapılacak konular
    2. b.     Öğrencinin performans düzeyi
    3. c.      Uyaran sunumu
    4. d.     Öğretmenin yaşı

 

 

  1. 17.    1.Sıralanmış aritmetik becerilerinde öğrencinin işlevde bulunma düzeyini belirler.

  2.Öğrencinin öğrenmesi gereken izleyen becerinin ne olduğu hakkında bilgi verir.

Yukarıda ki iki temel soruya yanıt veren test aşağıdakilerden hangisidir?

  1. a.     Gözlem
  2. b.     Ölçüt bağımlı test
  3. c.      Standart bağımlı test
  4. d.     Yapılandırılmış gözlemler

 

  1. 18.  Aşağıdakilerden hangisi öğrencilerin sadece kendi sınıf düzeylerinden düşük ve yüksek olduğu bilgisini veren testlerdendir?
    1. a.     Standart bağımlı testler
    2. b.     Ölçüt bağımlı testler
    3. c.      Gözlemler
    4. d.     Yapılandırılmış gözlemler

 

 

  1. 19.  . Zayıf okuma,

. Okuduğunu anlayamama,

. Anlamada zayıflık,

. Kavramlara sahip olamama,

. Önemli ipuçlarını kullanamamadır.

Yukarıda belirtilen hatalar hangi durumlarda oluşan hataları anlatır?

  1. a.     Sözlü problemlerde oluşan hataları,
  2. b.     Yazılı problemlerde oluşan hataları,
  3. c.      Sınıf içinde oluşan hataları,
  4. d.     Sınıf dışında (teneffüslerde) oluşan hataları,

 

  1. 20.  Aşağıdakilerden hangisi Matematik öğretiminde kullanılan değerlendirme araçlarından biri değildir?
    1. a.     Gözlem
    2. b.     Standart bağımlı testler
    3. c.      Ölçüt bağımlı testler
    4. d.     Stanfort Binet

 

  1. 21.  Tuvalet eğitimi, temizlik ve yeme alışkanlığı vb. doğuştan getirilmeyen sonradan öğrenilerek kazanılan davranışlardır. Bu beceriler hangi beceri grubuna girmektedir?
    1. a.     Sosyal beceriler
    2. b.     Öz bakım becerileri
    3. c.      Toplumsal Yaşam becerileri
    4. d.     Okul becerileri

 

  1. 22.  Zihinsel yetersizlik kadar anne-baba ve çevrenin olumsuz tutumları ve sistemli yaşantıların sağlanamaması, zihin engelli çocukların……………kazanabilmelerini etkileyebilmekte ve geciktirebilmektedir.
    1. a.     Öz bakım becerilerini
    2. b.     Sosyal Yaşam becerilerini
    3. c.      Toplumsal Yaşam becerilerini
    4. d.     Akademik becerilerini

 

  1. 23.  Normal çocuğun yaşamında erken yaşta başlayan ……………. gelişimi anne-babalardan bağımsızlığın başlangıcını gösterir.

Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelir?

  1. a.     Akademik becerilerin
  2. b.     Sosyal becerilerin
  3. c.      Toplumsal yaşam becerilerinin
  4. d.     Öz bakım becerilerinin

 

  1. 24.  Aşağıdakilerden hangisi Toplumsal Yaşam becerileri Modül içeriğinden “Toplum Yaşamında ki Kurallar” kazanımlarından biri değildir?
    1. a.   Sinemada, Tiyatroda Uyulması Gereken Kurallar
    2. b.   Lokantada Uyulması Gereken Kurallar
    3. c.     Alışveriş Yapılan Yerlerde Uyulması Gereken Kurallar
    4. d.   Serbest Zaman Etkinlikleri

 

  1. 25.  Aşağıdakilerden hangisi Toplumsal Yaşam Becerilerinin kazanımlarından biri değildir?
    1. a.   Otomatik vezne makinesinden (ATM) para çeker.
    2. b.   Fatura yatırır.
    3. c.    Alışveriş yapılan yerleri ayırt eder.
    4. d.   Tuvalet Eğitimi

 

  1. 26.   
  • Bu kayıt ile hedef davranışa/davranışlara karar verilir.
  • Doğrudan gözlemlere yer verilir.
  • Üç farklı yer ve zamanda tutmalıdırlar.

Yukarı özelikleri verilen kayıt türü hangisidir?

  1. a.   ABC Kaydı
  2. b.   Kalıcı Davranış Ürün Kaydı
  3. c.    Kontrol Listeleri İle Davranış Kaydı
  4. d.   Kaba Değerlendirme

 

  1. 27.  I. Olay Kaydı

II. Süre Kaydı

III. Bekleme Süresi Kaydı

Kayıt teknikleri arasında yukarıdakilerden hangileri bulunur?

  1. a.     I
  2. b.     I-II
  3. c.      I-II-III
  4. d.     I-III

 

  1. 28.   Aşağıdakilerden hangisi öğrenilmemiş pekiştireçtir?
    1. a.     Övgü
    2. b.     uyku
    3. c.      Şarkı Söylemek 
    4. d.     Kupon

 

  1. 29.   TTT / TTT / TTT

                 +       +        +

Ali’nin teşekkür etme davranışı yukarıda belirtildiği şekilde uygulanmıştır. Ali’ye uygulanan pekiştireç tarifesi aşağıdakilerden hangisinde gösterilmiştir?

  1. a.      (DOP)₃
  2. b.      (SOP)₃
  3. c.       (SSP)₃
  4. d.      (DSP)₃

 

  1. 30.  Aşağıda uygun olmayan davranış değiştirme tekniklerinden hangisi en ılımlıdır?
    1. a.     Sönme
    2. b.     Tepkinin bedeli
    3. c.      Mola
    4. d.     Ayrımlı pekiştirme

 

  1. 31.  Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde hafif düzeydeki yetersizliği nedeniyle özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine sınırlı düzeyde ihtiyaç duyan bireyi ifade eder.

Yukarıda verilen engel türü aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?

  1. a.     Hiperaktivite bozukluğu
  2. b.     Özel öğrenme güçlüğü
  3. c.      Orta düzeyde zihinsel yetersizlik
  4. d.     Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik

 

  1. 32.  Dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

Yukarıda verilen engel türü aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?

  1. a.     Hiperaktivite bozukluğu
  2. b.     Özel öğrenme güçlüğü
  3. c.      Yaygın gelişimsel bozukluk
  4. d.     Konuşma bozukluğu

 

 

 

 

  1. 33.   
  • Dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır.
  • Harfin şekli ile sesini birleştiremez,
  • Tahtadaki yazıyı defterine yazarken zorlanır,
  • Sağ-sol karıştırır,
  • Bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemez.

Yukarıda verilen engel özelliklerinden hangisi aşağıda belirtilmiştir?

  1. a.     Hiperaktivite bozukluğu
  2. b.     İşitme engellilik
  3. c.      Özel öğrenme güçlüğü
  4. d.     Konuşma bozukluğu

 

  1. 34.  Sağlık durumu, zihinsel ve duyusal faktörlerle açıklanamayan; bireyin kendisi ve çevresiyle dengeli, doyurucu ilişki kurma ve sürdürmede güçlük çekme, genel bir mutsuzluk ve depresyon hâli, bireysel veya okul problemleriyle ilgili korku, tırnak yeme, parmak emme ve benzeri fiziksel belirtilerden bir veya birden fazlasının uzun süreli olarak ortaya çıkması nedeniyle eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

Yukarıda verilen engel türü aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?

  1. a.     Duygusal uyum güçlüğü
  2. b.     Özel öğrenme güçlüğü
  3. c.      Yaygın gelişimsel bozukluk
  4. d.     Otistik bozukluk

 

  1. 35.  Erken çocukluk döneminde görülmeye başlayan, sosyal etkileşim ve iletişim bozukluğu ile ilgi ve etkinliklerin belirgin sınırlılığı gibi özelliklerle kendini gösteren yaygın gelişimsel bozukluk durumudur.

Yukarıda verilen engel türü aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?

  1. a.     Duygusal uyum güçlüğü
  2. b.     Özel öğrenme güçlüğü
  3. c.      Zihinsel engellilik
  4. d.     Otistik bozukluk

 

 

 

 

  1. 36.   
  • Günün özelliklerini tanır.
  • İletişim araçlarını tanır.
  • İletişim yerlerini belirtir.

Yukarıda verilen kazanımlar aşağıdaki hangi modülde doğru olarak verilmiştir?

  1. a.     Sosyal Hayat
  2. b.     Günlük Yaşam becerileri
  3. c.      Dil, Konuşma Alternatif Dil Becerileri
  4. d.     Toplumsal Yaşam Becerileri

 

  1. 37.  Aşağıda verilen Psikomotor becerilerden hangisi öncelikle öğretilmelidir?
    1. a.     Nesneleri kaldırma
    2. b.     Oturma davranışı edinme
    3. c.      Nesneleri taşıma
    4. d.     Elleriyle nesneleri itme

 

  1. 38.  Aşağıda belirtilen Psikomotor becerilerden hangisi büyük kasları geliştirici çalışmadır?
    1. a.     İpe malzeme dizme
    2. b.     Nesneleri takma
    3. c.      Nesneleri taşıma
    4. d.     Kâğıt buruşturma

 

  1. 39.   
  • Bu modülde basitten zora, somuttan soyuta doğru bir yol izlenmelidir.
  • Planlama yapılırken güncel olaylar dikkate alınmalıdır.
  • Ders işlerken öğrenciye uygun takvim, mevsim şeridi vb. kullanılmalıdır.

Yukarıda özellikleri açıklanan modül aşağıdakilerden hangisidir?

  1. a.     Türkçe
  2. b.     Sosyal Hayat
  3. c.      Günlük Yaşam becerileri
  4. d.     Toplumsal Yaşam Becerileri

 

  1. 40.  Zihinsel Engelliler Destek Eğitim Programında modüllerde aşağıdaki ölçme –değerlendirmelerden hangileri kullanılmaktadır?
    1. Kaba değerlendirme
    2. Öğretim öncesi değerlendirme
    3. Öğretim Sürecini değerlendirme
    4. Son değerlendirme
    5. Öğretim sonrası değerlendirme
    6. Genel değerlendirme
    7. a.     2-3-4
    8. b.     1-2-3-4
    9. c.      1-2-3-4-5
    10. d.     1-2-3-4-5-6

 

  1. 41.  Aşağıdaki becerilerin hangisinde Küçük Adımlar ve Portage gibi programlar kullanılabilir?
    1. a.     Türkçe
    2. b.     Sosyal Hayat
    3. c.      Günlük Yaşam becerileri
    4. d.     Psikomotor Beceriler

 

  1. 42.   
  • Motor hareketlerde sıra alır.
  • Oyun zamanında sıra alır.
  • Tek basamaklı basit sözel yönergeleri yerine getirir.

Yukarıdaki kazanımlar hangi modülde yer almaktadır?

  1. a.     Türkçe
  2. b.     Dil, Konuşma ve Alternatif Dil Becerileri
  3. c.      Günlük Yaşam becerileri
  4. d.     Psikomotor Beceriler

 

  1. 43.  Aşağıda beceri analizi yapılan kısa dönemli amaçlardan hangisi Toplumsal Yaşam Becerileri modülünün ileri zincirlemeye göre ilk basamağı olabilir?
    1. a.     Su faturasını cüzdanından çıkarır.
    2. b.     Paranın üstünü alır.
    3. c.      Telefonu eline alır.
    4. d.     Telefonda “iyi günler” der.

 

  1. 44.  Aşağıda beceri analizi yapılan kısa dönemli amaçlardan hangisi Toplumsal Yaşam Becerileri modülünün geri zincirlemeye göre ilk oturumun ilk basamağı olabilir?
    1. a.   Perde açar.
    2. b.   Perde kapatır.
    3. c.    Market alışveriş listesi hazırlar.
    4. d.   Market çıkışında “iyi günler” der.

 

 

 

 

  1. 45.  Aşağıdakilerden hangileri beceri analizinin katkıları arasında yer alır?

1.Bilgi

2.Öğretimin bireyselleştirilmesi

3. Öğretimi kolaylaştırması

4. Objektif değerlendirme

5. Tekrarlanabilirlik

  1. a.   1-2-3
  2. b.   2-3-4
  3. c.    1-3-4-5
  4. d.   1-2-3-4-5

 

  1. 46.   
  • Değerlendirme kısa sürede tamamlanır.
  • Bireyin yaptığı ilk yanlış davranışta değerlendirme sona erdirilerek öğretime geçildiği için öğretime ayrılan süre artar.
  • Değerlendirme sırasında öğrenmenin gerçekleşmesi çok düşük bir ihtimal olduğu için uygulamanın etkisi daha kesin olarak ortaya konmuş olur.

Yukarıda belirtilen beceri öğretimi performans değerlendirme hangisi aşağıdaki şıkların hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  1. a.   İleri zincirleme
  2. b.   Tek fırsat yöntemi
  3. c.    Çoklu fırsat yöntemi
  4. d.   Tersine zincirleme

 

  1. 47.  Aşağıdakilerden hangileri sosyal becerilerin alt boyutları arasında yer almaz?
    1. a.     Uyumsal davranış
    2. b.     Sosyal beceri
    3. c.      Öz değerlendirme
    4. d.     Akran kabulü

 

  1. 48.  Bu dönemde zorlamasız ve kolay çıkarılan tüm hece ve sözcükler sık sık tekrarlanır. Çocuğun anlamlı olarak kullandığı 20 ile 100 arasında sözcük vardır. Bu dönemde artık hareketlerle anlatmak yerine sözcüklerle anlatmaya başlar. İki sözcükten oluşan cümleler oluşturur. Fakat bunlar iki sözcüğün eksiz birleşimiyle oluşur.

Yukarıdaki belirtilen dil gelişimlerine ilişkin belirtilen özellikler hangi dönemler arasında yer almaktadır?

  1. a.     9-12 ay arası
  2. b.     12-18 ay arası
  3. c.      18-24 ay arası
  4. d.     2-3 yaş arası

 

  1. 49.  Öğrencinin dil becerilerinin gelişimine yönelik aşağıdakilerden hangisi yapılmaz?
    1. a.     Sözcük öğretimi çalışmalarında zihinsel yetersizliği olan bireyin söyleyemediği heceler belirlenerek söyleyemediği hecelerden oluşan sözcüklerin öğretimi ile işe başlanmalıdır.
    2. b.     Konuşmanın kazanılıp pekiştirilebilmesi için ev içi etkinlikler mümkün olduğunca sade bir dille anlatılmalıdır
    3. c.      Çalışmaların ilk anda zihinsel yetersizliği olan bireyle yapılandırılmış ortamda yapılması, daha sonra kişi, yer, zaman değişkenliğine bakılmaksızın çalışmanın devam etmesi gerekmektedir.
    4. d.     Alıcı dilin geliştirilebilmesi için kısa ve öz konuşmalar yapılmalıdır.

 

  1. 50.    A- BÖP       B- Ölçüt Bağımlı Test  

  C- Analiz    D- Performans Belirleme

Yukarıda verilen BEP süreçleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?

  1. a.       D-C-B-A
  2. b.       C-D-A-B
  3. c.        C-B-D-A
  4. d.       D-B-A-C

 

  1. 51.  Kısa dönemli amaçlar birey, davranış, ölçüt ve koşul öğelerini içermelidir.

Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisi davranış için uygun bir ifade değildir?

  1. a.     Sayar
  2. b.     Anlar
  3. c.      Gösterir
  4. d.     Söyler

 

  1. 52.  “Öğretmen öğrencilerine ne öğreteceğinden daha çok nasıl öğreteceğini düşünmelidir.” İfadesi aşağıdaki kavramlardan hangisinin gerekliliğini açıklamaktadır?
  2. a.     Yöntem Teknik
  3. b.      Değerlendirme
  4. c.      Amaç Belirleme
  5. d.     Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı

 

  1. 53.  Aşağıdakilerden hangisi BEP’larında belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını belirlemek için kullanılan yöntemlerden biri değildir?
  2. a.     Gözlem yapma
  3. b.     Kontrol listeleri oluşturma
  4. c.      Analiz yapma
  5. d.     Ölçüt Bağımlı Test hazırlama(ÖBT)

 

  1. 54.  Aşağıdakilerden hangisi Beceri Analizi hazırlarken dikkat edilmesi gereken ilkelerden biri değildir?
  2. a.       Kolaydan-Zora
  3. b.       Basitten-Karmaşığa
  4. c.        Yanlıştan-Doğruya
  5. d.       Yakından-Uzağa

 

  1. 55.  Aşağıdakilerden hangisi öğrenmenin aşamalarından biri değildir?
  2. a.     Edinim
  3. b.     Genelleme
  4. c.      Akıcılık
  5. d.     Süreklilik

 

  1. 56.  Aşağıdakilerden hangisi üçgen kavramının ilişkili niteliklerinden biri değildir?
    1. a.   Üç kenarının olması
    2. b.   Üç köşesinin olması
    3. c.    İç açılarının toplamının 180 derece olması
    4. d.   Açı farklılığı

 

  1. 57.  Aşağıdakilerden hangisi kare kavramının olumsuz örneklerinden biri değildir?
    1. a.     İkizkenar üçgen
    2. b.     Eşkenar yamuk
    3. c.      Dikdörtgen prizma ilaç kutusu
    4. d.     Kare masa

 

  1. 58.  Kavram öğretiminde dolu kavramı bir olumlu bir olumsuz örnekle sunulurken aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru sunuma örnektir?
    1. a.     Bak bu “dolu”-bu “boş”
    2. b.      Bak bu “boş”- bu “dolu”
    3. c.      Bak bu “dolu”- bu “dolu değil”
    4. d.     Bak bu “dolu değil” – bu da “ dolu değil”

 

  1. 59.  Kavram eğitiminde şekil kavramı verilirken (kare, üçgen, dikdörtgen, daire) aynı tür, aynı boyut, aynı renkte hazırlanan ilk örnekte kullanılacak olumlu ve olumsuz örnekler aşağıdaki ifadelerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
    1. a.     İlk örnekte bir olumlu üç olumsuz örnek verilir.
    2. b.     İlk örnekte bir olumlu iki olumsuz örnek verilir.
    3. c.      İlk örnekte bir olumlu bir olumsuz örnek verilir.
    4. d.     İlk örnekte sadece olumlu örnek gösterilir.

 

  1. 60.  Aşağıdakilerden hangisi kavram türlerinden biridir?
    1. a.     Soyut kavram
    2. b.     Olumlu kavram
    3. c.      İlişkisiz nitelik
    4. d.     İlişkili nitelik

 

  1. 61.  Aşağıdaki ifadelerden hangisi öğrencinin somut bir kavramı kalıcılık düzeyinde kazanım haline dönüştürdüğünü göstermektedir?
    1. a.     Anne bak kırmızı şapka.
    2. b.     Kızım bak kırmızı ayakkabı.
    3. c.      Ayşe sınıfta kırmızı olan eşyaları göster.
    4. d.     Ali kırmızı balonu ver.

 

  1. 62.  Zihinsel engelli bir çocuğunu okula yazdırmak isteyen bir veli, eğitim sistemimizin hangi ilkelerini kendisine dayanak yapmalıdır?
    1. a.   Genellik ve eşitlik
    2. b.   Demokratik eğitim 
    3. c.    Fırsat ve imkân eşitliği  
    4. d.   Eğitim hakkı

 

 

 

 

  1. 63.  Özel Eğitimde mecburi eğitim çağı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. a.     4-15 yaş arası
    2. b.     3-14 yaş arası
    3. c.      5-16 yaş arası
    4. d.     6-14 yaş arası

 

  1. 64.  “Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.” hükmü anayasanın hangi hükmünde yer almaktadır?
    1. a.     24. Madde
    2. b.     60. Madde
    3. c.      40. Madde
    4. d.     42. Madde

 

  1. 65.  573 Sayılı KHK’ya göre; “özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitim” açıklaması aşağıdaki hangi ifadeyi açıklamaktadır?
    1. a.     Özel Eğitim
    2. b.     Aile Eğitimi
    3. c.      Bireysel Eğitim
    4. d.     Grup Eğitimi

 

  1. 66.  573 Sayılı KHK’ya göre aşağıdakilerden hangisi özel eğitimin ilkelerinden biri değildir?
    1. a.     Özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim proğramlarının bireyselleştirilerek uygulanması esastır.
    2. b.     Özel eğitim gerektiren bireyler için açılan kurumların bütün giderleri Milli Eğitim Bakanlığınca karşılanır.
    3. c.      Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.
    4. d.     Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.

 

 

 

 

  1. 67.  573 Sayılı KHK’ya göre; “Herhangi bir eğitim kurumuna devam edecek durumda olmayan zorunlu eğitim çağındaki özel eğitim gerektiren bireylere yetersizlikten etkilenme düzeyine bakılmaksızın temel yaşam becerilerini geliştirme ve öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik eğitim programları uygulanır” ifadesi aşağıdaki terimlerden hangisini açıklamaktadır?
    1. a.     Her yerde eğitim
    2. b.     Bireysel Eğitim
    3. c.      Destek Eğitim
    4. d.     Sürekli Eğitim

 

  1. 68.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitim kurumlarında uygulanan eğitim planı aşağıdakilerden hangisidir?
    1. a.     Bireysel Eğitim
    2. b.     Destek Eğitim
    3. c.      Özel Eğitim
    4. d.     Bireyselleştirilmiş Eğitim

 

  1. 69.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre; “Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin; toplumla bütünleşmesini sağlamaya yönelik sosyal, öz bakım, dil ve iletişim alanlarındaki davranışlar ile düzeyine uygun akademik ve mesleki bilgi ve becerileri kazandırmak amacıyla destek eğitim hizmetlerinin de verildiği ve mümkün olduğunca yetersizliği olmayan akranlarıyla bir arada olmasını sağlayan en uygun eğitim ortamını” aşağıdaki ifadelerden hangisi açıklamaktadır?
    1. a.     En az sınırlandırılmış
    2. b.     Düzenlenmiş
    3. c.      Planlanmış
    4. d.     Bireyselleştirilmiş

 

  1. 70.   Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılanması amacıyla RAM'a yönlendirilmesinden sorumlu olan kurumlardan biri değildir?
    1. a.     Milli Eğitim Müdürlükleri
    2. b.     Dershaneler
    3. c.      Sosyal Güvenlik Kurumu
    4. d.     Muhtarlıklar

 

 

  1. 71.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, eğitsel tanılama ve değerlendirme hizmetleri ile ilgi bilgi işlem işlemleri aşağıdaki modüllerden hangisi üzerinden yapılır?
    1. a.     Özürlü Birey Modülü
    2. b.     Özel Öğretim Kurumları Modülü
    3. c.      E-Okul
    4. d.     RAM Modülü

 

  1. 72.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri resmi özel eğitim okul/kurumlarına yerleştirme işlemlerini aşağıdaki kurullardan hangisi tarafından yapılır?
    1. a.     Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu
    2. b.     Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu
    3. c.      BEP Geliştirme Kurulu
    4. d.     İzleme ve Değerlendirme Kurulu

 

  1. 73.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitim ve değerlendirme kuruluna yapılan başvurular kaç gün içinde sonuçlandırılması zorunludur?
    1. a.     60
    2. b.     90
    3. c.      70
    4. d.     50

 

  1. 74.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak özel eğitim kurumları aşağıdaki hangi kanun kapsamında açılır?
    1. a.     657 Sayılı Kanun
    2. b.     4357 Sayılı Kanun
    3. c.      1702 Sayılı Kanun
    4. d.     5580 Sayılı Kanun

 

  1. 75.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitim öğretmelerinin görevlerinden biri değildir?
    1. a.     Programa uygun materyal geliştirmek
    2. b.     Bireyselleştirilmiş eğitim planı hazırlamak
    3. c.      Öğrencilerin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda birebir eğitim yapmak
    4. d.     Bireyselleştirilmiş eğitim programlarını uygulamak ve değerlendirmek

 

 

  1. 76.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğine göre, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitsel değerlendirme ve tanılamasını aşağıdaki kurullardan hangisi tarafından yapılır?
    1. a.     İzleme ve Değerlendirme Kurulu
    2. b.     Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu
    3. c.      Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu
    4. d.     BEP Geliştirme Kurulu

 

  1. 77.  5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanuna göre, bir özel eğitim okulu veya özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin öğretime başladığı tarihten üç yıl sonra kurumdaki toplam ders saati sayısının en az kaçta kaçının asil görevi bu kurumlarda olan öğretmen veya uzman öğreticiler tarafından okutulması zorunludur?
    1. a.     1/4 ünün
    2. b.     1/3 ününü
    3. c.      2/4 ünün
    4. d.     2/3 ünün

 

  1. 78.  Aday zihinsel engelliler sınıf öğretmeni özel eğitim okullarının örgün eğitim birimi dışındaki özel eğitim ve rehabilitasyon birimi veya özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde aylık ve ders ücreti karşılığı olmak üzere haftada toplam en fazla kaç saat derse girebilir?
    1. a.     15+15=30 saat
    2. b.     18+12=30 saat
    3. c.      20+20=40 saat
    4. d.     15+25=40 saat

 

  1. 79.  Özel eğitim okulu veya özel eğitim rehabilitasyon merkezinde görevli eğitim personelinin 4857 sayılı iş kanununa göre aşağıdaki yazılı hallerden hangisinde yada hangilerinde iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal fesih hakkı vardır?

                        I.    İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü yahut başka bir işçinin bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa,

                      II.    İşveren, işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak bir şekilde sözler söyler davranışlarda veya işçiye cinsel tacizde bulunursa,

                    III.    İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,

                    IV.    İşçinin çalıştığı işyerinin bir haftadan fazla süreyle işin durdurulmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa,

                      V.    İşçinin diğer bir kişi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinden cinsel tacize uğraması ve durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa,

  1. a.     III
  2. b.     I-IV
  3. c.      II-III-V
  4. d.     Hepsi

 

  1. 80.  Adaylık süresi içerisinde hangi hallerde hizmet birleştirmesi yapılmaz?
    1. a.     İş sözleşmesi süreci sona ermeden istifa ederek görevden ayrılması,
    2. b.     Sözleşmesi iş veren tarafından tek taraflı feshedilmesi,
    3. c.      Kurumun kapanması veya kapatılması nedeniyle dört ay içerisinde bir başka kurumda göreve başlaması,
    4. d.     Kurumun devredilmesi tarihinden itibaren dört ay içerisinde bir başka kurumda göreve başlaması,

 

  1. 81.  Engelli bir bireyin fark edilmesiyle ailelerin geçirdiği evrelerden 2. evrenin aşamaları hangi şıkta doğru şekilde sıralanmıştır?
    1. a.     Utanç- kızgınlık-karmaşa-suçluluk
    2. b.     Şok – kabul – uyum
    3. c.      Karmaşa-suçluluk-kızgınlık-utanç
    4. d.     İnkar–acı-depresyon-karmaşa-suçluluk

 

  1. 82.  Sevgi ve kızgınlık duygularının yaşandığı, ailelerin ‘ böyle çocuğum olacağına keşke hiç olmasaydı .’ dediği evre hangisidir
    1. a.     Kabul
    2. b.     Şok
    3. c.      Karmaşa
    4. d.     Depresyon
    5. 83.  Engelli çoçuğa sahip ailelerin geçirdiği evrelerden 1 evrede olmayan aşama hangisidir?
      1. a.     Şok
      2. b.     İnkar
      3. c.      Acı
      4. d.     Kızgınlık

 

  1. 84.  Aşagıdakilerden hangisi yanlıştır?
    1. a.     Ailelerin bir çoğu kabul aşamasına erişememektedir
    2. b.     Aileler daha önceki geçirdikleri aşamaları tekrar yaşamazlar
    3. c.      Bazı aileler inkar aşamasında takılmaktadırlar
    4. d.     Aileler bu aşamalardan değişik hızlarda geçerler

 

  1. 85.  Aşağıdakilerden hangisi aile iletişimi ve eğitimi için kullanılabilecek yöntemlerden değildir?
    1. a.     Bireysel aile görüşmeleri
    2. b.     Ev ziyareti
    3. c.      Mektuplaşma
    4. d.     Çocukla aileye sözel bilgi gönderme

 

  1. 86.  Özel eğitim uygulamalarında en az kısıtlayıcı ortam aşağıdakilerden hangisidir?
    1. a.       Gündüzlü Özel Eğitim Okulları
    2. b.       Yatılı özel eğitim okulları
    3. c.        Normal Sınıf
    4. d.       Özel Eğitim Sınıfı

 

  1. 87.  Zihinsel yetersizliği olan bireylerin başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri, kendi kendilerine yeterli duruma gelmeleri ve toplumla bütünleşmelerini amaçlayan modüle ne ad verilir?
    1. a.       Sosyalleşme Öğretimi
    2. b.       Sosyo-Kütürel Eğitim
    3. c.        Özürlülerin Sosyalleşmesi                               
    4. d.       Toplumsal yaşam becerileri

 

 

 

 

 

 

  1. 88.  Toplumsal yaşam becerileri modülü neyi amaçlamaktadır?
    1. a.       Zihinsel engelli bireyin  evlenip yuva  kurmasını
    2. b.       Zihinsel engelli bireyin  vatandaşlık görevlerini yerine getirebilmesini
    3. c.        Zihinsel engelli bireyin  yaşamlarını bağımsız olarak  devam ettirmesini
    4. d.       Zihinsel engelli bireyin okula devam etmelerini

 

  1. 89.  Aşağıdaki belirtilen engel gruplarından hangisine ait Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylı destek eğitim programı bulunmamaktadır?
    1. a.     Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olanlar
    2. b.     Zihinsel engelliler
    3. c.      İşitme engelliler
    4. d.     Görme engelliler

 

  1. 90.  Aşağıdaki eğitim modüllerinden hangisi zihinsel engelliler destek eğitim programı içinde yer almamaktadır?
    1. a.       Yönerge takip becerileri
    2. b.       Dil,  Konuşma ve Alternatif İletişim Becerileri
    3. c.        Toplumsal Yaşam Becerileri
    4. d.       Psikomotor beceriler

 

  1. 91.  Sınıf ortamında bireyin istenmeyen davranışına karşı sınıf düzenini sağlamak amacıyla ortaya konulan stratejilerden biri değildir?
    1. a.     Görmezden gelmek
    2. b.     Sözlü uyarı
    3. c.      Soru sormak
    4. d.     Aileye davet

 

  1. 92.   Sınıf ortamında öğrencilerin uyması gereken ortak kurallardan birisi değildir?
    1. a.       Derse zamanında girilmesi ve çıkılması
    2. b.       Öğrencilerin derste sürekli yer değiştirmesi
    3. c.        Konuşurken hiç kimsenin sözünün kesilmemesi
    4. d.       Öğrencilerin sınıfta izin alarak konuşması 

 

  1. 93.  Sınıf ortamında öğrencinin istenmeyen davranışını ortaya çıkmadan önlemek amacıyla hangisi yapılmaz?
    1. a.       Tek sıra halinde öğrencileri sınıfa almak
    2. b.       Her öğrenciyle göz kontağı kurmak
    3. c.        Sınıfta dolaşmak
    4. d.       Soru sormak

 

  1. 94.  Sınıfta etkili bir iletişim kurmak için iletişim sürecindeki öğeleri kullanmak gerekir. Aşağıdakilerden hangisi iletişimin öğelerinden değildir?
    1. a.     Alıcı
    2. b.     Mesaj
    3. c.      Kanal
    4. d.     Zaman

 

  1. 95.  Eğitim ortamının tüm öğrenciler için zevkli ve ilginç hale gelmesine; dolayısıyla öğrencilerin dikkatlerinin ders dışına kaymasının önlenmesine yardımcı olacak araç-gereç ve etkinlikler hazırlanmalıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
    1. a.     Sınıf ortamını düzenlerken, her yer rahatça görülebilecek şekilde düzenlemelidir. Grup ya da bireysel çalışma alanları gibi özel çalışma yerleri, kitaplık ya da paravanla ayrılarak oluşturulabilir
    2. b.     Eğitim ortamlarını öğretime hazırlarken öğrencilerin yaş ve gelişim özellikleri de dikkate alınmalıdır.
    3. c.       Sınıf ortamı öğretmen merkezli olmalıdır.
    4. d.     Sınıfın fiziksel ortamının düzenlenmesinde öğrenci gereksinimleri ön plandadır.

 

  1. 96.  Özel eğitim hizmetleri yönetmeliğine göre zihinsel engellilerin sınıflandırılmasında hangi düzey kullanılmaz?
    1. a.     Sınır düzeyde zihinsel gerilik
    2. b.     Hafif düzeyde zihinsel gerilik
    3. c.      Orta Düzeyde Zihinsel gerilik
    4. d.     Ağır Düzeyde Zihinsel gerilik

 

 

  1. 97.  Zihinsel düzeyi itibariyle destek eğitimden fayda göremeyen ve zihinsel destek eğitimi önerilmeyen zihinsel düzey hangisidir?
    1. a.     Ağır düzeyde zihinsel gerilik
    2. b.     Çok Ağır düzeyde zihinsel gerilik
    3. c.      Orta Düzeyde Zihinsel gerilik
    4. d.     Hafif Düzeyde Zihinsel gerilik

 

  1. 98.    Zihinsel yetersizliği olan bireyin tanılamasında aşağıdaki kriterlerden hangisi bulunmamaktadır?
  2. a.     Akranlarına göre anlamlı farklılık
  3. b.     Kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları
  4. c.      18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkması
  5. d.     Fiziksel özellikleri

 

  1. 99.  Zihinsel engellilere okuma yazma öğretimi yaparken aşağıdaki yöntemlerden hangileri kullanılabilir?
  2. a.     Ses temelli cümle yöntemi
  3. b.     Tümden gelim yöntemi
  4. c.      Karma yöntem
  5. d.     Hepsi

 

  1. 100.   Öğretmen çalışmayı şu şekilde yapmaktadır ‘Bak bu kutunun içinde dört tane kalem koydum, sende bu kutuya dört tane kalem koy’.

Aşağıdakilerden hangisi basamaklandırılmış öğretimin hangi basmağını ifade etmektedir?

  1. a.   Yap-göster
  2. b.   Yaz-göster
  3. c.    Göster-yaz
  4. d.   Yap-yap

 

 

 

  • Her bir soru 1 puan üzerinden değerlendirilecektir.
  • Sınav süresi toplam 110 dakikadır.

 

BAŞARILAR DİLERİZ

BAŞARILAR DİLERİZ.

 

 

1. Bireyin psikolojik, fizyolojik, anatomik özelliklerinde geçici ya da kalıcı türden bir kayıp, bir yapı ya da işleyiş bozukluğudur.

Yukarıdaki ifade özel eğitimle ilgili hangi kavramı tanımlar?

a)     Sapma                                    c)  Zedelenme

b)     Yetersizlik                             d)  Engel

 

2. Beden, zihin, duygusal ve sosyal gelişim özellikleri yönünden normal çocukların gelişim  ve özelliklerinden ayrılan, çocukların eğitim ve öğretim işlerini kapsayan çalışmalara ............................. denir.

Yukarıdaki boşluğa gelecek tanım aşağıdakilerden hangisidir?

a)     Özel eğitime muhtaç çocuklar  

b)     Özel eğitim 

c)     Yaygın eğitim           

d)     Üstün yetenekli çocuklar

 

3. Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyma durumudur.

Yukarıdaki ifade hangi yetersizliği tanımlamaktadır?

a)     Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik

b)     Orta düzeyde zihinsel yetersizlik

c)     Ağır düzeyde zihinsel yetersizlik

d)     Zihinsel yetersizlik

 

4. Yatılı eğitim kurumu açılmayan engel grubu hangisidir? 

a)     Görme engelliler

b)     Ortopedik engelliler

c)     Zihinsel engelliler

d)     İşitme engelliler

 

5. Eğitim Uygulama Okulu Ve İş Eğitim Merkezleri hangi engel grubuna hizmet etmektedir?

a)     Zihinsel engelliler

b)     İşitme engelliler

c)     Görme engelliler

d)     Ortopedik engelliler

 

6. Aşağıdaki özel eğitim ilkeleriyle ilgili ifadelerden  hangisi yanlıştır?

a)     Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.

b)     Özel eğitim hizmetleri özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırarak planlanır ve yürütülür.

c)     Ailelerin özel eğitimin her boyutuna aktif olarak katılımlarının sağlanması esastır.

d)     Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.

 

7. Özel eğitime muhtaç bireylerin eğitsel tanılamasını hangi kurul yapar?

a)     Özel eğitim hizmetleri kurulu

b)     İl danışma komisyonu

c)     Okul rehberlik servisi

d)     Özel eğitim değerlendirme kurulu

 

 

 

 

8. Özel eğitime muhtaç bireylerin yerleştirme kararlarını hangi kurul yapar?

a)     Okul rehberlik ve danışma hizmetleri yürütme komisyonu

b)     Özel eğitim değerlendirme kurulu

c)     Özel eğitim hizmetleri kurulu

d)     Okul rehberlik servisi

 

9. Veli, eğitsel değerlendirme ve tanılama ile yerleştirme kararlarının her birine birer defa olmak üzere, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren kaç gün içinde itiraz edebilir?

a)     60                                           c)   30

b)     45                                           d)   15

 

10. Aşağıdakilerden hangisi BEP’i gerekli kılan nedenlerden biri değildir?

a)     Yaşadığı çevrenin farklılığı

b)     Davranış özelliklerinin farklılığı

c)     Öğrenme özelliklerinin farklılığı

d)     Sınıfın özellikleri

 

11. Aşağıdakilerden hangisi BEP’in temel öğelerinden biri değildir?

a)     Çocuğun performans düzeyinin özeti

b)     Kaynaştırma uygulamaları

c)     Kısa dönemli amaçlar

d)     Uzun dönemli amaçlar

 

12. Aşağıdakilerden hangisi BEP ekibi üyelerinden biri değildir?

a)     Öğretmenler                                      c)  İletişim uzmanları

b)     Rehber öğretmen                               d)  Kurum idarecileri

 

13.Aşağıdakilerden hangisi zihinsel yetersizliği olan çocukların fiziksel gelişim özelliklerinden birisi değildir?

a)     Normal gelişim gösteren akranlarına göre daha sık hasta olurlar.

b)     Akranlarından daha zayıf ve kuvvetsiz olabilirler.

c)     Psikomotor alanda yetersizlik gösterebilirler.

d)     Yürüme, oturma, hareket etme gibi hareketlerde yetersizlik görülmez.

 

14.Aşağıdakilerden hangisi zihinsel yetersizliği olan çocukların zihinsel gelişim özelliklerinden birisi değildir?

a)     Dikkat süreleri uzun ve dağınıktır.

b)     Kolayca yorulurlar.

c)     Konuşmaya geç başlarlar.

d)     Genelleme yapamazlar.

 

15. Zihinsel yetersizliği olan bir çocuğa soyut kavramları öğretmek için aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır?

a)     Kavramlar erken yaşlarda sunulmalıdır.

b)     Kavramlar somutlaştırılarak sunulmalıdır.

c)     Kavramlar basitleştirilerek sunulmalıdır.

d)     Kavramlar soyutlaştırılarak sunulmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

16. Aşağıdakilerden hangisi öğrenmede akıcılık aşamasına yönelik olarak bir davranışsal amaç yazımına örnektir?

a)     “Ahmet ayakkabını giy” denildiğinde beceri basamaklarını izleyerek ayakkabısını %100 doğrulukta giyer.

b)     Öğretim sona erdikten 20 gün sonra “Ahmet ayakkabılarını giy” denildiğinde ayakkabılarını bağımsız olarak giyer.

c)     Evde “Ahmet ayakkabılarını giy” denildiğinde ayakkabılarını bağımsız olarak giyer.

d)     “Ahmet ayakkabılarını giy” denildiğinde 1 dakika içerisinde ayakkabılarını bağımsız olarak giyer.

 

17. Aşağıdakilerden hangisi ileriye zincirleme yaklaşımıyla öğretimin bir özelliğidir?

a)     Beceri analizinde yer alan ilk basamağın öğretimine başlanır ve her denemede yalnızca bir basamağın öğretimi hedeflenir.

b)     Beceri analizinde yer alan son basamağın öğretimi ile öğretime başlanarak her denemede yalnızca bir basamağın öğretimi hedeflenir.

c)     Beceri analizinde yer alan basamakların tümünün birden öğretimi hedeflenir.

d)     Beceri analizinde yer alan basamaklarda sadece ilk basamağın öğretimi yapılır.

 

18. “Zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerindeki sınırlılık nedeni ile temel akademik,  günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine yoğun şekilde ihtiyaç duyan birey” ifadesi aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?

a)     Çok ağır düzeyde zihinsel yetersizlik

b)     Ağır düzeyde zihinsel yetersizlik

c)     Orta düzeyde zihinsel yetersizlik

d)     Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik

 

19. Aşağıdakilerden hangisi özbakım becerilerinin öğretimine başlamadan önce yapılması gereken uyarlamalardan biri değildir?

a)     Aile ile görüşme yapmak

b)     Beceri analizi yapmak

c)     Ölçüt bağımlı ölçü aracı hazırlamak

d)     Öğretim sürecine geçmek   

                                                                    

20. Aşağıdakilerden hangisi bireyselleştirilmiş eğitim programının öğelerinden biri değildir?

a)     Uzun dönemli amaçlar

b)     Kısa dönemli amaçlar

c)     Özel eğitim ve destek hizmetleri

d)     Ünite planları

 

21. Aşağıdakilerden hangisi bireyselleştirilmiş eğitim programının anahtar üyesidir?

a)     Bireyin öğretmeni                                        c)  Kurum psikoloğu

b)     Bireyin ailesi                                               d)  Kurum yöneticisi

 

22. Aşağıdakilerden hangisi özel eğitimde ölçme ve değerlendirmenin amaçları arasında yer almaz?

a)     Bireyin yeterli ve yetersiz olduğu alanları belirlemek

b)     Eğitim programları hazırlamak ve etkisini ölçmek

 

c)     Bireyin sadece bilişsel gelişim alanındaki yeterliliklerini belirlemek

 

d)     Öğretim sonucunda bireyin ulaştığı en son noktayı belirlemek

 

 

 

 

 

23. Aşağıdakilerden hangisi öğretim sırasında kullanılacak araç gereçlerden biri değildir?

a)     Hedef uyaranın sunumunda kullanılan araç gereçler

b)     Performans belirlemeye yönelik kullanılan araç gereçler

c)     Bireyin hedef davranışı bağımsız olarak sergilemesine yardımcı olan araç gereçler

d)     Pekiştireç olarak sunulan araç gereçler

 

24. Aşağıdakilerden hangisi öğretim öncesi değerlendirme sürecinde yer alır?

a)     Performans belirleme

b)     Öğretim sürecini değerlendirme

c)     Dönem sonu değerlendirme

d)     Son değerlendirme

 

25. Herhangi bir beceri için ölçüte karar verirken aşağıdakilerden hangisine dikkat etmemize gerek yoktur?

       a)  Becerinin işlevsel olması

       b)  Başka beceriler için ön koşul beceri olması

       c)  Çocuğun engel durumunun dikkate alınması

       d)  Beceri analizinin yapılış sırası

 

26. “tuvalet eğitimi”  becerisinin beceri analizi aşağıdaki yöntemlerden hangisine göre yapılmalıdır?

       a)  Tersine zincirleme                            c)  Tüm beceri

b)  İleri zincirleme                                 d)  Becerinin yapısal analizi

 

27.  Bir beceri analizini oluşturan alt basamakların sayısı aşağıdakilerden hangisine göre belirlenemez?

a)  Öğrencinin performans düzeyine göre

b)  Becerinin özelliğine göre

c)  Öğrencinin Engel durumuna göre

d)  O becerinin önkoşul beceri olup olmamasına göre

 

28. Beceri öğretimi için yapılması gerekenler aşağıda verilmiştir. Uygun sıralama yapıldığında hangi seçenek doğrudur?

1- Değerlendirme

2- Performans alımı

3- Ölçü aracının hazırlanması,

4- Öğretim planlarının hazırlanması

5- Öğretim amaçlarının belirlenmesi

6- Uzun ve kısa dönemli amaçlarının belirlenmesi

a)     2-3-4-1-5-6          b)  3-2-6-5-4-1         c)  5-3-4-2-1-6        d)  4-2-3-5-1-6

 

29. “pantolon etek giyme” becerisinin hiçbir basamağını gerçekleştiremediği belirlenen, performans düzeyi düşük bir öğrencinin giyinme becerisinin öğretiminde aşağıdaki yöntemlerden hangisi daha etkili olabilir?

       a) Tersine zincirleme yöntemi                          c) Tüm beceri yöntemi

       b)İleri zincirleme yöntemi                                d)Hepsi

 

30. Bir öğrenci için hazırlanacak beceri öğretim programında aşağıdakilerden hangisi öncelikle yer almaz?

a)  Uzun dönemli amacın belirlenmesi

b)  Ölçüt bağımlı ölçü aracı

c)  Çocuğun yaşı

d)  Çocuk için etkili olan pekiştireçler

 

 

31. Öğrencinin performans düzeyini belirlerken kullanılan tekli fırsat yöntemi ile çoklu fırsat yöntemi arasındaki farklardan biri değildir?

a)  Tekli fırsat yönteminde birey doğru yaptığı her basamak için (+) alır.

b) Çoklu fırsat yönteminde değerlendirme sırasında aynı zamanda öğrenme gerçekleşebilir.

c)  Tekli fırsat yönteminde gerçekleştirilen ilk yanlış basamaktan sonra, geriye kalan tüm basamaklar için de (-) verilerek değerlendirme sonlandırılır.

          d) Çoklu fırsat yönteminde değerlendirme çok zaman alır.

 

32.  Mert’e derslerine çok çalıştığı için bunu belirten üstün başarı kartı verilir. Arkadaşları ve ailesinden de övgü dolu sözler duyar. Övgüler ve üstün başarı kartı sonrasında Mert gelecekte çok çalışmasını sürdürür.

 Bu olay aşağıdakilerden hangisine bir örnektir?

a)     Olumsuz pekiştirme                                      c)  Güdülenme

b)     Olumlu pekiştirme                                        d)  Pekiştireç tarifesi

 

33. Aşağıdakilerden hangisi sembol pekiştireç değildir?

a)     Jeton                                      c)  Yıldız

b)     Kupon                                    d)  Bonibon

 

34. Aşağıdakilerden hangisi pekiştirecin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalardan biri değildir?

a)     Tek düzeliği önlemek amacıyla pekiştireçler çeşitlendirilmelidir.

b)     Kullanılan pekiştireç kolayca doyuma yol açmayacak özellikte olmalıdır.

c)     Pekiştireç, çocuğa uygun olarak belirlenmelidir.

d)     Pekiştireç, olumlu davranışın hemen ardından değil, daha sonra verilmelidir.

 

35.  Bir şeyin pekiştireç olduğu nasıl anlaşılır?

a)   İzlediği davranışı arttırdığında

b)  Sevilen şeylerden oluştuğunda

c)   Davranıştan önce verildiğinde

d)  Yiyeceklerden oluştuğunda

 

36. Oluşan her tepkinin pekiştirilmesi pekiştirme tarifelerinden hangisini örnekler?

a)   Oranlı pekiştirme                              c)  Sürekli pekiştirme

b)  Aralıklı pekiştirme                            d)  Sabit oranlı pekiştirme

 

I-   Ayrımlı pekiştirme

II-  Mola

III- Sönme

IV- Tepkinin bedeli

 

37. Yukarıda verilen uygun olmayan davranışların azaltılmasında kullanılan yöntemlerin, ılımlılık ilkesine göre en ılımlıdan en az ılımlıya doğru sıralaması  hangi seçenekte doğru verilmiştir?

a) I-II- III-IV                               c) I-III-IV-II

b) II-I-IV-III                                d) IV-I-II-III

 

38. Ali uygun olmayan davranışı sürdürürken gruptan uzaklaştırılır. Ancak bir köşeden ya da uzaktan arkadaşlarını ve etkinlik alanını izlemesine izin verilir.Uygun davranmaya başlayınca gruba katılır ve yarım kalan bir etkinlik varsa bu etkinlik tamamlatılır.

Bu olay aşağıdakilerden hangisine örnektir?

a)   Tepkinin bedeli                                 c) Sönme

b)  Ayrımlı pekiştirme                            d) Mola

 

39. Ali’nin sınıfta gezinme davranışı sonucunda öğretmen; Ali sınıf içinde gezindiği zamanlarda görmezden gelirken, yerinde oturduğu zamanlarda Ali’yi pekiştirir.

Bu olay aşağıdakilerden hangisine örnektir?

a) Karşıt davranışları ayrımlı pekiştirme(KDAP)

b) Alternatif davranışları ayrımlı pekiştirme(ADAP)

c) Seyrek yapılan(azalan) davranışları ayrımlı pekiştirme(SDAP)

d) Yüksek oranda yapılan davranışları ayrımlı pekiştirme(YDAP)

 

40. Anne gece yarısı çocuğun ağlaması ile uyanır. Çocuğu kucağına aldığı zaman çocuk susar.

Yukarıdaki olay aşağıdakilerden hangisine örnektir?

a)   Olumlu pekiştirme                            c)  Olumsuz pekiştirme

b)  Sönme                                                d)  Ayrımlı pekiştirme

 

41. Sınıf yönetiminin etkili değişkenleri düzenlenirken aşağıdakilerden hangisine yer verilmez?

a)   Sınıfın fiziki yapısının düzenlenmesi

b)  Dersin düzenlenmesi

c)   Öğrenci davranışlarının düzenlenmesi

d)  Ailenin davranışlarının düzenlenmesi

42.Aşağıdakilerden hangisi sınıf ortamının özelliklerinden değildir?

a)   Çok boyutluluk                                  c)  Anındalık-çabukluk

b)  Kapalılık                                            d)  Eş zamanlılık

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi zaman yönetimi açısından öğrencilere öğretilmesi gereken kurallardan biri değildir?

a)   Sınıfa giriş çıkış zamanına uyulması

b)  Gerekli materyallerin sınıfa getirilmesi

c)   Sınıfta yüksek sesle konuşulması

d)  Söz alarak konuşulması

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi dil konuşma ve alternatif iletişim becerileri modülü kazanımlarından biri değildir?

a)     Farklı resimler arasından ismi söylenen nesneyi gösterir.

b)     Tek heceli sözcükleri taklit eder.

c)     Eylem bildiren sözcükler kullanır.

d)     Havada olan doğa olaylarını belirtir.

 

  1. Öğretmenin sınıfta yaptığı çalışmalar sonucu “Tek sözcük kullanarak gereksinimlerini ifade eder.” becerisini gerçekleştiren öğrencisinin ailesine aşağıdaki önerilerden hangisi yapılamaz?

a)     “Evde yaptığınız iş ya da hareketi yüksek sesle basit cümlelerle çocuğunuza ifade     edin.”

b)    “Burada yapmış olduğumuz çalışmayı çocuğunuzla evde tekrar edin.”

c)     “Çocuğunuzun işaretlerle anlattığı isteklerini yerine getirin.”

d)    “Öğrendiği kelimeleri değişik ortamlarda kullanabilmesi için ortamlar yaratın.”

 

 

 

 

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisinde kaba değerlendirme ile ilgili yanlış bilgi verilmiştir?

a)     Kaba değerlendirme öğrencinin performansını belirlemek amacıyla yapılır.

b)     Kaba değerlendirmede çıkan sonuca göre ailenin de bilgisi alınarak, Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nden gelen eğitim planı doğrultusunda BEP hazırlanır.

c)     Kaba değerlendirme yapılırken öğrenciye kazanımlarla ilgili sözel ipucu verilerek, yönlendirilmesi sağlanır.

d)     Kaba değerlendirme formunda öğrenci yapabilirse artı “+”, yapamazsa eksi “-“ ile işaretleme yapılır.

 

47. Aşağıdakilerden hangisi Türkçe öğrenimindeki kazanımlarından biri değildir ?

a) Kalemi tutar.

b) Yazı araç-gereçlerini kullanır.

c) Temel çizgiler çizer.

d) Sözcükleri doğru kullanır.

 

48. Aşağıdakilerden hangisi ilk okuma-yazmada kullanılan yöntemlerden biri değildir?

a) Ses yöntemi                                       c)Harf yöntemi

b) Yazma yöntemi                                 d)Cümle yöntemi

 

49. Aşağıdaki tekniklerden hangisi yazma becerisini ilerletmek amacıyla öğretmen veya uygulayıcı tarafından uygulamaları yaptırılmaz?

a) Avuç içi ile serbest boyama 

b)Parmaklarla serbest boyama

c)Okuma uygulamaları

d) Havada, suda ve kum havuzunda çeşitli yazma uygulamaları

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi okuma yazma için bireyde bulunması gereken önkoşul özelliklerden biri değildir?

a)     Genel bilgi dağarcığı                                    c)   Dinleme

b)     Konuşma                                           d)  Yazma

 

  1. Bir işi iki elini kullanarak yapabilme, doğru yeri işaret etme, parmak takibi yapabilme gibi okuma yazma becerileri aşağıdakilerden hangisinin önkoşuludur?

a)     Konuşma                                c)  El-göz koordinasyonu

b)     Dinleme                                 d)  İşitme

 

  1. Sözlü dil ile ifade ettiklerimizi yazılı dil ile anlatabileceğimizi göstermek, yazıların bir anlamı olduğunu anlatmak ve anlamaya önem vermek amacıyla yapılan çalışmalara ne denir?

a)     Okumaya karşı olumlu tutum geliştirme.

b)     Yazılı dil ile sözlü dili eşleştirme

c)     Eleştirel dili geliştirme

d)     Sembollerden örüntü oluşturma

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi “okumaya hazırlığa” hazırlıkta yapılması gerekenlerden biri değildir?

a)     Nesne-nesne eşleme

b)     Yazı-yazı eşleme

c)     Nesne-resim eşleme

d)     Resim-resim eşleme

 

 

 

 

 

54. İletişimin tanımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

a)    İletişim, düşüncelerin değiş-tokuş sürecidir

b)   İletişim, bilgilerin değiş-tokuş sürecidir

c)    İletişim, bilgi ve düşüncelerin aktarılması sürecidir

d)   İletişim, bilgi ve düşüncelerin değiş-tokuş sürecidir

 

55. Aşağıdakilerden hangisi ifade edici dil gelişiminde yapılan etkinliklerden biri değildir?

   a)  Günlük bakım sırasında onun dikkatini çekerek ve göz kontağı kurarak konuşmak.

       b) Yemek veya içmek için isteklerini ifade etmesi sağlanır, cesaretlendirilir.

       c)  Bir torbanın içine küçük oyuncaklar (örneğin; hayvan şekilleri) koyulur içinden alınıp isimlendirilmesi istenir.

       d) Çocuğa albümdeki fotoğraflar gösterilir, isimler tekrarlanır, sorulur.

 

56. Aşağıdakilerden hangisi alıcı dil gelişiminde dikkat etmemiz gereken kurallardan biri değildir?

     a) Kullanılan oyuncaklar, eşyalar çocuğun anlama yaşına uygun olmalıdır.

     b) Çocuklarla konuşurken göz kontağı kurmalıyız.

     c) Tüm yapılan çalışmaları oyunla öğretmeliyiz.

 d) Çocuğun ne söylediği, nasıl söylediği, ne istediği dikkatle dinlenmelidir.

 

57. Özel öğretim kurumları kanunun kanun numarası aşağıdakilerden hangisidir?

a) 573                  b) 5580           c) 657             d) 222

 

58. Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az  ne kadar süre ile yapılır?

a) 1 takvim yılı                 b) 6 ay            c) 2 takvim yılı          d) 3 ay

 

59. Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, özlük hakları yönünden hangi kanun hükümlerine tabidirler?

a) 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu            

b) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu

c) 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu  

d) 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu

 

60. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için çalışma izni ve çalışma izninin iptali hangi kurumca düzenlenir?

a) İl Milli Eğitim Müdürlüğü                 b) Valilik

c) Kaymakamlık                                      d) Çalışılan kurum

 

61. Ortak tepkiye yol açan ilişkili uyaran takımına ………… denir.

Yukarıdaki noktalı yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

a)     Kavram                                 c)  İlişkili nitelik

b)     Düşünce                                d)  İlişkisiz nitelik

 

62. Mavi kavramının ilişkili niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

a) Malzemenin büyüklüğü

b) Malzemenin şekli

c) Rengi ( mavi olması )

d) Malzemenin tahtadan,  plastikten olması

 

 

 

 

 

 

63.        I.         Gül

  1. Bitki
  2. Canlı  
  3. Çiçekli Bitki

       Yukarıda verilen kavramların taksonomik sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?

a) I-III-II-IV             b) IV-I-II-III              c) III-II-IV-I              d) III-II-I-IV

 

64. Aşağıdakilerden hangisi kavram öğretiminde dikkat edilecek noktalardan biri değildir?

a)   Her bir kavram tek tek öğretilmelidir.

b)  Kullanılacak araçlar öğrencinin bildiği, tanıdığı araçlar olmalıdır.

c)   Kavramın öğretimi sırasında öğrenci demonstrasyonun bir parçası haline getirilmelidir.

d)  Kavram sunusu sırasında farklı nesnelere yer vererek sunu yapılmalıdır.

 

65. Aşağıdakilerden hangisi kavram öğretiminde izlenmesi gereken basamaklardan biri değildir?

a)     Öğrenci performansının belirlenmesi

b)     Beceri analizi

c)     Materyallerin seçimi ve geliştirilmesi

d)     Olumlu ve olumsuz örneklerinin seçimi ve listelenmesi

 

66. Aşağıdakilerden hangisi kavram öğretiminde kullanılan yöntemlerden biri değildir?

a) Geleneksel yöntem                            b) Açık anlatım yöntemi

c) Basamaklandırılmış yöntem              d) Tartışma yöntemi

 

67. Öğretmen kendisinin önüne üzerinde 2 tane kalem olan resimli kartı koyar. Öğrencinin önüne de içinde kalemlerin olduğu bir kalemlikle, boş bir kalemlik koyar. “Benim elimdeki karta bak” diyerek öğrencinin dikkatini çeker. “bu kartta 2 tane kalem resmi var. Şimdi sende önündeki kalemler içerisinden 2 tane kalem al ve boş kalemliğe koy” der.

       Yukarıdaki öğretim oturumunda, basamaklandırılmış öğretim yöntemine göre öğretmen hangi basamaktadır?

a)   Göster – Yap                          b) Yap – Söyle

c)   Söyle – Yaz                          d) Yap – Göster

 

68. Aşağıdakilerden hangisi fiziksel gelişimi etkileyen faktörlerden biri değildir?

a)       Genetik Faktörler                            c)   Eğitim

b)      Hormonal Faktörler                                    d)   Kazalar

 

69. Zihin-kas koordinasyonu gerektiren becerilere ne denir?

a)     Sosyal Beceriler                                c)  İşlevsel beceriler

b)     Psiko-motor beceriler                       d)  Zihinsel beceriler

 

70. Emekleme, yürüme, koşma, merdiven çıkma ne tür bir beceridir.

a)     Küçük Kas Beceriler                         c)  Büyük Kas Beceriler

b)     Koordinasyon beceriler                     d)  Sosyal Becriler

 

71. Kişinin deneyim ve gelişmesinin sonucu vücudunu kullanma sürecine ne denir?

a)     Motor gelişimi                                  c)  Dil gelişimi

b)     Zihinsel gelişim                                d)  Sosyal gelişimi

 

72. Aşağıdakilerden hangisi makasla kağıt kesme becerisini çalışmak için gerekli önkoşul becerilerden biridir?

a)     Makası açma becerisine sahip olma

b)     Tut-çek yönergelerini yerine getirme

c)     Yazı yazma becerisine sahip olma

d)     Kâğıdı yırtma becerisine sahip olma

 

73. Aşağıdakilerden hangisi sosyal hayat kazanımlarından biri değildir?

a) Vücut sistemlerini tanır

b) Duyu organlarını tanır.

c)Toplama işlemini yapar.

d) Başlıca besin maddelerini tanır.

 

74. Aşağıdakilerden hangisi sosyal hayat kazanımlarından değildir?

a) Nesneleri kaldırır.

b) Dünya’mızı tanır.

c) Yıldızları tanır.

d) Mevsimlerdeki değişiklikleri açıklar.

 

75. Sosyal Hayat Modülünde aşağıdakilerden hangisine dikkat edilmez?

a) Matematiksel terimler kullanılmalıdır.

b) Yılın bölümleri, Dünya’mız ve gökyüzüyle ile ilgili çalışmalar yürütülürken uygun

doğa olaylarının gerçekleştiği zamanlar seçilmelidir.

c) Eğitim ortamı ve çevrede yaptırılacak bütün işlerde onlara iyi ve temiz iş yapma,

başlanan işi bitirme ve düzenli olma alışkanlığı kazandırılmalıdır.

d) Kazanımların gerçekleştirilmesinde tarihî tablolar,  kartpostallar, resimler ve

filmlerden yararlanılmalıdır.

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi sosyal hayat kazanımlarından biridir?

a)   Duyu organlarını tanır.                                    c)  Kazak giyer.

b)  Marketten alış veriş yapar.                              d)  Renkleri tanır.

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi zihinsel engelliler destek eğitim programı modüllerinden biri değildir?

a)   Dil ve Konuşma Alternatif İletişim Becerileri Modülü

b)  Desteksiz Oturma Modülü

c)   Sosyal Hayat Modülü

d)  Toplumsal Yaşam Becerileri Modülü

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi sosyal Hayat Modülünde yer alan “ Günün özelliklerini belirtir.” Kazanımının alt amaçlarından biri olamaz?

a)   Ali her sorulduğunda sabahın, günün bir bölümü olduğunu bağımsız olarak söyler.

b)  Ali her sorulduğunda öğlenin, günün bir bölümü olduğunu bağımsız olarak söyler.

c)   Ali her sorulduğunda akşamın, günün bir bölümü olduğunu bağımsız olarak söyler.

d)  Ali her sorulduğunda Cumanın, günün bir bölümü olduğunu bağımsız olarak söyler.

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi öğretim süresi sonunda bireysel inceleme amacıyla rehberlik araştırma merkezine (RAM) yeniden başvuru yapılırken RAM’a teslim edilecek dokümanlardan biri değildir.

a)   Dönem Sonu Bireysel Performans Değerlendirme Formunun bir nüshası

b)  Performans Kayıt Tablosunun bir nüshası

c)   Kaba Değerlendirme Formunun bir nüshası

d)  Son Değerlendirme Formunun bir nüshası

 

 

 

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi Sosyal Hayat Modülü ile ilgili değildir?

a)   “Sosyal Hayat” modülü sosyal bilgiler ve hayat bilgisi konularını kapsamaktadır.

b)  Zihinsel yetersizliği olan birey Sosyal Hayat modülünde yer alan kazanımları karşılaşabileceği sorunların çözümünde kullanılabilir.

c)   “Sosyal Hayat” modülünün öğretiminde “basitten karmaşığa, somuttan soyuta” doğru bir yol izlenmelidir.

d)  Sosyal Hayat Modülünde beceri analizi yapılır.

81. Aşağıdakilerden hangisi Matematik Modülü içeriklerinden biri değildir?

a) Nesneler arasındaki ilişkiler                         c)  Trigonometri

b) Ritmik saymalar                                            d)  Kümeler

 

82. Aşağıdakilerden hangisi matematikte ölçme ve değerlendirme süreçlerinden biri değildir?

a) Kaba değerlendirme

b) İlk değerlendirme

  c) Son değerlendirme

  d) Öğretim öncesi değerlendirme

 

83. Piaget'e göre aşağıdakilerden hangisi dil gelişiminin ön koşulu değildir?

 a) Nesne devamlılığı

 b) Gecikmiş(ertelenmiş)taklit

      c) Sınırlı alanda boyama yapma

      d) Sembolik oyun

 

84. Respirasyon nedir?

      a) İletişim kurmaktır.                     c) Solunumdur.

      b) Sesletimdir.                                d) Ses üretimidir.

           

85. Aşağıdakilerden hangisi dil için söylenemez?

     a) Dil bir koddur ve keyfi sembollerden oluşur.

     b) Dil sözel olmayan iletişim becerileriyle sınırlıdır.

     c) Dil evren hakkındaki düşünceleri temsil eder.

     d) Dil bir kurallar sistemidir.

 

86. Çocuk büyüdükçe iletişimle ilgili hangi değişiklikler görülür?

    a) Mesajın içeriği ve işlevi     b) İletişim kurduğu insanların sayısı

    c) İletişim araçları                   d) Mesajı gönderen kaynak

 

87. Aşağıdakilerden hangisi dilin işlevlerinden değildir?

     a) İletişimsel işlev

     b) Sohbet işlevi

     c) İçine kapanıklılığı pekiştirmesi

     d) Anlatımı düzenlemesi

 

88. Aşağıdakilerden hangisinde çocuklarda sembolik sistemlerin gelişim sırası doğru olarak

     verilmiştir?

     a) Nesneler, fotoğraflar, renkli resimler, siyah-beyaz çizimler.

     b) Fotoğraflar, renkli resimler, siyah-beyaz çizimler, nesneler.

     c) Siyah-beyaz çizimler, nesneler, fotoğraflar, renkli resimler.

     d) Renkli resimler, siyah-beyaz çizimler, nesneler, fotoğraflar.

 

 

 

 

89. Ebeveyn tepkilerinin 1.evresinde aşağıdakilerden hangisi yaşanmaz?

a)       Şok                           c)  Acı ve Depresyon

b)      İnkar                         d)  Uyum

 

90. Ebeveyn tepkilerinin 2. Evresinde aşağıdakilerden hangisi yaşanmaz?

a)       Çelişki(karık duygular)                  c)  Kızgınlık duygusu

b)      Suçluluk duygusu                            d)  Şok

 

91. Ebeveyn tepkilerinin 3.evresinde aşağıdakilerden hangisi yaşanmaz?

a)       Utanç ve sıkıntı                               c)  Kabul

b)      Pazarlık etme                                  d)  Uyum

 

92. Aşağıdakilerden hangisi aile tepkilerini etkileyen değişkenlerden biri değildir?

a)       Yakın çevrenin ve toplumun tutumu

b)      Doktorların davranışları

c)       Dini inanışlar

d)      Yaşadığı bölgenin iklim durumu

 

93. Aşağıdakilerden hangisi aile tepkilerini etkileyen değişkenlerden biri değildir?

a) Ailelerin sorunla başa çıkma kapasiteleri

b) Ailenin yaşadığı bölgenin coğrafi yapısı

c) Eşlerin birbirlerine ne ölçüde destek oldukları

d)  Ailenin büyüklüğü ve kültürel yapısı

 

94. Aşağıdakilerden hangisi çocuğun doğduğu andan itibaren ilk sosyal çevresidir?

       a)   Aile                              b) Okul

 c)    Toplum                        d)   Çevre

 

95. Aşağıdakilerden hangisi aile eğitiminin amaçlarından biri değildir?

a) Ailelere çocuk sağlığı, beslenmesi ve cinsel eğitim konusunda yardımcı olmak             

      b) Ailelerin çocuğun doğum öncesi doğum sonrası gelişimi ve eğitim konusunda   

           bilgilenmelerini sağlamak

      c)  Her yaşın gelişim özelliğine göre çocuklarını tanımalarına yardımcı olmak

d) Aileyi denetlemek ve kontrol altına almak

 

96. Aşağıdakilerden hangisi ailede fiziksel istismara uğramış çocukların gösterdiği davranışlardan biri değildir?

a) Eve gitmekten korkmak

b) Erken okula gelme – okuldan geç ayrılmak

      c) Kendine ve başkalarına zarar vermek

      d)  Stereotip davranışlar sergilemek

 

97. Anne-baba ve öğretmen işbirliğinin öğretmenlere sağladığı yararlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

a)       Anne babanın ve çocuğun beklentilerinin, gereksinimlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

b)      Aileyle samimi ilişkiler kurmasını sağlar.

c)       Uygun davranışların hem ev hem de okul ortamlarında pekiştirilmesi için daha fazla olanak sağlar.

d)      Öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellenmesini sağlar.

 

 

 

 

 

98. Aşağıdakilerden hangisi bilişsel becerilere hazırlık modülü kazanımlarından biri değildir?

a)       Duyu organlarını tanır.

b)      Saklanmış nesneyi bulur.

c)       Ana renkleri tanır.

d)      Sınırlı alanları boyar.

 

99. Bilişsel Becerilere Hazırlık Modülü önerilmiş bir bireyde aşağıdaki özelliklerden hangisi olamaz?

a)   Hafif düzey zihinsel engeli olması

b)   Ağır düzey zihinsel engeli olması

c)   36-72 ay grubunda olması

d)   Daha önce destek eğitim almamış olması

 

100. “Öğretmen orta düzeyde zihinsel yetersizliğe sahip öğrencisiyle nesneleri renklerine göre eşleme çalışması yaparken bunun yanı sıra al-ver yönergelerini çalışmakta, yönerge çalışması yaparken de öğrenciyle komutları sözel olarak tekrar etme – bağımsız söyleme çalışmaları yapmaktadır.”

 Öğretmenin yaptığı çalışmalar göz önünde bulundurulursa, öğretmen aşağıdaki modüllerden hangilerini birlikte çalışmıştır?

a)   Özbakım Becerileri Modülü – Günlük Yaşam Becerileri Modülü

b)   Bilişsel Beceriler Hazırlık Modülü – Dil Konuşma Ve Alternatif İletişim Becerileri Modülü

c)   Günlük Yaşam Becerileri Modülü - Dil Konuşma Ve Alternatif İletişim Becerileri Modülü

d)   Toplumsal Yaşam Becerileri Modülü - Bilişsel Beceriler Hazırlık Modülü

 

 

 

                                                                                                                      Başarılar Dileriz

                                                                                                                         Sınav  Komisyonu




BASTON TEKNİKLER

İnsan hayatında öncelikler düşünüldüğünde fiziksel ve ruhsal açıdan tam bir iyilik hali birey için en değerli hazinedir ve önde gelir. Yani sağlık. Ancak doğuştan veya sonradan değişik nedenlere bağlı olarak kişide meydana gelen  farklılıklar, yaşamını etkileyen engeller rehabilite edildiğinde; kişi toplum hayatına kolayca uyum sağlayıp anlamlı ve mutlu bir yaşamı kurabilir.

Diğer engelli gruplarında olduğu gibi görme engellilerde de beliren fonksiyon bozuklukları özel boyutlarda ele alınması gereken sorunları içermektedir. Özellikle hayatın ilk yıllarında veya çocukluk döneminde görme duyusunu kaybedenlerde fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim aşamalarını sağlıklı bir şekilde geçirmek için profesyonel yardım,destek ve rehberlik ihtiyacı kaçınılmazdır.  Sorunların çözümünde aile ve uzman işbirliğinin süreç halinde devam ettirilmesi gerekir.

Çocuk hayatın ilk yıllarında duran ve hareket eden cisimlere bakar ve takip eder. Daha sonra  el ve ayaklarını tanır. Objelerle ilişki kurmayı bir noktadan diğer bir noktaya hareket ettirmeyi öğrenir. Bilgi haznesini görerek ve gördüklerini, duyduklarını taklit ederek genişletir. Bu yolla kendisi ve başkaları hakkında bilgi sahibi olur. Bu bilgi alışverişi yakın çevreden uzak çevreye doğru yaşam boyu sürüp gider.

Bütün bu gelişmeler görme engelli çocuklarda biraz daha geç ve az geçerli bilgilerle oluşmaktadır. Bu nedenle görme engelli birey ile özel çalışmayı gerektirir. İlk ve en önemli sorun çocuğun kendini tanıması ve yakın çevre ile temasıdır. Bu kazanımların edinilmesinde Bağımsız Hareket tekniklerinden başlanılması gerekir. Çocuğun toplumsal yaşama hazırlanması çocuk-aile ve  uzman işbirliğini gerektirmektedir. Ancak pek çok anne, baba engelli çocuklarına acıma, aşırı koruma ve/veya tecrit etme gibi duygusal yaklaşımlarla çocuklarına karşı farkında olarak veya farkında olmadan hatalı ve yanlış tutum ve davranışlarda bulunmaktadırlar.

Görme engelliler de toplumda diğer fertler gibi yasaların güvencesi altında tüm hak ve sorumluluklara sahiptir. Bu hak ve sorumlulukları kapasiteleri oranında ve üst düzeyde yerine getirebilmeleri sınırlı olan fiziksel hareket alanlarını başarılı bir şekilde genişletmeleri ile yeterli kullanıma ulaşacaktır. Bunun için devlet gerekli düzenlemeleri yapar uygun koşulları hazırlar. Hangi yaşta olursa olsun görme fonksiyonunun kaybedilmesi halinde kişi ile fiziki kayıpları ve psiko-sosyal yönden bulunduğu yerden diğer bir deyişle içinde bulunduğu sorunlar seviyesinden çalışmalara başlamak gerekir.

Anne ve babalar günlük yaşama faaliyetlerini engelli çocuklarına sabırla ve özenle öğretmeli ve kazanımlardaki başarılarına fırsat tanımalıdırlar. Aile içinde paylaşılan sorumluluklardan görme engelli bireyin de yapabildiklerini paylaşmalarına olanak sağlanmalıdır. İlgili kurum ve kuruluşlarla ilişki kurularak görme engelli birey ve geleceği hakkında görüşmeli ileriye dönük plan yapmalı, profesyonel destek almalıdır.

Engelli bireyin güven duygusunu geliştirebilmesi için Bağımsız Hareket edebilmesinde gerekli olan yöntem ve teknikleri öğrenerek başarılı bir şekilde uygulamasına olanak tanınmalıdır. Böylece görme engeli olan birey Nereye? Ne zaman? Nasıl? Ulaşabileceğini Bağımsız Hareket tekniklerine başvurarak toplumun dinamik yapısı içinde aydınlık bir patika açarak yürüyebilecek ve sosyal yaşamın her alanında katılım olanağı bulacaktır .

BASTON VE BASTON TEKNİKLERİ

Dünya ülkeleri toplumsal bir sorun olarak yaklaştıkları tüm engelli bireylerin sorunlarının çözümü ve sosyal yaşama katılımlarına dönük çalışmalarını sürdürmektedirler. Görme engellilerde teknik çalışmalar sınırlı olan bağımsız hareket edebilmenin en aza indirilmesi yönünde yoğunlaşılmıştır.

Bağımsız Hareketin en önemli bölümünü oluşturan baston kullanımı; bilimsel tekniklere dayandırılması ve geliştirilerek uygulanması halinde görme engellilerin kendilerini sosyal, mesleki ve diğer alanlarda yenileme olanağı yaratacaklardır. Görme engeli dışında fiziksel, bilişsel ve ruhsal yeterliğe, iyi bir sinir sistemi koordinasyonuna sahip, soğukkanlı ve kendine güven duygusu gelişmiş kişilerin baston kullanmadaki başarılarının üst düzeyde olması doğaldır. Bu nedenle baston kullanmada tekniklerin iyi kavranması için belirtilen konularda görme engelli kişilerin hazırlanması,teşvik edilmesi ve kapasiteleri oranında başarmasına yardımcı olunması gerekir.

Bu güne kadar denenerek, uluslar arası kabul görmüş veya belli bir tekniği esas almadan kullanılan baston veya baston yerine geçecek bir araç kişinin çarpma ve yara,bere almasına dolayısı ile bağımsız hareket açısından başarısızlığına neden olacaktır. Bu başarısızlığın suçu bastona yüklenmemelidir. Başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde uzun deneyimler sonucu geliştirilen ve pratik geçerliği kabul edilmiş baston tekniklerinin ciddi anlamda ülkemiz görme engellilerine de kazandırılması zorunluluktur.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Körler Okullarında Beden Eğitimi dersi kapsamına alınan Bağımsız Hareket Eğitiminin Beden Eğitiminden ayrı olarak ve Bağımsız Hareket Eğitimi alanında yetişmiş kişiler tarafından verilmesi gerçekçi olacaktır.

Alümünyum veya alümünyum karışımı alaşımlardan yada cam yününden yapılan ve kullanılan bastonlar olduğu gibi fırınlanmış sert ağaçtan yapılan, toprak altından çıkarılan bazı kökler veya sağlam kamıştan yapılan çeşitleri de vardır.

NİTELİK VE KULLANIM AMAÇLARINA GÖRE BASTON ÇEŞİTLERİ

b1-ORTOPEDİK BASTON : Yaşlı veya bacaklarında yeterli kas gücüne sahip olmayan görme engellilerin bacaklarına destek olması amacıyla kullanılan baston çeşitidir. Kalın ve vücut ağırlığını taşıyabilecek özelliklerdedir. Kısa oluşu nedeniyle modern rehabilitasyonda yeri yoktur.

2-BEYAZ BASTON (KISA BASTON) : Ortopedik Bastondan biraz daha uzun,katlanabilir ve genellikle dört parçadan oluşur. Biraz daha kullanışlı olmasına karşın yürüme aracı olmaktan çok görme engelli olmanın simgesel belirtisi olmaktan başka yararı yoktur. Gören kişilere uyarı görevi yapar. Bu nedenledir ki görme engelli durumunu kabullenmemiş kişilerce beyaz baston tepki ile karşılanır.Beyaz Bastonu kullananlar ise kısa ve katlanabilir olması nedeniyle kabul etmekte ve tercih etmektedirler. Baston gövdesi beyaz renkte olup ucundaki kırmızı parça reflektör görevi yapmaktadır.Yaklaşık 25-30 cm olan dört-beş parçadan ibarettir. Parçaların ortasından geçen  ip veya lastik, iç içe geçen bu parçaları tutar ve geçen yerlerin sabitlenmesini sağlar. Beyaz Baston, kısa oluşu nedeniyle baston tekniklerinin uygulanmasına uygun değildir.

3-UZUN BASTON : Görme engellilerin sınırlı hareketlerini bağımsızlaştırmada kullandıkları en geçerli ve etkin olan olan bastonun UZUN BASTON olduğu kabul edilmektedir. Uzun Baston Amerika ve Avrupa ülkelerinde kabul gören ve yaygınlaşan bir baston tipidir. Baston tekniklerinin en doğru ve en iyi uygulandığı baston çeşitidir.

Uzun Baston bir anten gibidir. Katlanan ve katlanmayan tipleri vardır. Her iki tip baston da aşırı esnek olmayıp dokunulan objelerden alınan uyarıları bastonu kavrayan ele ulaştırmaktadır. Uzun Baston baş , gövde ve uc olmak üzere üç bölümden oluşur. Uzun Bastonların bazılarının baş kısmı kıvrık, bazıları ise tutamakla biter. Gövde beyaz renkli ve uca yakın yaklaşık otuz santimetrelik bölümü kırmızı renkli olup reflektör gibi baston ışık yansıtıcı özelliğe sahiptir. Baş kısmındaki tutamak lastik, plastik veya fırınlanmış ahşap olabilir. Gövde alüminyum veya cam yünü, ucu plastik, metal veya ahşap aşındığında değiştirilme özelliğine sahiptir, uc yıprandığında vida gibi çıkarılıp yenisi takılabilir. Beyaz Bastonun ortalama çapı 1,3 cm yi geçmemelidir. Uzunluğu; kullanan kişinin  göğüs kafesindeki kaburgaların önde birleştiği nokta veya 5-6 cm daha yukarısında olmalıdır. Belirtilen uzunluktaki bastonu kullanan kişi, tutuş ve ark açışta; doğru ve düzgün ark açıyor, doğru ritimde adım atıyorsa en az 75 cm lik, diğer bir deyişle bir adımlık emniyet boşluğuna adım atmadan önce sahiptir. Bu mesafenin vücut ile engel arasında olması nedeniyle bir adım önce baston kullanan kişi tarafından engelin varlığının belirlenmesi ve gerekli önlemin alınmasına zaman tanıyacaktır.

Uzun Bastonların cihazla donatılmiş çeşitleri de vardır. Baston ucunun aldığı uyarımlar veya ışık farklılıkları titreşim haline dönüşerek gövdeye ve gövdeye irtibatlı tutamakla ele ulaşır. Uygulamada güvenirliği ve geçerliği tartışmalı bu tip bastonun kullanılabilmesi ayrıca cihaz eğitiminin alınmasını gerektirir. Bu tip baston kullanmaya alışan kişinin ,cihazın bozulması halinde   bocalaması doğaldır. Dokunma anında bastonun aldığı uyarıları doğrudan doğruya ele ulaştırabilmesi için bastonun sağlam olması, fazla esnek ve katlanabilir,parçaların biribirine  geçme yerlerinin takıldığında gevşek olmaması gerekmektedir.

Uzun Baston ile ilgili olarak; Görme engelli ve İngiltere’de bir Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğünü yapmış Thomas Scathard Drake Bağımsız Hareket ile ilgili anılarını şöyle anlatmaktadır.

“Otuz senedir beni tanıyanlar iyi hareket kaabiliyetine sahip olduğumu söylerler.Kendi kanım da budur. Sekiz yıl ev öğretmenliği yaptım. Bu süre içinde yüzaltmış görme engellinin evine gittim. Millerce yol yürüme, otobüse binme-inme, tranvaya binme-inme, merdiven çıkma-inme, göçebe evleri ziyaret ve bunun gibi durumlar güçlükleri getiriyordu. Benim çalışmalarım şehrin kuzeyinde oldukça kalabalık bir semtte idi. Elimde kullanabileceğim tek araç bilinen Beyaz Baston idi. Kimse beni Bağımsız Hareket konusunda yetiştirmedi. Yalnız birçok yara bere ve yüzümdeki kesiklerden sonra kendi bulduğum bazı teknikleri uygulayarak bu kazaları en aza indirdim. Bu tekniklerden biri en fazla geçerlisi; her üç ayda bir kendi kendime ” Kendine gel yoksa kafanda başka bir yara ve bere meydana gelebilir.” diyerek uyardım. Tahminen üç ay geçtikten sonra hiç kaza geçirmedim. Kendime aşırı derecede güven sağladım. Bunun  sonucunda dikkatimi azaltmış oldum.Bir süre sonra da kaza onu takip etti. Her üç ayda bir yine kendine gel ikazını vererek karşılaşılacak kazaları önlemiş oldum. Ev öğretmenliğini bıraktıktan sonra Bağımsız Hareket eğitimi vermeye başladım. Bunun için de senelerin verdiği deneyimleri ve geliştirdiğim teknikleri incelemem gerekiyordu. Bağımsız Hareketin yanı sıra diğer dersleri de verdiğim için teknikleri incelemeye zaman bulamadım. Bununla beraber hiç olmazsa güven için gerekli olan teknikleri biliyordum. Düşünebildiğim kadarı ile Beyaz Baston kullanan bir görme engellinin en az karşılaşacağı üç sorun olacaktır.Bunlardan birincisi trafikteki sürekli ve aşırı seslerle, istasyonlarda stop halinde çıkan sesler veya sessizlik durumları Beyaz Baston (Kısa Baston) kullanan görme engelliyi rahatsız edebilir. Örneğin; Çok karlı bir yerde yürüme veya çok rüzgarlı havada seslerin duyulmaması gibi.İkinci sorun beklenmedik anlarda engellerle karşılaşma durumudur. Örneğin; Oynayan çocuğun oyuncaklarını ortada bırakması,çeşitli çukurlar,yüksek cisimler ve bunun gibi durumlarda basma,çarpma ve düşme. Üçüncüsü sürekli kuşkulu olma halinde her an engele çarpma  korkusu olabilir. Ben bu Kısa Baston hakkındaki düşüncelerimi diğer arkadaşlarıma açtığım zaman Kısa Bastonun (Beyaz Baston) geçersiz olduğu kanısına varmıştım.Bir süre Uzun Bastonla çalışma olanağını buldum ve gönüllü olarak sürdürdüm. Bu çalışmalar sonucu üç nokta dikkatimi çekti.

1- Beyaz Baston (Kısa Baston) kullanan görme engellileri rahatsız etmekte ve seslere çok dikkat etmeleri gerekmekteydi. Uzun Bastonla yürüyenlerin böyle bir sorunu yoktu ve yürüyüş hızlarını bu sesler azaltmıyordu.

2- Görme Engelli beklenmedik bir engelle karşılaştığı anda Uzun Baston, engeli önceden haber verdiği için görme engelliye durma ve inceleme fırsatı veriyordu.

3-Sürekli engelle karşılaşma korkusu Uzun Bastonla giderilmişti ve yürüyen kişi daha güvenli ve bu korkuları atmış olarak yürüyordu.

Değinmek istediğim diğer bir konu; Birçok görme engellinin düşüncesinden ayrı olan bir fikrimdir. Uzun Baston tekniği birkaç saat içinde öğrenilebilir. Fakat bu teknik sadece ark açıp yürümek değildir. Diğer organlarını da bunun yanısıra geliştirmek gerekir. Değinilen bu durumu Beyaz Baston (Kısa Baston) kullananlar daha iyi anlayacaklardır. Çünkü onların hareketleri şartlanmış olarak, ne yaptıklarını anında düşünerek değil, motomot yaptıkları halde, Uzun Bastonda  sürekli olarak sınırlı bir yürüme sistemi vardır. Uzun Bastonun zararlarını konu edenler en  çok görme engellilerin, görme engelli olduklarını ve daha acayip göründüklerini söylerler. Bu fikir oldukça yanlıştır. Birkaç santimetrelik fazla uzunluk görme engellileri zaten değiştirmez. Tam tersine 15-20 cm lik fazla uzunluk daha güvenli,daha çabuk ve daha düzgün yürümeyi sağlar.

İlim çağında yaşadığımıza göre görme engellilerin daha bağımsız hareket edebilmeleri onlara Uzun Bastondaki tekniklerin bilimsel niteliklerinin varlığı sağlayacaktır. Aslında Uzun Baston bir mucize yaratıcı araç değildir ama çoğu kişilere sağladığı motivasyon gözle görülebilecek kadar olağan üstü gelir.”

UZUN BASTON TEKNİKLERİ

Uzun Baston kullanma tekniklerinin Amerika ve Avrupa ülkelerinde kullanıldığı şekliyle ülkemizde de Ankara Sarayköy Körler Rehabilitasyon Merkezi ve İstanbul Emirgan Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezi Bağımsız Hareket Eğitimi kapsamında görme engellilere olanakların el verdiği ölçüde öğretilmektedir. Bu teknikler İngiltere Ulusal Körler Enstitüsünün yayınlandığı makalelerden ve Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezinde bu hizmeti başlatmak ve organize etmekle görevli, Denizaşırı Helen Keller Körler Vakfı tarafından görevlendirilen Mr.Releford adındaki uzmanın uygulamalarından edinilen deneyimler sonucu tarafımdan yapılan değerlendirmeleri de kapsayan Görme Özürlüleri Hareket Özgürlüğü Eğitimi adı ile 1. baskısı Ankara Altı Nokta Körler Vakfı tarafından 1977 yılında. 2. Baskısı SABEV tarafından 1998 yılında kitap olarak yayınlanmıştır.

Tutuş ve kullanış şekline göre baston tekniklerini başlangıçta ikiye ayırmak uygun olacaktır.

1- Çapraz Baston Teknikleri.

2- Sarkaç Baston Teknikleri.

ÇAPRAZ BASTON TEKNİĞİ : Dar yerler, turnikeler, kapı giriş-çıkışları, merdiven çıkış-inişlerinde kullanılan çapraz baston teknikleri engel tanırken, engel geçerken ve herhangi bir işaret veya ipucu ararken de kullanılır.

BASTONUN TUTULUŞU :  Avuç içi ve özellikle avucun etli kısmı bastonun tutamağını yanlamasına kavrar tutuluş şekline göre baş parmak kendi istikametine uzatılırsa tutamaktaki duruş şeklini alır. İşaret parmağı bastonun ucu istikametinde ve bastonun ileriye kaymasını engelleyecek şekilde tutamaktaki yerini alır. Baş parmak da bastonun geride kalmasını önler. Böylece normal ve istenen tutuş sağlanır. Kalan üç parmak tutamağı üstten alta doğru kavrar. Bastonun tutamaktan sonraki başa doğru olan kısmı ise kıvrık kısmı karşı ileriye bakacak şekildedir. Kol; dirsekten itibaren kıvrılmadan, düz,bilek gergin,tutuş yumuşak olacak şekilde kemer hizasına kadar kaldırılır. Bastonun gövdesi vücuda tam paralel değil, ucu biraz ilerdedir. Diğer bir deyişle tutuluş şekline göre sağ el veya sol elle tutuşa göre baston ucu vücuttan sağ ilerde veya sol ilerdedir. Çapraz Bastonla engele doğru  örneğin; bir duvara doğru yüründüğünde önce bastonun ucu sonra tutamağın baş kısmı çarpacaktır. Baston ucunun nasıl ve kadar ileride tutulacağı bu tür uygulamalarla verilmelidir.

Çapraz Baston tutuş pozisyonu alan kişiye arkasından bakıldığında bastonun ucunun ve baş kısmının eşit uzunlukta vücuttan dışarıya taştığı görülür. Dışa taşan bu 10 cm- 15 cm lik uzunluk   vücudu engellerden korur. Bastonun kıvrık baş kısmı engele çarpıldığında elin yaralanmasını önler.

Çapraz Baston tekniği ile yürünürken bazı ülkelerde baston ucunun yere değdirilmeden bir santimetre kadar yukarıda tutularak yürünmesine karşılık baston ucunun yere dokunması daha güven vericidir. Ayrıca kol da yorulmaz.

Çapraz Bastonla yürürken kolun ilk tutuş ve vaziyet almadaki şeklini koruması gerekir. Bastonun ne ileri gitmesi ne de geride kalmaması önemlidir. Baston ilk tutuş ve vaziyet alış korunarak yürüyüş sırasında yeri yalar zemin hakkında ele ulaşan bilgilere göre yürüyüşe devam edilir veya durulur. Dönüşlerde de aynı pozisyon korunur.

ÇAPRAZ BASTON TEKNİĞİ İLE DÜZGÜN YÜRÜYÜŞ : Bastonla yürümeye yeni başlayan kişilerde genellikle kolların kasılması,kolların gerilmesi, boşta kalan elin ve parmakların gerilip açılması, ayak sürüme,ayakların ve bacakların normal dışı hareketi,boynun bükülmesi, kambur çıkarılması, dudak ısırılması, yüzün gerilmesi,dilin çıkarılması gibi düzeltilmesi gereken şekil bozukluklarına rastlanır. Yapılan çalışmalarla hem tekniğin doğru olarak kullanılması, ve hem de hataların düzeltilmesi vücut, baston ve tekniklerde uyumun sağlanmasına çaba gösterilmelidir. Daha sonra belli iki nokta arasında bir hat boyunca düzgün ve doğru yürüme alıştırmaları yapılmalıdır. Bu uygulamalarda amaç; bastonu tanıtma, bastona alıştırma, yürüme bozukluklarını giderme, doğru ve düzgün yürüme alışkanlığının kazandırılmasıdır.

ÇAPRAZ BASTON TEKNİĞİ İLE KENAR İZLEME : Genel olarak bina içi mekanlarda baston kullanılarak kenar izlerken duvar kenarına yaklaşılır ve çapraz baston vaziyeti alınır. Ancak bastonun rahat ve kolayca hareket edebilmesi için, ucu normal tutuşa göre biraz daha öne kaydırılarak uzatılır. Böylece baston ucu zemin ile duvarın birleştiği çizgiye veya köşeye temas eder, bu temas kesilmeden yürünür. Çalıştığı iş yerinde müdürü veya ustabaşı ile görüşmek isteyen görme engelli bir kişi özel işaretler ve ipucları yardımı ile çapraz bastonla kenar izleme tekniğini kullanarak görüşme yerini veya odayı daha kolay bulabilir. (Sarkaç Baston da kullanılabilir.)

BASTONLA KAPI KOLU BULMA VE GİRİŞ ÇIKIŞ : Bastonla yürürken herhangi bir kapıya gelindiğinde veya baston kapıya çarptığında durulur ve baston yere dik duruma getirilir. Bastonun kapı ile teması kesilmeden ve dikliği bozulmadan baston birkaç santimetre yukarıya kaldırılır, sağa ve sola götürülerek taranarak kapı kolu aranır. Genellikle baston kapı koluna takılır. Kapı kolu belirlendikten sonra boşta bulunan el teması ile kola gidilir, bir elle kapı açılırken diğer elle çapraz baston vaziyeti alınarak yürünür. Kapı ve kapı kolu ilk durumuna getirilinceye kadar yani kapı kapatılıncaya kadar kapı kolu bırakılmaz.

BASTONLA MERDİVEN ÇIKIŞI : Bastonlu yürüyüşlerde merdivene gelindiği anlaşılınca bastonun ucu basamağa çarpması ile durulur ve baston ucunun zeminle teması kesilmeden baston dik duruma getirilir. Basamakta, bastonun teması kesilmeden sağa ve sola gezdirilerek basamağın genişliği, yüksekliği,merdivenin yan bitim noktaları hakkında bilgi sahibi olunarak durulacak hareket mahalli belirlenir. Genel olarak duvar tarafına yaklaşılır, ayak burunları basamağa dokunur,baston ikinci basamağa çıkarılır, rahat tutabilmek için baston biraz kısa tutulur tutamağın yarısına kadar yada daha fazla nasıl rahat tutulabilecek ise tutuş kaydırılabilir. Merdiven çıkışlarında sol eli kullanmakta yarar vardır. İkinci basamakta olan baston hafif sola yatırılarak çapraz baston vaziyeti alınır. Bastonun kıvrık kısmı ileriye bakar,kol dirsekten itibaren gergin ve parmaklara kadar olan kısım donmuş vaziyettedir. Baston,basamak yüksekliğinin yarısına kadar kaldırılır, aşağıya ve yukarıya hareket ettirilmez,başbarmak bastonu ileriye doğru bastırır. Tutuş gayet yumuşaktır. İlk basamağa adım atıldığında vücudun yukarıya doğru yükselmesi ile bastonun ucu ikinci basamaktan kurtularak üçüncü basamağı bulur. Böylece aradaki basamak farkı korunmuş olur. Baston merdivenden kurtulduğunda basamakların bittiği veya iki basamak daha olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan teknikten farklı uygulanan başka bir uygulama da; Baston önde dik tutulur, her basamak çıkışında ayakla birlikte hareket eder ancak ayaktan önce bir sonraki basamağa çarpar. Uygulamadaki yararı ve güvenirliği açısından ilk açıklanan uygulama daha güven vericidir.

BASTONLA MERDİVEN İNİŞİ : Merdivenlere doğru çapraz baston veya sarkaç baston tekniği ile yüründüğünde bastonun merdiven inişini haber vermesi halinde kesinlikle durulur. Baston birinci basamaktan aşağıya düşürtülerek dik vaziyete getirilir. Bütün bu baston dikişlerinde bastonu tutan elin tersi yüze gelecek şekildedir. Basamağın genişliği merdiven çıkışında olduğu gibi taranarak kontrol edilir. Sağa doğru yaklaşılır. Baston ayakların önünde minik ritmik hareketlerle basamağı tararken bastondan yararlanarak ayak burunları eşit olarak basamaktan taşırılır veya basamak kenarı ile eşitlenir. Doğru ve düzgün bir iniş vaziyeti alınıp alınmadığını kontrol etmek için bastonla basamaklardan ayak burunlarının eşit olarak taşırılıp taşırılmadığı kontrol edilir. Bunun için de bastonun sağ ve sol ayakkabının iç kısmında hangi noktaya dokunuyorsa dış kısmında da simetriğine aynı noktaya dokunmasına özen gösterilir. Bastonla ikinci basamağın bitim noktası bulunur, bunun için baston tutamağın üstünden üst bitim noktasından uzun olarak tutulur, bastonu tutan kol yandadır, bastonun kıvrık baş kısmı yanda ve dışarıya bakar şekildedir, bastonun üçte iki ağırlığı elde, üçte bir ağırlığı basamak üzerinde durur, el, tutamakla baş kısmı arasında işaret parmağı ile baş parmak bastonun istikametinde diğer üç parmak tutamağı kavrar şekildedir. Kol dondurulur, tutuş yine yumuşaktır, inişe geçildiğinde her basamakta kurtulan baston bir sonraki basamağı bulur, bu ritim ve sesi takip eden görme engelli bitişi veya bitişe iki basamak kaldığını bastonun uzun süre kaymasından anlar ve inişi tamamlar.

Başka bir iniş şeklinde; iniş vaziyeti alınıp ikinci basamağın sonu bulunduktan sonra bastonun ucu bir iki santimetre kadar kaldırılır, bu pozisyon korunarak basamaklara baston ucu değdirilmeden inilir, baston zemine deyip kayınca merdivenin bitişine gelindiği anlaşılır.

Merdiven inişleri öğretilirken  eğitimci önde basamaklarda durmalı ve yalnış bir hareketinde meydana gelecek düşmelere karşı koruyuculuk yapmalıdır.

BASTONLA ENGEL GEÇME-ENGEL TANIMA VE İPUCU ARAŞTIRMA : Bastonla yürüyüş sırasında her hangi bir engele çarpma anında baston dik duruma getirilir ve bastonu tutan elin altından bastondan yararlanarak bastona temasla engele gidilir. Engel tanınırken enine, boyuna dikkatli bir şekilde incelenmelidir.İşaret veya ipucu araştırırken  de baston soldan sağa ve küçükten büyüğe doğru yarım daireler halinde yerde yay çizer. Böylece zemin hakkında da bilgi elde edilmiş olur.

Engel geçerken çapraz baston ve elle izleyerek yürüme tekniği kullanılabilir. Çapraz Baston yerine Sarkaç Baston tercih edilebilir.Örneğin; Kaldırımı alttan takip ederken, kaldırım kenarına park etmiş araçlara rastlandığında baston ve elle izleyerek tekrar kaldırım bulununcaya kadar temas kesilmeden yürünür.

SARKAÇ BASTON TEKNİĞİ : Değişik niteliklerdeki zeminlerde, yollarda ve mekanlarda yürürken kullanılan bir tekniktir.

SARKAÇ BASTON TUTUŞ ŞEKLİ : Tutamakla parmakların teması ve kavrayış Çapraz Bastondaki gibidir. Ancak baston önde tutulur. Ve üst kol vücudun yan boşluğuna gelecek şekildedir. Ön kol vücut ile belli bir açı yapar ve bastonun kıvrık kısmı karın hizasında ve yere dönük olarak tutulur. Bastonun ucu ile vücut arasında bir adımlık emniyet boşluğu vardır veya kişi engel ve tehlikeleri bir adım önceden haber alır.

SALINIM-ARK AÇMA : Sarkaç Baston tutuluşundan sonra yürüyüşe geçmek için, baston önde yay çizerek zeminin niteliklerini ele ulaştırmalıdır. Çizilen bu yayın genişliği her iki omuzun yere izdüşümünün on-onbeş santimetre dışına taşacak şekilde olmalıdır. Bazı ülkeler iki-üç santimetre taşırılması üzerinde karar kılmışlardır. Önemli olan vücut genişliğini aşmasıdır. Açılan bu yay veya ark’ın genişliğini başlangıçta eğitici iki sınır cisim arasında yaptırmalıdır. Örneğin; duvarla sandalye arasında gerektiği ölçüde ark çalışması sağlanmalıdır. Önce sınır cisimlerden biri sonra her ikisi kaldırılarak pratik kazandırılır. Baston ucu sağa ve sola eşit taşmalıdır. Aksi halde ne tarafa fazla açılırsa o yöne sapma olur. Ark açarken kol kesinlikle hareket etmez, sağa-sola hareket bilekten verilmelidir. İşaret parmağı harekete yardım eder.

DÜZGÜN ARK-DOĞRU RİTM VE YÜRÜYÜŞ : Sarkaç Bastonla yürürken adımlarla, bastonun salınımı ve ritm üçlü bir bütündür. Şöyleki; sağ adım atılırken aynı anda  baston sola yay çizer, başlama ve bitiş aynı süreç içinde olur, sola adım atılırken de baston ucu sağa yay çizer. Böylece önde yürüyüş halinde olan bastonun kontrol ettiği, başka bir ifadeyle taranmış bölgeye ayak basma olasılığı güvenli yürümeyi sağlar. Ancak adımlar, bir tarafa kısa diğer tarafa uzun atılmamalı ve baston bir tarafa çok diğer tarafa az açılmamalıdır. Baston yere bastırılmaz ve kuvvetli sıkılarak tutulmaz. Aksi halde hem ark açmayı zorlaştırır, hem de bileği çabuk yorar. Baston ağırlığının üçte ikisi elde, üçte biri yerde olmalıdır.

SARKAÇ BASTON KENAR TAKİBİ: Sarkaç Bastonla kenar takibi  yapabilmek için kenardan yarım ark boyu kadar uzakta durmak gerekir. Diğer bir söyleyişle; bastonun bir ucu kenara gelmesi koşulu ile açılan ark, kenar takip edilmeden açılan ark’tan farklı olmamalıdır. Ark’ın doğru açılması; kaldırım kenarlarında yürüyüş istikametine eğilen veya taşan ağaç,direk v.b cisimlere çarpmayı veya ayağın takılması sonucu meydana gelebilecek düşmeleri önler. Kenar takip edilirken baston ucu her ark açılışında kenarı bulmalıdır. Dönüşlerin kolayca algılanması, kenardan uzaklaşıp başka istikamete yönelmeme veya her hangi bir kazaya neden olmamayı sağlayıcı yararları vardır.

PÜRÜZSÜZ ZEMİNLERDE YÜRÜYÜŞ : Asfalt, beton ve mozaik gibi pürüzsüz zeminlerde yürürken açılan ark sürekli zemini yalar ve yerle temas kesilmeden ark açılır. Bazı ülkelerde ark açarken baston yerden bir santimetre kadar yukarıdadır. Ancak her an bir çukur, düşük banket veya basamakla karşılaşılabilir. Bu nedenle yerle temas kesinlikle kesilmemelidir. Baston yeri adeta yalarcasına salınımına devam etmelidir.

PARKE TAŞ VE BENZERİ ZEMİNLERDE YÜRÜYÜŞ : Parke taş ve benzeri zeminlerde yürüken bastonun sürekli olarak yerle teması yürüyüşü oldukça fazla güçleştirir. Bu nedenle açılan ark üçe bölünür, ortadaki parçanın kaldırıldığı düşünülürse, baston ucu sağa ve sola dokunur,yalar orta kısımda bastonun yerle teması kalkar. Ancak bu teknikle yürüyüşte açılan ark’ta bastonun yerle teması kesilirken baston havaya kaldırılmaz, sadece orta kısımda hafif kaldırılarak ark açılır. Yerle temas eden sağ ve sol parçalarda bastonun yerle teması veya yeri tarama, açılış yönüne doğru olur. Bastonun uzunluğu kullananın boyuna uygun ölçüde ise her adımda ayak, baston ucunun kontrol ettiği yere basar.

Ark açışta, hareketi bilekten veremeyenlere, eğitimci engellinin vücut özelliklerini göz önüne alarak birlikte çözüm üretme yolunu seçmeli ve kişiye uygun ark açtırmaya çalışmalıdır. Örneğin; bilekten harekette güçlük çekenlere ön kol yardımı ile ark açtırma v.b.

BOZUK VE TOPRAK ZEMİNLERDE YÜRÜYÜŞ : Bozuk zemin ve toprak yollarda yürürken açılan ark’ta; baston ucu yanlız sınır noktalara, sağa vesola açılan ark’ın bitim noktalarına dokunur, bastonun yerle teması kesilerek salınım yapılır.

ŞEHİR İÇİ – PAZAR YERLERİ – MAĞAZA GİBİ YERLERDE YÜRÜYÜŞ : Şehir içinde veya insan gruplarına sık rastlanan yerlerde yürürken, dikkatli, ağır ve kısa baston denilen baston tekniği kullanılır. Bu durumda baston kısa tutulur, açılan ark yalnız omuz hizasına kadar açılır, fazla dışarıya taşmaz ve açılan ark bozuk zemindeki gibi yeri yalamadan sınır noktalara dokundurularak   açılır.Yukarıda sözü edilen yerlerde diğer baston tekniklerini kullanmak, hem görme engellinin ve hem de etrafındakilerin yürüyüşlerini güçleştirir.

Baston tekniklerini verirken yürüyüşe geçmeden önce bileğin uygun biçimde hareketi için gerekli alıştırmalar verilerek engellinin alışkanlık haline getirebilmesi olanağı sağlanmalıdır. Aynı uygulama doğru ark açmasına da yardımcı olacaktır. Yeterli kazanım edinildikten sonra yürüyüşe geçmeli ve ardından kenar takibi yaptırılmalıdır.

Eğitimci kesinlikle tekniğin kavrandığına inandıktan veya engellinin kapasitesi ölçüsünde en son alabildiği hükmüne vardıktan sonra uzak çevreye doğru uygulamalarına başlamalıdır.

Tüm zeminlerde gerekli olan baston uygulamaları sonunda daha önce eğitimci tarafından belirlenen bir çevrede, bölgede bu baston teknikleri kullandırılarak çevre tanınmaya başlanır. Yönler ve belirli işaretlerden yararlanılarak zihinsel harita yeteneğini geliştirici uygulamalar yapılmalıdır.

Sonuç olarak görme engelli Uzun Baston tekniklerini, cadde ve sokakların biribirlerine göre durumlarını (kesişme,birleşme,trafik açısından ne ifade ettiği ve diğer nitelikleri), yönleri ve zihinsel harita yeteneğini, özgüvenini geliştirecektir. Çevresindeki insanlara olan yükünü, bağımlılığını, geliştirdiği bağımsız yürüme yeteneği oranında azaltmış olacaktır.


BÜYÜK KAVRAMI ÖĞRETİMİ

 

 

 

Kavram  : Büyük kavramı.

 

Düzey     : Tanıma (gösterme) düzeyi.

 

Yöntem  : Eş zamanlı ipucuyla öğretim yöntemi.

 

Tanım    : İki nesne arasından birinin ebatlarının(en, boy, yükseklik) diğerine ebatlarına göre büyük olması.

 

 

 

Büyük Kavramının İlişkili Nitelikleri.                                                                                            

                                                                                                                

F İki nesne arasından birinin ebatlarının diğerine göre daha büyük olması

 

 

 


 

                                                                                                          

Büyük Kavramının İlişkisiz Nitelikleri.

 

F Tipinin farklı olması(renk)

F Türünün farklı olması(yapıldığı malzeme)

 

 


 

Kavramın Seçilme Nedeni:

            Öğrencinin kaba değerlendirme formuna göre öğretilmesi gereken öncelikli kavram olarak büyük kavramı yer almaktadır. Büyük kavramı gün içinde sıkça kullanılan bir kavramdır. Renk kavramından kırmızı renk kavramı ise diğer bir uygulamacı tarafından ele alınmıştır. Bu yüzden öğrencinin nesneleri nitelemek için kullandığı kavramlar arasından büyük kavramı öğretilmesi için öncelikli olarak seçilmiştir.

 


BÜYÜK KAVRAMINI GÖSTERME ÖLÇÜT BAĞIMLI TESTİ

BİLDİRİMLER

ÖLÇÜT

SORULAR

1)      Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

  1. A.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki küplere bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Büyük-küçük kırmızı tahta küp.

  1. B.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki kaplara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: Büyük-küçük sarı plastik kap.

  1. C.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki boncuklara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Büyük-küçük kırmızı boncuk.

  1. D.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki çivilere bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: Büyük-küçük mavi çivi.

  1. E.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki legolara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Büyük-küçük sarı kap.

 

 

 

2)      Öğrenci verilen farklı tip, farklı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

 

 

 

5/4

  1. A.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki küplere bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: mavi tahta küp,plastik sarı küp

  1. B.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki halkalara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: Plastik mavi halka,tahta sarı halka

  1. C.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki şişelere bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Plastik mavi şişe,cam sarı şişe

  1. D.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki kutulara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Karton sarı kutu,bez kırmızı kutu.

  1. E.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki kaplara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:Plastik sarı kap,tahta mavi kap.

 

 

 

3)  Öğrenci verilen farklı tip farklı tür iki farklı nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olanı gösterir.

5/4

  1. A.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki araçlara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: Büyük mavi küp,küçük sarı halka

  1. B.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki araçlara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: büyük sarı kap, küçük kırmızı silgi

  1. C.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki araçlara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:büyük kırmızı silgi,küçük mavi çivi

  1. D.    Öğretmen, öğrenciye “önündeki araçlara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal:büyük sarı kutu, küçük mavi top.

  1. E.     Öğretmen, öğrenciye “önündeki araçlara bak ve büyük olanı göster” der.

Materyal: Büyük mavi top, küçük ceviz

 

 

Kavrama İlişkin Performans Alımı (performans alımı):

 

Öğretimden önce 3 yoklama oturumu düzenlenerek öğrencinin başlama düzeyi performansı belirlenecektir.

 

            Çalışma öncesinde öğretmen performans alımı için kullanacağı araçların  bulunduğu araç setini kapalı bir kutu içinde öğretmen sandalyesinin yanına koyar. Öğretmen ve öğrenci masada karşılıklı olarak otururlar. Çalışma  sırasında öğrencinin dikkatini dağıtabilecek şeyler ortamdan kaldırılır.

 

Öğretmen öğrencinin dikkatini etkinliğe çekmek için ‘Merhaba Ömer nasılsın? Bu gün seninle “büyük” kavramı üzerinde çalışacağız.’der. Kullanılacak araçlar öğrencinin önüne koyulur. Öğrenci araç gereçlere bakmasına, dokunmasına izin verilir ve birkaç saniye sonra araçlar toplanır. Daha sonra öğretmen “evet …. hazır mısın şimdi seninle büyük çalışacağız bağla kolları” diyerek etkinliğe hazırlar.Öğrenci çalışmaya hazır olduğunu sözel olarak yada işaretle belirttikten sonra ( evet demesi, hazır olduğunu söylemesi, kollarını bağlaması vb.).

 

Öğrencinin dikkati çalışmaya yöneltildikten sonra öğretmen sandalyesinin yanına koyduğu öğretim setini kullanarak çalışmaya başlar. Öğretmen ilk denemeyi gerçekleştirmek için ilk araç setini çıkarıp masanın üzerine koyar (küpler). Öğretmen öğrenciye küpleri göstererek “…., önündeki küplere bak ve büyük olanı göster” diyerek yönergeyi sunar.

 

……’in eliyle büyük olan nesneye dokunup çekmesi, parmağıyla göstermesi, eline alması durumunda ölçüt bağımlı ölçü aracında ilgili sütuna “+”  işareti koyulur. Ömer’in yanlış nesneye dokunması, üzerine elini koyması, parmağı ile işaret etmesi, eline alması herhangi bir aracı alıp fırlatması, ağzına sokması veya iki araca da aynı anda dokunması durumunda ölçüt bağımlı ölçü aracında ilgili sütuna “-”  işareti koyulur. …..’in hiç tepki vermemesi veya ilk önce doğru hemen sonra yanlış veya ilk önce yanlış hemen sonra doğru nesneyi göstermesi durumunda, yönerge tekrar sunulur ve 2 sn. beklenir. Öğrencinin yine tepki vermemesi durumunda ise yönerge bir kez daha (toplam 3 kere)tekrarlanır yine tepki alınamaması durumunda ise; ölçüt bağımlı ölçü aracında ilgili sütuna “-”  işareti koyulur.

 

Öğretimin değerlendirmesini, öğretimden hemen sonra öğretimde kullanılan araç-gereçlerden farklı araç-gereçlerle yapılır. Değerlendirme de öğrenciye “nesnelere bak ve büyük olanı göster” yönergesi verilir ve öğrencinin tepkisi beklenir. Eğer öğrenci büyük olan aracı gösterdiyse hemen diğer araçla değerlendirmeye devam edilir. Öğretimin değerlendirilmesinde farklı araç setleri kullanılır. Eğer değerlendirme sırasında öğrenci yanlış tepki verirse, öğretmen hiçbir şey söylemeden değerlendirmede kullandığı birinci araç setiyle öğretim geri döner. Öğretmen öğrenciden doğru tepki alınca öğrenci pekiştirilir ve değerlendirmede kullandığı ikinci araç setiyle değerlendirmeye devam eder. Değerlendirme sırasında öğrenci çok sayıda yanlış tepki verir ve öğretime çok sık geri dönülürse, değerlendirmede kullanılan araç setleri bittikten sonra, öğretimde kullanılan araç setiyle değerlendirmeye devam edilir. Öğrenci değerlendirmede üst üste beş kez öğretime geri dönmeden büyük olan nesneyi gösterdiğinde çalışma biter, öğrenciye dolaptan çalışmak istediği veya oynamak istediği bir araç verir.

 

Diğer bir yöntem ise; öğretimde kullanılan araçlardan ilk üç araç belirlenen yöntem için (eş zamanlı ipucuyla öğretim) kullanılır. Dördüncü araçta sabit bekleme süreli yöntem kullanılır. Son araçta ise değerlendirme yapılır. Öğrenciye kontrol edici ipucu verilmeden sadece “hangisi büyük? büyük olanı göster” yönergesi verilerek tepkisi beklenir. Böylece hem zamanı iyi kullanma açısından hem de araç-gereç sıkıntısı çekmeden bir araç setiyle hem öğretim hem değerlendirme yapmış oluruz.

 

 

Amaçlar

 

Uzun Dönemli Amaçlar: Öğrenci verilen farklı tip farklı tür iki farklı nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olanı gösterir.(edinim)

 

Kısa Dönemli Amaçlar(öğretimsel amaçlar):

 

  • Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.
  • Öğrenci verilen farklı tip aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.
  • Öğrenci verilen farklı tip, farklı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Değerlendirme, Öğretim Ve Genelleme Yapılacak Ortamların:

 

            Performans alımı sınıfta öğrenciyle yalnız olarak alınacaktır. Öğretim sınıfta tüm öğrencilerle birlikte sırayla belirlenen yöneteme göre uygulanacaktır. Çeşitli etkinliklerle, oyunlarla ve masa başında tüm öğrencilere öğretim yapılacaktır. Değerlendirme ise, öğretimden hemen sonra farklı araç gereçlerle yine tüm öğrencilerle sırayla sınıfta yapılacaktır. Eğer ortam ve zaman değerlendirme almaya uygun değilse öğrenciler müzik saatindeyken sırayla öğrenciler sınıfa çekilerek değerlendirme araçlarıyla o günün değerlendirmesi alınacaktır. Genelleme aşamasında ise; gün içinde doğal öğretim fırsatları değerlendirilecektir ve aile ile konuşularak gün içinde büyük kavramı ile rastlanılan durumlarda aile ile işbirliği içinde yürütülecektir. Öğretimden sonra evde de evdeki araçlarla aile tarafından uygulama yapılması sağlanacaktır.

 

Değerlendirme, Öğretim, ve Genelleme Yapılacak Zamanlar:

 

            Öğretim ve değerlendirme haftada en az 2 gün en az 10 dk.lık etkinlikler halinde yapılacaktır. Genelleme aşamasında ise haftada bir gün(hafta sonunda) aile tarafından uygulama yapılacaktır. Ayrıca gün içinde doğal öğretim fırsatları değerlendirilecektir(yemek odasında; yiyecekler, araç gereçler. Oyun odasındaki araç gereçlerle. Tuvalette kullanılan araç-gereçlerle yapılan etkinlik sırasında ).

 

BÜYÜK  KAVRAMI ÖLÇÜ ARACI KAYIT ÇİZELGESİ (Performans)

           

Kayıt çizelgesi -1

 

Bildirim 1): Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.     Bir Büyük bir küçük kırmızı tahta küp.

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Bir küçük bir büyük sarı kap

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Bir küçük bir büyük kırmızı boncuk

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Bir Büyük bir küçük mavi çivi.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Bir Büyük bir küçük sarı lego.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -2

 

Bildirim 2): Öğrenci verilen farklı tip, farklı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük Mavi tahta küp,küçük plastik sarı küp

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Büyük Plastik mavi halka, küçük tahta sarı halka

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Küçük Plastik mavi şişe,büyük cam sarı şişe

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Büyük Karton sarı kutu, küçük bez kırmızı kutu.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Küçük Plastik sarı kap,büyük tahta mavi kap.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -3

 

Bildirim 3): Öğrenci verilen farklı tip farklı tür iki farklı nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olanı gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük mavi küp,küçük sarı halka

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Küçük kırmızı silgi, büyük sarı kap,

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Büyük kırmızı silgi,küçük mavi çivi

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Küçük mavi top, büyük sarı kutu.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Büyük mavi top, küçük ceviz

 

 

 

 

 

 

 

BÜYÜK  KAVRAMI ÖLÇÜ ARACI KAYIT ÇİZELGESİ(Öğretim)

 

Kayıt çizelgesi -1

 

Bildirim 1): Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Bir Büyük bir küçük tahta sandalye.

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Bir küçük bir büyük beyaz yastık

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Bir küçük bir büyük kırmızı balon

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Bir Büyük bir küçük mavi halka.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Bir Büyük bir küçük sarı pon pon.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -2

 

Bildirim 2): Öğrenci verilen farklı tip, farklı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük Mavi tahta kaşık,küçük demir kaşık

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Büyük Plastik mavi halka, küçük tahta sarı halka

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Küçük Plastik mavi şişe,büyük cam sarı şişe

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Büyük karton sarı kutu, küçük bez kırmızı kutu.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Küçük Plastik sarı tabak,büyük metal mavi tabak.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -3

 

Bildirim 3): Öğrenci verilen farklı tip farklı tür iki farklı nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olanı gösterir.

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük mavi top,küçük sarı halka

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Küçük kırmızı makas, büyük sarı kap,

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Büyük kırmızı silgi,küçük mavi çivi

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Küçük mavi top, büyük sarı kutu.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Büyük sarı bardak, küçük ceviz

 

 

 

 

 

 

 

BÜYÜK  KAVRAMI ÖLÇÜ ARACI KAYIT ÇİZELGESİ(Değerlendirme)

 

Kayıt çizelgesi -1

Bildirim 1): Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Bir Büyük bir küçük tahta küp.

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Bir küçük bir büyük beyaz yastık

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Bir küçük bir büyük kırmızı kap

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Bir Büyük bir küçük mavi halka.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Bir Büyük bir küçük sarı pon pon.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -2

 

Bildirim 2): Öğrenci verilen farklı tip, farklı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

Adı – Soyadı :

Tarih             :

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük mavi tahta spatula,küçük demir spatula.

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Büyük plastik mavi boncuk, küçük tahta sarı boncuk

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Küçük plastik mavi kap,büyük cam sarı kap

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Büyük karton sarı yastık, küçük bez kırmızı yastık.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Küçük plastik sarı bardak,büyük metal mavi bardak.

 

 

 

 

 

 

 

Kayıt çizelgesi -3

 

Bildirim 3): Öğrenci verilen farklı tip farklı tür iki farklı nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olanı gösterir.

Adı – Soyadı :

Tarih             :

 

KULLANILACAK ARAÇLAR

I. OTURUM

II. OTURUM

III.OTURUM

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

EVET

HAYIR

  1. A.    Büyük sarı balon,küçük mavi pinpon topu.

 

 

 

 

 

 

  1. B.     Küçük mavi ayakkabı, büyük kırmızı yastık.

 

 

 

 

 

 

  1. C.    Büyük kırmızı küp,küçük mavi lego

 

 

 

 

 

 

  1. D.    Küçük kırmızı makara, büyük beyaz sürahi.

 

 

 

 

 

 

  1. E.     Büyük sarı tabak, küçük mavi düğme.

 

 

 

 

 

 

Öğretim Yöntemi:

           

            Öğretimde hata düzeltmeli eş zamanlı ipucuyla öğretim yöntemi kullanılacaktır. Yönteme göre öğrenciye yönerge “hangisi büyük? büyük olanı göster”  verildikten hemen sonra öğrenci tepkisi beklenmeden kontrol edici ipucu “bak bu büyük” verilerek öğrencinin doğru tepkide bulunması sağlanır. Tek bir denem sunulur. Öğrencinin yanlış tepki vermesi durumunda hata düzeltmesi yapılır ve doğru olan gösterilir.

 

Kullanılacak İpuçları: S.İ.+K.F.Y., T.F.Y.

 

Kullanılacak pekiştireçler ve pekiştireç tarifeleri:

 

            Sosyal pekiştireçlerden; alkışlama, bravo ve aferin denmesi. Yiyecek pekiştireçlerinden; bonibon, cips, çikolata. Nesne pekiştireçlerinden; oyuncak, darbuka çalmak, müzik kutusuna basmak.

 

Edinim aşamasında öğretimin ilk 4 oturumunda sürekli pekiştirme tarifesi kullanılacaktır. Yani öğrencilerin tüm doğru tepkileri pekiştirilecektir. 4. oturumdan sonra SOP2 yani öğrencilerin 2. ve 4. davranışları pekiştirilecektir. Daha sonra yani 6. oturumdan sonra DOP 5 yani öğrencilerin 5 araca verdiği doğru tepki sonunda her hangi birisi pekiştirilecektir.

 

 

BÜYÜK KAVRAMI ÖĞRETİM ÜNİTESİ

 

Performans Düzeyine Göre Büyük Kavramı Öğretim Planları

 

 

Öğretim Planı-1

 

  1. a.      Performans Düzeyi:

 

Öğretmen, üzerinde top resimleri bulunan iki farklı resim kartı arasından, büyük olan resmi gösterip “bununla aynı olan resmi göster” dediğinde, öğrenci büyük topun olduğu resmi beş kezden dördünde gösterir.

 

  1. b.      Öğretim Amacı:

 

Öğrenci verilen aynı tip, aynı tür aynı iki nesne arasından büyük olanı göster denildiğinde büyük olan nesneyi gösterir.

 

  1. c.       Öğretim Süreci:

 

F Kullanılacak Araçlar:

 

Öğretimde kullanılacak araç setleri; Bir büyük bir küçük tahta sandalye, bir küçük bir büyük beyaz yastık, bir küçük bir büyük kırmızı balon, bir büyük bir küçük mavi halka, bir büyük bir küçük sarı pon pon.

 

 

F Öğretime Hazırlık:

 

Öğretmen öğretim sırasında kullanacağı araçları kapalı bir kutunun içinde, yere kendi sandalyesinin yanına koyar. Daha sonra öğretmen ve öğrenci masada karşılıklı olarak otururlar. Öğretmen öğrenciye “büyük kavramı üzerinde çalışacaklarını” söyler. Eğer öğrenci yerdeki kutunun içindeki araçlara bakmak isterse izin verilir. Birkaç saniye sonra öğretmen araçları toplayıp kutuya koyar ve öğrenciye “çalışma bitiminde dolaptan istediği bir oyuncağı alıp oynayabileceğini” söyler.

 

F Öğretim:

 

Öğretmen birinci araç setini kutudan çıkarır (Bir büyük bir küçük tahta sandalye). “Bana bak” diyerek öğrencinin dikkatini kendisine çeker. Daha sonra “bunlardan hangisi büyük?”  der ve hemen ardından öğrencinin tepkisini beklemeden “bak bu büyük şimdi sen büyük olanı göster” der. Öğrencinin tepkisi doğruysa ödül olarak, Birincil (öğrenilmemiş) pekiştireçler veya  ikincil (öğrenilmiş) pekiştireçlerden, öğrenci için pekiştireç belirleme formunda daha önceden belirlenen ve yukarda belirtilen bir pekiştireç kullanılır ve kayıt formunda ilgili sütuna “+” işareti koyulur. Öğrenci doğru tepki verdiğinde hemen pekiştirilir ve ikinci araç setiyle (bir küçük bir büyük beyaz yastık) öğretime devam edilir. Öğrencinin tepkisi yanlış ise veya hiç tepki vermediyse; öğretmen hata düzeltmesi yaparak öğrenciye büyük olan nesneyi gösterir ve öğrenciye uygun ipucunu (S.İ.+K.F.Y.) vererek göstermesini sağlar. Kayıt formunda ilgili sütuna “-“ işareti koyar. Birinci araç setinde olduğu gibi basamaklar aynen izlenerek öğretime araç setindeki diğer araçlarla devam edilir.

 

Öğretim için kullanılan beş farklı araç setinin ayrı ayrı sunulup öğrencinin doğru tepkileri alındıktan sonra öğretim için kullanılan araçlar masadan kaldırılır. Büyük kavramının farklı örnekleriyle değerlendirmeye geçilir. Öğretimin değerlendirilmesinde farklı araç setleri kullanılır. Değerlendirme performans alımıyla aynı şekilde gerçekleştirilir. Eğer değerlendirme sırasında öğrenci yanlış tepki verirse, öğretmen hiçbir şey söylemeden değerlendirmede kullandığı birinci araç setiyle öğretim geri döner. Öğretmen öğrenciden doğru tepki alınca öğrenci pekiştirilir ve değerlendirmede kullandığı ikinci araç setiyle değerlendirmeye devam eder. Değerlendirme sırasında öğrenci çok sayıda yanlış tepki verir ve öğretime çok sık geri dönülürse, değerlendirmede kullanılan araç setleri bittikten sonra, öğretimde kullanılan araç setiyle değerlendirmeye devam edilir.Öğrenci değerlendirmede üst üste beş kez öğretime geri dönmeden büyük olan nesneyi gösterdiğinde çalışma biter, öğrenciye dolaptan çalışmak istediği veya oynamak istediği bir araç verir.


YEŞİL KAVRAMI ÖLÇÜ ARACI

ÖĞRETİM SÜRECİ DEĞERLENDİRME

Öğrencinin;

Adı:

Soyadı:

Yaşı:                                 

Sınıfı:

BİLDİRİMLER

 

ÖLÇÜT

                               SORULAR

E

H

 

1- Öğrenci önüne konulan aynı tip,aynı büyüklük,aynı şekil,aynı malzeme,farklı renk iki nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

1.1-Masadaki küplere bak ve yeşil olnı göster.(masanın üzerinde tahtadan yapılmış bir kırmızı bir yeşil küp vardır.)

 

 

 

1.2- Masadaki kalemlere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir sarı,bir  yeşil kuru boya kalemi bulunmaktadır.)

 

 

 

1.3-Masadaki zarflara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzrinde bir yaşil,bir sarı mektup zarfı bulunmaktadır.)

 

 

 

1.4- Masadaki pastel boyalara bak ve  yeşil olanı göster.(masanın üzrinde bir sarı bir pastel yeşil boya bulunmaktadır.)

 

 

 

1.5- Masadaki mandallara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzrinde bir mavi,bir yeşil mandal bulunmaktadır.)

 

 

 

2-Öğrenci önüne konulan aynı tip,aynı büyüklük,aynı şekil,aynı malzeme,farklı renk üç nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

2.1-Masadki küplere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde tahtadan yapılmış bir mavi,bir sarı,bir yeşil küp bulunmaktadır.)

 

 

 

2.2-Masadaki kalemlere bak ve  yeşil olnı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir kırmızı kalem  bulunmaktadır.)

 

 

 

2.3-Masadaki mandallara bak ve yeşil olnı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir mavi,bir kırmızı mandal bulunmaktadır.)

 

 

 

 

2.4- Masadaki zarflara bak ve  yeşil olnı göster.(masanın üzerinde bir yeşil bir sarı,bir   mavi mektup zarfı bulunmaktadır.)

 

 

 

2.5- Masadaki boncuklara bak ve

yeşil olnı göster.(masanın üzerinde bir mavi,bir yeşil,bir sarı boncuk bulunmaktadır.)

 

 

3-Öğrenci önüne konulan aynı tip,aynı büyüklük,aynı şekil,aynı malzeme,farklı renk dört  nesne arsından  yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4-Öğrenci önüne konulan aynı tip ,aynı şekil,aynı malzeme,farklı büyüklük,farklı renk iki  nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

 

4/5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

 

 

 

 

 

 

3.1-Masadaki küplere bak ve  sarı olanı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir    mavi tahtadan yapılmış küp bulunmaktadır.)

 

 

 

3.2- Masadaki kalemlere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir   mavi kuru boya  bulunmaktadır.)

 

 

 

3.3- Masadaki zarflara  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir kırmızı zarf  bulunmaktadır.)

 

 

 

3.4- Masadaki dosyalara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir   mavi dosya  bulunmaktadır.)

 

 

 

3.5- Masadaki pastel boyalara bak ve yeşil  olanı göster.( masanın üzerinde bir yeşil,bir sarı,bir  mavi  boya bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

 

4.1-Masadaki  yıldızlara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir sarı bir  yeşil yıldız bulunmaktadır.)

 

 

 

4.2- Masadaki  üçgenlere  bak ve  yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir mavi,bir yeşil üçgen bulunmaktadır.

 

 

4.3- Masadaki dairelere bak ve    yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış bir yeşil bir , sarı daire bulunmaktadır.)

 

 

 

4.4- Masadaki taraklara  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde mavi plastikten yapılmış bir mavi bir   tarak ve sarı plastikten yapılmış yeşil bir tarak bulunmaktadır.)

 

 

 

 

4.5- Masadaki çubuklara  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir, yeşil bir çubuk ve sarı bir çubuk bulunmaktadır.)

 

 

 

5-Öğrenci önüne konulan aynı tip,aynı şekil,aynı malzeme,farklı büyüklük,farklı renk üç  nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

4/5

 

5.1-Masadaki çubuklara bak ve yeşil  olanı göster.(masanın üzerinde tahtadan yapılmış bir yeşil,bir sarı,bir   mavi  tahta çubuk bulunmaktadır.)

 

5.2- Masadaki  karelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir mavi,bir yeşil,bir sarı tahtadan yapılmış kare  bulunmaktadır.)

 

 

 

5.3- Masadaki silindirlere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde bir sarı,bir mavi,bir kırmızı, bulunmaktadır.)

 

 

 

5.4- Masadaki halkalara bak ve sarı olanı göster.(masanın üzerinde bir sarı,bir yeşil,bir mavi plastik halka bulunmaktadır.)

 

 

 

5.5- Masadaki  yıldızlara bak ve  yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir yeşil,bir mavi,bir sarı silindir bulunmaktadır.)

 

 

 

6-Öğrenci önüne konulan aynı tip,aynı şekil,aynı malzeme,farklı büyüklük,farklı renk dört  nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

4/5

6.1-Masadaki yıldızlara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir sarı,bir mavi,bir yeşil,bir kırmızı yıldız  bulunmaktadır.)

 

 

 

6.2- Masadaki üçgenlere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış  yapılmış bir sarı,bir mavi,bir yeşil,bir kırmızı üçgen bulunmaktadır.)

 

 

 

6.3- Masadaki dairelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış  yapılmış bir sarı,bir mavi,bir yeşilbir kırmızı daire bulunmaktadır.)

 

 

 

6.4- Masadaki karelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde tahtadan yapılmış yapılmış bir sarı,bir mavi,bir yeşil ,bir kırmızı kare bulunmaktadır.)

 

 

 

6.5- Masadaki  taraklara bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış yapılmış bir sarı,bir mavi,bir yeşil,bir kırmızı tarak

 bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

7- Öğrenci önüne konulan aynı malzeme,farklı şekil,farklı büyüklük,farklı renk iki  nesne arsından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8-Öğrenci önüne konulan aynı malzeme,farklı şekil,farklı büyüklük,farklı renk üç nesne arasından yeşil olanı gösterir.

 

4/5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

7.1-Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış bir mavi halka,bir sarı mandal bulunmaktadır.)

 

 

 

7.2- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış bir sarı yıldız bir yeşil üçgen bulunmaktadır.)

 

 

 

7.3- Masadaki  nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plasikten yapılmış  bir yeşil daire,bir kırmızı tarak bulunmaktadır.)

 

 

 

7.4- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde tahtadan yapılmış bir mavi küp,bir yeşil çubuk  bulunmaktadır.)

 

 

 

7.5- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde  plastikten yapılmış bir sarı çivi ,bir yeşil daire bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

8.1-Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış mavi bir halka sarı,tarak, yeşil boncuk  bulunmaktadır.)

 

 

 

8.2- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış sarı yıldız,yeşil üçgen, mavi daire bulunmaktadır.)

 

 

 

8.3- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde el işi kağıdından yapılmış mavi daire,yeşil kare, sarı üçgen  bulunmaktadır.)

 

 

 

8.4- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış sarı daire,yeşil üçgen, mavi çivi  bulunmaktadır.)

 

 

 

8.5- Masadaki  nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış mavi üçgen,sarı dikdörtgen, yeşil yıldız bulunmaktadır.)

 

 

 

9- Öğrenci önüne konulan aynı malzeme,farklı şekil,farklı büyüklük,farklı renk dört nesne arasından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

 

9.1-Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten yapılmış sarı halka,mavi tarak ,yeşil daire,kırmızı çivi bulunmaktadır.)

 

 

 

9.2- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış mavi yıldız,sarı üçgen,yeşil daire,kırmızı kare bulunmaktadır.)

 

 

 

9.3- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde el işi kağıdından yapılmış sarı dikdörten,mavi kare,yeşil üçgen,kırmızı kare  bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

9.4- Masadaki nesnelere  bak ve

yeşil olanı göster.(masanın üzerinde pastikten yapılmış mavi daire,yeşil boncuk,sarı üçgen,kırmızı kare  bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

9.5- Masadaki nesenelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış sarı üçgen,mavi dikdörtgen,yeşil yıldız, sarı daire  bulunmaktadır.)

 

 

10-öğrenci önüne konulan farklı büyüklük,farklı malzeme,farklı şekil,farklı renk iki nesne arasından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

11-Öğrenci önüne konulan farklı büyüklük,farklı malzeme,farklı şekil,farklı renk üç nesne arasından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

10.1-Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil mektup zarfı ve sarı tahtadan kare  bulunmaktadır.)

 

 

10.2- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde fon kağıdından yapılmış sarı daire ve yeşil lego parçası  bulunmaktadır.)

 

 

 

10.3- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde  mavi fon kağıdından yapılmış üçgen ve yeşil plastikten yapılmış halka  bulunmaktadır.)

 

 

 

10.4- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil tahta kare ve sarı mandal  bulunmaktadır.)

 

 

 

10.5- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde mavi plastikten daire ve sarı kalem bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 

11.1-Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil plastikten halka,kırmızı tahtadan küp, sarı fon kağıdından çubuk bulunmaktadır.)

 

 

 

11.2- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde sarı plastikten halka,yeşil el işi kağıdından yıldız,kırmızı fon kağıdından üçgen  bulunmaktadır.)

 

 

 

11.3- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil fon kağıdından dikdörtgen,sarı boncuk,  mavi mandal bulunmaktadır.)

 

 

 

11.4- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil tahtadan kare,sarı fon kağıdından dikdörtgen, mavi plastikten halka bulunmaktadır.)

 

 

 

11.5- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde plastikten sarı tarak,mavi kalem,kırmızı fon kağıdından çubuk bulunmaktadır.)

 

 

12-Öğrenci önüne konulan farklı büyüklükte,farklı malzeme,farklı şekil,farklı renk dört nesne arasından yeşil olanı gösterir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4/5

 

12.1-Masadaki nenelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil plastik çivi,el işi kağıdından yapılmış sarı üçgen,mavi tahtadan küp,fon kağıdından yapılmış kırmızı daire bulunmaktadır.)

 

 

 

12.2- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde mavi fon kağıdından çubuk,sarı plastik çivi,yeşil tahta kare, mavi el işi  kağıdından yıldız bulunmaktadır.)

 

 

 

12.3- Masadaki nesnelere  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde yeşil plastikten halka,sarı fon kağıdından kesilmiş daire,mavi tahtadan küp,kırmızı plastikten mandal bulunmaktadır.)

 

 

 

12.4- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde sarı fon kağıdından kesilmiş yıldız,mavi plastik çivi,yeşil plastikten mandal,kırmızı el işi kağıdından kesilmiş yıldız bulunmaktadır.)

 

 

 

12.5- Masadaki nesnelere bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde mavi fon kağıdından yıldız,sarı tahtadan yapılmış küp,yeşil mektup zarfı,kırmızı plastikten halka  bulunmaktadır.)

 

 

13-Öğrenci önüne konulan karışık renkli nesnelerin (kırmızı,mavi,sarı,yeşil v.b) mavi bölümlerini gösterir.

 

 

 

13.1-Masadaki resme bak ve yeşil olanı yerlerini göster. (masanın üzerinde kahverengi,siyah,sarı,mavi,yeşil,kırmızı renklerinle boyanmış çocuk resmi bulunmaktadır.)

 

 

 

13.2- Masadaki kutuya bak ve yeşil olan yerlerini göster.(masanın üzerinde sarı, mavi,kırmızı renklerden oluşan kutu  bulunmaktadır.)

 

 

 

13.3- Masadaki çantaya  bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde kırmızı,siyah,mavi renkleren oluşan çanta bulunmaktadır.)

 

 

 

13.4- Masadaki kazağa bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde sarı,mavi,kırmızı,siyah renklerden oluşan kazak bulunmaktadır.)

 

 

 

13.5- Masadaki resme bak ve yeşil olanı göster.(masanın üzerinde sarı,mavi,yeşil,kırmızı renklerden oluşan çiçek resmi bulunmaktadır.)

 

 

 

 

 


DİL VE İLETİŞİM BECERİLERİ

Dil öğretim yöntemleri ikiye ayrılır:
-   Doğal dil öğretim yöntemleri
-   Yapılandırılmış dil öğretim yöntemleri

Yapılandırılmış dil öğretim yöntemleri: (Öğretmen merkezli)
-   Yapılandırılmış dil öğretim yöntemlerinin en önemli özelliği taklide dayalı bir öğretim yöntemi olmasıdır.
- Yapılandırılmış dil öğretim yönteminde öğretmenin önceden seçtiği materyallerle ders işlenir.
-   Pekiştireç olarak sosyal, yiyecek ve sembol pekiştireç kullanılır.
-   İletişimi başlatan öğretmendir.
-   Öğrenci hedef davranışa ulaştığı zaman pekiştirilir.

 Örn; öğretmen çocuğa “dadi” sesini taklit yoluyla öğretirken yanında bu ses için materyal bulundurur. Öğrenciye materyal seçtirmez(örn; öğretmen bu ses için bebeği materyal olarak seçti). Öğretmen, bebeği yürüterek “bak bebek dadi dadi yürüyor. Hadi sen de dadi dadi de” der.
-   Eğer hedeflerimiz arasında hedef davranışa yaklaşmak da varsa, çocuk o davranışa yaklaşınca pekiştirilir.
-   Öğretmen öğrenciye davranış için ilk başta model olur, daha sonra aynı davranışı ondan bekler.
-   Öğretmen, çocuktan istediği sese bağlı olarak çocuğun ağzını bu sesi taklit etmesi için şekle sokabilir ya da istenilen sesi model olurken ağzını abartarak çıkartabilir.
-   Bir şeyi (sözel ya da sessel olabilir) taklit etmeyi öğretmek istediğimiz çocuklarda yapılandırılmış dil öğretim yöntemlerini kullanırız.
Çocuk için uygulanacak öğretim yöntemine karar verirken göz önünde bulundurulacak kriterler:
-   Çocuğun ihtiyacı
-   Öğreteceğimiz beceri
-   Öğrencinin özellikleri(yetersizlik türü, davranışları, yaşı, söz öncesi iletişim becerileri)
-   Ortam özellikleri
-   Materyaller
-   Kolay uygulanır olması
-   Zaman bakımından uygun olması(daha çabuk sürede netice alınan yöntem tercih edilmelidir.)
-   Öğretmenin o yöntemi uygulama ile ilgili yeterliliğe sahip olması


YAPILANDIRILMIŞ DİL ÖĞRETİM YÖNTEMİ
ÖĞRETİM PLANI

Öğretim süreci: (Bardak öğretimi)
 Yönerge sunulur.(örn; öğretmen elinde bardağı tutarak “bardak de” der). Çocuğun tepkisi (doğru tepki, yanlış tepki, tepkisiz kalma) beklenir. Verilen tepkiye uygun bir tepki verilir.
(Yanlış tepki ya da tepkisizlikte; öğretmen “bardak de” diye yönergeyi tekrar eder. Doğru tepkide ise çocuk sosyal, yiyecek ya da sembol pekiştireçle ödüllendirilir). Genellikle bir materyalle sunum yapılmaz.(farklı bir bardak gösterilerek ikinci sunumda aynı şekilde yapılır)en az dört farklı materyalle dört kez sunum yinelenmelidir. Değerlendirme sürecinde nesne, resim ya da taklit edilmesi istenen davranış gösterilerek ve söylenerek çocuktan tepki istenir. (örn, öğretmen bebeği yürütürken çocuğa “hadi dadi de” der.)

Amaç: Öğrenci dört kezden üçünde bardak gösterildiğinde bardak der.

Yapılandırılmış dil öğretim yöntemlerinin avantajları:
-   Uygulamacılar tarafından kolaylıkla uygulanabilmesi
-   Kısa sürede uygulanabilir bir yöntem olması
-   Yöntemi uygulamakla ilgili öğretmenlerin yeterliliğe çabuk ulaşabilmesi
-   Her türlü ortamda uygulanabilir olması
-   Materyallerin çabuk hazırlanması
-   Taklit becerilerinin öğretiminde etkili olması
-   Ağır zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenciler için yapılandırılmış ortamda doğrudan istenilen beceriyi öğretmek daha uygundur.
-   (sırasında 10 dakika oturabilme ön koşulu varsa) Çok fazla davranış problemi olan çocuklarda doğal dil öğretim yöntemine göre daha uygundur.
Yapılandırılmış dil öğretim yöntemlerinin dezavantajları:
-   Gerçek ortama genellenebilirliği düşük olduğundan kullanım boyutuna uygun değildir.
-   Küçük yaştaki çocuklarda bu öğretim yöntemiyle ilgi alanına giremediğimiz için uygun olmayabilir.
-   Kazanılan becerilerin sürdürülebilirliği sınırlıdır.

 

DOĞAL DİL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ: (ÇOCUK MERKEZLİ)

Doğal dil öğretim yöntemleri 3’e ayrılır:
A-   Doğal dil öğretim yöntemleri:
o   Genişletme
o   Ekleme
o   Paralel konuşma
o   Kendi kendine konuşma
B-   Çevrenin yapılandırılmasına dayalı dil öğretim yöntemleri:
C-   Çevresel ipuçlarına dayalı dil öğretim yöntemleri(Milieu teaching):
o   Tepki isteme
o   Model olma
o   Geciktirme

-   Genişletilmiş milieu: (yukarıdaki öğretim yöntemine fırsat öğretimi eklendiğinde kullanılır.)
-   Doğal dil öğretim yöntemlerini genel özelliği çocuk merkezli olmasıdır.
-   Ortamlar ev ortamlarına benzer olarak yapılandırılır.
-   Genellikle iletişime çocuğun başlaması için gerekli düzenlemeler yapılır.
-   Model olma en önemli tekniğidir.
-   Pekiştireç olarak çocuğun, hedef davranışı gerçekleştirdikten sonra o sözcükle ilgili nesneye ulaşması kullanılır.
-   Sembol ve yiyecek pekiştireç kullanılmaz. Sadece hedef davranışa bağlı olarak (sosyal pekiştireç)nesneye ulaşması sağlanır.
Doğal dil öğretim yönteminde öncelikle;
-   Öğretimde kullanılacak materyaller çocuğa seçtirilir.(çocuğun uzanması, bakması, eliyle göstermesi bize seçim yaptığını gösterir.)
-   Çocuk seçimini yaptıktan sonra diğer materyalleri ortadan kaldırabiliriz.
-   Oyun bağlamı oluşturmak için ek materyaller koyabiliriz.
-   Çocuğun ilgisini değerlendirilerek, öğretilecek hedef sözcük veya cümle ile ilgili oyun bağlamında model olunur.
-   Çocuğun tepkisi mutlaka genişletilir ve ekleme yapılır. Ve çocuktan tepki istenir.
(tepki doğru olduğunda; materyale ulaşması sağlanır. Yanlış olduğunda; tekrar bağlam oluşturulur ve model olunur. Çocuktan tepki istenir.)

 

DOĞAL DİL ÖĞRETİM YÖNTEMİ
           ÖĞRETİM PLANI

Öğretim süreci: (Bardak öğretimi)
   Öğrencinin önüne bardak, ayı, oyuncak bebek, tavşan ve oyun bağlamını oluşturacak diğer materyaller konulur. Çocuk materyali seçtikten sonra öğretmen; ” sen ayıcıkla mı oynamak istiyorsun? Ah ayıcığımız uyanmış hadi ona su verelim. Aaa.. Bardağımız burdaymış, bardağa su dolduralım.(çocuğa dönerek) ben neye su dolduruyorum?” der. Çocuk bardak derse “al bakalım sen doldur(nesneye ulaşması sağlanarak pekiştirildi.) Ne var senin elinde?” der.” Bardak” derse “evet sen bardakla su içiriyorsun” denilir.” Ne içiriyorsun?” diye sorulduğunda “Su” derse “evet, su içiriyorsun” denilir. 
Eğer çocuk bardak demediyse bağlam değiştirilir. Örn; öğretmen “ayıcığımız koşmuş koşmuş yorulmuş. Ay.. çok terlemiş. Hadi ona su verelim. Bardağımız nerde?” diyerek bağlamı değiştirmelidir.

Amaç: Öğrenci, bardağı göstererek veya “ bardak” diyerek bardağın kullanım amacına uygun olarak bardağı ister ya da hizmet ister.

Doğal dil öğretim yöntemleri:
a)Genişletme: Çocuğun konuşmalarını tamamlayarak tekrarlama anlamına gelir. Konuşan fakat cümleler kuramadan konuşan ya da uzun cümleler kuramayan çocuklar için çok yararlı bir tekniktir. Ayrıca çocuğun ortalama sözce uzunluğunu arttırmak için çok uygun bir yöntemdir. Daha karmaşık sözel biçim kategorilerine model olarak kullanılır.
*Ortak ilgi ve sıralı konuşma genişletmenin temelidir.
* Genişletme yapılırken; yetişkin, çocuğu dinler. Çocuğun söylemek istediği tüm cümleyi anlamaya çalışır ve çocuğun düzeyine uygun olarak tüm cümleyi söyler.
* Çocuğun söylediği genişletildikten sonra öğrencinin genişletilmiş sözceyi söyleyebilmesi için öğretmen, çocuktan tepki ister. (Örn; çocuk (bebeği göstererek) “bebek” dedi. Öğretmen “evet, bebek uyuyor ”diye genişletir. Daha sonra çocuğa “bebek ne yapıyor?” diye sorulur. Doğru tepki verilirse, çocuğun bebeğe dokunmasına izin verilir. Eğer sadece uyuyor ya da bebek derse, öğretmen tekrar model olur.(öğrenci uyuyor derse “ne uyuyor?” denilerek çocuğa bebek uyuyor dedirtene kadar model olunur)
* Bu yapılırken kesinlikle yapılandırılmış ortamdaki gibi çocuğa sadece model olunup tepki istenmez. Model olunurken mutlaka bir oyun bağlamı oluşturulmalıdır.
b)Ekleme: Genişletme yapıldıktan sonra ekleme yapılır. İfade edici dili sınırlı olan; özellikle zamir, sıfat gibi anlamca kelime çeşitliliğinde sınırlılığı olan çocuklarda kullanılır. Anlamca çocuğun kelime haznesini geliştirmek için kullanırız. Bağlam içinde sözcük önce genişletilir.(Örn; çocuk yüzen bir ördeğe bakarak “ördek” dedi. Öğretmen, “ördek yüzüyor” diyerek genişletti.) Çocuk genişletmeyi model aldığında ekleme yapılır. (Çocuk (ördeği göstererek) “yüzüyor” dediğinde “evet, sarı gagalı ördek yüzüyor” diyerek ekleme yapılır.) Daha sonra ekleme yapılan şeye tepki istenir.

c)Paralel konuşma: İfade edici dili olmayan çocuklarda kullanılır.
*Çocuğun paralel konuşurken; kullandığımız cümle düzeyinde olmasa da doğru cümle kalıplarını duyması sağlanır.
*İfade edici dili sınırlı olan çocuklarda doğru cümle kalıplarını duymaları için kullanılır. Aynı zamanda düzeltme yapmış oluruz.

d)Kendi kendine konuşma: Cümleleri birbirine bağlayamayan, olayları sırasıyla anlatamayan, uzun cümleler kurarak konuşamayan çocuklar için kullanılır. Bu yöntemin amacı, çocuğun bir olayı sırasıyla anlatması ve uzun cümleler kurmasını sağlamaktır.
*Öğretmen çocuğun ilgilendiği bir aktivite veya nesne ile ilgili konuşmalı, arada çocuğa bakarak ve konuşmasına izin vererek, sorular sorarak çocuktan tepkide bulunmasını beklemeli ve çocuğa yaptığı aktiviteye katmalıdır.
* Bu yöntemi uygularken çocuğun anlayabileceği şekilde konuşmalı ve beklentilerimizi çocuğun performansına göre belirlemeliyiz.
* Çocuğumuz dil kazanmış olsa da dil gelişimini tamamladığını düşünmemeliyiz. (Zihin engelli çocuklarda dilin sınırlı olduğu bir gerçektir!)
*bu yüzden öğretim yaparken bu 4 tekniğe mutlaka yer vermeliyiz.
Bu yöntemler zihin engelli çocuklarda:
   —Anlam çeşitliliğini ve
   — Ortalama sözce uzunluğunu arttırmada kullanılır.
Doğal dil öğretim yöntemlerinin avantajları:
-   Ortam genellemesi yapılabilir.
-   Özellikle ifade edici dili sınırlı olan çocuklar için uygundur.

 

Doğal dil öğretim yöntemlerinin dezavantajları:
-   Her yerde uygulanabilir değildir.
-   Uygulama kolaylığı yoktur.(Daha çok ailenin uygulamasına kolaylık gösteren bir yöntemdir)
-   Daha uzun süre gerektirebilir.
-   Öğretmenin teknikleri nerede ne zaman uygulayacağıyla ilgili yeterliliğe sahip olması gerekir.
-   Öğretim sonu kazanımlar düşüktür.(Yapılandırılmış ortamda öğretim sonu kazanımlar daha yüksektir. Çünkü yapılandırılmış ortamda ölçüt söz konusudur. Bu ölçüte ulaşılana kadar öğretim yapılır. Doğal ortamda ise çocuğun ilgisine bağlı bir öğretim yapılır.)
***Bir öğretimin başarılı olabilmesi için;
•   Kazanım
•   Genelleme      gerekmektedir!!
•   Süreklilik

Kaynaklar

Gazi Üniversitesi dil ve iletişim becerileri ders notları

 

 


ELEŞTİRİ     YARDIM      TUZAĞI

 

KAYNAK 1

 

ELEŞTİRİ TUZAĞI

            Çocuğun yapması istenilmeyen davranışlarının yetişkin uyarı ve eleştirisiyle  sonuçlanması o davranışları  uyarı sırasında durdurması, ama sonra aynı davranışların  sıklığı yada sürelerinde artışlar  gözlenmesine eleştiri tuzağı denir.

  • •Bağımlı davranış
  • •Emeklemeye  gerileme
  • •Yetişkin yönelimli çocuk

YETİŞKİN     İLGİLENDİĞİ  DAVRANIŞI                   ARTTIRIR.

UYARI:Herhangi bir davranışın pekiştireci geri çekildiğinde, başlangıçta duygusal bakımdan alt üst olma yani davranış patlaması  söz konusudur.

Yerinde Oturma Davranışı

UYARIÖğretmen yada yetişkinlerin çocuklardan yapmamalarını istedikleri şeyleri her zaman ve ortamda  yapacakları, yani çocukların kendilerine söylenenlerin aksini yapacağı şeklinde bir sonuca varılmamalıdır.

ELEŞTİRİ TUZAĞINDAN KURTULMA  ÖDÜLLENDİRMEYİ ARTTIRM

NEDENİ: sınıf normlarına uygun davranışların yeterince ödüllendirilmemesidir.

Eleştiri tuzağını önlemek için; eleştiriyi azaltan ve ödülü arttıran koşulların oluşturulması gereklidir!

A-İPUÇLARINDAN YARARLANMA

STRATEJİLER

  • •Sınıf kurallarına uymayan davranışı, uygun davranışı ödüllendirmenin işareti olarak görme,
  • •Öğrencilere sembol dağıtma, sembolleri ödüllendirmenin işareti olarak kullanma
  • •Ödüllendirme sloganlarının , ödül vermenin hatırlatıcı olarak kullanma.

1- Uygun Olmayan Davranışı, Uygun Davranışı Ödüllendirmenin İşareti Olarak  Kullanma

Bulunduğu sınıfa ve kurallara uygun davranmayan çocuğun davranışı;

Uygun davranan çocuğu ödüllendirmenin hatırlatıcısı olarak kullanılabilir.

  • •Öğretmen uygun olmayan davranıştan            dikkatini anında çekmektedir.
  • •Uygun davranmayan çocuğa,ne yapması gerektiğine ilişkin olumlu ipuçları vermektedir.     

2- Ödüllendirmenin İpucu Olması İçin Semboller Dağıtma

  • •Semboller, öğretmenin çocukların olumlu davranışlarını görmesini  hatırlatmak için kullanılır.

            Bu sürecin uygulanması, dağıtılabilecek sembollerin hazırlanmasını ve sembollerle  değiştirilebilecek nesneler ve etkinliklerin belirlenmesini ve belirlenen nesne ve etkinliklerle değiştirilmesini gerektirir.

3- Ödüllendirmenin İpucu Olarak Sınıfa Sloganlar Yerleştirme

  • •Öğretmen kendisi  için sloganlar yerleştirir.

            İYİ DAVRANIRKEN YAKALA KÖTÜ DAVRANMALARINI BEKLEME ÖDÜLLENDİR.OLUMLU DAVRANMALARINI ÖDÜLLENDİR İLERLEMELERİ ÖDÜLLENDİRBELİRGİN OLAYŞE NEYİ YAPTIYSA ONA SÖYLEALİ’Yİ  ÖDÜLLENDİRİRKEN, NEYİ İYİ YAPTIYSA        BETİMLE   DERSTE GERÇEKLEŞEN İLERLEMELER ÜZERİNE KONUŞ

B- ÖDÜLLENDİRME UYGULAMALARI YAPMA

Ödüller, güçlendirilmek, arttırılmak istenen davranışları izlemelidir.Bunun için;

Sınıfta ve okulda arttırılmak istenen davranışlar saptanmalıdır.

  • •Belirlenen davranışların ödüllendirme uygulamalarına yer verilmelidir.

C-ÖĞRETMEN ÖDÜLLENDİRMELERİNİ PEKİŞTİRME

Öğretmen ödüllendirmelerinin ne kadar olduğunun bilinmesi gerekir;dolayısıyla kayıt edilmesi gerekir.

  • •Öğretmen kendi davranışını kayıt eder.
  • •Öğretmenin ödüllendirmelerini sayma, kayıt ederek onlara gösterme.                

D-ÖDÜL VERMEYİ ARTTIRMA ÖRNEKLERİ

  • •Nelerin  ödül olduğuna karar verme
  • •Ödül davranışlarını sayma, kayıt etme ve grafiğini çıkarma
  • •Ödül vermeyi arttırma programı

YARDIM TUZAĞI

Öğrenciye yapamadığı davranışlarının nasıl yapılacağını gösterme ve onun için yapma, yaptıklarından çok yapamadıklarıyla ilgilenmenin sonucunda, öğrencinin ilgilendiği sırada o davranışları yapması, ancak daha sonra aynı davranışları yapamaması yardım tuzağı olarak adlandırılır.

ÖRNEKLER

  • •Türkçe dersi

Fiş cümlesini doğru yazma

  • •Toplama

Basamakların yerini değiştirme

5+8=13

5+8=31

7+4=11

16+6=22

Yardım tuzağından kurtulmak;

  • •Doğru yapılanların ödüllendirilmesini gerektirir.
  • •Doğru davranışları ödüllendirme arttığında, yardım tuzağından kurtulmak mümkündür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK 2

 

  • •ELEŞTİRİ TUZAĞI : Olumsuz davranışı izleyen uyaranların yada eleştirel yorumların o davranışı daha da arttırılması olayıdır.Eleştirel yorumlar;''yerine otur,gezinme,yapma,arkadaşının kalemini bırak'' vb.
            Örneğin; ayağa kalkan çocuğa öğretmen sürekli ''yerine otur'' şeklinde tepki veriyorsa bu o anda çocuğun yerine oturmasını sağlayabilir,ancak daha sonra tekrarlanmasını engellemez.Aksine çocuk bunu öğretmenin kendisiyle ilgilenmesi şeklinde değerlendirip daha çok tekrarlayabilir.
            Eleştiri tuzağını engellemek için ödüllerin arttırılması ve istenmeyen davranışın uyuşmayan davranışının pekiştirilmesi gerekir.Ödülü arttırmak için;
    a-Arzu edilen davranışı hatırlatacak ipuçlarına yer verme
    b-Ödüllendirmelere ilişkin uygulamalar yapma
    c-Pekiştirme sağlamak için daha çok ödüllendirmeye yer vermek gerekir.
    ÖDÜL KULLANMAYA İLİŞKİN İPUÇLARI :
     1-Uygun davrananlar görülüp ödüllendirildiğinde,uygun davranmayanlara örnek olur.Diğer öğrenciler bunların ödüllendirildiğini görünce uygun davranmaya başlarlar.
    2-Dikkat olumlu davranış üzerinde yoğunlaşırsa,olumsuz davranışlar yok olur.
            Bunları sağlamak için öğretmen kendine ipucu oluşturacak sloganlar hazırlayıp sınıfta kendisinin görebileceği yerlere yerleştirebilir.Bu sloganlar şöyle olabilir;
    a-Onları olumlu davranırken yakala
    b-Olumsuz davranmalarını bekleme 
    c-Ödüllendir
    d-Belirgin ol (Tutarlı ol )
    e-A' ya neyi doğru yaptığını söyle ( betimle )
    f-Gösterdikleri ilerlemeler üzerine konuş
    YARDIM TUZAĞI :Tekrarlanan hatalara,doğru yapılanlardan daha fazla dikkat edilerek pekiştirildiği durumlarda bu tuzağa düşülür.Bu teknik bir şeyi düzeltmeye dayalı,akademik becerilere yöneliktir.Burada çocuğun düzeyine ve ne kadar süre yardım edileceğine ve doğruların üzerinde yoğunlaşmaya dikkat edilmelidir.
            Örneğin bir toplama işleminde çocuk '' 8,6 daha '' deyip yüzümüze bakıyorsa ve biz hemen ''14 veya 8' in üzerine 6 say '' diyorsak yardım tuzağına düşmüş oluruz.Burada yardım tuzağına düşmemek için öğrenciye '' toplamayı yapınca haber ver,gelip kontrol edeceğim.'' Denilebilir ve doğru yaptıkları üzerinde durulup yanlış olanları tekrar kontrol etmesi söylenebilir.    
            Okuma çalışması yaptırılırken çocuk her kelimede ''e-e'' diye uzatıp bizim söylememizi bekliyorsa ve biz kelimeyi söylüyorsak yine yardım tuzağına düşmüş oluruz.Burada yardım tuzağını engellemek için birlikte yapılan bir iki çalışmadan sonra ''sen sessizce birkaç kez kendi kendine oku, hazır olduğunda seni dinleyeceğim'' denilebilir ve çocuğun doğruyu kendi kendine bulması sağlanır.

 


1

 

SINIF YÖNETİMİ

 

SINIF YÖNETİMİ VE BOYUTLARI: Sınıf yönetimi, eğitim yönetimi sıra dizininin ilk basamağıdır. Eğitim için gerekli birincil kaynaklar olan öğrenci, öğretmen, program, kaynaklar, sınıfın içindedir. Eğitim yönetiminin kalitesi, büyük ölçüde sınıf yönetiminin kalitesine bağlıdır.

  • •Etkili bir eğitimin değişkenleri arasında en çok yer kaplayanlar sınıf yönetimine ilişkin özelliklerdir: Sınıf iklimi, etkileşim düzeni, iyi ilişkiler, öğrenci katılımı ve davranış düzenidir.
  • •Sınıf yönetimi, sınıf yaşamının bir orkestra gibi yönetilmesidir.
  • •Sınıf yönetimi, içinde öğrenmenin gerçekleştiği bir çevrenin oluşturulabilmesi için gerekli olanak ve süreçlerin, öğrenme düzeninin, ortamının, kuralların sağlanması, sürdürülmesidir.
  • •Sınıf yönetimi, öğretmen ve öğrencilerin çalışma engellerinin en aza indirilmesi, öğretim zamanının uygun kullanılması, etkinliklere öğrencilerin katılımının sağlanmasıdır.
  • •Sınıf yönetimi, sınıftaki kaynakların, insanların, zamanın yönetimidir.

 

Sınıf Yönetimi Etkinliklerinin Boyutları

  • ØSınıf ortamının fiziksel düzeni
  • ØPlan program etkinlikleri
  • ØZaman yönetimi
  • Øİletişim
  • ØDavranış düzenlemeleri

Sınıf Ortamının Fiziksel Düzeni: Sınıfın genişliği, sınıf alanının çeşitli etkinliklerin yapımı için bölünmesi, ısı, ışık, gürültü düzenekleri, renkler, temizlik, estetik, eğitsel araçlar, oturma düzeni, öğrencilerin gruplanması akla gelir.

Plan Program Etkinlikleri: Amaçlar esas alınarak yıllık, ünite, günlük planların yapılması, kaynakların belirlenmesi, araç sağlama, yöntem seçme, iş ve işlem süreçlerinin belirlenmesi, araç sağlama, yöntem seçme, öğrenci özelliklerini belirleme, gelişimlerini izleme ve değerlendirme, öğrenci katılımını düzenleme

Zaman Yönetimi: Sınıfın içinde geçirilen zamanın çeşitli etkinliklere dağılımı, zamanın ders dışı ve bozucu etkinliklere harcanmaması, sıkıcılığın önlenmesi, öğrencinin zamanının çoğunu okulda sınıfta geçirmesinin sağlanması, devamsızlığın ve okuldan ayrılmaların önlenmesi

İletişim: Sınıf kurallarının belirlenip öğrencilere benimsetilmesi, sınıf yaşamının kolaylaştırılmasına yönelik öğrenci- öğrenci, öğrenci- öğretmen ilişki düzenlemelerini içerir.

Sınıf Yönetimini Etkileyen Etmenler

  • ØÖğrencilerin özellikleri ve gereksinimleri
  • ØOkul yapısı
  • ØÖğretmenlerin sahip olduğu kişisel geçmiş

Öğrencilerin Özellikleri ve Gereksinimleri: Öğrencilerin geldikleri çevrenin öğrenci üzerindeki etkisi ve öğrencilerin gereksinimleri ve yapısı sınıf içi davranışlara yön veren önemli etkenlerdendir.

Okul Yapısı: Öğrencilerin ait olma duygularını karşılayan ve öğrencileri yaşantıları, kültürleri ile ilişkili olan öğretimsel etkinliklere özendiren okullar, daha olumlu öğrenci davranışına sahip olan okullardır.

Öğretmenlerin Sahip Olduğu Kişisel Geçmiş: Birçok araştırma, öğretmenlerin önyargılarının karar vermede önemli rol oynadığını göstermektedir. Ön yargılarının sınıf durumuna ilişkin yorumları ile bütünleştirerek sınıfta uygulama stratejileri geliştirdikleri belirtilmektedir.

Sınıfın Fiziksel Düzeni: Sınıf, öğretmen ve öğrenci için öğrenme çevresidir. Sınıf etkinlikleri için farklı düzenlemelerin yapılması gerekir. Sınıfın fiziksel düzenini nasıl olacağı konusunda karar vermek için şu dört anahtarı izlemek gerekir.

  • ØÇok fazla hareketin olacağı alanları belirlemek
  • ØÖğrencinin öğretmeni kolayca görebileceğinden emin olmak
  • ØÖğretim araç-gerecinin kullanımı ve öğrenci gereçlerinin hemen ulaşılabilir olmasını sağlamak
  • ØÖğrencilerin sınıfın bütün sunumlarını ve oyunların kolaylıkla görebildiğinden emin olmak

Sınıf Ortamının Özellikleri

Çok boyutluluk   Eş zamanlılık  Anındalık-çabukluk   Açıklık  Uzun sürelilik

Fiziksel Ortamın Etkileri

  • •Sınıftaki sıra, masa, dolap uzaklık, fiziksel engeller öğretmen-öğrenci arasında psikolojik engel oluşturur.
  • •Sınıf etkinliklerini yer aldığı ortam, öğrencinin, öğretmenin en yakın çevresi, sürekli etkileyici değişkendir.
  • •Farklı sınıf yapılarında öğrencilerin davranış değişimine hazır oldukları görülmüştür.
  • •Yapılanmış bir sınıf düzeninin daha etkili olduğu belirlenmiştir.
  • • İyi bir sınıf düzeni öğrenciyi güdelemekte, öğrenmeyi artırmakta, öğrenilenin hatırlanmasına yarım etmektedir.

Fiziksel Ortamın Değişkenleri: Sınıftaki öğrencilerin sayısı, duvar ve eşya renkleri, ışık, ısı, temizlik, gürültü düzeyleri, görünüm, sınıftaki fiziksel ortamın öğeleri sayılabilir.

Öğrenci Sayısı: İlk yıllarda öğrencilerin sayısı az tutulmalı ve gerekiyorsa sınıf düzeyiyle birlikte yükseltilmelidir. Çünkü öğrenci sayısının az olduğu sınıflarda çok sayıda öğretim yöntemi kullanılabilir.

Işık: Sınıfta ışık doğrudan değil dolaylı gelmeli, doğal aydınlatma yolları kullanılmalıdır. Pencerelerin alanı, güneş ışığından yeterince yararlanmaya uygun olmalıdır.

Isı: Sınıf ısısının düzenlenmesi ısıtıcı ve soğutucularla ayarlanabileceği gibi öğrenciler de ısı değişimiyle tutarlı olarak giysi değişimi yapabilmelidirler.

Renkler: Renkler öğrencinin fiziksel ve davranışsal durumunu etkilemektedir. Renk yalnızca duvarlar için değil eşyalar için de önemelidir. Renkler öğrenciye ve mekânların, araçların kullanılış amaçlarına göre de değiştirilmelidir.

Gürültü: Rahatsız edici, işitmeyi engelleyen, dikkati dağıtıcı, fiziksel ve ruhsal sağlığı bozucu bir etkendir. Sınıf içinden kaynaklanan gürültüyü azaltmanın yolu sınıf kurallarının gürültüyü de içermesi, bu kurallara özenle uyulmasıdır.

Temizlik: Sınıfta yerlerin, duvarların, pencerelerin, sıra ve masaların temiz olması fiziksel ve düşünsel rahatlık açılarından gereklidir. Öğrenciler sınıfı temiz bulmalı ve temiz bırakmayı öğrenmelidir.

Görünüm: Sınıf ölçülerinin uyumu, tavanın basık olmaması, duvarların boyalı olması, eşya ve duvarların uyumu, pencerelerin geniş olması oldukça önemlidir.

Fiziksel Ortamın Düzenlenmesi: Sınıf ustaca düzenlenmiş bir çevre olmalıdır, çünkü davranışı değiştirmenin çok etkili bir yolu, çevreyi değiştirmektir.

Düzenleme yaparken şunlara dikkat edilmelidir:

Sınıfın ana bölümleri   Öğrencilerin oturma düzeni    Sıra- masa düzeni

Sınıfın Ana Bölümleri: Sınıfın çeşitli bölümleri farklı amaçlar için kullanılabilecek birer köşe oluşturulmalıdır. Öğrenme merkezlerinden yararlanma bir plana bağlanmalı, merkezler yeterli araç- gereç olmalıdır.

            Sınıfın diğer ana bölümleri öğrencilerin oturacağı, toplu veya bireysel etkinliklerde bulunacakları, daha çok sıra masalardan oluşan alanlar, öğretmen masa ve eşyalarının yerleşim alanı araç-gereç dolapları yazı tahtası gibi bölümler de ana bölümlerdendir.

            Sınıfın diğer ana bölümleri öğrencilerin oturacağı, toplu veya bireysel etkinliklerde bulunacakları, daha çok sıra masalardan oluşan alanlar, öğretmen masa ve eşyalarının yerleşim alanı araç-gereç dolapları yazı tahtası gibi bölümler de ana bölümlerdendir.

Öğrencilerin Oturma Düzeni: Öğrencinin sınıftaki yerini belirlemedeki temel kaynaklardan birisi herkesin görme ve işitme kolaylığına sahip olması ve kimsenin birbirini engellememesidir.

Sıra-masa Düzeni: Öğretmen masası, öğretmenin sınıfın tümünü görebileceği bir yerde olmalı, kontrol derecesi ve istenen yönetim şekline göre, öğrenci etkinliklerinin türü ve öğretmen yardımı dikkate alınarak yer değiştirilmelidir.

Sınıf düzeni öğrenmeye yardım edici, konu ve yönteme uygun. Öğretmen ve öğrencilerin birbirlerine ve kaynaklara kolayca ulaşmasını kolaylaştırıcı, öğrenci katılımını artırıcı olmalıdır.

            Ders dönemi öncesinde öğretmence fiziksel düzenleniş konusunda şunların yapılması önerilmektedir.

  • ØLavabo, tuvalet ve oyun alanlarının temizlik ve bakımının sağlanması
  • ØSınıfın ısınma, aydınlanma düzeneklerinin kullanıma hazır hale getirilmesi
  • ØSınıf dışından gelecek gürültüye önlem alınması.
  • ØSınıf alanına uygun sayıda öğrenci seçimi
  • ØDers araç gereçlerinin belirlenip sağlanması
  • ØOturma alanı dışında gösteri, canlandırma gibi etkinlikler için boş alan ayrılması
  • ØSınıfta giriş çıkış değişik etkinlik alanlarının geçiş için öğrenci akış düzeninin kurulması
  • ØSınıf bölümlerinin ve oturma düzeninin geçici planlarının yapılması
  • ØÖğrenci listesinin sağlanması

 


2

 

Sınıfta Zaman Yönetimi: Öğretmenler sınıflarını yöneterek eğitim programını yetiştirmekten, öğrencilerin bilgi ve becerilerin geliştirip başarılarını artırmaktan sorumlu kişilerdir. Bu nedenle sınıfı etkili yönetmek için gerekli olan unsurlardan birisi de sahip olduğumuz öğretim süresini israf etmemek ve zamanı iyi kullanmaktır.

Zaman Yönetiminin Önemi

  • •Öğretmenin zamanı dikkatlice kullanması öğrenciler için daha çok öğrenme fırsatı yaratması anlamına gelir
  • •Zamanın etkili kullanımı öğretmeni dağınıklıktan kurtarır.

Etkili zaman yönetimine nereden başlamalıyız? Zaman yönetimi ile ilgili problemleri çözmek için bir öğretmenin yapması gereken işlerin başında daha etkili, daha ayrıntılı planlar yapmak gelir.

Zamanı etkili kullanmak için yapılması gereken nelerdir? Zamanı etkili kullanmak için bir öğretmenin yapması gerekenler sadece planlarda zamanlamaya yer vermekle sınırlı değildir.

Örnek Olay

  • •Öğretmen: şimdi tahtaya yazdığım soruları ders kitabınızdan yararlanarak cevaplayın.

Öğrenciler kitap sayfalarını çevirerek soruları yanıtlamaya başlarlar.

  • •Öğretmen: bir dakika, bir dakika. Herkes dün verdiğim okuma parçasını okudu mu?
  • •Kaç kişi okuyamadı okumayanlar ellerini kaldırsınlar.
  • •Tamam, şimdi soruları yanıtlamaya devam edebilirsiniz.
  • •Öğretmen sınıfta dolaşmaya devam eder.
  • •Öğrencilerden birisinin başka bir şeyle ilgilendiğini görür.
  • •Yüksek sesle öğrenciyi uyarır.
  • •Öğrenciler de uyarılan öğrenciye doğru dönerler.
  • • Öğretmen: sadece bir dakikanız kaldı. Herkes önüne dönsün.
  • •Siz öğrencilerin yerinde olsaydınız ne hissederdiniz?
  • •Öğretmenin zamanı kullanmaya ilişkin yaptığı hatalar nelerdir?
  • •Öğretmenin yerinde olsaydınız zamanı daha etkili kullanmak için ne yapardınız?

            Bu örnekte yer alan öğretmen bir öğretim etkinliğinin tamamlanmasını beklemeden diğer bir etkinlik hakkında konuşarak ve öğrencilerin dikkatini yapılan etkinlikle hiç alakası olmayan bir başka bir duruma çekerek konsantrasyonlarını bozmuş ve zamanı etkin olarak kullanılmamasına neden olmuştur.

Zaman Yönetimi Açısından Öğrencilere Öğretilmesi Gereken Kurallar

  • ØÖğrencilerin sınıfa giriş ve çıkışları
  • ØYoklama, devamsızlık ve geç kalma
  • ØÖğrencilerin sınıfta dolaşmaları
  • ØGerekli materyallerin getirilmesi
  • ØVerilen ödevlerin bir yönerge doğrultusunda hazırlanması
  • ØSınıfta birbiriyle konuşma
  • ØSöz alma

Öğrencilerin Sınıfa Giriş Çıkışları: Öğrencilere ders zili çalar çalmaz sınıfa girmeleri, yerline oturmaları ve verilen etkinlik üzerinde hemen çalışmaya başlamaları öğretilmelidir.

Yoklama, Devamsızlık Ve Geç Kalma: Yoklamanın yapılması öğretmenin görevleri arasında yer alan bir iştir. Ancak öğretmen bu iş için ders saatinin başlangıcında geniş zaman harcıyorsa, hem dersin kesintiye uğramasına, hem de öğretim dışında bir işe gereğinden fazla zaman harcamasına neden olur.

Öğrencilerin Sınıfta Dolaşmaları: Özellikle ilköğretim birinci kademede öğrencilerin birbirlerinden bir şeyler almak, kalemini açmak gibi mazeretlerle sınıfta dolaşması çok sık rastlanan bir durumdur.

Gerekli Materyallerin Sınıfa Getirilmesi: Bu da özellikle orta öğretim kurumlarında sıkça rastlanan bir durumdur. Bu gibi durumlar için öğretmenin yedek birkaç kitap ya da teksir vb. gerekli materyali bulundurması uygun olur.

Verilen Ödevlerin Bir Yönerge Doğrultusunda Hazırlanması: Ödevlerin yapılışına ilişkin açık bir yönerge vermek oldukça önemlidir. Aksi takdirde öğrencilerden gelecek birçok soru ile karşılaşmak mümkündür.

Sınıfta Birbiriyle Konuşma: Öğrenciler sınıfta birbirleriyle konuşmaları grup çalışmaları dışında istenen bir durum değildir.

Söz alma: Tartışmalar esnasında öğrenciler nasıl söz alıp konuşacaklar? Genellikle izlenen yol parmak ya da el kaldırması ve öğretmenin de bunlar arasından seçim yapmasıdır.

 

 


 

 

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ

 

İngilizce olarak ABA (Applied Behavior Analysis) yöntemi olarak adlandırılan Uygulamalı Davranış Analizi (UDA), davranışsal yöntem olarak adlandırılır ve davranış değiştirme yaklaşımları arasında en sık kullanılan yöntemlerdendir.

Bu yöntemde, bireyin davranışları ve davranışlarıyla ilişkili çevresel faktörler ayrıntılı olarak incelenir ve analiz edilir. Bir davranışın değiştirilmesinde çevresel etkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Uygun pekiştireç tarifelerinin ve söndürme yöntemlerinin uygulanmasıyla istendik davranışlar elde edilmesi bu yöntemin en güçlü yanıdır.

 

Davranışçı Yaklaşım

Edimsel Koşullanma

  • Uygulamalı davranış analizi, sosyal önemi olan davranışları değiştirmeyi amaçlayan, davranışçı kuramın öne sürdüğü, davranış temel prensiplerine dayalı süreçleri kullanan bilim dalıdır.

Klinik ve laboratuar ortamlarında geliştirilen prensiplerin günlük yaşam içerisinde kullanılmasını temel alır.

 

Uygulamalı davranış analizinin temel dayanak noktaları:

1-Davranış değişikliği (öğrenme) çevresel değişikliklere bağlı olarak gerçekleşir.

2-Edimsel koşullanma içsel durumlarla değil, gözlenebilir, ölçülebilir ve yinelenebilir davranışlarla ilgilidir.

3-Refleks tepkiler dışında tüm insan davranışları öğrenilmiş davranışlardır

4-Davranış ve çevre ilişkilerini bilimsel biçimde açıklayabilmek için çevre özelliklerinin ölçülebilir gözlenebilir terimlerle açıklanması gerekir.

5-Davranış ve çevre ilişkileri tüm insanlar için geçerlidir, davranışların azaltılması mümkündür 

 

 Tarihçe:

—  Uyaran- tepki psikolojisi olarak bilinen davranışçılığın ilk biçimi Watson tarafından öne sürülmüştür.

—  1938’de Skinner kitabında davranışın deneysel analizini anlatmıştır.

—  İnsan üzerindeki uygulamayı ilk olarak Fuller 1949 yılında bir rapor ile yayınlamıştır.

—  Çağdaş uygulamalı davranış analizi 1968 yılında bir dergide yayınlanmasıyla başlamıştır.

 

Uygulamalı Davranış Analizi İlkeleri

—  Uygulamalı olması: Hedef davranışın kuramsal açıdan değil, toplumsal açıdan önemli bir davranış olmasını ifade eder.

Arttırılmak ya da azaltılmak istenen davranış toplumsal açıdan önemli olmalı ve acil önem taşımalı.

—  Davranışsal olmalı: bireyin değişen ya da değiştirilmesi planlanan davranışının tam olarak gözlenebilir ve ölçülebilir olmalıdır.

—  Analitik olmalı: eğer işlevsel bir ilişkinin varlığından söz ediliyorsa, davranışın oluşması veya oluşmaması deneysel koşullar altında gösterilmelidir.

—  Teknolojik olmalı: sürecin yazılı olarak tanımlanmasını ve yeterince detayı içermesini ve bir başka uygulamacı tarafından tekrarlanabilir olmasını gerektirir.

—  Kavramsal sistematiğinin olması: uygulamacının izlediği süreçler davranışın temel prensiplerinden kaynaklanıyorsa kavramsal sistematikten söz edilebilir

—  Etkili olmalı: Çalışma birey için pratik sonuçlar üretmek için davranışı yeterli şekilde gerçekleştiriyorsa etkilidir.

—  Genellenebilir olmalı: davranış değişikliğinin başka durumlar ve başka davranışlar içinde sürdürülebilir olmasıdır.

 

 

Uygulamalı Davranış Analizi Basamakları

  1. Hedef davranışı belirleme
  2. Hedef davranışı tanımlama
  3. Hedef davranışı ölçme ve kaydetme
  4. Hedef davranış için uygulama yöntemini seçme

 

Davranış:
Kişinin eylemde bulunarak çevreyle etkileşim içinde olduğu gözlenebilir, ölçülebilir ve oluşumu çevrede değişikliğe yol açan bir dizi eylem ya da davranış sınıfına verilen isimdir.

 

Problem davranış

Problem davranış, çocuğumuzun yapmasını istemediğimiz davranışları, çocuğun kendisine, çevresine zarar verdiği davranışları, öğrenmesini engelleyen ve yaşıtlarından farklı olan davranışlarıdır.
Problem davranışı tanımlamak önemli!
Tanımlayarak “Hedef davranış” haline dönüştürürüz. Çünkü iyi tanımlanmamış bir davranış için iki kişinin anlaşması oldukça güçtür. Ayrıca iyi tanımlanmamış bir davranışı ölçmek pek mümkün olmayabilir.

Eğer sorunu, çocuğun yaptığı davranış olarak ele alırsanız, o davranışı değiştirmek için bir şeyler yapabilirsiniz. Bazı örnekler verelim:

1-   *Mert , açgözlü

      *Mert, başkalarının tabağından yemek alıyor.

2-    *Dilek, saldırgan.

       *Dilek, arkadaşını ısırır.

 3-   *Sibel, tembel.

      *Sibel, ödevini yapmaktan kaçınır.

Yukarıdaki örnek çiftlerinde ilk ifadeler, sorunu duygusal sıfatlarla nitelendiriyor. Bu sıfatlar çocuğun ne yaptığını göstermiyor ve çocuğun iç dünyasına ait varsayımlardır. Bunlar doğru da olabilir, yanlış da...

İkinci ifadelerse, çocuğun ne yaptığını; dolayısıyla da neyin değişmesi gerektiğini gösteriyor. “Açgözlülük nasıl değiştirilir?” sorusunu cevaplamak zordur; ancak, “başkalarının tabağından yemek alması nasıl engellenir?” sorusu daha kolay cevaplanır.

 

Hedef davranış, sosyal önemi olan ve değiştirilmesi hedeflenen davranıştır.

İyi bir tanımın şu üç ölçütü karşılaması gerekir.
1- Yeterince açık olmalıdır. Tanım herhangi biri tarafından okunduğunda yazan kişi ile anlaşabilmelidir.
2-   Tanımda davranışın sınırları çizilmelidir.
3- Tanım mutlaka nesnel olmalı, yani davranışın gözlenebilir özellikleri ifade edilmelidir.

 

Hedef davranışın Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik koşulu ise aşağıda sıralanan özelliklerle tanımlanır.
- Gözlenebilir
- Sayılabilir
- Başlangıcı ve sona erişi olan
- Tekrarlanabilir

 

Hedef davranışı belirlerken
> Çocuk/birey ile görüşülebilir.
> Bireyin yaşamındaki önemli kişilerden bilgi alınabilir.
> Ölçü araçları uygulanabilir.
> Birey doğrudan gözlenebilir.

 

PROBLEM DAVRANIŞLARI ETKİLEYEN/TETİKLEYEN/OLUŞTURAN DURUMLAR

a)         Hazırlayıcı olaylar;

Kullanılan ilaçlar, giysiler, kalabalık ve gürültülü ortamlar, açlık, susuzluk, hastalık

b)         Öncüller;

  • •Belirli bir zaman dilimi (her gün yemek etkinliğinden sonra bağırma davranışı göstermesi)
  • •Belirli fiziksel çevre (sadece oyun parkında arkadaşını ısırması)
  • •Belirli insanlar (öğrencinin öğretmen yardımcısıyla birlikteyken sıraya vurması)
  • •Belirli etkinlikler (çivi çakma etkinliği sırasında çivileri fırlatması)

c)         Sonuçlar

Davranış ortaya çıktıktan sonra sunulan ya da davranışı izleyen durum ya da uyaranlar

 

BİREYLERİ PROBLEM DAVRANIŞA İTEN NEDENLER
(Problem Davranışların İşlevleri)

 

ELDE ETME

a) sosyal ilgi ve dikkat elde etme

b) nesne ya da etkinlik elde etme;

c) duyusal ve içsel uyaran elde etme;

 

KAÇMA/KAÇINMA

  • Sosyal ilgi ve dikkatten kaçma/kaçınma
  • Nesne ya da etkinlikten kaçma/kaçınma
  • Duyusal ve içsel uyarandan kaçma/kaçınma

ELDE ETME

a)      sosyal ilgi ve dikkat elde etme;

problem davranışların başka kişilerin ilgi ve dikkat göstermesi nedeniyle olumlu pekiştirilmesi, (bakış, yaklaşım, konuşma…)

     b)    nesne ya da etkinlik elde etme;

Problem davranışların yiyecek, oyuncak ve etkinlik elde etme yoluyla olumlu pekiştirilmesi, (yiyecek, etkinlik, para…)

     c) Duyusal ve içsel uyaran elde etme

problem davranışlar sonucunda görme, işitme ya da dokunma şeklinde duyusal geri bildirimler sağlanması, (sallama/sallanma, parmak oynatma, kendine vurma, yüksek sesle konuşma, başkalarına dokunma…)

 

KAÇINMA

a)      sosyal ilgi ve dikkatten kaçma;

Sarılma, sıra alma, bakış, yaklaşım, tensel temas….

      b)    nesne ya da etkinlikten kaçma;

Sevilmeyen bir yiyecek-içecek, zor ve sıkıcı bir etkinlik….

      c) Duyusal ve içsel uyarandan kaçma

Kulak ağrısı, açlık, göz yanması..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DAVRANIŞ KAYIT TEKNİKLERİ (DAVRANIŞLARIN KAYDI)

 

1- ANEKDOT-ÖDS-ODS-ABC KAYDI
Davranış öncesi ve sonrasında neler olup bittiğine ilişkin, ayrıntılı biçimde veri toplamak için doğrudan gözlemlere yer veren kayıt türüdür. ABC kaydı ile hedef davranışa/davranışlara karar verilir.

 

Tarih/Saat

     Davranış Öncesi

       (öncül-ortam)

Davranış

Davranış Sonrası

(Sonuç)

3 Ağustos / 9:20

 

1. Ç. odada ağlayarak koşuyor.

 

 

2. Ö. "Çalışma zamanı geldi" dedi ve masaya oturdu.

3. Ç. ağlayarak koşmaya devam etti.

4. Ö. "Haydi seni bekliyorum" dedi.

 

5. Ö. E'yi kollarından tuttu.

6. Ç. ağlamaya devam etti.
7. Ç. A.'nın masaya yönlendirmesine direniyor.

8. Ö. "Tamam o zaman bebeğinle oyna" dedi.

3 Ağustos / 11:40

1. Ö. "Yemek hazır masaya gel" dedi.

2. Ç. ağlamaya başladı. Odanın kapısına koştu.

3. Ö. "Hayır buraya gel" dedi.

 

 

4. Ç. ağlamaya ve elleriyle kapıya vurmaya başladı.

 

 

 

5. Ç. kapıyı tekmelemeye başladı.

6. Ö. "Hadi bahçeye çıkalım" dedi.

 

ABC kaydı tutarken dikkat etmemiz gereken noktaları:
ABC kaydı sırasında kayıt tutulacak kişi ve davranışlar (uygun olduğunda) için olabildiğince kısaltma ya da harfler kullanın.
Hiçbir biçimde yorum yapmayın; yalnızca, gözlenebilen davranışları kaydedin. Örneğin gözleminiz sırasında çocuğunuz ağladıysa "mutsuz olduğu için ağladı, kızdığı için ağladı" gibi yorumlar yaparak kayıt tutmayın. Yalnızca "ağladı" biçiminde kayıt tutun.

DİKKAT:
Bu kayıt tekniğini kullanacak olanlar bu kaydı üç farklı yer ve zamanda tutmalıdırlar.
Böylece davranışının hangi sürelerde ve nerelerde ortaya çıktığı anlaşılır. Bu aynı zamanda gözlemin güvenirliği için de gereklidir.

ÖDS-ABC kaydı sonrasında topladığınız verilerle ilgili doğru analiz edebilmek açısından aşağıdaki soruları cevaplayın:
- Sorunlu ya da uygun olmayan davranışlar nelerdir?
- Davranış sıkça gerçekleşiyor mu?
- Davranışı takip eden bir pekiştirme ya da ceza uygulaması tutarlı bir biçimde görülüyor mu?
- Davranış öncesinde davranışa neden olan ya da tetikleyen öncül ya da öncüller tutarlı bir biçimde görülüyor mu?
- Öncül-davranış-sonuç ilişkisi tekrarlı bir biçimde gerçekleşiyor mu?
- Bir önceki maddede belirtilen ilişki doğrultusunda hangi davranış değişikliğine gereksinim var?

 

 

Öncelikli Hedef Davranışı Belirleme
Gözlem sonucunda birden fazla davranış hedef davranış olarak belirlenebilir. Aynı zamanda bu hedef davranışların bazılarının kazandırılması diğerlerine göre öncelik taşıyabilir. Bu gibi durumlarda da öncelikli olarak öğretilecek davranışın belirlenmesi gerekir.

Bu durumda;
-Sakınca derecesi,
-İleride kullanılma olasılığı
-Süreğenlik derecesi
-Bireye pekiştireç sağlama olasılığı
-Başka davranışlar için önkoşul niteliği taşıması
-Değiştirme kolaylığı
gibi noktalara dikkat edilerek hedef davranış belirlenir.

 

2- KALICI DAVRANIŞ ÜRÜNÜ KAYDI
 Gözlemlenen bilgi davranışın kendisi değil sonucudur. Davranış sonunda elde edilen ürünlerin değerlendirilmesidir. Öğrencinin haftalık sınav kağıtlarının incelenmesi, dakikada kaç kelime yazdığı, Haftalık hece testinde doğru sözcük sayısı, bilgisayar klavyesi ile yazılan doğru sözcük sayısı, öğrencinin resminde yer alan perspektif sayısı kaç etek giyebildiği vs. nin gözlemlenmesi kalıcı ürün kaydına örnektir.

 

3.FOTOĞRAF VE VİDEO İLE KAYIT
Zaman zaman kalıcı ürünlerin daha da kalıcılığını sağlamak amacı ile fotoğraflar ve video kayıtları kullanılabilir.
Örneğin: Tırnak yeme davranışını değiştirmeyi hedefliyorsanız. Düzenli aralıklarla öğrencinin ellerinin fotoğrafını çekebilirsiniz. Tırnak boyunu cetvelle ölçerek kayıt eder. Fotoğraf kanıtlarını kullanabilirsiniz.
Bir başka örnek olarak öğrencilerin legolarla yaptıkları ürünleri fotoğraflayabilirsiniz.

 

4. OLAY-SIKLIK KAYDI:
 Önceden belirlenmiş bir davranışın sıklığının kayıt edilmesidir. Amaç davranışın sayısını artırmak ya da azaltmak ise kullanılır.
- Çocuğun bir ders saati içerisinde kaç kez yerinden kalktığı, arkadaşına kaç kez vurduğu, kaç kez tükürdüğü gibi sayılabilir olan problem davranışların kayıt edilmesinde kullanılır.

Davranışın açık başlangıç ve bitişi olduğunda oldukça kullanışlıdır.
Eğer davranış bazen 10sn. Bazen de 10 dakika sürüyorsa olay kaydı bu tür davranışlar için uygun değildir.
Davranış çok sık meydana geliyorsa, davranışı bütün bir zaman diliminde izlemedikçe saymak mümkün değilse olay kaydı uygun değildir.

 

5- SÜRE KAYDI :
Hedef davranışın ne kadar süre ile devam ettiğinin belirlenmesi amacıyla tutulan kayıtlardır.
 İki türü vardır.
- Gözlem süresinde gerçekleşen her bir davranışın süresi kayıt edilebilir.
- Gözlem süresinde gerçekleşen tüm davranışların toplam süresi kayıt edilebilir.

Örneğin stereotip hareketlerin (Sallanma, kendi etrafında dönme vb.) kaydının tutulması bu kayıt türüne örnektir.
Süre kaydı sayılamayan ve süresi uzun olan davranışların kayıt edilmesi için uygundur.

Süre kaydı yaparken kronometreli ya da dijital bir saat en iyi araçtır. Zamanı gösteren video kayıtları incelenerek, süre kaydı yapılabilir.

 

 

6- BEKLEME SÜRESİ KAYDI
Bazı durumlarda bir uyaranla davranışın başlaması ya da tamamlanması arasında geçen süreyi belirlemek önemlidir. Bekleme süresi kaydı süre kaydındaki ilkeler dikkate alınarak tutulur.
 Örnekler:
Öğretmenin “yerine otur” demesinden sonra öğrencinin yerine oturması arasında geçen süre.
“odanı temizle” yönergesi ile işin tamamlanması arasındaki süre. (Sürenin uygun olmadığı durumlarda gerekebilir)

 

7.ARALIK KAYDI: (ZAMAN ARALIĞI KAYDI)
 Davranışın ne kadar ortaya çıktığını değerlendirmek için yapılan kayıttır. Sıklığı çok olan bir davranış üzerinde çalışmak için yapılır.
Gözlem süresi 10 ile 30 saniye aralıklara bölünür.
Davranış her ortaya çıktığında saymak yerine, gözlem süresindeki aralıklardan kaçında ortaya çıktığı sayılır.

Örneğin verilen etkinliği yapmada sıkıntı yaşayan bir çocuk için öğretmen gözlem süresini 2 dakika olarak belirler. 2 dakikayı 10 ar saniyelik aralıklara böler. Gözlemci her 10 saniye içinde çocuğun ödev yapıp yapmadığını kayıt eder. Aralık süresi davranışın sıklığına bağlı olarak belirlenir.

D

D

-

-

-

D

D

D

-

-

-

D

Öğr. Gözlem süresinin %50’sinde işe dikkat etmiştir. 6/12 x 100= %50

 

8-(ANLIK)ZAMAN ÖRNEKLEMESİ KAYDI: 
Bu kayıt tekniğinde gözlem süresi belirlenerek eşit zaman aralıklarına bölünür.
- Aralıklar genellikle dakikadır. Gözlemci her aralığın sonunda davranışın ortaya çıkıp çıkmadığını kayıt eder.
 - Kısa süreli devam eden davranışlar için kullanılır.
- Bu yöntem ile birden çok sayıda davranış aynı anda kayıt edilebilir.
- Diğer kesin kayıt tekniklerine göre sonuçlar daha sınırlıdır.

Örneğin gözlem süresi 1 dakika olarak belirlenen bir davranış için 1 dakika 10 ar saniye olmak üzere altı parçaya bölünür. Davranış gözlem aralığı içinde değil her 10 saniyede davranışı gösterip göstermediği kayıt edilir.

Hedef davranış:

1 dk

2. dk

3.Dk

4.dk

5.dk  

Oyuncakla oynama

           _

            _

              +

                 +

                  +

Dışarıyı seyretme

          +

            +

            _

            _

                  _

Tepki sayısı/gözlem sayısı X 100= Tepki yüzdesi

Tepki sayısı/gözlem sayısı= Tepki oranı

 


Verilerin Analizi ve Grafiğe aktarımı

Toplanan verilerle grafik çizmek ve grafiği okumak son derece önemlidir.
Grafik çizerken bazen veri toplama formu üzerinde topladığınız veriler aynen (sayı ya da süre olarak) kullanılır bazen de verilerde yüzde ya da oran hesaplaması yapılır.
Kullandığınız form üzerinde grafik oluşturma olanağı yok ise toplanan verilerle ayrıca grafik çizmek gerekir. Bu amaçla davranışın yüzdesi, oranı ya da ortalama davranış süresi gibi hesaplamalar yapılır.

 

Olay kaydı /sıklık kaydı veri hesaplama

Tepki Oranı = Davranış Sayısı/Gözlem Süresi

 

1. Gün

2. Gün

3. Gün

4. Gün

5. Gün

Tepki Sayısı

3

10

12

8

3

Gözlem Süresi

3

15

6

8

30

Oran Hesaplaması (Tepki Oranı)

3/3 = 1

10/15 = .67

12/6 = 2

8/8 = 1

3/30 = .1

 

Süre Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı

Sergilenen Davranış Yüzdesi = Gözlenen Davranış Süresi/Toplam Gözlem Süresi X 100

Süre kaydı tutulan davranış günde birkaç kez sergileniyorsa ortalama süre hesaplaması yapılır. Örneğin uygun sürede yemek yeme davranışı için kayıt tutulurken davranış günde en az üç kez gerçekleşen bir davranış olduğu için gün içinde ortalama yemek yeme süresi hesaplanır. Ortalama süre hesaplaması için aşağıdaki formül kullanılır.

Ortalama süre = Tüm oturumlar boyunca gözlenen davranış süresi (saniye olarak verilmelidir)/Gözlem oturumu sayısı/60

 

Bekleme Süresi Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı,
Bekleme süresi kaydı kullanılan gözlem yapılan ve kaydedilen davranışlarda ise, ortalama bekleme süresi hesaplanarak veriler grafiğe işaretlenir.
Ortalama süre = Tüm oturumlar boyunca gözlenen davranış süresi (saniye olarak verilmelidir)/Gözlem oturumu sayısı/60

 

Grafik Çizme:
Veriye dayalı karar verme sürecinde grafik çizmek son noktadır ve genellikle çizgi grafiği çizilir.

Grafiksel analiz yaparken üç temel duruma ilişkin yorumlamak önemlidir.
Bunlar, 
(a) verilerin kararlılığı, 
(b)verilerin eğilimi
(c) verilerin düzeyidir.


PEKİŞTİRME

Davranışsal psikolojide anahtar kavram  pekiştirmedir.

  • •Pekiştirme,bir davranışın hoşnutluk duymayı sağlayıcı sonuçlara bağlı olarak, ileride yapılma olasılığının artması sürecidir.

PEKİŞTİRME ÇEŞİTLERİ

 

Olumlu Pekiştirme ve  Olumsuz Pekiştirme olmak üzere ikiye ayrılır. İki tür pekiştirmenin davranış üzerindeki etkisi aynıdır. Her ikisi de izlediği davranışı arttırmaktadır.

 

Olumlu Pekiştirme

Olumlu veya olumsuz bir davranışı izleyen durumda ortama bir uyaranın eklenmesiyle o davranışın ileride yapılma olasılığının arttırılmasıdır. 

Olumlu pekiştirme örnekleri;

Annesi Damla’ya tuvalet eğitimi vermeye çalışmaktadır. Anne Damla tuvalete gittiğinde bu davranışını ona şeker vererek pekiştirmektedir.

“Oyuncak bebekle oynamayı seven Filiz’e boyama etkinliğini bitirdiğinde oynaması için oyuncak bebeği veriliyorsa,” Filiz’in boyama etkinliğine katılma ve tamamlama davranışları artabilir.

 

Olumsuz Pekiştirme

Olumlu veya olumsuz bir davranışı izleyen durumda ortamdan  itici uyaranın çekilmesiyle o davranışın ileride yapılma olasılığının arttırılmasıdır. 

Bir öğretmen her dersin başında, geçen dersteki konu ile ilgili öğrencileri sözlü yoklamaktadır. Özellikle çalışmayan öğrencileri seçip soru sormaktadır. Öğrenciler bu sıkıcı durumdan kurtulmak için her derse çalışarak gelmektedirler.

Otobüslerdeki hız kayıt ve kontrolü sağlayan cihaz 90 km hızı geçince ses çıkarmaya başlamaktadır. Aynı şekilde yeni arabalarda emniyet kemeri bağlanmadığı sürece giderek şiddeti artan bir ses sürücüyü rahatsız etmektedir. Sürücüler bu sesten kurtulmak için hız kontrolünü ve kemer bağlamayı öğrenmektedirler.

 

Olumsuz pekiştirmenin kullanılmasında temel kural öğrenciye alternatif davranış sunmak ya da göstermektir. “Eğer x’ i yapmayı durdurur, y’ yi yapmaya başlarsan, bu olumsuz durumdan kurtulursun

 

PEKİŞTİREÇ TÜRLERİ

  • •BİRİNCİL PEKİŞTİREÇLER

    Hava, su, yiyecek, içecek, ışık, hareket gibi yaşamsal önemi olan uyaranlar

  • •İKİNCİL PEKİŞTİREÇLER
  • •Sosyal Pekiştireçler
  • •Nesnel Pekiştireçler
  • •Sembol Pekiştireçler
  • •Etkinlik Pekiştireçleri

 

BİRİNCİL PEKİŞTİREÇLER (öğrenilmemiş)
(yiyecek,içecek,uyku,cinsellik)

Öğrenci sabah kahvaltısını 8’ de yapmışsa, öğle üzeri saat 11’ de yapılacak eğitsel etkinlikte yiyecek pekiştireci kullanılabilir”. Ancak öğle yemeğinden sonra sunulan yiyecek, pekiştirici etki göstermez.

 

Ancak yemek saatinden hemen önce yapılan boyama etkinliği için yemek, pekiştireç olarak kullanıldığında, boyamasını yemek süresi sonunda ancak tamamlayan çocuğun zamanında yemek hakkını elinden almak etik değildir.


İKİNCİL PEKİŞTİREÇLER (öğrenilmiş)


a) Sosyal pekiştireçler
(gülümseme, okşama, dokunma, sarılma,övme vb)

Dikkat! Otistiklerde sosyal bir pekiştireç olan bedensel temas dikkatli kullanılmalı ve diğer pekiştireç türleriyle desteklenmelidir.

Sosyal Pekiştireç Örnekleri;Aferin, bravo, süper, helal sana… gibi övücü ve cesaretlendirici sözcükler, Sınıfa resmini gösterelim, Tahtaya konuyu o yazacak, gerçekten dikkat ediyorsun….gibi cümleler, Göz kırpma, başla onaylama, tebessüm …gibi yüz ifadeleri,Öğrenciler arasında yürüme, teneffüslerde öğrencilerle birlikte olma, çocuklarla birlikte yeme, öğrencilerinin grubunda oturma, koluna girme ….gibi yakın olma davranışları, Arkasını sıvazlama, elini sıkma, başını okşama…gibi bedensel temas

Ödüllendirici sözcükler yani övgüler dikkatli kullanılmalıdır. Yani davranışın hemen sonunda ve niçin övüldüğü kısaca belirtilerek..


b) Nesnel pekiştireçler

(oyuncak, eşya, araç)

Nesnel pekiştireçler doğru kullanıldığında çok etkilidir. Ancak önemli sınırlılıkları vardır. Öğrenciler bu nesneleri uygun davranış göstermeden de elde edebilir.

 

“Kurallara uygun davranmadığı için eğitim ortamında elde edemediği kalemi çocuk, okuldan çıkar çıkmaz ablasından alabilirse”, eğitim ortamındaki pekiştireç etkili olmaz.

 

c) Etkinlik pekiştireçleri
(şarkı söyleme, oyun oynama)

Ebru grup içinde şarkı söylemekten çok hoşlanmaktadır. Öğretmen etkinlikler süresince yerinde oturması durumunda Ebru’nun arkadaşlarına bir şarkı söylemesine izin vereceğini söyler. Ebru yerinden kalkmadan etkinliklere katıldığında son müzik etkinliğinde tek başına şarkı söylemesine izin verilir.”

 

“Engin’in boyama etkinliğini tamamlama süresini azaltmak için öğretmen,boyama etkinliğini başlatırken, boyamayı önce bitiren üç kişinin istedikleri yap-boz ile oynayabileceklerini söyler. Engin in yap boz etkinliğine katılabilmek için boyamasını daha kısa sürede tamamladığı görülür.”

 

Etkinlik Pekiştireci ve Premack İlkesi

Daha az hoşlanılan etkinlik daha çok hoşlanılan etkinlik tarafından pekiştirilir.

“Öğretmeni Ali’nin etkinlik sonrasında masasını temizlemekten hoşlanmadığını fakat araçları dolaplara kaldırmayı sevdiğini bildiği için Aliye “Eğer masanı temizlersen, arkadaşlarınla birlikte oyuncakalrı yerine yerleştirebilirsin” diyerek Premack ilkesini uygulamış olur.”

 

d) Sembol Pekiştireçler

Sembol Pekiştireçler, uygun bir davranış sonrasında bireye bir başka pekiştireçle değiştirilmek üzere verilen yıldız, kupon, marka gibi araçlardır.

 

Dönüştürme oranı, nesne ya da etkinliğin güncel değeri göz önüne alınarak belirlenmelidir.

 

Bir adet şeker için 1, bir paket kraker için 5, bir plastik oyuncak için 10 sembol istenebilir.

 

“Hiperaktivitesi olan öğrencinin sırasında oturma davranışını kazandırmak için

Her dersin sonunda verilen yıldız gün sonunda 5 yıldız yapar. Sorunsuz geçen bir haftanın sonunda öğrencinin 25 yıldızı olur ki bu da Cuma akşamı dışarıda hamburger yiyebilmesi demektir.”

 

İnformal Sembolller

“Ahmet ödevini yapmadığı gibi, diğer öğrencilere de vurmaktadır. Annesiyle görüşülerek izleyen şekilde anlaşma yapılır. Öğretmen öğrencinin iyi çalıştığı ve diğer öğrencilerle işbirliğinde bulunduğu günler , bir not yazar ve öğrenciye verir. Uygun davranmadığı günler eve not göndermez. Bu anlaşmaya göre öğrenci bir pusulayla eve geldiğinde, sevdiği televizyon programlarını seyretmesine izin verilir.”

 

“Bir 4. sınıf öğrencisinin dersi dinlemediği, verilen ödevleri yapmadığı, dalga geçtiği, kendinden küçükleri okul girişi ve çıkışında dövdüğü gözlenmektedir.

 

Öğrencinin ders dinleme ve çalışmasını arttırmak ve küçüklere saygılı davranmasını geliştirmek için ne yapılabilir?

 

Çocuğun en çok yapmaktan hoşlandığı şey: Tahta işlerini severek yapıyor ve başarılı.

 

Buna göre 10 dk süreyle dersi dinleme ve ödevinin yapması karşılığında tahtaya çentik işareti konulmuştur. On çentik kazandığında,30 dk süreyle küçük öğrencilerin iş odasında tahta işleri araçlarını kullanmalarını denetlemesine izin verilmiştir. Küçük öğrenciler bu öğrencinin gelmesini dört gözle beklemişlerdir. Sonuçta….

 

Sembol pekiştireçler azaltılarak davranış doğallaştırılır. Sistemi sonlandırma sürecinde “Puan sistemine yer vermeden……………davranmayı öğrendin. Kendinle gurur duymalısın” şeklinde betimlemeler yapılmalıdır.

 

PEKİŞTİREÇ SEÇİMİ

Pekiştireçler araştırılır ve seçilirken aileyle çok sağlıklı bir iletişim ve işbirliği yapmak gerekir.

Pekiştireç seçiminde örnek;

“Öğretmen sınıf içinde yerinde oturma süresini arttırmak için her beş dakikada bir bir adet çikolata parçası verirken, çocuk okul çıkışında annesine ağlayarak iki kutu çikolata aldırıp yiyebiliyorsa, sınıftaki uygulama boşa gider.

 

Çocuk için etkili pekiştireçleri belirlemenin en etkili yolu, çocuğun boş zamanlarında ne yaptığına , neyle oynadığına, ne yiyip içtiğine bakılmasıdır. İlginçtir, çocuğa yönelttiğiniz, “önüne bak”, “artık yeter” gibi uyarılara neden olan etkinlikler aslında etkili pekiştireçler olabilir.

Pekiştireçler pekiştirme özelliğini korumaları amacıyla (alternatif pekiştireçlerle) sık sık değiştirilmelidirler.

Örneğin birinci oturumda yapılan boyama, kesme etkinliğinde kuruyemiş kullanılırken, ikinci oturumda çorap, pantolon , kazak çıkarma için şekerleme kullanılabilir.

 

Öte yandan tuvalet eğitimi verdiğimiz bir öğrenciye sevdiği bir içeceği pekiştireç olarak kullanırsak doğal fırsat yaratmış oluruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PEKİŞTİRME TARİFELERİ

1.Sürekli pekiştirme: Arttırılması istenilen uygun davranışın her meydana gelişinin pekiştirilmesidir. Yani istenen/beklenen davranış her ortaya çıktığında pekiştirilmesidir. Sürekli pekiştirme, yeni bir beceri veya davranış kazandırırken kullanılması önerilen, ancak beceri veya davranış belli bir düzeyde gözlenmeye başlandıkça aralıklı pekiştirme tarifelerine yerini bırakması gereken bir tarifedir.

Kısaca yeni bir davranış ya da beceri öğretilirken kullanılır sonrasında geri çekilerek diğer tarifeler uygulanır.

                     

2. Aralıklı pekiştirme : Uygun davranışın önceden belirlenen sayıda veya sürede oluşumunun pekiştirilmesidir. Oranlı ve süreli (zaman aralıklı) olmak üzere ikiye ayrılır.

 

a) Oranlı Pekiştirme : Hedef davranışın oluşum sıklığı (sayısı) göz önünde bulundurulur. Sabit oranlı ve değişken oranlı olmak üzere iki şekilde uygulanır.

b) Süreli (Zaman aralıklı) Pekiştirme : Hedef davranışın oluşum süresi göz önünde bulundurulur.

Sabit süreli ve değişken süreli olmak üzere iki şekilde uygulanır.

 

 

SABİT ORANLI

Doğru yapılan her 5 probleme 1 ek teneffüs

Öğrencinin oyuncağını 3 kez paylaştıktan sonra ödüllendirilmesi

Tüm ödevlerin bitirildiği her 2 dersin sonunda kütüphanede 15 dk. Resimli öykü kitabı okuma

Üretilen her 10 parça için 50 ytl, her doğru 5 paket için 1 jeton

SABİT ZAMAN ARALIKLI

Öğrencinin yerinde oturması 10 dk.da bir gözlenir ve pekiştirilir

5 dk. Da bir kez okuma davranışı gözlenir ve pekiştirilir

Öğrencilerin ders çalışmaları 15 dk.da bir kontrol edilir.

DEĞİŞKEN ORANLI

10’a kadar ritmik saymada öğrenci 2, 6, 10’u söylediğinde, sonraki tekrarda 3, 5,  9’u söylediğinde farklılaşan şekilde pekiştirilir

Ali yaklaşık 3 yoklama fişi doldurduğunda öğretmeni “özel yardımcı” kuponu verir

Ortalama 8 oyuncak paylaşım davranışı için pekiştirilir. İzleyenlerde 7., daha sonrakinde 9. oyuncak paylaşımı pekiştirilir.

DEĞİŞKEN ZAMAN ARALIKLI

Kütüphanede kitap okuyan öğrenciler ortalama 15-25  dk. da bir pekiştirilir

Yerinde oturma davranışı 20, 27, 35. dakikalarda gözlenir ve pekiştirilir. Bir sonraki derste 15., 19. 30. dk.larda pekiştirilir

Öğretmenin bir hafta 2, 4, 5 günlerinde, ikinci haftanın 1. 3. günlerinde günlük kontrolü yaparak övgü yazması



 

 

 

UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLARI AZALTMAK

UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLARI AZALTMANIN AŞAMALARI

 1 ) Hedef davranış belirleyiniz. Hedef davranış belirlerken aşağıdaki soruları yanıtlamaya çalışınız.

   a. Davranış, çocuğun kendisine veya arkadaşlarına fiziksel olarak zarar vermekte midir?

   b. Davranış, çocuğun ya da arkadaşlarının öğrenmesini olumsuz etkilemekte midir?

   c. Davranış, başka davranış problemlerinin ortaya çıkmasına yol açmakta mıdır?   

   d. Davranış, çocuğun sosyal ortamlardan dışlanmasına yol açmakta mıdır?   

   e. Davranış, çocuğun kullandığı ilaçların bir yan etkisi olarak ve o sırada geçirdiği geçici bir rahatsızlığın etkisiyle mi ilişkilidir?

   Bu soruların bir ya da bir kaçına evet yanıtı vermişseniz, ikinci basamağı izleyiniz.

 2) Hedef davranışın hangi ortamlarda ve ne kadar sıklıkta ortaya çıktığını  belirleyiniz.

 3) Hedef davranışı düşürmeyi hedeflediğiniz sıklığı belirleyiniz.  

   Ölçütünüz, uygun olmayan davranışı tamamen ortadan kaldırmak olabileceği gibi, sıklığı belli bir düzeye indirmek de olabilir.

 4) Hedef davranışları azaltma yöntemlerini   gözden geçiriniz ve en uygun yöntemi belirleyiniz. Olabildiğince ılımlı yöntemler seçmeye özen gösteriniz.

 5) Yöntemi, davranış hedeflediğiniz sıklığa düşünceye kadar tutarlı biçimde uygulamaya devam ediniz.

 6) Yöntemi uygularken, seçtiğiniz kayıt etme yöntemi ile kayıt tutmayı sürdürünüz.

 7) Davranış hedeflediğiniz sıklığa kadar azaldıysa ya da tamamen ortadan kalktıysa, sizi kutlarım J

 

Olumsuz Davranışı Kaldırmada İzlenecek Yollar

  • •Olumsuz davranışın tanımı yapılmalıdır.

    (Davranış nedir?)

  • §Olumsuz davranışın oluşum sıklığı veya süresi saptanmalıdır.
  • •Olumsuz davranışın öncesinde ne olduğuna bakılmalıdır.

   Davranış öncesinde ne oluyor?Örneğin; çocuk şiddetle ağlıyor.

  • •Olumsuz davranış sırasında ne olduğuna bakılmalıdır.

    Davranış sırasında ne oluyor?Örneğin; çocuk şiddetle ağladığı sırada etrafındakiler ona susması için şeker mi veriyor?

  • •Olumsuz davranış sonrasında ne olduğuna bakılmalıdır.

    Davranış sonrasında ne oluyor?Örneğin; çocuk şiddetle bağırarak ağladıktan sonra anne de ona bağırıyor mu?


Olumsuz Davranışı Ortadan Kaldırma ya da Azaltma  Yöntemleri
  Davranışları azaltma yöntemleri, organizma (birey ya da herhangi bir canlı) üzerindeki etki ya da kontrol gücüne göre en ılımlıdan , en az ılımlıya doğru sıralanabilmektedir.

  Uygun olmayan davranış, ılımlı bir yöntemle azaltılabilecek ya da ortadan kaldırılabilecekse, azaltma için öncelikle o yöntem seçilmelidir.

En ılımlıdan en az ılımlıya doğru davranış azaltma yöntemleri

  • •Uygun olmayan davranışın ortaya çıkmasını önleme
  • •Görmezden gelme/Etkin aldırmazlık
  • •Sönme
  • •Tepkinin bedeli
  • •Mola
  • •Aşırı düzeltme
  • •Bedensel ceza

 

1. Uygun Olmayan Davranışın Ortaya Çıkmasını Önlemenin İşlevi

   Ön uyaranları değiştirmek yoluyla uygun olmayan davranışın oluşmasını önlemek ya da uygun davranışı ayrımlı pekiştirmek, uygun olmayan davranışı azaltmak için çabalamaktan çok daha etkilidir.

   Uygun olmayan davranışla ilgili çevresel koşulları belirlemek ve değiştirmek davranışları azaltır. Ön uyaranlar davranışın hemen öncesinde oluşan ve davranışın oluşmasına zemin hazırlayan çevresel özelliklerdir.

  Örneğin; çocuk saldırgan davranış gösteriyorsa uygulayıcının bu davranış öncesinde oluşan olay ya da etkinlikleri belirlemesi gerekebilir.

  Anne- baba ve öğretmenler, bu uyaranları değiştirerek uygun olmayan davranışın oluşumunu azaltabilir ya da önleyebilir!

 

1. UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLARI ÖNLEME

 

  Davranış zincirini kırma (DZK)

  Uygun olmayan davranışlar , davranış zincirini kırmak yoluyla azaltılabilir.

           

  a) ÖNLEME/DZK/Yakınlık kontrolü 

  Bir olay ya da durumda, çocuğun potansiyel tepkisini tahmin edip duruşunu değiştirerek, sakin kalarak, iletişim fırsatı yaratarak davranışın alışılagelmiş sırası durdurulabilir.

 

 Örneğin;   kütüphanede yüksek sesle konuşan öğrenciye, ses daha da yükselmeden önce sessiz olmasını sakin, ılımlı ve sempatik bir ses tonuyla söylemek.

           

  b) ÖNLEME/DZK/Şakayla karışık kontrol

  Şaka, genellikle, patlamak üzere olan gerginliği azaltır.

  • •Örneğin;   ortaya çıkabilecek olumsuz durumu önlemek için benzer durumda geçmişte yaşanmış bir öykü anlatılabilir.

 

c) ÖNLEME/DZK/Beklenen davranışa ilişkin öğretimsel kontrol ve yönergeler sağlamak

   Anne- baba ve öğretmenin beklenen davranışları sesli ve açık yönergelerle söylemesi, uygun olmayan davranışların ortaya çıkmasını azaltabilir.

           

  d) ÖNLEME/DZK/Problem çözme fırsatı yaratma

   Uygun olmayan davranış için olumlu seçenekler önerme biçiminde olabilir.

   Örneğin ;   çocuğun uygun olmayan bir davranışı yapmaya hazır olduğunu gözledikten hemen sonra “Bu konu hakkında ne yapabileceğimizi hep birlikte konuşalım” demesi.

           

  e) ÖNLEME/DZK/Uyaran değişikliği  

   Nesnelerin kaldırılması, bireylerin yerlerinin değiştirilmesi, gereksiz istek ve taleplerin kaldırılması, olayların zamanının ve yerinin değiştirilmesi, diğer çevresel uyaranların düzenlenmesidir.

 

   Öğrenci sınıfa geldiğinde sürekli dolabın üzerindeki oyuncağı istiyorsa, bu oyuncak kapaklı bir dolaba yerleştirilebilir.

 

2. GÖRMEZDEN GELME/ETKİN ALDIRMAZLIK

                        Olumsuz davranış  göstermekte olan çocuk ile ilgilenmeye kısa bir süre ara verme demektir. Özellikle dikkat çekmeye yönelik davranışlarda çok etkili olabilir.Çocukla fiziksel olarak ilgilenmek zorunda kalınsa  bile onunla konuşulmamalıdır.Yani küs rolü yapılır.

 

İzlenecek Yolun Ana Çizgileri

► Kısa bir süre için çocuğa herhangi bir biçimde ilgi göstermeyi bırakın.

► Onunla tartışmaya girmeyin, konuşmayın veya onu azarlamayın.

► Başınızı çevirin ve onunla göz göze gelmekten kaçının.

► Tutum ve davranışlarınızda ve yüz ifadelerinizde kızgınlık

belirtisi göstermeyin.

► Başka bir şeyle uğraşıyormuş gibi yapın ya da odadan çıkın.

► Çocuğun olumsuz davranışı karşılığında bir ödül elde etmemesine dikkat edin.

► Olumsuz davranış son bulunca çocuğa bol bol ilgi gösterin.

 

Etkin Aldırmazlık/Görmezden Gelme Yönteminin Kullanılabileceği Davranışlar

  • • Vızıldamak ve huysuzlanmak. 
  • •Yüksek sesle ağlamak.
  • •Israrla istekler ileri sürmek, tutturmak.
  • •Öfke nöbeti geçirmek. (Kendisine ve çevresine fiziksel zarar vermiyorsa)

 

3. SÖNME

  • Sönme ;daha önceden pekiştirilen bir davranışın pekiştirilmemeye başlanmasıyla, davranışın sıklığının, süresinin ya da yoğunluğunun dereceli olarak azaltılması sürecidir.

 

         Örneğin;

    Öğrencilerden biri matematik dersinde ayaklarını sırasının üzerinde uzatarak başını duvara yaslamış şekilde yayılarak oturmaktadır.

    “Serseri gibi değil adam gibi otur” diyerek öğretmen uyarmıştır. Ancak öğrenci başlangıçta şöyle bir toparlanmış ama sonra yayılarak oturmasını arttırmıştır. Öğretmenin uyarıları davranışın sürmesini sağlaması nedeniyle pekiştireç işlevi görmektedir. Öğretmen sönme işlem sürecini uygulamaya başlayınca sırada yayılarak oturan öğrenciyi uyarmaya son vermiştir. Başlangıçta öğrenci bir süre için daha fazla yayılarak oturmuştur. Neden?

    Ama öğretmen öğrencinin yayılarak oturmasına dikkat etmemiş ve uyarmamıştır. Dik oturduğunda dikkat ederek ödüllendirmiş, öğrenci dik oturmaya başlamış ve yayılarak oturması azalmıştır.

Sönmeyi Etkili Şekilde Kullanmak İçin İzlenecek Basamaklar

  • •Hedef davranışı izleyen bütün pekiştireçleri belirle.
  • •Hedef davranışı izleyen bütün pekiştireçleri geri çek.
  • •Hedef davranış her yapıldığında görmezden gel, tutarlı ol.

 

Sönmenin Avantajları

  • •Sönme, sözel ya da bedensel zorlama kullanmaksızın ,uygun olmayan davranışların azaltılmasında etkili olabilir.
  • •Sönme, çocukla uygulayıcı arasında mücadeleye yol açmaz ve çocuğun benlik saygısını azaltmaz.
  • •Sönme, bir ceza uygulaması değildir.
  • •Sönmenin etkisi dereceli olabilirken, etkililik süresi genellikle uzundur.
  • •Uygun olmayan davranış görmezden gelinirken ,uygun olan davranışların pekiştirilmesi, sönme sürecinin en önemli öğesidir.

 

4. TEPKİNİN BEDELİ

  • •Tepkinin bedeli, uygun olmayan davranışın hemen ardından, çocuğun sahip olduğu pekiştireçlerin ya da yıldız, gülen yüz, para gibi sembol pekiştireçlerin sistematik olarak geri alınmasıdır.

 

   Öğretmen bir gün boyunca derslerde parmak kaldırarak söz isteyen öğrencilerin her uygun söz alma davranışı için tahtada oluşturduğu tabloya bir “+” işareti koyar ve biriktirdikleri işaretlerle istedikleri etkinlik ya da nesnelerin değiş tokuşuna izin verir. Uygun şekilde söz almadan konuşan öğrenciden ise “+” işaretini siler.

   Böylece öğretmen hem uygun davranışı pekiştirmiş hem de uygun olmayan davranışlar için tepkinin bedeli uygulamasına yer vermiş olur.

 

Tepkinin bedelini kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

1. Tepkinin bedeli, hedef davranışın hemen ardından uygulanmalıdır.

2. Tepkinin bedeli tutarlı şekilde  uygulanmalıdır.

3. Tepkinin bedeli uygulamasında eksi puanların birikmesine ya da çocuğun borçlanmasına izin verilmemelidir.

4. Çocuk uygun davranışları için, sıkça pekiştireç kazanıyor olmalıdır.

5. Pekiştireçlerin geri alınması cezalandırıcı olmamalı. Örneğin, öğrencinin pekiştireci bağırıp kızarak değil, uygun davrandığında tekrar kazanabileceği söylenerek geri alınmalıdır.

 

Tepkinin Bedelinin Avantajları

1. Sembol pekiştirme ve diğer olumlu pekiştirme uygulamaları ile birlikte kullanılabilir.

2. Evde ve okulda kolayca uygulanabilir.

3. Tepkinin bedeli uygulaması, davranışları azaltmada hızla etki gösterir; ayrıca, etkisi uzun sürelidir.

4. Tepkinin bedeli sürecinde uygulamacı, değişmesi gereken davranışlara odaklanır.

 

5. MOLA

Mola, çocuk bakımından her türlü etkinliğin kısa bir süre durdurulmasıdır.
Mola Yöntemine Uygun Olumsuz Davranışlara Örnekler

  • §Vurmak.
  • §Öfke nöbeti.
  • §Oyuncakları fırlatmak, kırıp bozmak.
  • §Başkalarına tekme atmak; tükürmek; başkalarını ısırmak ve çimdiklemek ya da onların saçlarını çekmek gibi davranışlar.

 

Mola Yöntemine Uygun Olmayan Olumsuz Davranışlara Örnekler
Çekingenlik, anne babaya bağımlılık veya pasiflik.

  • •İçe kapanıklık veya korkaklık.
  • •Sinirlilik, aksilik, keyifsizlik.
  • •Giysilerini veya oyuncaklarını toplamamak.

 

Mola Tekniğinde İzlenecek Uygulama Basamakları

  • §Mola uygulanacak hedef davranışı seçin.
  • §Bu hedef davranışın belli bir süre içinde kaç kez yapıldığını sayın.
  • §Mola için sıkıcı bir yer seçin.

                        Hedef davranış Ortaya Çıkınca

  • §Çocuğu en çok 10 saniye içinde ve on sözcükten daha çok sözcük kullanmadan mola yerine götürün.
  • •Bir saat alıp . . . . . Dakika sonra çalmak üzere ayarlayın ve çocuğun işitebileceği bir yere koyun.

                       

                        Mola Süresi Çocuğun Yaşının Her Yılı İçin Bir Dakikadır !

Saatin çalmasını bekleyin. Çocuğun saatin çalmasını beklediği süre boyunca onunla her türlü ilişkiyi kesin.

Saat çaldıktan sonra moladan çıkan çocuğa neden molaya gönderildiğini açıklayın.

 

Etkili Mola Yerlerinin Özellikleri

  • •Çocuk bakımından sıkıcı ve bıktırıcı bir yer olmalıdır.      
  • •İçinde hiçbir oyuncak, oyun aracı veya çocuğun ilgisini çekebilecek bir nesne olmamalıdır.
  • •İyi aydınlatılmış ve güvenli olmalı; ürkütücü bir yer olmamalıdır.            
  • •Çocuğun 10 saniye içinde kolayca ulaşabileceği bir yer olmalıdır.

 

6. AŞIRI DÜZELTME / ONARMA

           

1. Olumlu alıştırma ve

2. Olumlu alıştırmalarla aşırı düzeltme

3. Onarıcı aşırı düzeltme,

olmak üzere üç şekilde uygulanabilir.

 

1. Olumlu Alıştırma

            Çocuk uygun olmayan davranışı gösterdiğinde yapılan etkinlik durdurulur ve uygun davranış sözel olarak tanımlanır ve uygun davranışın tekrar edilmesi sağlanır. (Kağıtları yere atan çocuktan kağıtları alıp sepete atma ve yerine oturması istenir. Öğretmen teşekkür eder ve doğru davranışı tekrar tanımlar)

2. Olumlu Alıştırmalarla Aşırı Düzeltme

            Çocuk uygun olmayan davranışı gösterdiğinde yapılan etkinlik durdurulur ve uygun davranış sözel olarak tanımlanır ve uygun davranışın belirli bir takvimde tekrar edilmesi sağlanır. (Kağıtları yere atan çocuktan kağıtları alıp sepete atmasının bir hafta boyunca tekrar edilmesi)

3. Onarıcı Aşırı Düzeltme

            Düzeltme (onarma), çocuğun uygun olmayan bir davranışından sonra ortaya çıkan çevresel sorunların (kirlenme vb.) çocuk tarafından fazlasıyla düzelttirilmesidir.(Kendi sırasını kirleten bir öğrenciye tüm sıraların temizletilmesi)

 

7. BEDENSEL CEZA

            Bedensel ceza, acı vermek amacıyla çocuğun bedenine elle veya bir nesne ile vurulması, baskı uygulanması gibi durumları kapsar.

            Ceza  kişiye ne yapmaması gerektiğini göstermekle birlikte, asıl önemli olan ne yapması gerektiğine ilişkin bilgi vermez!
            İstenmeyen bir davranışı yok etmek için verilen bir ceza başka bir istenmeyen davranışa yol açabilir.
            Ceza uygulanan kişi durumdan kurtulabilmek için yalan söyleme, inkar etme, hile yapma, çekingenlik gibi olumsuz davranışlar geliştirebilecektir.

 



 

 

 

 

 

UYGUN OLAN DAVRANIŞIN ARTIRILMASI

 

AYRIMLI PEKİŞTİRME

  • •Uygun olmayan davranışların azaltılması için uygun davranışların arttırılması ve sürdürülmesi

 

a) Diğer Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (DDAP)

b) Alternatif Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (ADAP)

c) Karşıt Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (KDAP)

d) Seyrek Yapılan Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (SEDAP)

e) Sık Yapılan Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (SIDAP)


a) Diğer Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (DDAP)

Belirli bir zaman diliminde uygun olmayan davranışın oluşmamasının pekiştirilmesi

Okul süresince yumruklarıyla şakaklarına vuran bir öğrenci için günde bir saat boyunca DDAP uygulanır. Kendisine vurmadan geçirdiği her 15 sn. sonunda “Çok iyi, kendine vurmadın” denilerek havuç dilimi verilir.İkinci hafta 15 sn. 30 sn.ye çıkarılır. Süreç 15 dk süreyle kendine vurmayıncaya kadar devam eder. 15 dk.lık süreç tüm derslerde uygulanır.

 

b) Alternatif Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (ADAP)

Uygun olan davranışın daha uygun biçiminin pekiştirilmesi

Öğrencinin “ver” yerine “verir misin” demesinin, daha güzel yazı yazmasının pekiştirilmesi

c) Karşıt Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (KDAP)
Uygun olmayan davranışla fiziksel olarak aynı anda yapılamayacak davranışın pekiştirilmesi
Kendine vurma davranışında ellerin kağıt kalemle meşgul edilerek karalama davranışının pekiştirilmesi


d) Seyrek Yapılan Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (SEDAP)

Azaltılmak istenilen ama tamamen sona erdirilmesi istenmeyen davranışlarda kullanılır

Tuvalete gitmek için izin istemek uygun ancak bir ders saatinde 10 kez isteniyorsa üzerinde çalışılması gereken bir davranıştır. Öğrencide fiziksel bir sağlık problemi yoksa daha kabul edileblir bir düzeye çekilmelidir. Önce 1 saat içinde 8 kez, ikinci gün 6 kez gibi tarifeyle azaltılır.

e) Sık Yapılan Davranışları Ayrımlı Pekiştirme (SIDAP)

Çocuğun repertuarında bulunan ancak yeterli sıklıkta ortaya çıkmayan davranışların pekiştirilmesi

Çocuk bazı sabahlar “günaydın” diyordur bazı sabahlar demiyordur. Bu yöntemle “günaydın” dediği sabahlar pekiştireç verilerek arttırılması sağlanır.


DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİKLERİNDE KALICILIĞI SAĞLAMAK

  • •Kalıcılık , elde edilen öğrenme ya da davranış değişikliğinin öğretim bittikten sona erdikten sonra da sürüyor olmasıdır.
  • •Örnek ; okulun açıldığı ilk hafta öğretmen sınıftayken içeri kapıyı çalarak girme davranışını öğrenen bir okul öncesi dönem öğrencisinin, dönem sonunda da bu davranışı sergilemesi öğrendiği davranışı koruduğu anlamına gelir.

Kalıcılık Eğitimine ,

  • •Hedef davranış gerçekleşmeye başladıktan sonra geçilmelidir.
  • •Örneğin ;

   bir öğrenciyi on kez parmak kaldırarak söz alma hakkı tanındığında öğrenci en az sekiz kez bu davranışı uygun biçimde sergiliyorsa, öğretmen kalıcılık eğitimine başlayabilir.

  • •Kalıcılık eğitimi , görsel araçlarla ve dikkatli gözlemlerle de desteklenebilir. 

 

Pekiştirmenin silikleştirilmesi

  • •Okulda dolabını düzenli tutmayan bir öğrenciye dolabını düzenli tutma davranışı öğretilirken, önce çocuk hedef davranışı her sergilediğinde pekiştirmek, çocuk bu davranışı kazandıktan sonra 3 gün boyunca her gün dolabını düzenli tuttuğunda, 3. günün sonunda pekiştireç vermek, pekiştirmenin silikleştirilmesi sürecine örnektir.

 

 

GENELLEME

  • •Elde edilen davranış değişikliğinin öğretim ortamı dışındaki ortamlarda da gerçekleşmesidir.
  • •Örneğin ;

  Öğrencilerin farklı öğretmenlerde uygun davranışları sergilemesi.

  • •Okulda sırasını toplayan bir öğrencinin, evde de masasını toplaması.
  • •Diş fırçalama becerisinin genellenmesi (okulda, evde, çeşitli konaklamalarda)

 


DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME PLANI

1 . Hedef davranış belirleme.

2 . Amaç saptama.

3 . Gözlem ve kayıt yapma.

4 . Uygulamayı planlama ve yürütme.

5 . Uygulamanın etkililiğini değerlendirme.

 

  • Problem davranış nasıl yazılır:
  • •Davranışın tanımını yaparken, davranışın herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmasına dikkat etmemiz gerekir. Ayrıca davranışın tanımı yapılırken birey, davranışın oluşum zamanı, davranışın oluştuğu ortam ve davranış oluşurken ortamda bulunan kişiler belirtilmelidir. Çünkü problem davranışlar her zaman, her ortamda olabileceği gibi belirli mekanlarda ve belirli kişilerin varlığında da olabilmektedir.
  • •Örneklersek; Meral istediği yapılmadığı veya verilmediği zaman her ortamda, ortamda bulunan tüm kişilerin varlığında her iki elinin avuç içi ile aynı anda kulaklarına vurur.

 

  • Örnek :
  • Hedef Davranış: Ayşe sınıfta ders yaparken sandalyede otururken sağ elinin içiyle sandalyeye veya masaya vurur.
  • Hedef Davranışın Oluşma Nedenleri: (Ayşe neden masaya vuruyor?)
  • •Ders yapmak istemediği için,
  • •Dersin konusu performansının üstünde yada altında olduğu için,
  • •Vurma davranışıyla ilgilenildiği için,

 

 

 

Görüşme Formatında Yer Alan Soru Alanları

  • Problem davranışla ilgili sorular  ( problem davranışın şiddeti, süresi, sıklığı ve çeşidi ile ilgili sorular sorulur. )
  • Problem davranışı etkilemesi olası çevresel değişkenlere ilişkin sorular  ( Çocuğun aldığı ilaçlar, uyku düzeni, diyet vb. ile ilgili sorular sorulur )
  •  Problem davranışın oluşmasının tahmin edilmesini sağlayan olay ve durumların belirlenmesine yönelik(Davranışın en fazla ve en az oluşacağı etkinlik, sosyal ortamlara ilişkin ) sorular sorulur. 

 

AMAÇ BELİRLEMEK

 

  • •Olumlu bir amaç belirleyin. Örneğin; “Can oyuncaklarını fırlatmaz” yerine “Can oyuncaklarıyla uygun bir şekilde oynar.”
  • •Çocuğunuzun çevresindeki herkesin bu amaçları benimsemesini sağlayın.
  • •Çocuğunuz istenmeyen davranışı yaptığında, nasıl bir caydırıcı tepki göstereceğinizi belirleyin.Çocuğunuzu caydırmada etkili olabilecek en hafif  cezayı seçmeye çalışmalısınız.
  • •Caydırıcı tepkiyi, istenmeyen davranıştan hemen sonra göstermelisiniz.Çocukların hafızaları sınırlıdır.Bu nedenle davranıştan hemen sonra ortaya çıkmayan tepki etkisiz ve kafa karıştırıcı olabilir.
  • •Tutarlı olun. Caydırıcı tepkiyi çocuğunuzun istenmeyen davranışı her yapışında gösterin ve bunu her zaman aynı biçimde yapın
  • •Çocuğunuzun olumlu davranışlarını ödüllendirin.Olumlu davranışları ödüllendirmek,en az,istenmeyen davranışları caydırmak kadar önemlidir.Çocuğunuzun güzel davranışlarını fark etmek ve ödüllendirmek için çaba göstermelisiniz.
  • •Çocuğunuza, istenmeyen davranışa alternatif olarak yapabileceği olumlu davranışlar öğretin.
  • •İlerlemenin kaydını tutun.

 

OLUMSUZ DAVRANIŞ SAĞALTIM ÖRNEĞİ

 

DAVRANIŞ GÖZLEM FORMU

Gözlenilen Davranış: Ağlama, kendini yere atma

Çocuğun adı soyadı: C.H.

Gözlem Tarihi:…………………….

 

 

ORTAM

ANNENİN DAVRANIŞI

SIKLIĞI

1.

GÜN

İstediği alınmayınca,

Kardeşi okula giderken,

TV seyretmesine izin verilmediğinde,

Baba işe giderken,

Kardeşi sokağa çıkarken

C bu davranışı her yaptığında kucağına alarak onu sakinleştirmeye çalışıyor ve ona şarkı söylüyor

++++

++++

2.

GÜN

Misafir giderken,

Baba işe giderken,

Yemek yemesinde ısrar edilince,

Kardeşi okula giderken,

İstediğini elde edemeyince

++++

++++

++

3.

GÜN

Kardeşi okula giderken,

Eve misafir geldiğinde,

Çikolata, dondurma alınmadığında,

Yemek yemesinde ısrar edilince

++++

++

 

 

Gözlem yapılan üç günün ortalaması alındığında davranışın günde ortalama 8 kez ortaya çıktığı belirlenmiştir.

C’nin problem davranışları kendisine ve çevresine zarar verici boyutta olmadığı ve hangi ortamda olursa olsun bu davranışları annesinin ilgisini çekmek amacı ile yaptığı gözlendiği için görmemezlikten gelme tekniğinin uygulanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

C’nin problem davranışına karşı başlatılan görmezden gelme tekniği, annenin C’nin olumsuz davranışlarıyla ilgilenmemesi ve bu davranışlar sırasında kendi işi ile meşgul olması şeklinde uygulanmıştır.

Uygulamanın başında C’nin bu davranışlarında beklendiği şekilde annenin ilgisini daha fazla çekebilmek için artış olmuştur. Fakat annenin yöntemi tutarlı şekilde uygulaması sonucu  9. günden itibaren davranışlarda azalma gözlenmiştir. Davranışlarının sayısının 9. günden itibaren 7’ye, 4’e ve 0’a indiği görülmüştür.

 

ÖNERİLER

 

            Eğer öğrencinizde gördüğünüz bir kaç yaramazlığın büyüyerek davranış sorunu olmasını engellemek istiyorsanız şunlara dikkat etmelisiniz:

  • •Olumlu davranışları mutlaka fark edin ve ödüllendirin.
  • •Açık, basit ve tutarlı kurallar koyun.
  • •Olumlu talimatlar verin.(“ona dokunma”, “burada koşma”, “sakın ha”,  “hayır” yerine; “buraya bas”, “buna dokun”, “evet”, “tabi ki” gibi ifadeler kullanmalısınız.
  • •“Yaramazlık”  yaptığında gösterebileceğiniz tepkileri belirleyin. En hafif yaramazlıkta bile en şiddetli tepkiyi gösterirseniz, tepkilerinizin önemi azalır.

 

                        Her zaman;

  • •Kurallarla ilgili tartışmaktan,
  • •Bağırmaktan (çocuklar için eğlenceye dönüşür),
  • •Fikrinizi değiştirmekten,
  • •Yarı yolda vazgeçmekten,
  • •Kısasa kısastan kaçının.

                        Öğrencinize, kendisini sevdiğiniz ama yaptığı bazı davranışları sevmediğiniz mesajını verin. Çocuğa “seni artık sevmiyorum, sınıftan çık!” demekle; “arkadaşlarını rahatsız ettiğin için dışarı çıkacaksın.” demek arasında büyük bir fark vardır.

 

alnt


Görme Özürlüler İçin Fen Bilgisi Ve Matematik Eğitimi

 

Görme özürlü bir öğrenci, nesnelerin, maddelerin, organizmaların, boyunu, şeklini, niteliğini, değişim süreçlerini, ancak dokunmak suretiyle gözlemleyebilir. Değişimi gösteren gözlemlerde bulunabilmesi için bazen filizlenen bir tohumu, bir kimyasal reaksiyonu, bir meyveyi koklaması, ona dokunması veya bazen de olaylar sırasında meydana gelen sesleri dinleyerek değerlendirmesi gerekir. Toplanan verileri doğru analiz etmenin temel ilkesi, insanın duyularını iyi bir düzeyde kullanması ve sonuçları yaratıcı bir düşünceyle değerlendirmesidir. Görme özürlü öğrencilerin bir konuyu iyi anlayabilmesi için diğer öğrencilerde olduğu gibi o konuyla ilgili bazı şeyleri bizzat kendisinin uygulayarak ve inceleyerek görmesi gerekir. Örneğin, seçilen bir tohumu toprağa ekmesi ve onun gelişimini izlemesi için fasulye, bezelye, ayçiçeği, mısır, kabak gibi bitkiler kullanılabilir.

Görme özürlü öğrencilere elektrik konusu anlatılırken önce elektriğin manyetik gücü açıklanmalıdır. Bir deney üzerinde açık ve kapalı devrenin nasıl gerçekleştiği ve sonuçlarının ne olduğu elleriyle dokundurularak gösterilmelidir. Öğretim basamakları kolaydan zora doğru ve çoğunlukla öğrencinin bizzat kendisine yıptırılarak uygulanmalıdır.

Görme özürlülere fen eğitiminde öğretmenin bilgi ve deneyimlerinin, yaratıcı yeteneğinin rolü çok büyüktür. Kavramları, olayların nedenlerini sonuçlarını maddelerin özelliklerini, ilişkilerini görme özürlü bir öğrencinin anlayacağı, zihninde canlandırabileceği biçimde açıklamalıdır. Öğretmenlerin bir kısmı, görme özürlü öğrencilerin anlayamayacağı veya onlar için tehlikeli olacağı gibi kaygılarla bazı konuları işlemekten çekinmektedirler. Görme özürlü öğrencilere fen eğitimi verecek olan iyi bir öğretmen özellikle şu hususlara dikkat etmelidir:

Görme özürlü öğrencilerin de fen konularında diğer öğrenciler kadar başarılı olabileceklerine inanmalı, onların önündeki engelleri ortadan kaldırmalı, uygulanacak yöntemler konusunda diğer uzmanlarla işbirliği yapmalı, kendisini geliştirmeli, öğrencilerin yaratıcı yönlerini zenginleştirmelidir. İlgi alanlarına uygun materyalleri, kaynakları, araç-gereçleri ve diğer olanakları sağlamalı, bunları eğitim öğretim sırasında kullanmalı, göze dayanan konuları öğrencilerin anlayabileceği şekilde anlatmalı, onları araştırmaya sevk etmeli. Öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun özelliklere sahip fen laboratuarlarını oluşturmalıdır.

Görme özürlü öğrencilere fen bilgisi eğitimi veren öğretmenler için deneyimli uzmanlar tarafından özel kurs ve seminerler düzenlenmelidir. Bu gibi hizmet içi kurslar sırasında bilgi alış-verişi yoluyla, öğretmenler hem uzmanlardan hem de birbirlerinden çok faydalı şeyler öğreneceklerdir. Bu faaliyetler üniversiteler, ilgili bakanlık kuruluşları veya körlerle ilgili sivil toplum örgütleri tarafından organize edilebilir.  Fen eğitiminde de görme özürlüler için geliştirilmiş bazı özel sesli ve kabartma araçlar bulunmaktadır. Gerek bu araçlardan gerekse bilgisayardan yararlanmak suretiyle fen eğitimi görme özürlü öğrenciler için daha verimli hale getirilebilir. Örneğin, sesli termometreler, barometreler, kan, şeker, tansiyon ölçme aletleri, renkleri sesli söyleyen cihazlar, sesli tartı aletleri, elektronik ölçü cihazlar, kabartma cetveller, metreler, açı ölçme araçları, sesli hesap makineleri, plastik kâğıt üzerine yapılmış her türlü kabartma şekillerden oluşan fen atlasları, hayvan maketleri, bu materyallerden bazılarıdır.

Fen laboratuarlarında çeşitli hayvan ve bitkiler, kalp, böbrek, mide gibi organların maketleri, insan ve hayvan iskeletleri, çeşitli deneyler için görme özürlü öğrencilere göre uyarlanmış bütün araç-gereçler bulundurulmalıdır. Vücut organlarını, çeşitli hayvan şekillerini kabartma olarak gösteren fen atlaslarının, öğrencilerin bilişsel gelişiminde büyük katkısı olacağı unutulmamalıdır.

Bazı öğretmenler görme özürlü öğrencilere fen konularının sadece anlatıma dayalı

bölümlerini öğretmeyi tercih etme eğilimindedirler. Bu yaklaşım, gözlem yapma, analiz yapma, varlıkları, olayları tanıma, neden sonuç ilişkisi kurma, problem çözme, dünyayı anlama gibi konularda görme özürlü öğrencilerin akranlarından geri kalmalarına yol açar.

Fen bilgisi dersleri sırasında:

 

a-      Tahtaya yazılan yazıları yüksek sesle tekrarlayarak görme özürlü öğrencinin de not alması sağlanmalıdır ve geri kaldığı noktalarda derslere göre belli bir sırayla arkadaşlarının yardımcı olması teşvik edilmelidir. Az gören öğrenciler için iri puntolu, hiç görmeyen öğrenciler için breyl yazıyla basılmış başta ders kitapları olmak üzere ilave kaynak kitaplar sağlanmalıdır.

 

b- Görme özürlü öğrencinin fen eğitimine ait ihtiyaçlarını karşılayacak plan ve programlar geliştirilmelidir.

 

c- Ders öğretmeni, Öğrencinin dersten kopmamasını, dersin her aşamasına katılımını sağlayacak yöntemler izlemelidir.

 

d- Öğrencinin derslerde sadece not tutmakla meşgul olan pasif bir konumda olmaması için sorular sormak, gözlemler, deneyler yaptırmak gibi etkinliklerle motive edilmelidir.

e- Öğrenciye ev ödevleri verilmeli ve bunlar titiz şekilde kontrol edilerek eksikleri gösterilmelidir.

 

f- Bitkilerin filizlenme süreçlerine ilişkin gözlem yapabilmesi için görme özürlü öğrencinin saksılarda bazı bitkileri kendisinin yetiştirmesi sağlanmalıdır.

 

g-  Mümkün olduğu kadar öğrencilerin istediği materyalleri kolayca bulabilmesini sağlamak için gerekli nesneler, kaplar üzerine az görenler için iri harflerle, hiç görmeyenler içinse, breyl harflerle etiketler yapıştırılmalıdır.

 

Fen bilgisi öğretmenleri Breyl Yazıyı ve bu yazıda kullanılan kabartma fen işaretlerini bütün yönleriyle öğrenerek öğrencilerin ödev ve sınav kâğıtlarını bizzat kendisi değerlendirmelidir.

 

Matematik Eğitimi

Matematik deyince ilk akla gelen sayılar ve toplama, çıkarma, çarpma, bölmeden oluşan dört işlem problemleri gelmektedir. Ancak, matematik sadece bunlarla sınırlı işlem ve kavramlardan ibaret değildir. Gören öğrenciler arasında olduğu gibi, görme özürlü öğrenciler arasında da matematikte başarılı olan ve olamayan matematiğe ilgi duyan duymayan, öğrenciler bulunabilmektedir. Ancak matematiğe ilgi duyan yetenekli olan görme özürlü öğrencilerin gelişmelerini engelleyen çeşitli zorluklar vardır. Bunların en başında breyl yazıyla basılmış matematik kaynaklarının son derece sınırlı olması gelir. Matematik kitaplarını breyl olarak yazabilmek özel bir uzmanlık gerektirmektedir. Breyl matematik işaretlerini bilmeyen, görme özürlülerin hangi biçimde yazıldığı takdirde konuyu daha iyi anlayabilecekleri konusunda deneyimi olmayan kişiler bir matematik kitabını breyl yazıya dönüştüremezler. Matematik konusunda yazılı materyallerin eksikliği nedeniyle eğer öğretmen körler okulunda eğitim veriyorsa, öğrencilere ders sırasında yazılı not tutturarak bu açığı kapatmaya çalışır. Ancak, ders notlarıyla kitaplar arasında içerdiği bilgi kapasitesi açısından çok büyük farklar vardır. Eğer görme özürlü öğrenci görenlerle birlikte genel bir okulda okuyorsa bu durumda matematik öğretmeni görme özürlü öğrenciye yeteri kadar yararlı olamamaktadır. Çünkü, orada uygulanan metotlar tamamen gören öğrencilere uygun metotlardır.. Ancak, yine de öğretmenin tahtaya yazdığı şeyleri yüksek sesle tekrarlayarak, şekilleri sözlü şekilde açıklayarak görme özürlü öğrencinin not tutmasına ve konuları izlemesine katkıda bulunabilir. Görme özürlü öğrencinin genel okullarda matematikteki başarısı için ders dışında öğretmen ve arkadaşlarının yapacağı ilave destek ve yardımların rolü büyüktür. Ayrıca, genel okullarda matematik araçlarının ve yazılı materyallerin yer aldığı özel bir çalışma odasının bulunması da çok önemlidir.

 

Görme özürlü öğrenciler için matematikte çizim ve ölçümleri yapmakta kullanılan çeşitli özel araçlar vardır. Bu araçlarla üçgen, kare, dikdörtgen, daire, küp, piramit, gibi şekiller çizilebilir, açılar, uzunluklar, yükseklikler ölçülebilir, her türlü matematik ve cebir işlemleri yapılabilir.

Matematikte öğrenilmesi gereken ilk kavramlar sayılardır. Matematiğe yeni başlayan görme özürlü bir çocuğa sayıları öğretirken ilk başlarda vücut organlarından yararlanmak gerekir. Örneğin, eller, ayaklar, parmaklar, ağız, burun, göz, kulak sayıların öğretiminde kullanılabilecek organlardır. Daha sonra kapı, pencere, masa, sandalye, bardak, kaşık gibi ev aletlerinin, oyuncakların kullanılmasına geçilebilir. Sayıları öğretirken hareketlerden de yararlanılabilir. Örneğin, sayı sayarak adım atma, sıçrama, atlama, eğilme, el sallama gibi hareketler yapılabilir. Kavramlar soyuttan somuta, bilinenden bilinmeyene, parçadan bütüne doğru gidilerek daha kolay öğretilebilir.

Sayılardan sonra, ölçü kavramlarının verilmesi gerekir. Kısa, uzun, uzak, yakın, yüksek, alçak, soğuk, sıcak gibi kavramlar, zaman ölçüleri öğretilir. Bu kavramların öğretiminde konularla ilgili özel araçlardan yararlanmak gerekir.

Görme özürlü öğrencilere de diğer öğrenciler gibi çarpım tablosunu ezberleme, zihinden hesap yapma gibi becerilerin kazandırılması gerekir. Şekil kavramlarını öğretirken kağıt şeritler, teller, plastik veya ağaç maketler, kabartma çizgiler kullanılabilir. Dörtte bir üçte bir, eşit gibi oranların öğretiminde de kağıt şeritlerden faydalanılabilir.

Matematik sınavlarında öğrenciye sorular yazdırıldıktan sonra diğer öğrencilere verilen zamandan daha fazla zaman vermek gerekir. Sınav sırasında öğrencinin breyl daktilo, abaküs, matematik taşı ve kasası, çizim aletleri gibi matematik araçları kullanmasına da izin verilmelidir.

Ülkemizde görme özürlü öğrencilerin matematik eğitiminde başarılı olmalarını sağlayacak program ve yöntemlerin okullarda yeteri kadar verimli düzeyde uygulandığı söylenemez.

Görme özürlü öğrencilerin matematikte başarılı olabilmeleri yazılı materyallerin yeterli olmasına,  uygulanan öğretim yöntemlerinin doğruluğuna, kullanılması gereken araç-gereçlerin  yeterliliğine, ders öğretmenlerinin bilgi ve deneyimlerine bağlıdır. Eğitim materyalleri, eğitim metotları ve deneyimli ders öğretmenleri yönüyle gerekli bütün olanaklar sağlandığı takdirde görme özürlü öğrencilerde matematik dalında gören öğrenciler kadar başarılı olabilirler. Şu anda bazı ülkelerde üniversitede başarılı bir şekilde ders veren görme özürlü matematik profesörü öğretmenlerin bulunması bu düşünceyi doğrulamaktadır. Görme özürlülerin eğitimiyle ilgili başarının temel ilkelerinden biri de mümkün olduğu kadar uygulamaya daha çok ağırlık vermektir.

Matematik derslerinde öğretmen bir problemin çözümünü görme özürlü öğrencilere anlatırken yavaş yavaş ve bölüm bölüm anlatmalı ve bazı özel araçlar kullanmalıdır.

Matematikte bir problemi çözerken sürekli olarak sayıları ve işlemleri görmek ve kontrol etmek gerekir. Bu nedenle matematik derslerinde problem çözerken görme özürlü öğrenciler, breyl daktilo adı verilen bir araç kullanırlar. Ayrıca matematik derslerinde, kullanılan özel yapılmış çeşitli matematik araçları da vardır.

Bunların başında, kasa adı verilen ve üzerinde delikler bulunan bir araç, görme özürlüler arasında matematik taşı olarak bilinen plastik veya metalden yapılmış küçük taşlar vardır. Küp şeklinde veya ince uzun dikdörtgen şeklindeki bu küçük taşlar matematik kasasının üzerindeki deliklere yerleştirilerek sayılar elde edilir. Küp taşların üzerinde sayıları gösteren noktalar vardır.  Sayıları ifade etmek için belli bir sisteme göre dizilmiş boncuklardan oluşan ve abaküs denilen bir araçta yine matematik eğitiminde yaygın şekilde kullanılan bir araçtır. Ayrıca geometri derslerinde şekillerin kabartma olarak çizilmesi, öğrencilere anlatılması için, özel yapılmış, cetvel, pergel, rulet, gönye, iletki ve üzerine çizim yapılacak kağıdın yerleştirildiği lastik gibi araçlar bulunmaktadır. Matematik derslerinde iyi bir eğitim verilebilmesi için mutlaka bu araçlar kullanılmalıdır.  Görme özürlü bir öğrencinin şekil kavramına ilişkin doğru bilgiye sahip olabilmesi için öğrenmesi gereken şekillerin bizzat öğrenciler tarafından elle dokunarak hissedilmesi gerekir ve bu şekiller mümkün olduğu kadar bizzat öğrencilerin kendilerine çizdirilmelidir. Bu nedenle öğretmen ders verirken sık sık öğrencilerle bireysel olarak ilgilenmeli ve onlara ellerini tutarak çizilmesi gereken şeklin nasıl çizileceğini öğretmelidir. Genel okullarda ders sırasında zaman yetersizliği nedeniyle görme özürlü öğrenciye yeterince anlatılamayan konular ders dışı saatlerde özel düzenlenmiş çalışma odasında ayrıntılı olarak anlatılmalıdır.

Görme özürlülerin eğitiminde yüksek bir başarı elde etmenin en önemli ilkelerinden biri, onların yetenekleri ve kapasiteleri konusunda yüksek bir beklentiye sahip olmaktır. Örneğin bir eğitimci görme özürlü bir öğrenciye herhangi bir konuyu öğretirken daha baştan itibaren öğrenci bu konuları anlayamaz, yapamaz diye işe başlarsa o öğrenciden yüksek bir başarı elde etmesi mümkün değildir. Düşük beklenti düşük başarıyı, yüksek beklenti yüksek başarıyı getirir.

 


Görme Özürlüler İçin Fen Bilgisi Ve Matematik Eğitimi

 

Görme özürlü bir öğrenci, nesnelerin, maddelerin, organizmaların, boyunu, şeklini, niteliğini, değişim süreçlerini, ancak dokunmak suretiyle gözlemleyebilir. Değişimi gösteren gözlemlerde bulunabilmesi için bazen filizlenen bir tohumu, bir kimyasal reaksiyonu, bir meyveyi koklaması, ona dokunması veya bazen de olaylar sırasında meydana gelen sesleri dinleyerek değerlendirmesi gerekir. Toplanan verileri doğru analiz etmenin temel ilkesi, insanın duyularını iyi bir düzeyde kullanması ve sonuçları yaratıcı bir düşünceyle değerlendirmesidir. Görme özürlü öğrencilerin bir konuyu iyi anlayabilmesi için diğer öğrencilerde olduğu gibi o konuyla ilgili bazı şeyleri bizzat kendisinin uygulayarak ve inceleyerek görmesi gerekir. Örneğin, seçilen bir tohumu toprağa ekmesi ve onun gelişimini izlemesi için fasulye, bezelye, ayçiçeği, mısır, kabak gibi bitkiler kullanılabilir.

Görme özürlü öğrencilere elektrik konusu anlatılırken önce elektriğin manyetik gücü açıklanmalıdır. Bir deney üzerinde açık ve kapalı devrenin nasıl gerçekleştiği ve sonuçlarının ne olduğu elleriyle dokundurularak gösterilmelidir. Öğretim basamakları kolaydan zora doğru ve çoğunlukla öğrencinin bizzat kendisine yıptırılarak uygulanmalıdır.

Görme özürlülere fen eğitiminde öğretmenin bilgi ve deneyimlerinin, yaratıcı yeteneğinin rolü çok büyüktür. Kavramları, olayların nedenlerini sonuçlarını maddelerin özelliklerini, ilişkilerini görme özürlü bir öğrencinin anlayacağı, zihninde canlandırabileceği biçimde açıklamalıdır. Öğretmenlerin bir kısmı, görme özürlü öğrencilerin anlayamayacağı veya onlar için tehlikeli olacağı gibi kaygılarla bazı konuları işlemekten çekinmektedirler. Görme özürlü öğrencilere fen eğitimi verecek olan iyi bir öğretmen özellikle şu hususlara dikkat etmelidir:

Görme özürlü öğrencilerin de fen konularında diğer öğrenciler kadar başarılı olabileceklerine inanmalı, onların önündeki engelleri ortadan kaldırmalı, uygulanacak yöntemler konusunda diğer uzmanlarla işbirliği yapmalı, kendisini geliştirmeli, öğrencilerin yaratıcı yönlerini zenginleştirmelidir. İlgi alanlarına uygun materyalleri, kaynakları, araç-gereçleri ve diğer olanakları sağlamalı, bunları eğitim öğretim sırasında kullanmalı, göze dayanan konuları öğrencilerin anlayabileceği şekilde anlatmalı, onları araştırmaya sevk etmeli. Öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun özelliklere sahip fen laboratuarlarını oluşturmalıdır.

Görme özürlü öğrencilere fen bilgisi eğitimi veren öğretmenler için deneyimli uzmanlar tarafından özel kurs ve seminerler düzenlenmelidir. Bu gibi hizmet içi kurslar sırasında bilgi alış-verişi yoluyla, öğretmenler hem uzmanlardan hem de birbirlerinden çok faydalı şeyler öğreneceklerdir. Bu faaliyetler üniversiteler, ilgili bakanlık kuruluşları veya körlerle ilgili sivil toplum örgütleri tarafından organize edilebilir.  Fen eğitiminde de görme özürlüler için geliştirilmiş bazı özel sesli ve kabartma araçlar bulunmaktadır. Gerek bu araçlardan gerekse bilgisayardan yararlanmak suretiyle fen eğitimi görme özürlü öğrenciler için daha verimli hale getirilebilir. Örneğin, sesli termometreler, barometreler, kan, şeker, tansiyon ölçme aletleri, renkleri sesli söyleyen cihazlar, sesli tartı aletleri, elektronik ölçü cihazlar, kabartma cetveller, metreler, açı ölçme araçları, sesli hesap makineleri, plastik kâğıt üzerine yapılmış her türlü kabartma şekillerden oluşan fen atlasları, hayvan maketleri, bu materyallerden bazılarıdır.

Fen laboratuarlarında çeşitli hayvan ve bitkiler, kalp, böbrek, mide gibi organların maketleri, insan ve hayvan iskeletleri, çeşitli deneyler için görme özürlü öğrencilere göre uyarlanmış bütün araç-gereçler bulundurulmalıdır. Vücut organlarını, çeşitli hayvan şekillerini kabartma olarak gösteren fen atlaslarının, öğrencilerin bilişsel gelişiminde büyük katkısı olacağı unutulmamalıdır.

Bazı öğretmenler görme özürlü öğrencilere fen konularının sadece anlatıma dayalı

bölümlerini öğretmeyi tercih etme eğilimindedirler. Bu yaklaşım, gözlem yapma, analiz yapma, varlıkları, olayları tanıma, neden sonuç ilişkisi kurma, problem çözme, dünyayı anlama gibi konularda görme özürlü öğrencilerin akranlarından geri kalmalarına yol açar.

Fen bilgisi dersleri sırasında:

 

a-      Tahtaya yazılan yazıları yüksek sesle tekrarlayarak görme özürlü öğrencinin de not alması sağlanmalıdır ve geri kaldığı noktalarda derslere göre belli bir sırayla arkadaşlarının yardımcı olması teşvik edilmelidir. Az gören öğrenciler için iri puntolu, hiç görmeyen öğrenciler için breyl yazıyla basılmış başta ders kitapları olmak üzere ilave kaynak kitaplar sağlanmalıdır.

 

b- Görme özürlü öğrencinin fen eğitimine ait ihtiyaçlarını karşılayacak plan ve programlar geliştirilmelidir.

 

c- Ders öğretmeni, Öğrencinin dersten kopmamasını, dersin her aşamasına katılımını sağlayacak yöntemler izlemelidir.

 

d- Öğrencinin derslerde sadece not tutmakla meşgul olan pasif bir konumda olmaması için sorular sormak, gözlemler, deneyler yaptırmak gibi etkinliklerle motive edilmelidir.

e- Öğrenciye ev ödevleri verilmeli ve bunlar titiz şekilde kontrol edilerek eksikleri gösterilmelidir.

 

f- Bitkilerin filizlenme süreçlerine ilişkin gözlem yapabilmesi için görme özürlü öğrencinin saksılarda bazı bitkileri kendisinin yetiştirmesi sağlanmalıdır.

 

g-  Mümkün olduğu kadar öğrencilerin istediği materyalleri kolayca bulabilmesini sağlamak için gerekli nesneler, kaplar üzerine az görenler için iri harflerle, hiç görmeyenler içinse, breyl harflerle etiketler yapıştırılmalıdır.

 

Fen bilgisi öğretmenleri Breyl Yazıyı ve bu yazıda kullanılan kabartma fen işaretlerini bütün yönleriyle öğrenerek öğrencilerin ödev ve sınav kâğıtlarını bizzat kendisi değerlendirmelidir.

 

Matematik Eğitimi

Matematik deyince ilk akla gelen sayılar ve toplama, çıkarma, çarpma, bölmeden oluşan dört işlem problemleri gelmektedir. Ancak, matematik sadece bunlarla sınırlı işlem ve kavramlardan ibaret değildir. Gören öğrenciler arasında olduğu gibi, görme özürlü öğrenciler arasında da matematikte başarılı olan ve olamayan matematiğe ilgi duyan duymayan, öğrenciler bulunabilmektedir. Ancak matematiğe ilgi duyan yetenekli olan görme özürlü öğrencilerin gelişmelerini engelleyen çeşitli zorluklar vardır. Bunların en başında breyl yazıyla basılmış matematik kaynaklarının son derece sınırlı olması gelir. Matematik kitaplarını breyl olarak yazabilmek özel bir uzmanlık gerektirmektedir. Breyl matematik işaretlerini bilmeyen, görme özürlülerin hangi biçimde yazıldığı takdirde konuyu daha iyi anlayabilecekleri konusunda deneyimi olmayan kişiler bir matematik kitabını breyl yazıya dönüştüremezler. Matematik konusunda yazılı materyallerin eksikliği nedeniyle eğer öğretmen körler okulunda eğitim veriyorsa, öğrencilere ders sırasında yazılı not tutturarak bu açığı kapatmaya çalışır. Ancak, ders notlarıyla kitaplar arasında içerdiği bilgi kapasitesi açısından çok büyük farklar vardır. Eğer görme özürlü öğrenci görenlerle birlikte genel bir okulda okuyorsa bu durumda matematik öğretmeni görme özürlü öğrenciye yeteri kadar yararlı olamamaktadır. Çünkü, orada uygulanan metotlar tamamen gören öğrencilere uygun metotlardır.. Ancak, yine de öğretmenin tahtaya yazdığı şeyleri yüksek sesle tekrarlayarak, şekilleri sözlü şekilde açıklayarak görme özürlü öğrencinin not tutmasına ve konuları izlemesine katkıda bulunabilir. Görme özürlü öğrencinin genel okullarda matematikteki başarısı için ders dışında öğretmen ve arkadaşlarının yapacağı ilave destek ve yardımların rolü büyüktür. Ayrıca, genel okullarda matematik araçlarının ve yazılı materyallerin yer aldığı özel bir çalışma odasının bulunması da çok önemlidir.

 

Görme özürlü öğrenciler için matematikte çizim ve ölçümleri yapmakta kullanılan çeşitli özel araçlar vardır. Bu araçlarla üçgen, kare, dikdörtgen, daire, küp, piramit, gibi şekiller çizilebilir, açılar, uzunluklar, yükseklikler ölçülebilir, her türlü matematik ve cebir işlemleri yapılabilir.

Matematikte öğrenilmesi gereken ilk kavramlar sayılardır. Matematiğe yeni başlayan görme özürlü bir çocuğa sayıları öğretirken ilk başlarda vücut organlarından yararlanmak gerekir. Örneğin, eller, ayaklar, parmaklar, ağız, burun, göz, kulak sayıların öğretiminde kullanılabilecek organlardır. Daha sonra kapı, pencere, masa, sandalye, bardak, kaşık gibi ev aletlerinin, oyuncakların kullanılmasına geçilebilir. Sayıları öğretirken hareketlerden de yararlanılabilir. Örneğin, sayı sayarak adım atma, sıçrama, atlama, eğilme, el sallama gibi hareketler yapılabilir. Kavramlar soyuttan somuta, bilinenden bilinmeyene, parçadan bütüne doğru gidilerek daha kolay öğretilebilir.

Sayılardan sonra, ölçü kavramlarının verilmesi gerekir. Kısa, uzun, uzak, yakın, yüksek, alçak, soğuk, sıcak gibi kavramlar, zaman ölçüleri öğretilir. Bu kavramların öğretiminde konularla ilgili özel araçlardan yararlanmak gerekir.

Görme özürlü öğrencilere de diğer öğrenciler gibi çarpım tablosunu ezberleme, zihinden hesap yapma gibi becerilerin kazandırılması gerekir. Şekil kavramlarını öğretirken kağıt şeritler, teller, plastik veya ağaç maketler, kabartma çizgiler kullanılabilir. Dörtte bir üçte bir, eşit gibi oranların öğretiminde de kağıt şeritlerden faydalanılabilir.

Matematik sınavlarında öğrenciye sorular yazdırıldıktan sonra diğer öğrencilere verilen zamandan daha fazla zaman vermek gerekir. Sınav sırasında öğrencinin breyl daktilo, abaküs, matematik taşı ve kasası, çizim aletleri gibi matematik araçları kullanmasına da izin verilmelidir.

Ülkemizde görme özürlü öğrencilerin matematik eğitiminde başarılı olmalarını sağlayacak program ve yöntemlerin okullarda yeteri kadar verimli düzeyde uygulandığı söylenemez.

Görme özürlü öğrencilerin matematikte başarılı olabilmeleri yazılı materyallerin yeterli olmasına,  uygulanan öğretim yöntemlerinin doğruluğuna, kullanılması gereken araç-gereçlerin  yeterliliğine, ders öğretmenlerinin bilgi ve deneyimlerine bağlıdır. Eğitim materyalleri, eğitim metotları ve deneyimli ders öğretmenleri yönüyle gerekli bütün olanaklar sağlandığı takdirde görme özürlü öğrencilerde matematik dalında gören öğrenciler kadar başarılı olabilirler. Şu anda bazı ülkelerde üniversitede başarılı bir şekilde ders veren görme özürlü matematik profesörü öğretmenlerin bulunması bu düşünceyi doğrulamaktadır. Görme özürlülerin eğitimiyle ilgili başarının temel ilkelerinden biri de mümkün olduğu kadar uygulamaya daha çok ağırlık vermektir.

Matematik derslerinde öğretmen bir problemin çözümünü görme özürlü öğrencilere anlatırken yavaş yavaş ve bölüm bölüm anlatmalı ve bazı özel araçlar kullanmalıdır.

Matematikte bir problemi çözerken sürekli olarak sayıları ve işlemleri görmek ve kontrol etmek gerekir. Bu nedenle matematik derslerinde problem çözerken görme özürlü öğrenciler, breyl daktilo adı verilen bir araç kullanırlar. Ayrıca matematik derslerinde, kullanılan özel yapılmış çeşitli matematik araçları da vardır.

Bunların başında, kasa adı verilen ve üzerinde delikler bulunan bir araç, görme özürlüler arasında matematik taşı olarak bilinen plastik veya metalden yapılmış küçük taşlar vardır. Küp şeklinde veya ince uzun dikdörtgen şeklindeki bu küçük taşlar matematik kasasının üzerindeki deliklere yerleştirilerek sayılar elde edilir. Küp taşların üzerinde sayıları gösteren noktalar vardır.  Sayıları ifade etmek için belli bir sisteme göre dizilmiş boncuklardan oluşan ve abaküs denilen bir araçta yine matematik eğitiminde yaygın şekilde kullanılan bir araçtır. Ayrıca geometri derslerinde şekillerin kabartma olarak çizilmesi, öğrencilere anlatılması için, özel yapılmış, cetvel, pergel, rulet, gönye, iletki ve üzerine çizim yapılacak kağıdın yerleştirildiği lastik gibi araçlar bulunmaktadır. Matematik derslerinde iyi bir eğitim verilebilmesi için mutlaka bu araçlar kullanılmalıdır.  Görme özürlü bir öğrencinin şekil kavramına ilişkin doğru bilgiye sahip olabilmesi için öğrenmesi gereken şekillerin bizzat öğrenciler tarafından elle dokunarak hissedilmesi gerekir ve bu şekiller mümkün olduğu kadar bizzat öğrencilerin kendilerine çizdirilmelidir. Bu nedenle öğretmen ders verirken sık sık öğrencilerle bireysel olarak ilgilenmeli ve onlara ellerini tutarak çizilmesi gereken şeklin nasıl çizileceğini öğretmelidir. Genel okullarda ders sırasında zaman yetersizliği nedeniyle görme özürlü öğrenciye yeterince anlatılamayan konular ders dışı saatlerde özel düzenlenmiş çalışma odasında ayrıntılı olarak anlatılmalıdır.

Görme özürlülerin eğitiminde yüksek bir başarı elde etmenin en önemli ilkelerinden biri, onların yetenekleri ve kapasiteleri konusunda yüksek bir beklentiye sahip olmaktır. Örneğin bir eğitimci görme özürlü bir öğrenciye herhangi bir konuyu öğretirken daha baştan itibaren öğrenci bu konuları anlayamaz, yapamaz diye işe başlarsa o öğrenciden yüksek bir başarı elde etmesi mümkün değildir. Düşük beklenti düşük başarıyı, yüksek beklenti yüksek başarıyı getirir.

 


 

Sayma

            Çocuklar 3 yaş civarında akustik saymaya başlarlar. Bu tür sayma daha çok şarkılarla ve kafiyeli şiirlerle olur. 4 yaş civarında çocuklar sıralı olmayan bir biçimde saymaya başlarlar. Sayıların nesneleri saymak için kullanıldığını anlamaya başlarlar. Ancak henüz bir nesneyi işaret ettiklerinde bir sayı söyleme becerisi gelişmemiştir. Genellikle sayarken nesneleri atlar veya bir nesneyi iki kez gösterir. Çocuklar, bir nesneyi işaret ederken bir sayı söylediklerinde gerçek sayma başlamış demektir. Bu gelişim genellikle 4- 5 yaşlarında olur. Bu tür saymayı geliştirmenin bir yolu, öğrencinin sayarken nesneleri düzenlemesidir. Yani bir kapta bulunan nesneleri sayarak dışarı çıkarmak veya dışarda bulunan nesneleri sayarak bir kabın içinde biriktirmek gibi. Böyle yaparsa öğrenci bir sayı söylediğinde bir nesne almayı yani sayı nesne eşlemeyi daha kolay başarır. 5 yaş civarında öğrenciler sonuçlu sayma işleri yapabilirler. Bunun anlamı, çocuk saymaya birden başlandığını anlamıştır ve sayarken söylenen en son sayı sayılan nesnelerin toplam sayısını verir. Çocuklar sonuç çıkarıcı saymadan sonra kısaltılmış sayma stratejileri geliştirirler. Böylece iki bilyen var. Ben sana 2 bilye daha verirsem kaç bilyen olur gibi problemleri 2-3-4 biçiminde sayarak çözebilirler.

 

 

Sayma ile ilgili önemli ilkeler:

 

Birebir eşleme: Sayılan nesnelerle sayma ifadelerinin eşleştirilmesidir. Her nesne yalnızca bir sayı ismine denk gelmelidir.

 

Sabit sıra ilkesi: Sayma ifadeleri değişmeyen bir sıra izler.

 

Sonuç çıkarıcı sayma: Bir sayma işleminde son söylenen sayı sayılan nesnelerin tamamını ifade eder.

 

Sıralı olmayan sayma ilkesi: Sayılan kümedeki nesneler farklı düzenlenmiş olsalar bile sayma aynı sonucu verir.

 

Soyutlama ilkesi: her çeşit varlık saymak için bir araya getirilebilir. Gözleri, burun çekmeyi, zıplamayı sayabiliriz.

Saymayla İlgili Temel Kavramlar

 

  • Sayma, öğrencilerin nicelikle ilişkili önemli kavramları anlamasına yardım eden bir beceridir.
  • Sayma, birçok problem çözme stratejisinin ön koşuludur.

 

 

  • Sayma sayıları: Bir kümenin elemanlarının sayısı

 

  • Sıra sayıları: Bir nesnenin yerinin diğerlerine göre kaçıncı sırada olduğunu gösteren sayılar. Birinci, ikinci...

 

  • Ezbere sayma: Öğrencinin sayıların ismini sırasıyla sayması

 

  • Gerçek sayma: Nesnelerle sayma.
    • İki grup nesneyi sayma: Birinci gruptaki nesneleri saydıktan sonra ikinci gruptakileri birinci grubun üstüne sayma

 

  • Bir sayıdan başlayarak sayma

 

Ritmik sayma: Temel alınan bir sayının katlarıyla sayma

 

Sayma Öğretimi Sırası

  • 1-30 arasında ezbere sayma
  • Tek grup nesne ile gerçek sayma
  • İki grup nesne ile gerçek sayma
  • 1’den farklı bir sayıdan başlayarak sayma
  • Sıra sayıları ile sayma
  • Onarlı ritmik sayma
  • 30-100 arasında birerli ezbere sayma
  • Yirmiden geriye birerli sayma
  • Ritmik saymalar (5’er 100’e kadar, 2’şer 20’ye kadar, 3’er 30’a kadar, 4’er 40’a kadar)
  • Yüzerli ritmik sayma
  • 100-999 arasında birerli sayma
  • 1000-999.999 arasında birerli sayma
  • Bu sıralamada istenirse birerli sayma 1-15 15-30 olarak iki aşama halinde düşünülebilir. O zaman 15 e kadar ezbere sayabilen öğrencilerle nesne sayma öğretimine ve iki grup nesneyi sayma öğretimine yer verilebilir.

 

Sayma Becerileri için Öğretimin Düzenlenmesi

Bilgi biçimi: Sözel zincir

Örnek aralığı: Dar

Öğretim örnekleri: Öğretimi amaçlanan sayma serisi

Değerlendirme örnekleri: Öğretimi amaçlanan sayma serileri

 

  • Sayma öğretimi için gruptaki en düşük performanslı öğrencinin sayabildiği sayının üzerine iki sayı daha eklenerek amaç yazılır.

 

Örneğin: Ali 3’e kadar Mustafa 5’e kadar, Ayşe 4’e kadar sayıyorsa bu derste saymada son sayımız 5 olacaktır.

 

  • Öğrencilerin hepsi amaçlanan sayıya kadar saymayı başardıklarında üzerine yeni iki sayı eklenir.
  • Ezbere sayma öğretimi oturumları 2-3 dakikayı geçmemelidir.
  • Uzun tutulduğu zaman öğrencilerin dikkatlerinin dağılması ve rastgele cevaplar vermeleri söz konusu olur.
  • Öğretmen sayarak model olurken sayıların arasında 1 sn duraklamalıdır. Daha uzun duraklamalar öğrencilerin unutmasına neden olabilir. Çok hızlı sayılırsa yine öğrencilerin seriyi belleklerinde tutmaları zorlaşır.
  • Bir matematik dersi içinde aralıklı olarak 2-3 dakikalık oturumlar yapmak uygundur.
  • Öğrenciler birerli saymada ustalaştıktan sonra istenen bir sayıdan sayma öğretimine geçilir.
  • Sayma öğretimi sırasında öğretmen dudaklarını oynatarak ya da öğrencinin takıldığı yerlerde sayının ilk sesini çıkararak öğrenciye ipucu vermekten kaçınmalıdır. Bu tür ipuçları öğrenciyi bu ipuçlarına bağımlı kılar. Bu ipuçlarını sistematik olarak geri çekmek çok zordur. Bu yüzden öğrencinin sayma becerilerinde bağımsızlığa ulaşması mümkün olmayabilir.
  • Öğretmen model olmada ve rehberli uygulamada el çırpma gibi motor bir beceriyle saymayı birleştirmelidir.
  • Model olma ve rehberli uygulamalar öğretim sürecinde hangi sayma olursa olsun mutlaka ritimle sayılmalıdır.
  • Yönerge tam verilmelidir. Sen say,  Hadi say, Hadi sayalım yönergeleri uygun değildir. Kaçar sayacak?
  • Sayabilir misin gibi bir yönerge de uygun değildir…
  • Doğrudan Öğretimde Rehberli Uygulama Aşamasında İpucunun verildiği Sunu Örneği

    Uygulayıcı öğrencinin önüne çalışma kağıdını koyar ve öğrencinin karşısına oturur. Çalışma  kağıdındaki ilk işlem 2+6=   işlemi vardır.

    ÖĞRETMEN                       ÖĞRENCİ

    1. “İlk işlemi göster.”          Öğrenci gösterir.

    2. “İşlemi oku.”                   “2+6= kaç eder”

    3. “İlk sayıyı söyle”             “2”

    “Çubukları çiz”                öğrenci çubukları çizer.

    4. “Burada +6 yazıyor.  “6 çubuk daha çizmem 6’yı toplarken ne               gerekiyor.

    yapmamız gerekiyor?”

    5.“6”nın altına6tane         öğrenci çubukları çizer.

    Çubuk çizin”

    6. “Hadi bu taraftaki bütün çizgileri  1,2,3,4,5,6,7,8

    çizelim. İlk çubuğu göster ve say.”

    7. “Kaç tane çubuğumuz olmuş.”     “8”

    8. “ O zaman öbür tarafa kaç tane    “8”

    çubuk çizeceğiz?”

    9. “Çubukları çizin ve kutunun içine yazın.

    10. “2+6= kaç eder?”                         “8”

    11. “İşlemin tümünü oku.”               “2+6=8 eder.”

     


    1-2 YAŞ (12-24 AY) ARASI ÇOCUKLARIN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

     

    Değerli Aileler,

    Çocuğunuzun içinde bulunduğu yaş dönemine ait gelişim özellikleri aşağıda sıralanmıştır. Çocuk gelişim aşamaları tüm çocuklarda benzer özellikler göstermektedir. (örneğin, çoğu çocuk yürümeyi öğrenmeden önce emekler).Fakat her çocuğun gelişim hızı birbiriden farklıdır. Bazı çocuklar, gelişim aşamalarını  daha önce tamamlarken, bazıları daha geç tamamlayabilir. Bu bilgiler ortalamalardır. Kısaca her çocuk kendine özeldir.

     

    Özbakım Gelişimi

     

    • Kaşıkla yemek yer.
    • Tek eli ile bardağı tutar ve içer.
    • Şapkayı başına takar ev çıkarır.
    • Çoraplarını çekerek çıkartır.
    • Kollu giyeceklere kollarını, pantolona bacaklarını sokar.
    • Bağları çözülmüş ve gevşetilmiş ayakkabılarını çıkarır.
    • Düğmeleri çözüldüğünde paltosunu ve pantolonunu çıkarır.
    • Tuvalete gitme gereksinimini sözle veya hareketle ifade eder.

     

    Sosyal Duygusal Gelişim

     

    • Basit oyunlar oynayabilir, bay bay yapabilir.
    • Basit kooperatif oyunlar oynayabilir. (Yetişkinle top oynama)
    • Basit ev işlerinde yetişkini taklit eder. (süpürmeye çalışır, yatak örtüsünü çeker, giysileri çamaşır sepetine atar)
    • Çevresini aktif bir şekilde araştırır. 
    • Güldüren  yada dikkati çeken hareketleri tekrarlar.
    • Kitabı okuması ve paylaşması için yetişkine verir.
    • Bir olay veya bir nesneyi yetişkine götürmek için onu çekiştirir.
    • Hatırlatıldığında yasaklanan nesnelerin yanındayken elini çekerek ‘cıs, hayır’ der.
    • Hatırlatıldığında yaşıtlarını ve tanıdığı yetişkinleri selamlar.
    • 14-24 ay arasında çocuklar, söyleneni yerine getirmede direnç gösterebilirler.  ‘hayır’ favori kelime haline gelebilir.
    • Eşyalarını sahiplenirler.

     

     

     

    Büyük Kas Motor Gelişimi

     

    • Merdivenleri emekleyerek çıkar.
    • Oturur pozisyondan ayakta durur pozisyona geçer.
    • Taklit ederek bir topu yuvarlar.
    • Bağımsız yürür.
    • Küçük bir sandalyeye tek başına oturur.
    • Çömelir ve tekrar ayağa kalkar.
    • Yürürken oyuncakları iter ve çeker.
    • Yardımla merdiven çıkar.
    • Düşmeden belden eğilerek yerden nesneleri alır.

     

    Küçük Kas Motor Gelişimi

     

    • Objeleri ağza sokma davranışı genellikle sona erer.
    • Yakalama, kavrama ve transfer (elden ele geçirme) çok gelişmiştir.
    • Bir çubuğa 4  halka takar.
    • 3 küple kule yapar.
    • Karalama yapar.
    • İsmi söylenen nesnenin resmini bulmak için kitabın sayfalarını 2’şer 3’er çevirir.

     

    Dil gelişimi

     

    • Beş farklı sözcük kullanır. (farklı nesneler için aynı sözcüğü kullanabilir)
    • Karşılıklı konuşuyormuş gibi hızlı ve anlaşılmaz şekilde konuşur.
    • Bardak, kaşık, saç fırçası gibi sık kullanılan nesnelerin kullanımını taklit eder.
    • Hayvan seslerini çıkartır.
    • Sorulduğunda ismini söyler.
    • 10 farklı kelime söyler.
    • ‘Bu nedir?’ sorusuna nesnenin ismi ile yanıt verir.
    • Basit soruları ve komutları anlar. (Topu at, bebeği öp, ayakkabın nerede?)
    • Basit hikayeleri ve şarkıları dinler.
    • İsmi söylendiğinde kitaptaki resimleri gösterir. 
    • Her ay daha fazla kelime söyler.
    • 18 aya kadar 15 kelime söyler.
    • 1-2 kelimeli basit sorular sorar. 
    • İki kelimeyi birleştirir.
    • Basit fiilleri anlar. (uyumak, yemek)
    • Zamirleri kullanmaya başlar. (örn.benim)

     

     

    Zihinsel  Gelişim

     

    • Altı nesneyi kaptan tek tek çıkarır.
    • Benzer nesneleri eşleştirir.
    • Sorulduğunda birkaç vücut parçasını gösterebilir.
    • ‘_________nerede?’ diye sorulduğunda kendini gösterir.
    • Nesneleri aynı nesnelerin resimleri ile eşleştirir.

      2-3 YAŞ (24-36 AY) ARASI ÇOCUKLARIN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

       

      Değerli Aileler,

      Çocuğunuzun içinde bulunduğu yaş dönemine ait gelişim özellikleri aşağıda sıralanmıştır. Çocuk gelişim aşamaları tüm çocuklarda benzer özellikler göstermektedir. (örneğin, çoğu çocuk yürümeyi öğrenmeden önce emekler).Fakat her çocuğun gelişim hızı birbiriden farklıdır. Bazı çocuklar, gelişim aşamalarını  daha önce tamamlarken, bazıları daha geç tamamlayabilir. Bu bilgiler ortalamalardır. Kısaca her çocuk kendine özeldir.

       

       Özbakım Gelişimi

       

      • Az miktar dökerek, kaşık ya da bardakla kendini besler.
      • Anne babadan havluyu alır, elini ve yüzünü siler.
      • Çatalı yiyecekle doldurur.
      • Ellerini yıkayıp kurulayabilir.
      • Ayakkabısını ve çorabını çıkartır.
      • Bağcıksız ayakkabısını, çorabını ve pantolonunu giyer.
      • Temizlenme dışında yardımsız tuvalete gider. Klozete çıkar.
      • Kaşık ve çatal kullanarak yemeğini yer
      • Çocukların çoğu tuvalet alışkanlığını kazanır.
      • Çocukların 2 yaş civarında  %50 si geceleri kuru kalır.
      • Çocukların 3 yaş civarında  %75i geceleri kuru kalır.

       

       

      Sosyal Duygusal Gelişim

       

      • Başkalarının oyununu seyreder, yanlarında oynar, fakat onlarla oynamaz. (Paralel oyun)
      • Kısa süreli oyun oynasa da oyuncaklarını paylaşamaz.
      • Duygularını kontrol etmekte zorlanırlar. Özellikle yorgunken öfke nöbetleri olabilir.
      • 2 yaş çocuğunun gerçek ile gerçek olmayanı anlaması zordur. (örn. TV programları)
      • Söylendiğinde bir başka odadan nesne veya bir kişiyi getirip götürebilir.
      • Müzik veya öykü etkinliğine 5- 10 dakika katılır.
      • Yerde araba sürme, oyuncak bebeği yatırma gibi hayale dayalı oyunlar oynarlar. 
      • Bir işin bir kısmını yaparak anne ve babasına yardım etme girişiminde bulunur.
      • Yetişkinleri taklit etmekten hoşlanır. (kutudan ev yapma, yetişkin kıyafetleri ile giyinme oyunu) 
      • Sorulduğunda bir tercih yapar.
      • Oyunlara katılır.
      • Oyunda sırasını bekleyebilir.  
      • Ailesinden kolaylıkla ayrılabilir.

       

      Büyük Kasların Motor Gelişimi

       

      • Koşar, fakat ani dönüşler yapamaz. (aralarda düşer)
      • Merdivenden çift ayak iner-çıkar.
      • Nesneleri düşmeden alabilir.
      • Topa vurabilir.
      • Koltuğa çıkar ve inerler.
      • Çift ayak sıçrar.
      • Ayak değiştirerek merdiven çıkar, çift ayağı ile iner.
      • Bisiklet sürebilir. 

       

      Küçük Kasların Motor Gelişimi

       

      • Kitap sayfalarını kontrollü olarak çevirebilir.
      • Kapı kolunu ve tokmağı çevirebilir.
      • 6-7 blokla kule yapabilir. 
      • Dik ve dairesel çizgileri taklit eder.  
      • Dik ve yatay çizgiyi taklit eder.
      • Daire şeklini kopya eder.
      • 9 blokla kule yapar.
      • + şeklini taklit eder. 
      • Basit insan yüzü çizer. 

       

      Dil Gelişimi

       

      • Hemen hemen her şey için bir kelimesi vardır.
      • İsim ve fiili iki sözcüklü ifadede birleştirir. (baba gitti)
      • Bir şey sormak için sözcük ve sözel ifadede soru tonlaması kullanır.
      • Soru sormak ya da bir şey söylemek için 2–3 kelimelik cümleler kullanır.
      • Konuşurken  ‘hayır’ veya ‘yok’ kelimelerini kullanır.
      • Genel etkinlikler için _________ne yapıyor?  Sorusuna cevap verir.
      • Nerede? sorusuna cevap verir.
      • Kullanımı ile tanımlandığında, tanıdığı 10 nesnenin resmini gösterir. (hangisi ile su içersin?)
      • İki komutları yerine getirir.
      • Ben, bana, benim, sen zamirlerini kullanır
      • Kim? Sorusuna isimle cevap verir.
      • İsimlerin sahiplik halini kullanır. (babanın)
      • Sevdiği hikayeleri dinlemekten hoşlanır.
      • Çoğul takılarını kullanır. (arabalar, toplar)
      • Kelimelerinin büyük bir kısmı yabancılar tarafından anlaşılır.
      • Adını, yaşını ve cinsiyetini söyleyebilir.
      • Ne?, Nerede?, Niçin? Şeklinde birçok soru sormaya başlar.

       

      Bilişsel Gelişim

       

      • Sorulduğunda 4 vücut kısmını gösterir.
      • İstenildiğinde belirli bir kitabı bulur. 
      • İstenildiğinde büyük ve küçüğü gösterir.
      • Üç rengi eşleştirir.
      • İstenildiğinde nesneleri bir başka nesnenin içine, altına ve üstüne yerleştirir.
      • 4 parçalı iç içe geçmeli oyuncakları iç içe koyar.
      • Çubuğa sırasına uygun olarak 5 ya da daha fazla halkayı geçirir.
      • Bazı çocuk şarkılarını bilir.
      • Mekanik oyuncakları çalıştırabilir.
      • Elindeki veya odadaki nesne ile kitaptaki nesneyi eşleştirebilir.
      • 3–4 parçalı puzzle yapabilir.
      • Renge ve şekline göre nesneleri ayırabilir.

      • 4-5 YAŞ (48-60 AY) ARASI ÇOCUKLARIN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

        Değerli Aileler,

        Çocuğunuzun içinde bulunduğu yaş dönemine ait gelişim özellikleri aşağıda sıralanmıştır. Çocuk gelişim aşamaları tüm çocuklarda benzer özellikler göstermektedir. (örneğin, çoğu çocuk yürümeyi öğrenmeden önce emekler).Fakat her çocuğun gelişim hızı birbiriden farklıdır. Bazı çocuklar, gelişim aşamalarını  daha önce tamamlarken, bazıları daha geç tamamlayabilir. Bu bilgiler ortalamalardır. Kısaca her çocuk kendine özeldir.

         

        Özbakım Gelişimi

         

        • Burnunu mendil ile siler.
        • Kendi giysisinin düğmelerini açar ve düğmelerini ilikler.
        • Kaşığı ve çatalı beceri ile kullanır ve bıçak ile kesebilir. 
        • Arkada bulunan düğmeler, bağlar hariç, giyinir ve soyunur.
        • Giysilerinin önünü ve arkasını ayırt eder.
        • Elini ve yüzünü yıkar.
        • Sabit fermuarı çekebilir. 
        • Dişlerini fırçalar. 
        • Çıt çıt, kopça, kemer veya ayakkabı tokalarını açar ve kapatabilir.
        • Ayakkabılarını bağlar.

         

        Sosyal –Duygusal Gelişim

         

        • Kendisine ait sorulara cevap verir.  (bu gün nasılsın?, nerede oturuyorsın? )
        • Yetişkinlerin konuşmalarına katılır, arkadaşları ile konuşur.
        • Kooperatif oyun oynar.
        • Espri anlayışı gelişmeye başlar, komikliklere gülerler.
        • Üzücü durumlarda kardeşlerine, arkadaşlarına sempati gösterir, yardım eder.
        • %50 oranında hatırlatılmadan özür diler.
        • 8-9 çocukla oyun oynarken sıra bekler.
        • Toplum içerisinde sosyal olarak kabul edilebilir davranışlar sergiler.

         

         

        Büyük Kas Motor Gelişimi 

         

        • Tek ayak üzerinde 4-8 sn durur.
        • Parmak ucunda koşabilir.
        • Tek ayakla 10 kez ileriye doğru sıçrayabilir.
        • Merdivenleri ayak değiştirerek çıkabilir ve inebilir.
        • Orta boy topu yerde  sıçratabilir.
        • 3 tekerlekli bisiklete becerikli bir şekilde binebilir.

         

        Küçük Kas Motor Gelişimi 

         

        • + şeklini kopya eder. 
        • Kurşun kalem ve boya kalemi kullanarak boyama yapar.
        • Kare şeklini kopya eder.
        • Başı, vücudu, kolları ve bacakları olan bir insan çizer.
        • Çok basit ev resmi çizer.
        • Oyun hamuru ile yapılan bir topun ve yılanın aynısını yapar.
        • Özellikleri söylendiğinde bir daire ve kareyi çizer.
        • Ufak makasla yardımsız 15 cm lik  düz ve eğri çizgiyi çizer.
        • Üçgen şeklini kopya eder.

         

        Dil Gelişimi

         

        • Birbirini takip eden 3 nesneli ve davranışlı yönerge dizisini yerine getirir.

        ( örn, kalemi al, kalemi kalem kutusuna koy ve kalem kutusunu bezle sil)

        • Edilgen cümleleri anladığını gösterir. (anne bebeği öptü, bebek anne tarafından öpüldü).
        • Hemen hemen düzgün ve tam cümlelerle konuşur.
        • Birleşik cümleler kurar.
        • Zıtlıklarla ilgili karşılaştırmalarda en son sözcüğü söyler. (örn .fil büyüktür, karınca____, )
        • Bildiği öyküleri resimli ipucu olmaksızın anlatır.
        • Belirli bir sınıfa ait olmayan resimlerin ismini söyler. (örn. hayvan olmayan)
        • Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanı doğru olarak kullanır.
        • Bir şeyin nasıl yapıldığını tanımlar. (örn.resim yapma)
        • Kompleks soruları anlar.
        • Niçin/neden sorusuna cevap verir.
        • Nesnelerin fonksiyonlarını tanımlar. (örn. süpürge ile süpürülür)
        • Karmaşık cümleler kullanır.
        • Yetişkinlere benzer gramer yapılarını kullanır.

         

         

        Zihinsel Gelişim

         

        • İstenildiğinde belirli sayıda nesneyi eline alır.(1-5)
        • Etkinliklere bağlı olarak günün zamanını söyler.
        • 6- 8 rengi isimlendirir.
        • Şarkının 5 satırını söyler.
        • Yer ilişkisi gösteren nesneleri yerlerine dizer veya seçer  (örn. önüne, arkasına, yanına , uzağına gibi)
        • Ezbere 1’den 20’e kadar sayar.
        • Bir özellliğe göre nesneleri gruplayabilir. (örn. giyecekler, hayvanlar)

         


        5-6 YAŞ (60-72 AY) ARASI ÇOCUKLARIN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

        Değerli Aileler,

        Çocuğunuzun içinde bulunduğu yaş dönemine ait gelişim özellikleri aşağıda sıralanmıştır. Çocuk gelişim aşamaları tüm çocuklarda benzer özellikler göstermektedir. (örneğin, çoğu çocuk yürümeyi öğrenmeden önce emekler).Fakat her çocuğun gelişim hızı birbiriden farklıdır. Bazı çocuklar, gelişim aşamalarını  daha önce tamamlarken, bazıları daha geç tamamlayabilir. Bu bilgiler ortalamalardır. Kısaca her çocuk kendine özeldir.

         

        Özbakım Gelişimi

         

        • Düğmeleri düğmeler. Yalnız başına giyip, soyunur.
        • Tuvaletini yalnız olarak yapabilir.
        • Saçlarını tarar ve dişlerini fırçalar.
        • Hava sıcaklığı ve duruma uygun giysi seçer.
        • Masada kendine servis yapar ve servis tabağını başkasına verir.
        • Oyuncaklarını düzenli olarak kutuya yerleştirir.
        • Kendine sandviç hazırlar.
        • Bıçakla yumuşak yiyecekleri keser. (örn. sosis, muz) 

         

         

        Sosyal Duygusal Gelişim

         

        • Mantıklı, kontrollü ve bağımsız hareket eder.
        • Kendisi ile ilgili duyguları ifade eder.
        • Arkadaş seçer.
        • Kooperatif oynar.
        • Başkalarına oyunun ya da etkinliğin kurallarını anlatır.
        • Amaç için (belli bir hedef için) plan yapar.
        • Günlük programda zamanı anlar.

         

         

        Büyük Kas Motor Gelişimi

         

        • Verilen sözel yönlendirmelere göre değişik yönlerde yürüyebilir. (ileri, geri, yanlara)
        • Tırmanmada aktif ve beceriklidir.
        • Koşarken daha az düşer ve aynı zamanda oyun oynar.
        • Ayak değiştirerek sıçrar.
        • Eliyle topa yön vererek top sürer.
        • Sözel yönlendirmelere uyarak, müzikli dairesel oyunları oynar.
        • Basit bir müziğin tempo ve ritmine uyarak dans eder.
        • Kendi başına ip atlar.
        • Koşarken yerden nesneleri alır.

         

         

        Küçük Kas Motor Gelişimi

         

        • Üçgen şeklini kopya eder.
        • Ayakkabılarını bağlamayı öğrenir.
        • Kapısı, penceresi, çatısı ve bacası olan bir ev çizer. 
        • Nokta nokta verilen bir resmin noktalarını birleştirebilir.
        • Başı, gövdesi, kolları, bacakları ve diğer özellikleri belirgin bir insan çizer.
        • Sınırları belirlenmiş bir resmin %95’ini çizgi dışına taşırmadan boyar.
        • Kalemtraş kullanır. 
        • Eşkenar dörtgen şeklini ◊ taklit eder.
        • Kendi ismini ve bazı harfleri yazabilir.

         

        Dil Gelişimi 

         

        • Adresini söyler.
        • Telefon numarasını söyler.
        • Zaman sıralamasını anlar. (örn. ilk ne oldu?...)
        • Biraz, çok, bir kaçı, en çok, en az gösterebilir.
        • Basit fıkralar anlatır.
        • Günlük deneyimlerini anlatır.
        • Neden? Sorusuna açıklama ile cevap verir. 
        • Sözcükleri tanımlar.
        • Zıt anlamlı kelimeleri söyler. (örn. temiz/pis, şişman/zayıf, neşeli/üzgün)
        • Eğer .............ne olur? Sorularına cevap verir. (örn. eğer bir yumurtayı düşürürsen ne olur?)
        • Dün ve  bugün sözcüklerini anlamlı bir şekilde kullanır.
        • Soyut kelimelerin anlamını sorar.

         

        Zihinsel Gelişim

         

        • 20 nesneye kadar sayar ve kaç tane olduğunu söyler.
        • 1-10 arası rakamları isimlendirir.
        • 8 bloğu büyüklüğüne göre dizer.
        • Kendi sağını ve solunu söyler.
        • Nesnelerin sıra içindeki yerlerinin birinci, ikinci, üçüncü şeklinde isimlendirir.
        • Haftanın günlerini sıra ile söyler.
        • Doğum gününü gün ve ayı ile söyler.
        • Daha sonra ne olacağını tahmin eder.
        • Yarım ve bütün nesneleri gösterir.
        • Bir olayı meydana getiren resimleri düzgün sıraya dizer. (3-5 resim)

         

         

         


      •  

        a

        s

        e

        r

        t

        u

        ı

        e

        l

        t

        a

        g

        k

        h

        e

        l

        s

        z

        m

        b

        t

        ğ

        a

        b

        h

        l

        v

        a

        s

        d

        e

        r

        t

        y

        o

        l

        s

        a

        v

        e

        r

        t

        y

        u

        ı

        o

        o

        p

        ğ

        ü

        a

        z

        c

        v

        b

        e

        t

        a

        v

        e

        h

        j

        k

        ş

        v

        z

        a

        l

        e

        a

        j

        h

        g

        f

        d

        s

        z

        c

        c

        v

        a

        g

        h

        j

        k

        e

        t

        o

        p

        ğ

        i

        a

        z

        c

        v

        b

        n

        m

        j

        a

        e

        t

        e

        v

        e

        r

        t

        b

        a

        e

        t

        g

        j

        o

        ş

        a

        b

        a

        m

        e

        h

        j

        l

        ş

        t

        e

        a

        d

        f

        b

        b

        ı

        o

        p

        ğ

        ü

        z

        v

        e

        t

        u

        e

        b

        e

        r

        t

        a

        l

        t

        s

        ş

        e

        r

        i

        f

        e

        m

        e

        l

        i

        k

        g

        a

        z

        i

        ö

        e

        u

        o

        h

        t

        y

        v

        r

        e

        r

        t

        e

        s

        a

        l

        t

        e

        t

        g

        j

        k

        v

        b

        j

        k

        ğ

        i

        f

        d

        a

        s

        d

        f

        g

        h

        j

        a

        l

        v

        a

        t

        s

        a

        s

        d

        f

        a

        l

        e

        p

        t

        h

        b

        c

        e

         

         

         

         

         

         

         

        YÖNERGE: “E” HARFİNİ KIRMIZI RENGE,

                             “ L” HARFİNİ MAVİ RENGE,

                             “A” HARFİNİ SARI RENGE,

                             “T” HARFİNİ YEŞİL RENGE BOYA.


      •  

        Doç. Dr. Esra ÖZCEBE’nin Ders notlarıdır.

        (Hacettepe Üniversitesi)

        Şerife İSLAMOĞLU (Özel Eğitim Öğretmeni)


       

       

      ÖNSÖZ

       

      Ülkemiz de eğitim görenlerin sayısı bir çok ülke ile kıyaslanamayacak kadar geniş ve yaygındır. Toplumsal bir kurum olarak eğitim toplumu derinden etkiler. Eğitim kurumlarının toplumdan beklentileri olduğu gibi toplumun da eğitime etki etmemesi mümkün değildir. Bu karşılıklı etkileşim arasında ülke daha iyiye doğru bir seyir alır. Bu bağlamda özel eğitim gerektiren bireylerin bağımsız bir yaşam sürdürebilmesi, kendisine, ailesine ve yaşadığı topluma yararlı bir birey haline gelmesi için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Böyle bir dayanışma ortamının oluşması eğitimde başarı için çok gereklidir.

      Bu açıdan Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak, vatandaşlarımızın her kesimine  özel eğitimi tanıtmak ve engelli bireylerin eğitim düzeylerini geliştirmek maksadıyla bir çok faaliyet yapılmaktadır. Genel Müdürlüğümüz özel eğitim gerektiren bireylere yönelik eğitim programları ile öğretmen ve aile el kitapları gibi yayınlar hazırlayarak ve öğretmenlerin kendilerini yetiştirmesine imkan sağlayacak hizmet içi eğitim faaliyetleri düzenleyerek özel eğitimde kaliteyi ve başarıyı artırmak için ilgili bir çok alanda çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir.  Bunlardan biri de tüm Türkiye’ ye yayılan özel eğitim ve rehberlik hizmetleri kurs ve seminerleridir.

      Bu çalışmalarda kursa yada seminere katılanlara özel eğitim hizmetleri, kaynaştırma, eğitim-öğretim planlanması ve yöntemleri, aile eğitimi alanlarında bir çok faydalı bilgiler verilmektedir. Çalışmalara katılanların, hem kendilerini hem de çevrelerini özel eğitim konusunda bilgilendirmeleri, toplumda özel eğitim konusundaki yargıların olumlu şekilde artmasını sağlayacaktır.

      Özel eğitim branşı dışında olan öğretmen, idareci ve müfettişler için hazırladığımız bu kitapçık onlara genel bir bakış açısı kazandırmak maksadıyla hazırlanmıştır. Kurs ve seminerlere katılacaklara özel eğitimi tanıtmak, bilgi vermek, var olan bilgilerini tazelemek ve özel eğitime ilgi ve duyarlılıklarını artırmak için kaynak olarak hizmet edecek bu kitapçığın herkese yararlı olacağı kanaatindeyim.

      Bu kitapçığın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eder, özel eğitim alanındaki  çalışmaların devamını dilerim.

       

       

                                                                             Dr. Ruhi KILIÇ

                                         Genel Müdür V

      İÇİNDEKİLER

       

      1. I.              BÖLÜM

      Özel Eğitim Hizmetleri……………….……………………………  4

      Özel eğitim nedir ?............................................................      ……..  5

      Özel eğitimin ilkeleri…………………………………………………           6

      Özel eğitim kurumlarının amacı…………………………………….7

      Özel eğitim kurumları………………………………………………. 7

      Özel eğitime destek olan kurum ve kuruluşlar……………………          8

      Eğitimde sistem basamakları……………………………………… 8

      Engel Türleri ve Özellikleri…………………………………………            14

      Özürlüler ve bazı kanun ve kanun hükmünde

      kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun…………..           67

       

       

      1. II.            BÖLÜM

      Kaynaştırma Eğitimi………………………………………………. 71

      Kaynaştırma nedir ?....................................................................        72

      Kaynaştırmanın İlkeleri            …………………………………………….. 73

      Kaynaştırma Eğitimin Yararları………………………………..….. 74

      Kaynaştırma Uygulamaları……………………………………..…. 76

      Kaynaştırma Eğitimine Yönelik Hazırlık Çalışmaları…….………           80

      Kaynaştırma Eğitiminde Dikkat Edilecek Hususlar…………….. 81

       

       

      1. III.           BÖLÜM

      Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) ……………………  84

      Giriş …………………………………………………………………..            85

      BEP Nedir ?................................................................................         86

      BEP Ne Değildir ?.......................................................................        88

      Neden BEP…………………………………………………………. 87

      BEP’ İ Gerekli Kılan Nedenler……………………………………. 90

      Kimlerin BEP’ E İhtiyacı Vardır…………………………………..   90

      BEP’ İn Yararları……………………………………………………. 91

      BEP’ İn İşlevi…………………………………………………………           92

      BEP Nasıl Hazırlanır ?................................................................       93

      Özel Eğitimde Tanılama……….…………………………………..  94

      BEP Hazırlama Aşamaları………………………………………… 106

      Teftiş ve Denetim……………………………………………………            129

      Örnek Formlar………………………………………………………. 131

       

      1. IV.          BÖLÜM

      Davranış Değiştirme ………………………………………………            137

      Giriş………………………………………………………………….. 138

      Uygulamalı Davranış Analizi ve ilkeleri……………………………          138

      Hedef Davranışın Belirlenmesi Ve Tanımlanması………………            139

      Kayıt Teknikleri………………………………………………………            140

      Davranış Kaydı Teknikleri…………………………………………  142

            Uygun Davranışların Artırılması…………………………………...            145

      Uygun Olmayan Davranışların Azaltılması……………………….           150

       

      1. V.           BÖLÜM

      Aile Eğitimi.................................................................................          161

      Giriş………………………………………………………………….. 162

      Özre Uyum Sürecinde Ailenin Geçirdiği Aşamalar………………          162

      Aile Eğitiminin Amaçları…..……………………………………….. 166

      Anne Baba Öğretmen İşbirliği...……………………………………           169

      Anne Baba Öğretmen İletişimi……………………………………  171

      Anne Baba Katılımı………………………………………………..   172

      Aileye Yönelik Hizmetler………………………………………….   173

      Engelli Çocuk Velilerine Yönelik Aile Eğitimi Programları………          176

       

      Yararlanılan Kaynaklar……………………………………………. 183


      Özel Eğitim Rehberlik Ve Danışma Hizmetleri GenelMüdürlüğü

      Yayın Kataloğu…………..………………………….……………….186

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      I.BÖLÜM

       

      Özel Eğitim Hizmetleri

       

                                             

       

       

       

       

       

      ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ

       

       

      ÖZEL EĞİTİM NEDİR ?

       

      Özel eğitim gerektiren birey: Çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından yaşıtlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren birey.

      Yetersizlik: Zedelenme ya da bazı sapmalar sonucu, bir insan için normal bir etkinliğin ya da yapının önlenmesi, sınırlandırılması hali.

      Engel: Bireyin yetersizliği nedeniyle, yaşadığı sürece, yaş, cins, sosyal ve kültürel farklılıklara bağlı olarak oynaması gereken rolleri gereği gibi oynayamama   durumu.

       

      Özel Eğitim;

            Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim gereksinmelerini karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitime "özel eğitim" denir.

            Çoğunluktan farklı ve özel gereksinimli çocuklara sunulan,

            Üstün yetenekli olanları yetenekleri doğrultusunda en üst düzeye çıkmasını sağlayan

            Yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen,

            Engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek

            Topluma kaynaşmasını ve bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatılan eğitimdir.

       

      Neyi öğretir?

            Özel eğitim, genel eğitimden içerik yönünden yani nelerin öğretileceği yönünden farklılaşmaktadır. Olağan çocukların kendiliğinden edindikleri becerilerin büyük bir kısmını yetersizlikten etkilenmiş özel gereksinimli çocuklara, yoğun ve sistematik biçimde öğretmek gerekmektedir.

            Örneğin, giyinme, soyunma, yemek yeme becerilerini çocuklar, yetişkinleri gözleyerek, taklit ederek öğrenirler.

            Genel eğitimden özel eğitimin ayrıldığı bir diğer nokta ise içeriğin düzenlenişidir. Genel eğitimde içerik ortalama çevresindeki çocuklar için merkezi programlarla belirlenirken, özel eğitimde programın içeriğini çocuğun gereksinimleri belirler.

       

      ÖZEL EĞİTİMİN İLKELERİ

       

      Türk Millî Eğitiminin genel amaçları doğrultusunda özel eğitimin temel ilkeleri şunlardır

             573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)  belirtilmiştir.

      1. Özel eğitim gerektiren tüm bireyler; ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
      2. Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimine erken yaşta başlanması esastır.
      3. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyi, sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan plânlanır ve yürütülür.
      4. Özel eğitim gerektiren bireyin eğitim performansları dikkate alınarak; amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
      5. Özel eğitim gerektiren bireyin, her tür ve kademedeki eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.
      6. Özel eğitim gerektiren birey için, bireysel eğitim plânı hazırlanır ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.
      7. Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmaları ve eğitimleri sağlanır.
      8. Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireye yönelik etkinlik gösteren sivil toplum örgütlerinin görüşlerine önem verilir.
      9. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde plânlanır

      ÖZEL EĞİTİM KURUMLARININ AMACI

       

      1.Toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir vatandaş olarak yetişmelerini,

      2. Kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmelerini

      3. Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç-gereç kullanarak; ilgileri, gereksinimleri, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar.

       

      ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI

       

      AYRI OKULLARDA  ÖZEL EĞİTİM UYGULAMALARI

      1. Görme Engelliler İlköğretim Okulları

            Yatılı

            Gündüzlü

      1. İşitme Engelliler İlköğretim Okulları/Liseleri

            Yatılı

            Gündüzlü

      1. Ortopedik Engelliler İlköğretim Okulları

            Yatılı

            Gündüzlü

      1. Eğitilebilirler İlköğretim Okulları

            Gündüzlü

      1. İş Okulları

            Gündüzlü

      1. Eğitim ve Uygulama Okulları

            Gündüzlü

      1. İş Eğitim Merkezi

            Gündüzlü

      1. Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri (OÇEM)

            Bağımsız OÇEM

      1. Bilim Sanat Merkezleri
      2. Hastane Okulları

       

      NORMAL OKULLARDA ÖZEL EĞİTİM  UYGULAMALARI

       

            Kaynaştırma

            Özel Sınıf

            Bağımlı OÇEM

       

      ÖZEL EĞİTİME DESTEK OLAN KURUM/KURULUŞLAR

       

      A-Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı

      B-Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü

      C. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Özel Eğitim  Rehberlik ve Psikolojik Danışma Şube Müdürlüğü

      D. Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü

      E. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri

       

            Milli Eğitime Bağlı Özel Eğitim Kursları

            Sosyal Hizmetlere Bağlı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri

       

      F-Okul Öncesi Eğitim Kurumları

      G-İlköğretim Kurumları

      H-Orta Öğretim Kurumları

      I-Yüksek Öğretim Kurumları

      K-Mesleki Eğitim Merkezleri

      L-Gönüllü Kuruluşlar ve dernekler.

       

       

      EĞİTİMDE SİSTEM  BASAMAKLARI

       

      ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ EĞİTİMİ

       

           Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş, 0-36 ay arasındaki çocuklar için, özel eğitim hizmetleri, öncelikle ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, üniversitelerle iş birliği ile eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi ve gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen tarafından evlerde ve kurumlarda sürdürülür.

      Plânlanan bu eğitim doğrultusunda çocuk, aile ve eğitimci;

           Çocuğun özel eğitim gereksinimlerinin  belirlenmesi tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından mümkün olduğunca ev gözlemleri ve gelişim ölçekleri kullanılarak yapılır.

           Eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme çalışmaları, en az altı ayda bir yinelenir.

           Aile eğitimi hizmetlerinde, çocuğun ve ailenin ne tür destek hizmetler alacağı ve bu hizmetlerin kim tarafından, nasıl ve ne zaman verileceği eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından belirlenir.

           Bu çocukların, sosyal yönden gelişimlerini desteklemek ve ailelerin bilgi ve deneyimlerini artırmak için, resmî ve özel kreşlerde, bireysel özellikleri ve yaşları dikkate alınarak, belirlenen bir günde yarı zamanlı oyun grubuna yada etkinlik grubuna devam etmesine karar verilebilir.

           Aileler, eğitsel oyun, oyuncak, oyuncak kütüphaneleri, özel eğitim gerektiren çocuklara kendilerini serbest ifade etme olanağı sağlayan oyun-eğlence alanları ve eğitsel kitap gibi konularda bilgilendirilir ve özendirilir.

       

      OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ

       

      Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş  37-72 ay arasındaki  çocuklar   için,    okul öncesi eğitimi zorunludur  ve  kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim plânları çerçevesinde sürdürülür. ,

       

           Özel eğitim gerektiren çocukların, bireysel yeterliliklerine dayalı gelişim özellikleri dikkate alınarak okul öncesi özel eğitim sınıfları ve okulları da açılabilir.

           Oluşturulacak özel eğitim sınıflarında ve okul öncesi özel eğitim okullarında sınıfların mevcudu, bir öğretmen için altı, iki öğretmen için on çocuktan fazla olamaz.

           Oluşturulacak özel eğitim sınıflarında ve okul öncesi özel eğitim okullarında sınıfların mevcudu, bir öğretmen için altı, iki öğretmen için on çocuktan fazla olamaz.

           Bu çocuklarda tuvalet eğitimi koşulu aranmaz.

       

      HAZIRLIK SINIFI

       

           Bünyesinde özel eğitim sınıfları bulunan ilköğretim okulları ile özel eğitim ilköğretim okullarında, öğrencilerin gelişim ve bireysel özellikleri doğrultusunda, onları örgün eğitimi izleyebilecekleri duruma getirmek için hazırlık sınıfları açılabilir.

           Hazırlık sınıflarında en fazla 10 öğrenci bulunur.

      Hazırlık sınıfı programı; bireylerin, sosyal etkileşim, iletişim ve temel yaşam becerilerini geliştirme, sınıfa, okula ve yaşama uyumlarını artırmaya yönelik hazırlanır.

           Kavrama, dinleme, anlama, anlatma, okuma ve yazmayla ilgili hazırlık çalışmalarını içeren bu programın süresi en fazla bir ders yılıdır.

      Ders yılı sonunda hazırlık sınıfı öğretmeni, aile, okul rehber öğretmeni-psikolojik danışmanı ile okul yönetiminin ortaklaşa aldığı yöneltme kararı doğrultusunda öğrenci;

           Kaynaştırma uygulamaları yapılan ilköğretim okuluna,

           Özel eğitim ilköğretim okuluna,

           İlköğretim       programlarının       amaçlarını gerçekleştirecek durumda olmayan öğrenciler için, gelişim alanlarındaki  performans  düzeyi dikkate      alınarak     hazırlanmış   bir    eğitim programına devam ettirilir.

       

      İLKÖĞRETİM

       

           Özel     eğitim      gerektiren        bireyler ilköğretimlerini;  özel eğitim veya diğer ilköğretim okullarında sürdürürler.

           Özel eğitim ilköğretim okullarına devam eden öğrencilerin gelişimleri izlenip, eğitim performansları dikkate alınarak, programın amaç, içerik, öğretim süreçleri ve değerlendirme boyutlarında uyarlamalar yapılarak, kaynaştırma uygulamalarına öncelik verilir.

           Özel eğitim ilköğretim okullarında sınıf mevcudu en fazla 10 öğrenciden oluşur.

           Zorunlu öğrenim çağındaki, klinik bakıma gereksinim duyan veya birden fazla alanda yetersizliği olanlar için destek eğitim plânı Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu tarafından hazırlanır.

      Bu bireylerin eğitimleri, öncelikle ailelerinin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmenler tarafından kurumlarda ve evlerde sürdürülür.

       

      EVDE EĞİTİM

           Herhangi bir eğitim öğretim kurumundan doğrudan yararlanamayacak durumda olan okul öncesi ve ilköğretim çağındaki özel eğitim gerektiren bireylere evde eğitim verilmesi esastır.

           Evde eğitim hizmetine karar verilmeden önce, bireyin bir eğitim öğretim kurumundan doğrudan yararlanmasına imkân verecek fiziksel, soysal ve ekonomik bütün önlemlerin alınıp alınmadığının değerlendirilmesi esastır.

           Evde eğitim hizmetleri kurul tarafından planlanır.

           Bu hizmetlerin, gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen tarafından sürdürülmesi esastır.

           Bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanması esastır.

           Evde eğitimde, ailelerin bilgilendirilmesi, desteklenmesi ve eğitimin her aşamasına katılımlarının sağlanması esastır.

           Evde eğitim sürecinin birey, aile ve öğretmenin iş birliğine dayalı olarak planlanması esastır.

           Bireylerin gelişim durumları ve yeterliklerinin sürekli değerlendirilmesi ve buna göre eğitim sürecinde değişiklik ve düzenlemeler yapılması esastır.

       

      ORTA ÖĞRETİM

       

           Özel eğitim gerektiren bireylerin, orta öğretimlerini özel eğitim okullarında veya diğer genel, meslekî ve teknik orta öğretim okullarında, kaynaştırma yoluyla sürdürmeleri esastır.

           İlköğretim okullarını bitiren; özel eğitim gerektiren öğrencilerden genel, meslekî ve teknik orta öğretim okullarına yönlendirme kararı alınanlar, ilgili birimlerle yapılacak iş birliği çerçevesinde yatılı ve sınavsız olarak bu okullara yerleştirilirler.

           Çok programlı liselere ve meslek liselerine yönlendirme kararı alınanlardan, yatılı okumak isteyen öğrenciler için yakın yatılı okulların olanakları da değerlendirilerek yeterli kontenjan sağlanır.

           Özel eğitim gerektiren bireylerden, açık öğretim lisesine yönlendirme kararı alınanlar tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından izlenir.

           İlgili kurum ile programın ölçme ve değerlendirilmesi gibi konularda iş birliği yapılır.

       

      YÜKSEK ÖĞRETİM

       

      Özel eğitim gerektiren öğrencilerden, yüksek öğretime yönlendirme kararı alınanların ilgileri, istekleri, yetenekleri, yeterlilikleri ve istihdam olanakları doğrultusunda ve ölçüsünde yüksek öğretim olanaklarından faydalanabilmeleri için sınavlarda ve değerlendirmede gerekli özel eğitim önlemleri alınır.

           Yüksek öğretim kurumları ile iş birliği yapılarak yerleştirilmelerinde, kredi ve burs almalarında öncelik tanınır.

       

      YAYGIN EĞİTİM

       

           Özel eğitim gerektiren bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme gereksinimlerini karşılamak, onları işe ve mesleğe hazırlamak amacıyla, farklı konu ve sürelerde, çevrenin olanakları ve gereksinimleri doğrultusunda yaygın eğitim programları düzenlenir.

           Bu programlar, özel eğitim gerektiren bireylerin aileleri ve yakın çevreleri için, bireyin gelişim sürecinde aktif rol almaları ve onlarla birlikte yaşam becerilerini geliştirmelerini sağlayacak biçimde hazırlanır.

           Özel eğitim gerektiren bireyleri iş hayatına hazırlayıcı iş ve meslekî yaygın eğitim programları; bu bireylerin bireysel gelişim özellikleri ve yeterlilikleri doğrultusunda yörenin, iş gücü piyasasının mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları dikkate alınarak plânlanır; uygulama ağırlıklı ve bireyin o işi veya mesleği amaçlanan yeterlilikte yapmasını sağlayacak şekilde uygulanır.

           Yaygın eğitim faaliyetleri illerde oluşturulmuş bulunan Yerel Çalışma Konseyleri ile diğer resmî, özel ve gönüllü kurum ve kuruluşlar ile işbirliği çerçevesinde plânlanır ve uygulanır.

           Yaygın eğitim programları uygulayan diğer resmî,    özel    ve    gönüllü    kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek programlardan iş    birliği   çerçevesinde,   özel eğitim gerektiren bireylerin de, özel eğitim sınıfı ve    kaynaştırma    uygulamaları    ile yararlanmaları sağlanır.

       

       

       

       

       

       

       

       

      ENGEL TÜRLERİ VE ÖZELLİKLERİ

       

      ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYLERİN SINIFLANDIRMASI

      Her bireyin yetersizliği kendine özgü olmasına karşın, tanılanması, gereksinimlerinin belirlenmesi, eğitimlerinde daha uygun düzenleme ve planlamaya yol gösterici olması için ortak özellikleri ve eğitim gereksinimlerine göre sınıflandırma yapılmaktadır.

      1. Zihinsel Öğrenme yetersizliği olan Bireyler
      2. İşitme Yetersizliği Olan Bireyler
      3. Görme Yetersizliği Olan  Bireyler
      4. Ortopedik Yetersizliği Olan Bireyler
      5. Dil ve Konuşma Güçlüğü Olan Bireyler
      6. Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Bireyler
      7. Duygusal, Davranışsal ve Sosyal Uyum Güçlüğü Olan Bireyler
      8. Otistik Özellikler Gösteren Bireyler
      9. Üstün Zeka ve Üstün Yeteneği Olan Bireyler

      10. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Gösteren Bireyler 

      ENGELLİLİĞİN GENEL NEDENLERİ

      Engelli olma nedenleri pek çok sınıflamalar halinde ele alınabilmektedir.En çok kullanılan sınıflama,doğum öncesi,doğum anı ve doğum sonrası oluşmalarına göre yapılan sınıflamadır.

        Doğum Öncesi Nedenler:

      •  Aile soyunda var olan kalıtımsal hastalıklar

      •  Özellikle kalıtımsal hastalığı olan akrabalar arasındaki

       evlilikler

      •  Anne ve baba arasındaki kan ve Rh uyuşmazlığı

      •  Kromozomal nedenler

      •  Annenin doğum yaşının altında yada üstünde bir yaşta

      hamile kalması sonucu doğumlar

      •  Hamilelik sırasında doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanımı

      •  Hamilelik sırasında annenin sigara,alkol,uyuşturucu

      kullanması

      •  Hamilelik sırasında iyonize röntgen ışınlarına maruz kalma

      •  Hamilelik sırasında yetersiz beslenme

      •  Hamilelik sırasında ateşli,bulaşıcı hastalık geçirme

      •  Hamilelik sırasında kaza,aşırı stres,zehirlenme ve

      travmaya maruz kalma

      •  Hamilelik sırasında sağlık kontrollerinin ve yapılması gereken testlerin yaptırılmaması

      •  Hamile kalmadan önce ve hamilelik döneminde alınması

       gereken vitamin ve minerallerin eksikliği

      •  Çok sayıda ve sık hamile kalınması veya doğum yapılması

      •  Annede yüksek tansiyon,kalp hastalığı,şeker hastalığı gibi hastalıkların bulunması

        Doğum Anına Ait Nedenler:

      •  Doğumun sağlık kuruluşunda, sağlık elemanlarınca gerçekleştirilmemesi

      •  Doğumun beklenen süreden önce ve güç olması

      •  Bebeğin düşük doğum ağırlığı ile doğması

      •  Doğum esnasında bebeğin travmaya maruz kalması

      •  Doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması

       Doğum Sonrası Nedenler:

      •  Doğum sonrası bebeğin ağır ve ateşli hastalık geçirmesi

      •  Yeni doğan bebeğin sağlık kontrolünden geçirilmemesi ve

      gerekli testlerin yaptırılmaması

      •  Bebeğin aşılarının düzenli olarak yaptırılmaması

      •  Ağır doğum sarılığı

      •  Bebeğin yetersiz beslenmesi

      •  Ev,iş,trafik kazaları

      •  Zehirlenmeler

      •  Doğal afetler

      •  Ailenin ve çevrenin eğitimsizliği (Cehalet)

      •  Bireylerin ihmal ve istismar edilmesi

       

       

       

       

      1. ZİHİNSEL ÖĞRENME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

       

       

      Zihinsel Yetersizlik: 18 yaşından önce ortaya çıkan zihinsel işlevler ile kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde anlamlı sınırlılıklar görülen yetersizlik durumudur.
      Hafif Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin eğitim dönemi içinde, sınırlı seviyede destek eğitim hizmetleri ve özel düzenlemelere ihtiyacı olması durumudur.
      Orta Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin temel akademik, günlük yaşam ve iş becerilerinin kazanılmasında yoğun özel eğitim ihtiyacı olması durumudur.
      Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin öz bakım becerilerinin öğretimi de dahil olmak üzere yaşam boyu süren, yaşamın her alanında tutarlı ve daha yoğun özel eğitim ve destek hizmet ihtiyacı olması durumudur.
      Çok Ağır Düzeyde Zihinsel Yetersizlik: Bireyin zihinsel yetersizliği yanında başka yetersizlikleri bulunması nedeniyle öz bakım, günlük yaşam ve temel akademik becerilere sahip olmamasından dolayı yaşamı boyunca bakım ve gözetim ihtiyacı olması durumudur.

       

      Nedenler:

      Zihinsel engellilik durumu pek çok etmenin ya da özelliğin bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bunlar genellikle kalıtım, çevre ve kişilik özellikleri olarak sıralanmaktadır. Bununla birlikte en yaygın olarak bilinen zihinsel engellilik nedenleri:

      Bulaşıcı hastalıklar ve zehirlenmeler , Yaralanma ve fiziksel etkiler,   Metabolizma ve beslenme bozuklukları, Kaba beyin hastalıkları, Doğum öncesinde bilinmeyen nedenler,   Kromozom anormallikleri, Gebelik bozuklukları,  Ruhsal bozukluklar ve  Çevresel etkiler olarak sıralanabilir. Zihinsel engelli bireylerin % 80' inin çevresel etmenler sonucunda bu duruma geldikleri öne sürülmektedir.
       

      Özellikleri

       

      • Sağlık problemleri vardır.İç ve dış organlarda çeşitli deformasyonlar, diş çürümeleri, kafa ve vücut arasında oran farkı, görme ve işitme kusurları bulunabilir.
      • Bedensel gelişimleri yavaştır.
      • Psiko-devimsel alanlarda gerilik gösterirler. El-göz koordinasyonunu güç sağlarlar. Büyük ve küçük kaslarını kullanma becerisini geç kazanırlar.
      • Akademik kavramları geç ve güç öğrenirler.
      • İlgi süreleri kısa ve dikkatleri dağınıktır.
      • Çeşitli durumları kavramada, genelleme yapmada, öğrendiklerini transfer etmede zorluk çekerler.
      • Somut kavramları daha iyi kavrarlar.
      • Konuşma gelişimleri yavaş olup, geç konuşmaya başlarlar.
      • Yeni durumlara uymada zorluk çekerler.
      • Algıları, kavramları ve tepkileri basittir.
      • Monoton işleri yapmaktan hoşlanırlar.
      • Duygularını, düşüncelerini açık ve bağımsız olarak ifade edemezler.
      • Gördükleri , duydukları şeyleri çabuk unuturlar, bellekleri zayıftır.
      • Kendilerinden yaşça küçük olanlarla arkadaşlık kurarlar.
      • Grup içi ilişkilerinde başkalarına daima bağımlıdırlar.
      • Kurallara kavramakta zorluk çekerler.
      • Sosyal ilişkilerinde kendilerini grupta kabul ettirecek becerileri azdır.
      • Arkadaşlık kurmada zorluk çekerler ve kurdukları dostluklar kısa ömürlüdür.
      • Kendilerine güvenleri azdır.
      • Sosyal ilişkilerde bencildirler.
      • Sosyal durumlara uymada zorluk çekerler.
      • Sosyal faaliyetlere karşı ilgileri azdır.

       

       

       

       

       

      Öğretmenlere Öneriler

       

      Zihinsel engelli çocukların öğrenmede gösterdiği bu farklılıklar; öğretimlerinde bazı kural ve yöntemlerin uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Bu kural ve yöntemlerin başlıcaları aşağıda kısaca açıklanmıştır:

      1-Başarılı Yaşantılar Sağlama: Çocuğa başarabileceği görevler verilmeli, doğru yanıtlayabileceği sorular sorulmalıdır. Gerektiğinde görevi yerine getirmesine yardımcı olmalı; sorulara ip ucu vermek, seçenekleri azaltmak, soruyu yinelemek ya da açıklayarak basitleştirmek gibi yardımlarla doğru yanıtın bulunması kolaylaştırılmalıdır. Çocuk asla başarısız olduğu noktada bırakılmamalıdır. Yardımlar, çocuk başarılı olan değin sürdürülmelidir. Ancak, her zaman az yardım çok yardıma yeğlenmelidir.

      2-Geriye Bildirim (feed back) Sağlama: Çocuk, verdiği yanıtın doğru olup olmadığını bilmelidir.

      3-Doğru Yanıtları Pekiştirme: Pekiştirme, zaman geçirmeden ve açık bir biçimde yapılmalıdır. Bu, çocuğa yiyecek verilmesi gibi somut ya da çocukla ilgilenilmesi gibi sosyal nitelikte olabilir.

      4-Çocuğun Yeterlik Düzeylerinin Değerlendirilmesi: Eğer öğretilecek konu çocuk için çok basitse öğrenmek için yeterince gayret göstermeyecektir. Çok zorsa, başarısız yaşantılar edinecektir. Bu nedenle çocuğa öğretilecek konuların ve verilecek görevlerin onun düzeyine uygun olması gerekmektedir. Zihinsel engelli çocukların gelişimlerinde çeşitli düzensizlikler, iniş ve çıkışlar sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle çocuğun, yeterlik düzeylerini sürekli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

      5-Öğretilecek Konu ya da Davranışların Analizi: Öğretilecek konular ya da davranışlar, özellikle zor ve karmaşık olanları, analiz edilerek birbirlerini izleyen alt konu ya da davranış basamaklarına ayrılmalı, daha sonra bu basamaklardaki konu ve davranışlar sırasıyla çocuğa öğretilmelidir. Böylece bir basamaktaki öğrenme diğerini kolaylaştıracaktır.

      6-Bilgilerin Bir Durumdan Diğerine Aktarılmasına Yardımcı Olma: Bunun için aynı kavramların çeşitli durum ve ilişkileri içerisinde çocuğa öğretilmesi gerekmektedir.

      7-Öğrenilenlerin Yinelenmesini Sağlama: Zihinsel engelli çocukların öğrendiklerini kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarmada çeşitli problemleri vardır. Bu nedenle öğrendikleri bir konuyu kısa bir süre sonra unutabilirler. Bu durumu önlemek için öğrenilen konu ya da davranışların zaman zaman yinelenmesi sağlanmalıdır.

      8-Öğrenmeye Güdüleme: Pekiştirilmek ve başarılı olmak, birçok duyunu kullanılması, öğretmenin coşkulu ve ders sürelerini yeterli uzunlukta olması, çocukları öğrenmeye güdüler.

      9-Bir Defada Öğretilecek Kavramların Sayısını Sınırlama: Zihinsel engelli çocuklar bir defada pek çok kavramı öğrenemezler. Bu nedenle kavramlar çocuğa tek tek öğretilmelidir. Bir kavram iyice öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.

       

      AYRICA:

       

      • Zihinsel engelli çocuktan kapasitesinin üzerinde başarı beklemeyiniz.
      • Okulda ve sınıfta çocuğa yapabileceği görevler veriniz.( teneffüslerde sınıfı koruma, tahta sildirme ve tebeşiri koruma vb.) bu sayede çocuğun kendine olan güveni sağlanmış olur.
      • Zihinsel engelli çocukların kendilerini ifade etme zorlukları olduğundan sınıfta onlara daha fazla zaman ayırın ve kendini ifade edebileceği farklı yolları uygulayın( basit konuları anlatma, not alma vb.)
      • Sınıftaki çocukları eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun durumundan uygun şekilde haberdar etmek ve ona karşı olumsuz tutumlar takınmalarını önlemek gerekir.(bu durum  engelli çocuğun sınıfta olmadığı zaman yapılmalı, zihinsel engelli olduğu söylenmemeli, öğrenme problemi olarak tanıtılmalıdır)
      • Zihinsel engelli çocuğun anlama ve kavraması normal çocuklardan zayıf olduğu için öğretirken somut materyallerden yararlanın.
      • En ufak başarısını ödüllendirin. Bu durum çocuğa çok büyük bir haz verir. Öğrenmeye teşvik açısından çok önemli bir yer teşkil eder.
      • Öğrenme rastlantılara bırakılmamalı, belirli bir programa bağlı ve öğretmen gözetiminde yapılmalıdır. Kavrayış seviyeleri dikkate alınarak, etkinlikler anlamlı parçalara bölünmeli, bölümler iyice kavratıldıktan sonra devam edilmelidir.

       

       2.İŞİTME YETERSİZLİĞİ OLAN  BİREYLER

       

      İşitme Yetersizliği: İşitme duyarlılığının kısmen veya tamamen yetersizliğinden dolayı konuşmayı edinmede, dili kullanmada ve iletişimde güçlük nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

      İşitme Kaybı: İşitme testi sonucunda belli bir bireyin aldığı sonuçlar, kabul edilen normal işitme değerlerinden, belirli derecede farklı olduğunda, işitme kaybı ortaya çıkmaktadır.

      İşitme Engeli: İşitme duyarlılığının(16-20.000 Hz. ve 0.110 dB) kişinin gelişim, uyum-özellikle iletişimdeki görevleri yeterince yerine getiremeyişinden ortaya çıkan duruma İşitme Engeli denmektedir.

      İşitmeyen Birey: İşitme kaybının, bir işitme cihazı ile yada cihazsız, yalnız işitme yoluyla ana diline ilişkin bilgileri başarılı bir biçimde işlemlemesini önemli derecede engellediği bireydir.(Tüfekçioğlu,1998).

      Ağır İşiten Birey: Genellikle bir işitme cihazının da yardımı ile işitme yoluyla dilsel bilgileri başarılı bir biçimde işlemleyebilmesine olanak verecek derecede işitme kalıntısı bulunan bireydir.(Tüfekçioğlu,1998).

      İşitme Engelliler: İşitme engelinden dolayı özel eğitimi gerektiren bireylerdir.

       

      Sınıflandırma:

      İşitme engeli konusunda pek çok sınıflandırma sistemi olmasına karşın, belirleyici olan iki farklı sınıflandırma yaklaşımından söz edebiliriz.Bunlar; Fizyolojik ve Eğitsel yaklaşımlardır.

      Fizyolojik yaklaşım, işitmenin ölçülebilir derecedeki kaybı ile ilgilenmektedir.Buna göre; belirli bir yükseklik seviyesindeki sesleri işitemeyen bireyleri işitmeyen ; diğerlerini ise ağır işiten olarak kabul etmektedir.

      Eğitsel yaklaşım ise, işitme kaybının bireyin konuşma ve dili geliştirme yeteneğini ne derecede etkileyeceği ile ilgilenmektedir.Buna göre; eğitim ve cihazlandırma sonucu ana dilini ve konuşma becerilerini işlevsel yeterlilikte kazanmış bireyler için işiten , bunları hiç kazanmamış ve sözlü iletişimde bulunamayan bireyler için işitmeyen terimi kullanmaktadır.

      Ayrıca işitme engelinin;

             Derecesine göre: a) Sağır-ağır işiten, b) Çok ağır-ağır-orta-az-çok az, c) A,B,C,D,E,F

             Oluş zamanına göre: a)Doğuştan-sonradan

             Nedenine göre: a) Doğuştan-edinilmiş,kazanılmış, b) İrsi-sonraki-edinilmiş nedenler

             Yerine göre: a) İletimsel-sinirsel-merkezi-karma

             Oluş biçimine göre: a) Birden-giderek

             Süreğenliğine göre: a) Geçici-kalıcı

      olarak sınıflandırılmaktadır.

      Nedenler:

      İşitme engelinin engelliliğin genel nedenlerinde olduğu gibi çok ve değişik nedenleri vardır.Hatta bu nedenlerden bazıları ülkeden ülkeye ve coğrafi bölgelere göre de değişiklik gösterebilmektedir.Yaygın olarak doğum öncesi,doğum anı ve doğum sonrası nedenler olarak sınıflandırılmaktadır.

      Doğum öncesi nedenler: Hamilelik döneminde annenin geçirdiği enfeksiyon veya hastalık (özellikle kızamıkçık, kabakulak, sarılık...), hamilelik döneminde annenin röntgen çektirmesi, hamilelik döneminde annenin ototoksik ilaç ve alkol kullanımı, hamilelik döneminde geçirilen kazalar, anne ve babanın kan uyuşmazlığı, işitme engeli olan diğer aile fertlerinin bulunması(akraba evliliği)

      Doğum anı nedenler: Doğum sırasında meydana gelen komplikasyonlar (bebeğin ağlamaması, kordon dolanması, oksijensiz kalma...), düşük doğum ağırlığı, erken doğum ve 5 günden fazla yeni doğan bakım ünitesinde kalma), bebekte kan değişimini gerektiren sarılık, APGAR (yeni doğanlara uygulanan test) sonuçlarının 1 dakikada 4 ten düşük ve 5 dakikada 6 dan aşağı olması, doğum sırasında baş, boyun ve kulakta görülebilir zedelenme.

      Doğum sonrası nedenler: Orta veya iç kulak yapılarında zedelenme, çocukluk hastalıkları(havale, menenjit, kızamıkçık,kızıl..), 3 aydan fazla süren kronik orta kulak iltihabı (otit), çocukluk yaralanmaları (kafatası kırıkları, çatlakları, baş veya kulaklara şiddetli darbe, çok  yüksek sese maruz kalma ve zarar verecek şekilde kulağa sokulan cisimler)

       

      Özellikleri:

       

      İşitme engelli çocuklar engellerinin özelliğine bağlı olarak gelişim alanlarında bazı farklılıklar gösterirler. Ancak bu onların normal işiten akranlarından tamamen farklı olduğu anlamına gelmez.Eğitimdeki amaçlarımızdan biri de işitme engelli çocukların engellerinden doğan bu farklılıkları eğitim ve öğretim ile en aza indirmektir.

       

      Motor gelişim: İşitme engelli çocuklar hiçbir engeli bulunmayan akranları ile aynı motor gelişim özelliklerini takip ederler.Örneğin; yardımsız ayağa kalkma, yürüme, merdiven çıkma gibi... işitme engelli çocukların merkezi sinir sistemine bağlı olarak genel vücut koordinasyonunun sağlanması ve denge alanlarında problemleri vardır. Örneğin; geri geri yürüme, ip üstünden atlama, denge tahtasında ileri geri yürüme gibi becerilerde zorlanır.  Bununla birlikte, işitme engelli çocuklar normal işiten yaşıtlarına göre görsel-motor koordinasyonu gerektiren ayakkabı bağcıklarını bağlama, ipe boncuk dizme gibi bazı becerilerde güçlüklerle karşılaşabilirler.       

       

      Bilişsel gelişim: Bilişsel gelişim sürecinde dil önemli bir yer tutar.İşitme engelli çocukların dil becerilerindeki, kavram gelişimlerindeki yetersizlik ve işitsel girdinin az olması bilişsel gelişim sürecini de olumsuz olarak etkiler.Bu durum çocuğun eğitim ve yaşantı eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Çocuk düşüncelerini ifade etmede ve başkalarının düşüncelerini anlamada engellerle karşılaşır. Buna rağmen işitme engelli çocuklar normal işiten akranlarından bilişsel becerilerde çok fazla geri kalmış değillerdir. Erken tanılandıklarında ve erken eğitime alındıklarında bir çok çocuk engeline rağmen, akranlarını yalnızca birkaç yıl geriden takip eder.

       

      Sosyal ve duygusal gelişim: Çocuklar doğumdan itibaren sosyal bir ortam ile çevrilidir.Öncelikle ailesi, daha sonra da yakın çevresi ile etkileşime geçer.Aile- çocuk etkileşimi çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminde en önemli faktördür.İletişim kurmak; aile ile çocuğun düşüncelerini, toplumsal değerlerini, sosyal hayatı paylaşması sonucunu doğurur. Aileler çocuğunun engelini fark ettikten sonra reddetme ve inkar gibi çocukla iletişimlerinin azalmasına neden olan bir takım süreçlerden geçerler.Bu durum çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine olumsuz bir zemin oluşturur. Aileyle olan iletişiminin giderek azalması zaman içinde toplumla olan iletişime de yansır.Bu durum da çocuğun sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz olarak etkiler.

                  Öğretmen ve akranları da çocuğun sosyal ve duygusal gelişiminde önemli rol oynarlar. Akranların ve öğretmenlerin engelli çocukla kolay ve etkili iletişime girmesi ile çocuk sosyal kuralları, konuşmada kullanılan kuralları, farklı durumlara uygun tepki vermeyi, kişilerle yakın ilişkiler kurmayı öğrenebilir. Buna rağmen eğer çocukla iletişim kurulmuyor ya da iletişim için çok az zaman harcanıyorsa, çocuğun sosyal çevrenin bir parçası olması, olumlu benlik algısı geliştirmesi gibi konularda problemler yaşanır. 

                  İşitme engelli çocuklar ihtiyaçlarını sözel olarak ifade etmede yetersiz kalırlar. Aileleri ve arkadaşları onların duygu ve düşüncelerini anlamakta zorlanırlar. Bu durumda çocuklar kendini kötü hisseder, kendine kızar ve kendine olan güvenleri gelişmez.Topluma uyum sağlamada zorluk çekerler, kendilerini soyutlanmış hissederler.

                  Küçük yaştan itibaren işitme engelli çocuğa işiten çocuklardan farklı davranmayarak, onları engellerine rağmen bu toplumun etkin bireyleri haline getirebiliriz.

       

      Dil gelişimi:  Dil gelişimi çocukların olumsuz olarak en çok etkilendiği gelişim alanlarından birisidir.Çocukta dil kazanımı birbirine bağlı aşamalardan meydana gelir.Buna göre; sesleri duymayan ve sözel uyaranları algılayamayan çocuğun  dil kazanımı tam olarak gerçekleşemez. Dil kazanımının tam olarak gerçekleşememesinin bir diğer sebebi de ailenin çocuğa yeterli sözel tepkiyi vermemesidir. Çocuğun engelli olduğunu duyan ailenin çocukla sözel iletişimi azalır.  Çocuğun  sözel tepkilerinin az olması ailenin çocukla iletişimine etki eden bir faktördür. İşitme engelli çocuklarda okuma yazma gibi dilin kullanımını gerektiren becerileri kazanmada da problemler görülür.

       

       

       

      Öğretmenlere öneriler;

       

      • İşitme engelli çocuklar için sınıfta en uygun oturma yeri sağlanmalı, öğretmene en yakın bulunan ve onun en iyi şekilde görebileceği bir yere oturtulmalıdır.
      • Konuşurken abartılı dudak hareketlerinden kaçınılmalıdır.
      • Konuşma esnasında yüz yüze hemen hemen göz seviyesinde olmaya çalışılmalıdır.
      • Fazla uzun cümlelerden kaçınılmalıdır.
      • Sınıfta gürültünün artması durumunda işitme engelli öğrencinin kelime ayırt etmede daha fazla zorlandığı dikkate alınmalıdır.
      • İşitme engelli çocukla iletişim kurarken ona dinlemesi ve düşünmesi için zaman tanıyın, çocuğun ne söylediğinizi anlayıp anlamadığını araştırın, çocuğa bazı şeyler sorun ve size doğru cevap verip vermediğine bakın.
      • İşitme engelli çocukların kendilerini anlatma zorlukları olduğundan, sınıfta onlara daha fazla zaman ayırın ve kendisini ifade edebileceği farklı yolları anlamaya çalışın.
      • İşitme engelli çocukların ilgi-yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için çocuğu pek çok yönü ile değerlendirin ve ona en uygun olan eğitim programlarını saptayın.Bu durum aile ve diğer derslere giren öğretmenlerle işbirliği yapılarak ortaya çıkarılır.
      • İşitme engelli çocuk işitme cihazı kullanıyorsa müzik yeteneğini geliştirmeye ve program dışı grup faaliyetlerine katılmaya teşvik edin.
      • İstenmeyen bir hareket yaptığında sözel ve yüz ifadeleri ile bu belirtilmelidir.
      • Normal işiten arkadaşları, işitme engelli öğrenciye nasıl yaklaşacakları konusunda bilgilendirilmelidirler.
      • Yaşıtları ile sosyal iletişimi desteklenmelidir. Mutlaka sınıfta kaynaşma sağlanmalıdır.
      • İşitme engelli çocuklar öğretmeni tarafından zamanında fark edilmez ve gerekli önlem alınmazsa bu engelinin dışında bir takım uyum güçlükleri geliştirebilir.İşitme engelli çocuk bu engelini gizlemek için yalnızlığı yeğler.Sınıf içinde geçen konuşma, tartışma, soru ve direktifleri anlamayabilir.Bu anlamayış onu alay konusu haline getirebilir. Öğretmen bunları dikkate alarak, sınıfta bazı önlemler almalıdır.
      • İşitme engelli olan çocuklar sınıftaki etkinlikleri ya gözle ya da sürekli ve zorunlu dinlemeye ve izlemeye çalışacaklarından ötürü bu çocuklar diğer öğrencilerden daha çabuk yorulabilirler. Bu husus öğretmen tarafından dikkate alınmalıdır.  

       

           

       

       

       

      3. GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER  

       

      Görme Yetersizliği: Görme gücünün kısmen ya da tamamen yetersizliğinden dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

      Görme engelliliğin yasal tanımı, görmenin ve görme alanının ölçümüne bağlıdır. Yasal tanım, tıp alanında çalışanlar ve diğer ilgililer tarafından kullanılmaktadır. Bu tanıma göre; “tüm düzeltmelerle birlikte, gören gözün olağan görme gücünün onda birine yani 20/200' lük görme keskinliğine ya da daha azına sahip olan ya da görme açısı 20 dereceyi aşmayan bireylere kör denilmektedir. 20/200'ün anlamı; görme yetersizliğinden etkilenen bireyin 60 cm.' den görebildiğini, normal görme gücüne sahip olan bireyin 6 m.' den görebilmesidir. Görme açısının dar olmasının anlamı ise, normal görme keskinliği olmasına rağmen, görmenin sadece merkezdekilerle, 20 dereceyle sınırlı olma, 20 derecenin dışında kalan nesneleri görememedir.

      Yasal-tıbbi- tanımlama sistemine göre az gören tanımı ise; görme keskinliği 20/70 ile 20/200 arasında olan bireylerdir. Anlamı ise, normal gören bireyin 6 m.' den gördüğünü, az gören birey 2 m. İle 60 cm. arasındaki mesafeden görebilmektedir.

      Görme engelliliğin eğitsel tanımı ise; görme yetersizliğinden çok ağır derecede etkilenen, mutlaka kabartma alfabeye (braille) ya da konuşan kitapların kullanılmasına gereksinim duyan bireyler “kör”; büyütücü araçlar yardımıyla ya da büyük puntolu yazılı materyali okuyabilen bireyler “az gören” dir. Eğitsel tanımın yasal tanım kadar kesin ve açık olmaması eğitsel değişkenlerden ve öğretimde okuma yöntemini vurgulamış olmasından kaynaklanmaktadır.

       Nedenleri:

       

      Çok sık rastlanmamakla birlikte genetik olabilir. Annenin hamileliği sırasında geçirdiği kızamıkçık gibi ateşli hastalıklar, aldığı bazı ilaçlar ya da röntgen ışınlarına maruz kalma görme engeline neden olabilmektedir. Doğumun güç olması da bir başka nedendir. Prematüre (erken) doğan bebeklere küvezde fazla oksijen verilmesi çocuğun kör olmasına neden olabilmektedir. Doğum sonrasında çocuğun geçirdiği ateşli hastalıklar, kazalar, zehirlenmeler görme engelinin nedenlerindendir.

       

      Özellikleri:

                  Görme engelinin derecesi ne olursa olsun ( az gören- kör) , görme problemi olan çocukların gelişimsel, bilişsel ve sosyal özellikleri konusunda eğitimden yararlanma olanakları vardır. Bunun için de öncelikli olarak bu özelliklerin bilinmesi gerekir.

                  Dil öğrenilen bir özelliktir ve işitsel olması nedeniyle görme güçlüğü olanların dil gelişimlerine olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Olumsuz sayılabilecek en belirgin özellik kör olan bireylerde daha çok görülen “Verbalism” yani aşırı sözcük kullanmadır.

                  Körlük, düşük zekanın belirleyicisi değildir. Ancak görme ile ilgili yaşantılarının zengin olmayışı nedeniyle yeterli eğitim olanaklarının sağlanması gerekmektedir.

                  Kavramsal gelişimleri, normal olan çocuklara oranla daha geridir. Özellikle soyut kavramlarda başarı düşüktür. Bunun nedeni ise uygun öğrenme yaşantılarının olmayışıdır.

                  Görme engelli  çocukların en fazla sıkıntı çektiği konu, alan kavramıdır.Çünkü diğer duyularını kullanarak öğrenme çabası göstermekte, alana ilişkin bilgilerde diğer duyuları sınırlı kalmaktadır.

                  Hareket özgürlüğündeki becerileri kazanabilmesi için görme engelli çocuğun, fiziksel engellerin farkına varması gerekmektedir. “Engel Duyusu” olarak nitelenen bu duyu, bireyin önündeki engelin yerinin ve yönünün algılanarak belirlenmesinde etkilidir.Yer ve yön, işitsel olarak algılanır ve belirlenir.Bunun için yankılanmalardan yararlanılır. Bu yolla engel duyusu gelişir. Görme engelliler, dikkatlerini yoğunlaştırarak daha iyi ayrım yaptıklarından dolayı işitme ve dokunma duyularını daha iyi kullanmaktadırlar.

       

       

       

       

      Görme Güçlüğü Olan Çocuklar İçin Sınıf İçinde Alınabilecek Önlemler

       

      ¨      Görme güçlüğü olan çocuklar, diğer insanların bedenini nasıl kullandığını, yüz ifadelerindeki değişiklikleri, yaptığı hareketleri bilmemektedir.Diğer çocukların dokunmalarını, yemelerini, oynamalarını, temizlenmelerini görememektedir. Akranlarının görerek öğrendikleri ve anladıkları şeyleri öğrenebilmeleri ve anlayabilmeleri için yardıma gereksinim duyarlar.

      ¨      Görme güçlüğü olan çocuk için sınıf içerisinde alınabilecek bazı önlemler vardır. Bu önlemler,  eğitimlerine olumlu katkılar sağlayacaktır.

      ¨      Öncelikle görme güçlüğü olan çocuğun sınıfta olmadığı bir zaman seçilerek arkadaşlarına anlayabilecekleri düzeyde çocuğun durumu anlatılmalıdır. Gerektiğinde ya da yardıma ihtiyaç duyduğunda yardım etmeleri söylenmelidir. Böylece görme güçlüğü olan çocuğa karşı takınabilecek alay edici davranışların da önü alınacaktır.

      ¨      Görme güçlüğü olan çocuk için sınıfta yapılacak çevre düzenlemesi çok önemlidir. Takılabileceği, çarpabileceği, hareket alanını daraltabileceği düşünülen eşyalar ayak altından kaldırılmalıdır.

      ¨      Her eşyanın yeri sınıf içinde belirlenmelidir. Çocuk, aradığı eşyayı kolayca bulabilmelidir. Eşyaların yer değişikliğinden çocuk haberdar edilmelidir.

      ¨      Çocuk, sınıfta ışıktan rahatsız olmayacak şekilde oturtulmalıdır. Işığın kırılarak göze yansımasına dikkat edilmelidir. Doğrudan göze gelen ışık, rahatsız edici bir duyarlılık yaratır.

      ¨      Çocuğun karaltılı, buğulu, sisli ya da bulanık da olsa var olan görme uzaklığına uygun şekilde sıraya oturtulması gereklidir.

      ¨      Anne ve baba, çocuğun giydiği ayakkabının tabanının kösele gibi ses çıkaran bir nesneden yapılmış olması konusunda uyarılmalıdır. Bu yolla çocuk, yürüdüğü yerleri hissedecek ve sesleri ayırma özelliğinden yararlanarak çevresi hakkında bilgi sahibi olacaktır.

       

      Eğitimlerine yapılabilecek katkılar

      v  Görerek öğrenme yerine, işiterek ve dokunarak öğrenmeye çalıştığı unutulmamalıdır. Çocuğun dokunarak eşyaları tanımasına fırsat verilmeli, ortam yaratılmalıdır.

      v  Dokunamadığı eşyaların özellikleri ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Böylece dokunduğu zaman doğabilecek tehlikelerin de önüne geçilmiş olacaktır.

      v  Tahtaya yazılanlar görme engelli çocuk için sözlü söylenmelidir.

      v  Sınıf içinde kimin konuştuğu isim söylenerek belirtilmelidir.

      v  Çocuğa sesin kime ait olduğu konusunda yardım edilmelidir. Konu ile ilgili konuşmalar için ortam yaratılmalıdır.

      v  Ses çıkaran aletler çalıştırılmadan önce, çocuğa irkilmemesi, korkmaması için haber verilmelidir.

      v  ”Şu, bu” gibi işaret sıfatları yerine nesnelerin adları söylenerek konu anlatılmalıdır.

      v  Koklama, işitme, dokunma duyularından yararlanarak, çocuğun sözcük dağarcığının zenginleşmesine yardım edilmelidir.

      v  Çocuğun görme ile ilgili sözcükleri kullanması engellenilmemelidir. Görmese bile denizin ve gökyüzünün mavi, çimenin ve ağacın yeşil olduğunu bilmesinde sakınca yoktur.

      v  Eğer olanaklar uygun ise kabartma resim ve şekillerden yararlanarak konu anlatımı yapılabilir. Materyallere parmakları ile dokunmasına fırsat verilmelidir.

      v  Çocuğa beceri öğretiminden kaçınılmamalıdır.Beceri basamaklandırılarak anlatılmalı, bitlikte çalışarak nasıl yapılacağı gösterilmelidir.

      v  Yapamadığı bölümler, çocuğun eli elinizin üzerinde olacak şekilde yeniden yapılarak çocuğa anlatılmalıdır.

      v  Çocuk zaman zaman düşecek ya da eşyalara çarpacaktır. Eğilirken çarpma olasılığına karşı, elini kafasının önünde hafifçe eğik şekilde tutacak şekilde tutarak başını koruyabileceği öğretilebilir. Düşerken, kollarını öne doğru koyması öğretilerek dolaşmaktan korkmaması sağlanabilir.

      v  Çocuk hiç görmüyorsa birlikte yaparak, az görüyorsa görmesinden yararlanılarak beceri öğretilebilir.

      v  Görme güçlüğünden kaynaklanan ödevi tamamlama konusunda ek süre verilmesi gibi ayrıcalıklar belirlenmeli,  görme güçlüğünün gelişim basamaklarından geçiş hızının yavaşlamasına yol açabileceği unutulmamalıdır.Ancak yapabileceği şeyler konusunda çocuğa olanaklar sağlanmalıdır. Ayrıcalıklar, kaynaklanan nedenin dışına taşırılmamalı yani abartılmamalıdır.

      v  Konuşma eğitimi üzerinde durulmalıdır.Dil gelişimine önem verilmelidir.

      v  Sesleri birbirinden ayırt edebilme çalışmaları ile dinleme becerisi geliştirilmelidir. Bu yolla çevreyi anlaması daha kolay olacaktır.

      v  Bağımsız hareket edebilmesi için diğer çocuklarla birlikte oyunlara katılma, zıplama ve yürüme gibi etkinliklere fırsat verilmelidir. Bu, aynı zamanda çocuğun kendisine güvenmesini sağlayacaktır.

      v  Çocuğa bağımsız hareket edebilmesi için bir çalışma yöntemi hazırlanmalıdır. Bunun için çocuğun yaşı, kültür düzeyi, sosyo-ekonomik ve kültürel çevresi, kişisel problemleri, kapasite ve yetenekleri, istekleri, ilgileri, kendisi hakkındaki düşünceleri, duyu organlarının işlerliği, vücudunun alışkanlık haline getirdiği şekil bozuklukları ve bağımsız hareket konusunda düşünceleri tespit edilerek göz önüne alınmalıdır.

      v  Hareket çekingenliğinin ortadan kaldırılabilmesi için beden eğitimi derslerinde, bedence bağımsız ve serbest duruma gelmeleri sağlanabilir. Çalışmanın yapılacağı alan ve malzemeler tanıtılarak hareketler açıklanmalı, daha sonra uygulamaya geçilmelidir. Uygulamalarda çocuğun kendine yetebileceği düzeye kadar gerekli yardımlar yapılmalıdır. Kullanılan topların içine zil yerleştirilebilir. İstenilen alan ya da mesafeye geldiğini anlaması için düdük, zil, tef gibi sesli uyaranlar verilerek eğitsel uyarlamalardan yararlanılabilir.

      v  Görme güçlüğü olan çocuğun “çocuk” olduğu unutulmamalı, yaptığı beceriler sonrasında mutluluk duyulduğu sözle ya da davranışlarla ödüllendirilerek gösterilmelidir.    

          

       

       

       

      Öğretmenlere öneriler;

       

      • Yapacağınız aile ziyaretleri ile, özellikle görme engelli çocukla ilgilendiğinizi söyleyerek ve çocuklarını kabul ederek onlarında çocuklarını kabul etmelerine yardım etmiş olursunuz.
      • Görme güçlüğü olan öğrenciniz için yapılabilecek tıbbi, çevresel ve eğitsel yardımları araştırınız.
      • Görme güçlüğü olan öğrencinizde bağımsızlık duygusunu geliştirme çabalarının bir bölümü olarak bu çocukların kendi eğitim kitaplarından ve araçlarından sorumlu olmasını isteyiniz.
      • Sınıftaki gören çocuklar zaman zaman görme güçlüğü olan çocuğa rehberlik yapabilir. Ancak görme güçlüğü olan çocuğun çok fazla bağımlı olmamasına dikkat ediniz.
      • Görme güçlüğü olan öğrencinizi sınıftaki her etkinliğe katılması için cesaretlendiriniz. Eğer onun sınıftaki faaliyetlere katılması mümkün olmuyorsa ek etkinlikler düzenleyebilirsiniz.
      • Tahtaya bir şeyler yazarken yazdıklarınızı yüksek sesle söylemeniz her zaman görme güçlüğü olan öğrenciniz için yararlı olacaktır.
      • Matematik öğretiminde görülen problemlere ek olarak fen bilimleri ve coğrafyanın da çok fazla görsel uyaranlara dayalı olması nedeniyle ek düzenlemelere ihtiyacınız olabilir. Bu nedenle görme engelliler okullarından materyal ve bilgi alabilirsiniz.
      • Görme güçlüğü olan öğrencinize ödevini tamamlayabilmesi için ek zaman vermeniz uygun olacaktır.
      • Görenler ile görme güçlüğü olan öğrencileriniz arasındaki sosyal ilişkileri güçlendirmek için onları teşvik ediniz.

       

       

       

      4. ORTOPEDİK YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

                

      Ortopedik Yetersizlik: İskelet, kas ve eklemlerdeki hastalık, bozukluk ve yetersizlikten dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

       

      Özellikleri:

       

      • Bağımsız hareket edebilme becerileri, devimsel koordinasyonları sınırlıdır.
      • Hareketten çekinir, pasif kalmayı tercih ederler.Sıklıkla yorgunluktan şikayet ederler.
      • Yetersizlikten etkilenme düzeylerine göre uyum, konuşma ve öğrenme güçlükleri de görülebilir.
      • Düşük benlik algısı görülebilir.

       

      Nedenleri:

       

      Bedensel yetersizliklere ateşli hastalıklar, oksijen yetmezliği, zehirlenme ve kazalar neden olmaktadır.

      •  Merkezi sinir sisteminin zedelenmesi, beynin ve omuriliğin zedelenmesini ifade etmektedir.

      Merkezi sinir sisteminin zedelenmesi sonucunda yetersizlikler kaslarda zayıflık, inme ve eşgüdümsüzlük şeklinde kendini gösterir. Bireyin davranışlarına etkisi ise; zihinsel gerilik, algısal problemler, eşgüdüm yoksunluğu, dikkat dağınıklığı ve konuşma bozukluğu olarak kendini göstermektedir.

      •  Kas iskelet sisteminin etkilenmesi sonucu ortaya çıkan bedensel yetersizlikler doğuştan olabileceği gibi sonradan da kazanılabilmektedir. Nedenleri arasında kalıtsal bozukluklar, bulaşıcı hastalıklar, kazalar yada gelişim yetersizlikleri yer alabilmektedir. Bu grupta yer alan yetersizlikler arasında düztabanlılık, adale erimesi ve kalça çıkığı sayılabilir.

      •  Doğuştan kazanılan bedensel yetersizliklerin bazıları merkezi sinir sisteminin zedelenmiş olmasından, bazıları da kas iskelet sisteminin etkilenmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu grupta yer alan yetersizlikler, bel çatlağı felci, beyinsel inme, kalça çıkığı ve doğuştan ampütasyon (yani hamilelik döneminde anne karnındaki çocuğun çeşitli nedenlerden dolayı, olağan bir şekilde gelişememesi sonucunda çocuğun parmağı, eli, kolu, yada bacağının bir bölümü olmadan doğması) dur.

       

      •  Kazalar ve diğer hastalıklar sonucunda ortaya çıkan bedensel yetersizlikler ve süreğen hastalıklar grubuna, düşme, yanma, zehirlenme ve trafik kazaları gibi kazalarla, kanser, tüberküloz, ateşli romatizma ve şeker hastalığı gibi hastalıklar girmektedir.Kazalar merkezi sinir sistemini zedeleyebilir ya da amputasyona neden olabilmektedir.

       

      Öğretmene öneriler;

       

      • Ortopedik engelli öğrencilerin bulunduğu sınıf, mümkün olduğu kadar giriş katında ve sınıf içindeki yerleri de kapıya yakın, kolaylıkla girip çıkabilecekleri bir yerde olmalıdır.
      • Bedensel engelli öğrenciler için, çok lüzumlu durumlarda merdivenlere veya kapı eşiklerine rampa yaptırılmalıdır.     
      • Ellerini kullanmakta zorluk çeken öğrencilere derslerde ve sınavlarda daha fazla zaman tanınmalı, ellerini hiç kullanamayan öğrencilerin sınavları, öğrencinin uygun bir görevliye cevapları söyleyerek yazdırması şeklinde olmalıdır.
      • Bedensel yetersizliği olan öğrenci, normal okula ve sınıfa devam ederek sınırlılıklarını kabul etmeyi, onları ödüllendirmenin yollarını ve erken yaşlardan itibaren yaşam sorunlarını çözmeyi ve yetersizliği olmayanlarla yarışmayı öğretir.
      • Bedensel engelli çocuk ya da sınıf arkadaşlarının birbirine karşı anlayış kazanmaları büyük ölçüde öğretmene ve öğretmenin bedensel yetersizliği olan çocuğa yönelik tutumlarına bağlıdır.
      • Bedensel yetersizliği olan çocukların pek çoğunun zorunlu olarak sık sık hekime gitmesi, hastanede ve evde yatması nedeniyle okula devamları aksamaktadır. Bu çocuklardan bazıları olağan öğretim süreçlerinden yararlanırken bazıları için özel öğretim süreçlerine yer vermek gerekmektedir.
      • Çocuğun bedensel engeli yanında zihinsel engeli yoksa normal okullarda eğitim görmelerinin mümkün olduğunca desteklenmesi gerektiğini de aklımızdan çıkarmayalım. Bedensel özürlü çocuklar motor-hareket becerilerindeki yetersizlik dışında yaşıtlarıyla ortak özellikleri olduğu için gerekli düzenlemelerle normal okullardan en çok yararlanacak çocuklardır.

      5. DİL VE KONUŞMA YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER

           

      Dil ve Konuşma Güçlüğü: Sözel iletişimde farklı seviye ve biçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar ve düzensizlikler nedeniyle dili kullanma, konuşmayı edinme ve iletişimdeki güçlüklerin, bireyin eğitim performansı ve sosyal uyumunu olumsuz yönde etkilemesi durumudur.

       Konuşma, hoş olmayan bir sesle ve yaşına uygun olmayan veya anlaşılmayan bir şekilde yapılır, dolayısıyla normalden çok farklılık gösterir ve dikkati konuşana çeker ise genellikle engelli konuşma olarak kabul edilir. Bir başka deyişle konuşma esnasında dinleyenlerin çoğu, çoğu kez ne söylendiğine değil de nasıl söylendiğine dikkat ediyor, çoğu konuşmayı umduklarından farklı buluyor ve konuşan ne söyleyeceğini değil de nasıl söyleyeceğini düşünür veya o endişe içinde olur ise o konuşma, engelli bir konuşma sayılabilir.

       

      Konuşma engelinin türleri

      1-Gecikmiş Konuşma

      2-Ses Bozukluğu

      3-Artikülâsyon Bozukluğu

      4-Kekemelik

      5-İşitme Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları

      6-Yarık Damak ve Beyin Engeline Bağlı Konuşma Bozuklukları

      7-Yabancı Dil ve Bölgesel Konuşma Ayrılıklarına Bağlı Konuşma Bozuklukları

       

                  Konuşma engeli olan birey çocukluktan yetişkinliğe kadar reddedilme, izole edilme (gizlenme), alay edilme ve acımaya karşı devamlı olarak savaşmak zorunda kalacaktır. Bundan dolayı, nedeni organik olan konuşma bozuklukları gerekli tedbir alınmadığında kısa zamanda duygusal problemler haline gelirler.

       

      KONUŞMA ENGELİNİN NEDENLERİ

       

      Çocukla ilgili olan nedenler:

      a- Zeka: Konuşma oldukça karmaşık becerilerin belli bir düzen içinde oluşmasını gerektirir. Araştırmalar, zeka geriliğinin konuşma engelinin tek sebebi olarak gösterilemeyeceğini ortaya çıkarmıştır. Zihin kabiliyeti ile dil kabiliyeti arasında olumlu bir ilişki olduğu genellikle kabul edilir. Konuşmayı kazanmadan önce işitme engelli çocuklardan zekaca üstün olanlar, konuşmayı normal ve zihinsel engelli olan işitme engellilere oranla daha erken, daha kolay ve daha iyi kazanabilmektedirler.

      b-Sağlık:Ağır ve uzun süren hastalıklar çocuğun her türlü gelişimini yavaşlatır, bazen durdurur. Başta gırtlak iltihabı (larenjit) olmak üzere boğazda yerleşmiş çeşitli mikrobik hastalıklar ve ses telleri üzerinde oluşan yumrucuklar da sesin kısık ve boğuk çıkmasına yol açarak konuşmayı güçleştirir.  

      c-İşitme:İşitme-konuşma arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Doğuştan işitme engellilerin, özel eğitime tabi tutulmazlarsa konuşmayı öğrenemedikleri bilinen bir gerçektir.

       d-Sinir-kas sağlığı ve aralarındaki eşgüdüm:Sinir ve konuşma engelli olduğu zaman çocuklarda konuşma geriliği de görülmektedir.Beyin felci ile engelli olan çocukların  konuşma ve ses gelişimlerinde gerilik görülmektedir.

      e-Konuşma organları: Diş, dil, damak, boğaz ve ses bantları engelli olduğunda çocuk muhtemelen konuşma güçlüğü çekecektir.

      f-Olgunlaşma: Sinir, kas sağlığı ve aralarındaki eş güdüm normal olabilir.fakat motor gelişim yönünden belirli olgunluğa erişemedikçe çocuk konuşamaz. Çocuk çene ve dil kaslarına hakim olup, onları kullanacak düzeye erişmeden sesleri çıkaramaz.

      g-Cinsiyet: Kızlarda kekemelik oranı daha azdır. Kızlarda konuşma gelişimi daha erken başlar, daha iyi gelişir ve daha az konuşma engeli görülür.

      h-Duygusal durum: Korkunç kazalar, duygusal şok geçirenlerde konuşmanın kaybedildiği görülür. İlk çocukluk devresinde çocuğun karşılaştığı duygusal güçlükler onun konuşma gelişimini etkiler, geciktirebilir.

       

      Çevresel nedenler:

      a-Güdüleme, uyarım, teşvik: Çevresinden gelen teşvik sonucu çocuk konuşmaya yönelecektir. Konuşması için uyaranların zengin olması gerekir.

      b-Konuşmayı öğretmek için kullanılan metot: Konuşma eğitmeni denen uzmanların amacı çeşitli türden konuşma bozuklukları ya da sorunları olan insanlara yardımcı olmaktır. Küçük bir çocuğa da konuşmayı öğretmek için seçilen metot, konuşmaya teşvik edici olmalı ve dilin doğru kullanılarak konuşmada iyi bir model olunmalıdır.

      c-Diğer çevresel nedenler: Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik düzeyi yüksek çocukların; sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan çocuklardan daha fazla kelime hazinesine sahip olduklarını ve konuşmaya daha erken başladıklarını göstermiştir.

       

      GECİKMİŞ KONUŞMA

       

                  Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır.

                  Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar.

       

      GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ

                  Gecikmiş konuşma problemi çok değişik şekilde ve değişik derecelerde görülür. Çocuklar normal konuşmaya sahip olmadıkları için çalışmalar daha çok gözlem yoluyla veya çevresindekilerden alınan bilgilere dayanır.

                  Konuşmaları dikkate alındığında belirtileri; hiç konuşmamaktan, çok zor anlaşılır birkaç kelime söylemeye kadar değişiklik gösterir. Kelime dağarcıklarında eksiklik vardır. “Ben”,”benim” gibi zamirleri kullanmayı 3 yaş civarında bile tam olarak öğrenemezler. Cümle kuramazlar. Jest, mimik ve diğer işaretli hareketleri daha çok kullanırlar. İsteklerini ifade edemezler. Başkalarının konuşmalarına ilgi göstermez ve dinlemezler. Durmadan ses çıkarırlar.

                  İleri derecede gecikmiş konuşma engeli olan çocuklar kendi istek ve duygularını direkt hareketlerle belli ederler. Kişiye, eşyaya vurmak, itmek gibi fiziki güç ile yapılır. Bu hareketlerinden dolayı kendi yaşıtlarıyla geçinmeleri zordur. Dolayısıyla uyum problemleri de görülür.

                  Bu çocukların bazıları topluluktan ayrı kalma eğilimindedirler. Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isterler.

                  Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir.

       

      GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ

       

                  Zihinsel engel:2 yaşına kadar çocuğun çıkardığı seslerle zekanın ilişkisi olmamasına karşın, 2 yaşından sonra dil gelişimiyle IQ arasında sıkı bir ilişki olduğu görüşü ağır basmaktadır.

                  Dil zekaya bağlı olarak gelişir. Zihinsel engelliliği meydana getiren veya zeka gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini engelleyici sebeplerin bir çoğu konuşma gelişimini de engeller.

                  Zeka seviyesi tanı ve terapide izlenecek yolun saptanması için önemlidir.

       

                  Sağlık durumu: Konuşma gelişim devresinde uzun süren ve ağır geçen hastalıklar çocuğun konuşma gelişimini engeller. Hastalık birinci yaşta olursa etkisi daha çok olabilir. Hasta olan bebeğin “babıldama “ döneminde keyifli ve rahat ses çıkarması beklenemez.Böylece babıldama ile kazanacağı sesleri çıkaramaz. Ayrıca böyle durumlarda çocuk konuşmaya az teşvik edilir, kendini iyi hissetmez ve her istediği önceden yapılır buda çocuğun konuşma ihtiyacı duymamasına neden olur.

                  İşitme kaybı: Konuşma ses algısına dayandığı için çocuğun işitme engeli konuşma gelişimini etkiler. Doğuştan işitme engelli olanlar özel metotlarla öğretilmedikçe konuşmayı kazanamazlar. Ağır işitenler ise işitme engellerinin iletisel veya sinirsel oluşlarına göre artikülasyon bozukluğundan ses bozukluklarına kadar çeşitli konuşma engeli geliştirirler. Çocuğun işitme durumu tespit edilmelidir. Odiometrik muayene ile bir odiogramının çıkarılmasında fayda vardır.

                  Motor-koordinasyon güçlüğü: Bazı çocuklar dil, damak, dudak gibi konuşma organlarını kontrolde güçlük çekerler. 5 veya 4 yaşından önce çocuk felci geçirmiş olanların anlaşılır bir konuşma kazanmaları pek enderdir. Damak ve boğaz çevresinde kısmi felç olduğunda yine aynı durum görülebilir. Bu bakımdan nörolojik muayeneyi içine alan tam bir tıbbi muayene gerekmektedir.

                  Aile ve Çevre Koşulları:Aile ile ilgili nedenlerin başında çocuğun konuşma için gerektiği kadar güdülenmeyişi gelir. Çocuk konuşmanın bir işe yaradığını hissetmezse konuşmayı öğrenmek için kendini zorlamaz. Öğrenmede güdüleme ödül ve ceza ile olur. Ailenin çocuğa konuşmayı öğretmek için ne gibi bir yol izlediğini öğrenmek gerekir. Disiplin daha ağır basıp ödül yetersiz,zamana ve duruma uygun olarak kullanılmıyorsa konuşma gelişimi çok yavaş olur. Hatta bazen hiç gelişmez.

                  3 yaşından önce konuşmalarında gelişme görülmeyen çocuklarla ilgili olarak yapılan vaka incelemeleri bu çocukların bir yaşından önce tuvalet kontrolü ve kendi kendilerine yemek yemeleri için aşırı zorlanmış olduklarını ortaya çıkarmıştır.

                  Çocuğun konuşmayı öğrendiği devrede evde iyi, açık ve anlaşılır konuşma örneğine sahip olması önemlidir. Evde birden fazla dilin konuşulması da çocukta dilin algılanmasını güçleştirir.

                  Duygusal Çatışma: Çocuklar konuşmalarını bir kaza, bir şok veya duygusal çatışma nedeniyle kaybedebilirler. Korkular, heyecanlar, aile hayatındaki büyük değişiklikler, yeni bir kardeşin doğumu gibi durumlar konuşmayı etkiler.

                  Problemin giderilmesi, çocuğun konuşmasının ilerletilebilmesi için teşhis şarttır. Ne çeşit bir problem olduğu ve ayrıntıları bilinirse terapi sürecinin başlatılıp başlatılmayacağına karar verilir.

                  İnceleme doktorlar , psikologlar ve konuşma engeli uzmanları tarafından yapılır. İnceleme raporu hazırlanarak yapılacak çalışmalar belirlenerek aileye bilgi verilir.

       

      KEKEMELİK

                  Kekemelik konuşma engelleri arasında oran itibariyle az olmakla beraber etki bakımından çok önemli yer tutan bir engel türüdür. Kekemelik konuşmanın tümünü etkileyen bir engeldir.

                  Kekemelik, seslerin, hecelerin, sözcüklerin söylenmesinde işitilebilir veya sessiz tekrar ve uzatmalar biçiminde sözlü anlatım akıcılığındaki bozukluk olarak tanımlanabilir. Bazen bu bozukluklar konuşma organlarının hareketleri ile ilgili ya da ilgisiz beden hareketleri ile birlikte görülmektedir. Bu bozukluklar sıklıkla heyecan veya gerilim durumlarının ve korkuların, utanma, rahatsızlık gibi özel duyguların belirtisidir.

                  Kekemelik kız çocuklara oranla erkek çocuklar arasında daha sık görülmektedir. Ayrıca kekemeliğin derecesi de erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla olmakta ve problemin sürekliliği de erkekler aleyhine fazla olmaktadır.

                  Kekemelik, konuşmada tutukluk, bocalama ve tekrar normal konuşmaya dönüş gibi belirtilerle 3-4 yaşındaki çocuklarda başlayabilir. Asıl kekemelik tablosunun gerçek yerleşimi daha çok 5-6 yaşlarında olur. Sınıfta bir şey okuyacağı sırada kekeleyen çocuk, şarkı söylerken ya da telefonla konuşurken kekelemeyebilir.  Çocukların çoğunlukla 2,5 -3,5 yaşları arasında kekelemelerinin nedeni, bu sırada çocuğun özellikle heyecanlıyken düşünce ile dilini birbirine karıştırmasından kaynaklanmaktadır. Sözcük dağarcığı kısıtlı olmasına karşın çok şey söylemek isteyen çocuk, konuşmada zorluk çeker ve sonuç olarak kekeler.

       

       Öğretmene Öneriler:

       

                  Konuşma öğrenilen bir beceridir ve konuşma konuştukça gelişen ve pekiştirilen bir beceridir.  Öğretmen sınıfta konuşmasıyla iyi bir model olmalıdır.Çocuğa konuşmanın kendi dilek ve duygularını ifade etmeye yarayan bir iletişim aracı olduğu hissettirilmelidir. Çocuk konuşmaya istekli hale getirilmelidir. Düzgün konuştuğunda bunun öğretmeni tarafından fark edilip takdir edildiğini ve her zaman edileceğini bilmelidir. Sınıf içerisinde grup önünde o veya arkadaşları konuşmalarından dolayı sert bir şekilde eleştirilmemelidir. Bu çocukta konuşmaya karşı tepki yaratabilir, korku geliştirmesine neden olabilir. Çocuk konuşurken ilgiyle ve sabırla dinlenmelidir. Nasıl konuştuğuna değil ne anlatmak istediğine yoğunlaşılmalı ve anlaşıldığı hissettirilmelidir. Sosyal uyumu ve kendine olan güveninin gelişimi için ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda kaldırabileceği sorumluluklar verilmelidir. Çocuğun sınıf içinde alay konusu olmaması yada rencide edilmemesi için diğer öğrencilerle uygun bir sırada konuşulmalı ve sınıf içinde ki davranışlarla olumlu örnek olunmalıdır. Ders esnasında söz hakkı öncelikli verilmeli ve beklerken yaşayacağı gerginlik azaltılmalıdır.

       

      6. ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN BİREYLER

       

      Özel Öğrenme Güçlüğü: Dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

      Yaygın olarak kullanılan öğrenme güçlüğü tanımına göre: Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar dinleme, düşünme, konuşma, okuma, yazma yada matematik problemlerini çözme, anlama ya da yazılı ve sözlü dili kullanmadaki psikolojik süreçlerden birinde ya da bir kaçında yetersizliğin ortaya çıktığı çocuklardır.

      Nedenler:

      Özel eğitimin diğer bütün alanlarında olduğu gibi öğrenme güçlüğünün de nedenleri konusunda kesin veriler yoktur. Ancak bireyin öğrenmesini etkileyen bir takım etmenler belirlenmiştir. Bunlar: Beynin hatalı işleyişi, biyo-kimyasal bozukluklar, kalıtım ve çevresel etmenler( Duygusal bozukluk, motivasyon eksikliği, yetersiz öğretim etmenlerinden de söz edilebilir.).

      Özellikleri: 

      Özgül öğrenme güçlüğü gösteren çocukların özellileri bakımından birbirinden çok farklıdır.Her  öğrenme  güçlüğü gösteren çocuğun kendine özgü davranış örüntüleri bulunmaktadır.Yaygın olarak sözü edilen  bazı öğrenme güçlüğü gösteren çocuklarda algısal, algısal-devimsel ve eşgüdüm problemleri, dikkat bozuklukları ve aşırı hareketlilik ,düşünme ve bellek problemleri  görülmektedir.Genel olarak sırlayacak olursak ;

       

      Okuma becerisi:

            Dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır ,

            Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlar,

            Sayı ve harfleri dizgilemekte güçlük  çeker, (alfabenin harflerinin sırasını karıştırır; kendisinden sıra ile söylenmesi istenen sayıların yerlerini karıştırır-3865 dersiniz o size 8356 diyebilir),

            Belirli bir sıra içinde yapılması gereken işlerin sırasını karıştırabilir

            Okuma hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir,

            Harf-ses uyumu gelişmemiştir, bazı harflerin seslerini öğrenemez,

            Harfin şekli ile sesini birleştiremez,

            Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır,

            Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar.

      Yazma Becerisi

            Yaşıtlarına oranla el yazısı okunaksız ve çirkindir, sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır,

            Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanır,

            Yazarken  bazı harf ve sayıları, kelimeleri ters yazar, karıştırır  (b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g, g-y ,ve-ev gibi) ,

            Yazarken bazı harfleri, heceleri  atlar ya da harf/hece ekler,

            Sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama,hece bölme hataları,,

            Yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya  bölerek yazar, ka   lem, yapa  bil  mektedir gibi.

       

      Aritmetik Becerileri

            Aritmetikte zorlanır,

            Dört işlemi yaparken yavaştır, parmak sayar, yanlış yapar,

            Problemi çözüme götürecek işleme karar veremez,

            Yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanır,

            Sayı kavramını anlamakta güçlük çeker (beş mi bir mi büyüktür, düşünmeden karar vermekte zorlanır),

            Bazı aritmetik sembollerini öğrenmekte zorlanır, karıştırır,

      Çalışma Alışkanlığı

            Ev ödevlerini almaz, eksik alır,

            Ev ödevlerini yaparken yavaş ve verimsizdir,

            Ders çalışırken sık sık ara verir, çabuk sıkılır, ders  çalışmayı sevmez,

            Ödevlerini yaparken birilerinin yardımına gereksinim duyar, kendi başına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir,

            Öğrenme stratejileri eksiktir, öğrenmeyi düşündükleri şeyleri nasıl kontrol edeceklerini ve yönlendireceklerini (organize edeceklerini), nasıl daha fazla bilgi elde edeceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler, çalışmak için yardım edecek birini  beklerler.

      Organize Olma Becerileri

            Odası, çantası, eşyaları ve giysileri dağınıktır,

            Defter ve kitaplarını kötü kullanır ve yırtar,

            Yazarken sayfayı düzenli kullanamaz, gereksiz satır atlar, boşluk bırakır, sayfanın belirli bir kısmını kullanmaz,

            Defter, kalem gibi çeşitli araçlarını kaybeder,

            Zamanını ayarlamakta güçlük çeker, bir işi yaparken, ne kadar zamana gereksinimi olduğunu ya da ne kadar zaman harcadığını tahmin edemez,

            Yaptığı işi zamanında bitirmekte güçlük çeker,

      Üzerine aldığı görevleri düzenlemekte zorluk çeker, nereden ve nasıl başlayacağını

      Oryantasyon (Yönelim) Becerileri

            Sağ-sol karıştırır,

            Yönünü bulmakta zorlanır, doğu-batı,kuzey-güney kavramlarını karıştırır,

            İşaret sözcüklerini (burada, şurada, orada gibi) karıştırır,

            Alt-üst, ön-arka kavramlarını karıştırır,

            Zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra gibi) karıştırır,

            Gün, ay, yıl, mevsim kavramlarını karıştırır (Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilir),

            Saati öğrenmekte zorlanır.

      Sözel İfade Becerisi

            Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır,

            Serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır,

            Sınıfta sözel katılımı azdır,

            Bazı harflerin seslerini doğru olarak telaffuz edemez (r, ş, j gibi harfleri söyleyemez ya da yanlış söyler),

      Soyut kavramları anlamakta güçlük çeker (Esprileri anlamakta zorluk çekebilirler).

      Motor Beceriler

            İp atlama, ttp yakalama gibi hareket ve oyunlarda yaşıtlarına oranla başarısızdır (Kaba motor beceriksizlik),

            Sakardır, düşer, yaralanır, istemeden  bir şeyler kırar,

            Çatal-kaşık kullanmakta, ayakkabı-kravat bağlamakta zorlanır ya da bu becerileri öğrenmekte zorlanmıştır,

            İnce motor becerilere dayalı işlerde (düğme ilikleme, makas kullanma, boncuk dizme gibi) zorluk çeker,

            Kalemi uygun biçimde kavramakta güçlük çeker,

            Yaşıtlarına oranla çizgileri ve çizimleri kötü ve dalgalıdır ,

            Yazısı genellikle okunaksızdır,

            Harflere şeklini vermekte, harfi kapatmakta güçlük çeker.

       

       

      Öğretmenlere  Öneriler :             

                                

      1-Çocuğa bir şeyin anlatılmasından çok yapılarak görülmesi halinde daha başarılı olurlar. Teorik anlatımlar yerine yaparak öğrenmeyi sağlayan pratik çalışmalar daha yararlı olabilir.

      2- Çocuğun öğrenmesini kolaylaştıracak olan davranışların basitten karmaşığa doğru sıralayarak, aşamalı olarak öğrettiğiniz taktirde çocuğunuzun öğrenmesi daha kolay olacaktır. Yaptırdığınız egzersizlerde yardımlarınızı çocuğun başarısı arttığı ölçüde azaltmanız, onun cesaretlenmesine yardımcı olacaktır.

      3- Çocuğa yeni beceriler kazandırırken ya da çocuk çalıştığında, öğrendiğinde onu sevindirmeyi ve ödüllendirmeyi unutmayınız. Ödül, bir çocuğa davranışın arkasından hemen verilen, onun çok hoşuna giden herhangi bir şey olabilir. Ödül verildiği taktirde, çocuğu ödüllendiren davranışlarda artış görülecektir.

      Ödül olabilecek beğeni sözleri, oyun veya sosyal nitelikteki ödülleri iyi seçmelisiniz.

      Ödülde en önemli kural ise; ödülü istediğiniz davranışın hemen arkasından hemen verip geciktirmemek çocuğa ödülü başarılı davranışından dolayı verdiğinizi hissettirmektir.

      4- Çocukla göz teması çok önemlidir. Öncelikle onunla karşılıklı oturup size bakmasını isteyebilirsiniz. “ Umut Emre bana bak” eğer bakmıyorsa çocuğun çenesinden yavaşça tutup, hafifçe başını kendinize doğru çeviriniz. Göz kontağı kurabiliyorsanız “Aferin” ya da “Bana ne güzel baktın” gibi bir ödülle, çocukla iletişim kurmanın en önemli ve en güzel adımını atmış olacaksınız.

      5- Öğrenme sırasında çocuğun hareketli olmasından ziyade, bir yerde oturarak öğrenme faaliyetinde bulunması ve çevredeki dikkat dağıtıcı unsurların ortadan kaldırılması çocuğun başarısını artırır, bu ortamı sağlamaya çalışın.

      6- Çocuğun basit emirlerle yapacağı işlere uymasını sağlayın ki sizinle işbirliği yapması koya olsun. Ev ortamında yapmayacakları, üslenmeyecekleri faaliyetleri  çocuğa ille de yapacaksınız diye zorlamayın. Çocuk zora geldiğinde ortamdan ve sizden kaçacaktır.

      7- Korku ile öğrenme bir arada olmaz. Baskı ve dayak ortamında öğretilmeye çalışılan faaliyetler sadece korku ortamında gösterilip diğer ortamlarda gösterilmeyen ve kalıcı olmayan faaliyetlerdir.

      8- Çocukları akranları ve kardeşleriyle kıyaslamak, çocukların çalışma hevesini artırmak yerine, tam tersine kırar.

      9- Çekingenliğini önlemek için onun cesaretini ve kendine güvenini artırıcı bir tutum izlenmelidir. Kendine güvenen çocuk her zaman daha başarılı olur. Annesine ve Babasına güvenen çocuk ise silik bir kişilik oluşturan bir birey olacaktır.

      10- Çocuğun başarılı durumlarını fark edip göz önüne getirdiğinizde yaptığı faaliyetlerde daha hevesli, daha dikkatli, başarmak için daha büyük bir çaba içinde olduğunu görülecektir

      11- Bu çocukların bulundukları ortamda kendilerini farklı hissedecekleri unsurları ortadan kaldırılması veya kabullenmelerinin sağlanması onların daha rahat olmasını sağlar. Örneğin sınıf ortamında diğer çocukların bu gibi çocukları dışlamaları, dalga geçmeleri, kurdukları ilişkilerde farklı tutumlar göstermeleri bu çocukları çok rahatsız eder.Çocuklara olumsuz yaklaşımların ortadan kaldırılmasına çaba harcanmalıdır.

      12- Bu çocukların kendilerini işe yaramaz hissetmelerini önlemek için; onlara başarabilecekleri basit sorumluluklar verilmelidir ve desteklenmelidirler.

      13- Sınıf ortamında  bu çocukların dikkat ve ayırt etme becerileri düşük olduğundun düzeni ve iyi organize edilmiş bir çalışma ortamı başarılarını etkileyecektir.Bu çocukların sınıf ortamında diğer çocuklar kadar başarılı olabileceklerine inanmaları davranışlarınızla gerçekleşecektir.

      14- Herhangi bir faaliyette çocukların dikkatlerini sağladıktan sonra yavaş, açık ve basit cümlelerle o faaliyeti anlatırken mümkün olduğu kadar hareket göstermelisiniz. İşi öğrenirken çocuğun, fiziki olarak ta faaliyete katılması yapabileceğini hissetmesini sağlayacaktır. Bu da başarı düzeyini artıracaktır.

      15-Bu çocuklara bir iş üzerinde çok egzersiz yaptırmanız önceden yaptıklarını hatırlamaya yardım edecektir. Kısa adımlarla, programda fazla hızlı ilerlemeden her gün çocuktan daha fazlasını beklemeniz ve başarılarının devam edeceği inancında olduğunuzu hissettirmeniz onlarda her zaman en iyisini yapma isteğinin oluşmasına yardımcı olacaktır.

      16.Gelişimleri sürekli takip edilmelidir.

      7. DUYGUSAL, DAVRANIŞSAL VE SOSYAL UYUM GÜÇLÜĞÜ OLAN BİREYLER

      Duygusal Uyum Güçlüğü: Sağlık durumu, zihinsel ve duyusal faktörlerle açıklanamayan; bireyin kendisi ve çevresiyle dengeli, doyurucu ilişki kurma ve sürdürmede güçlük çekme, genel bir mutsuzluk ve depresyon hâli, bireysel veya okul problemleriyle ilgili korku, tırnak yeme, parmak emme ve benzeri fiziksel belirtilerden bir veya birden fazlasının uzun süreli olarak ortaya çıkması nedeniyle eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.

      Sosyal Uyum Güçlüğü: Madde bağımlılığı, yetersiz beslenme, göç, suç işleme, suça yönelme, çalışma, ihmâl, istismar ve terk edilme gibi riskli hayat şartlarından dolayı bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesine denir.

       

       

      Özellikleri

       

      • Sosyal, duygusal, iletişimde uyum güçlükleri gözlenir.
      •  Dikkat dağınıklığı, okul başarısı ve arkadaş ilişkilerinde problemler sıklıkla ortaya çıkar.
      •  Suça yönelme ve aşırı risk alma özellikleri gösterebilirler.
      •  İçe dönüklük, sosyal ilişkilerde zayıflık veya aşırılıklar gözlenebilir.

      Kimi bireylerde yetişme koşullarından, olumsuz aile tutumlarından (aşırı koruyuculuk, ilgisizlik, şiddet v.b.) maddi yetersizliklerden, sosyal, kültürel olanaksızlıklardan dolayı bu farklılıklar daha ileri düzeyde görülerek, olumsuz davranış örüntüleri şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bireye bu olumsuz davranışları öğreten yukarıda sayılan süreçler dikkate alınmadan bakıldığında ve değerlendirildiğinde de bu bireyler duygusal ve davranış bozukluğu gösteren birey olarak görülmektedir.

      Nedenler:

      İnsan davranışları bir çok etmenin sonucu olarak meydana gelmektedir.Duygu ve davranış bozukluğunun nedenlerini açıklamada yaşanan sorunların başında insan davranışların tek bir nedenin sonucu olarak açıklanmaya çalışılmasıdır.Yine farklı kuramsal yaklaşımların farklı açıklamadan bakmaları konunun daha karmaşık hal almasına neden olmaktadır.Duygu ve davranış bozukluğunun nedenleri belirlemede karşılaşılan güçlüklere ve kuramsal yaklaşımlarının farklı açılardan bakmalarına rağmen duygu ve davranış bozukluğuna neden olan etmenler biyolojik ve çevresel olmak üzere iki grupta toplanmaktadır.

      Biyolojik Etmenler: Günümüzde insan davranışlarını biyolojik yapının etkilediği kabul edilmektedir.Bununla birlikte biyolojik özellikler tek başına bireylerdeki Duygu ve davranış bozukluğunun nedeni olarak görülmemektedir.Her birey biyolojik yapısının bir sonucu olarak doğuştan bazı eğilimlerle dünyaya gelmektedir.Daha sonraki yıllarda yaşanılan çevre ve edinilen deneyimler bu eğilimleri biçimlendirmektedir.Örneğin, doğuştan zor yaradılışta olan bir birey, yaşantılarının sonucunda farklı bir kişilik sergileyebilmektedir.Bu yönüyle biyolojik etmenleri çevresel etmenlerden ayırt edebilmek oldukça güç olmaktadır

      Çevresel etmenler: Çevresel etmenler bireyin davranışlarında etkili olan her çeşit olaylardır ve ev ve okul ortamlarıyla yakından ilişkilidir(Eripek,1998).Bu yönüyle çevresel etmenler okul etmenleri ve aile etmenleri olarak iki grupta ele alınmaktadır.

      Aile Etmenleri: Birey, yaşamının ilk yıllarını ev ortamlarında ailesiyle geçirmektedir.Bu yıllar aynı zamanda bireyin kişilik özelliklerinin biçimlendiği yıllardır ve ailenin bireye yönelik davranışları, bireyin kişilik yapısının temelini oluşturmaktadır(Eripek,1998).Ailenin olumlu ve yapıcı davranış ve yaklaşımları bireyin pozitif davranışlar geliştirmesine yardımcı olduğu gibi bunun tersine olumsuz ve yıpratıcı davranış ve yaklaşımlar bireyin problem sayılabilecek negatif davranışlar geliştirmesine neden olduğu biline bir gerçekliktir.

      Okul Etmenleri: Bireyin duygusal gelişiminde aile yaşantısının yanı sıra okul yaşantısının önemli oranda etkili olduğu bilinmektedir.Okul ortamı birey için aileden sonra yeni bir psikolojik ortamdır ve okul arkadaşları , öğretmen davranış ve yaklaşımları,okul kuralları ve okul çalışmaları bireyin duygu ve davranışlarının şekillenmesine neden olabilmektedir.Bunun yanında bireyin okul başarısı yada başarısızlığının duygu ve davranış gelişimini etkilediği yapılan araştırmalar göstermektedir.

      Öğretmenlere Öneriler:

      1. Çocuktan beklenen davranışlar açıklanmalıdır.
      2. Öğretmen beklentilerini çocuğa iletirken  açık ve sakin olmalıdır.
      3. Öğrenci davranışların uygun ve tutarlı sonuçları olması sağlanmalıdır.Uygun davranışlar hemen görülmeli ve pekiştirilmelidir.
      4. Öğretmen çocuğun davranışına ve akademik performansına ilişkin gerçekçi beklentilere sahip olmalıdır.Öğrenci başarılı olma duygusunu yaşayabilmeli ve başarısıyla övünmesini bilmelidir.
      5. Öğretmen  çocuğun duygularını  ve ondan uyumsuz davranışlara neden olacak çevre koşullarını iyi bilmelidir.gerekirse değiştirmeye çalışmalıdır.
      6. Sınıfta sevgi ve güven ortamı hakim olmalıdır.Bu ortamda çocukların uygun davranışların gelişmesi daha kolay olmaktadır.
      7. Gerektiğinde sınıftaki öğrencilerin uygunsuz davranışları için uzman görüşüne başvurmalı, uzmanla işbirliğinin yolları aranmalıdır.

       

       

       

      8. OTİZM VE OTİSTİK ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ  

       

      Otizm: Erken çocukluk döneminde görülmeye başlayan, sosyal etkileşim ve iletişim bozukluğu ile ilgi ve etkinliklerin belirgin sınırlılığı gibi özelliklerle kendini gösteren yaygın gelişimsel bozukluk durumudur.

       

      Otizm, ilk olarak 1943 yılında Amerikalı çocuk psikiyatristi Leo Kanner tarafından "Erken Çocukluk Otizmi" olarak adlandırılmıştır.

       

      Otizm, daha sonraki yıllarda çeşitli kurullar ve kişiler tarafından da incelenerek Kanner'in tanımı geliştirilmiştir. Günümüze kadar yapılan tanımları ve görüşleri Rutter ve arkadaşları dört ana başlık altında toplamıştır:

      1- Otizmin ortaya çıkma sıklığı 30 aylıktan önce görülmektedir.

      2- Çocukların konuşma ve dil gelişiminde belirgin bir gecikme söz konusudur.

      3- Zihinsel gelişimle ilişkisi olmayan, ancak sosyal gelişimle ilgili bir yetersizlik söz konusudur.

      4- Belirgin davranışları arasında kalıplaşmış oyun, aynılığı koruma ve değişikliğe karşı tepki gösterme yer almaktadır.

      Otizmin gittikçe önem kazanması ve bu alandaki çalışmaların da artması sonucu, birbirinden farklı çalışmalar doğrultusunda değişik davranış özelliklerinin olabileceği öne sürülmüş ve çeşitli yorumlar yapılmaya başlanmıştır. Bu doğrultuda Amerikan Psikiyatri Derneği'nin öne sürdüğü DSM III-R (The Dragnostic and Statistical Monual of Mental-Disordres) ölçütünde yer alan özellikler benimsenmiştir. DSM III-R ölçütünde bulunan özellikler gelişim düzeyinin normal olmadığını gösteren şu davranışlardan oluşmaktadır:

       

      A- Sosyal etkileşimdeki yetersizlik.
      1. Çevresindeki bireylerin farkında olmama.
      2. Kendisinin rahat ve güvenli olabileceği ortamı seçme becerisinin olmaması.
      3. Taklit davranışının yetersizliği ya da hiç olmaması.
      4. Sosyal oyun davranışının yetersizliği ya da hiç olmaması.
      5. Arkadaşlık ilişkilerindeki yetersizlik.

      B- Dil, iletişim ve sembolik gelişimde normalden farklı olma.
      1. Karşılıklı iletişimin olmaması.
      2. Sözel olmayan normal dışı iletişimin kurulması.
      3. Yaratıcılığın olmayışı.
      4. Sözel dilin kullanımındaki farklılık.
      5. Konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden farklılık.
      6. Karşılıklı dialog kurmada yetersizlik.

      C- İlgilerinin ve ilgilenilen etkinliklerin sınırlı sayıda olması.
      1. Stereotip (kendiliğinden başlayan ve tekrar edilen) hareketler sergileme.
      2. Nesnelerin daha çok ayrıntılarıyla ilgilenme.
      3. Çevredeki değişikliklere karşı tepki gösterme.
      4. Günlük yaşamla ilgili alışkanlıkların değişimine karşı çıkma.
      5. İlginin son derece sınırlı olması.
                Otizmin, birbirinden bağımsız belirtilerin bileşimi değil, sosyal ilişki, iletişim ve yaratıcı etkinliklerdeki yetersizliği içeren bir durum olduğu söylenebilmektedir.

      Otizmin ilk önceleri sanıldığı gibi sevgi yoksunluğu, iletişim eksikliği ya da çocuğun geçmiş yaşantısıyla ilgili duygusal sorunlara ilişkin olmadığı anlaşılmış, kaynağının psikolojik değil, sinir sisteminin gelişimsel bozukluğu olduğu ortaya çıkarılmıştır.

      1986'da Wing ve "Ulusal Otistik Çocuklar ve Yetişkinler Derneği"nin bildirisinde, vak'a oranı 15/10.000 olarak açıklanmaktadır.

      Önceleri otizm başlangıcının çocuğun doğumundan sonra yaklaşık 30 aylık oluncaya kadarki süre içinde görülebileceği belirtilirken, son yıllarda çocuk 36 aylık olduğunda ve daha ileri yaştayken de otistik davranış özellikleri gösterebilmektedir. Geniş kapsamlı araştırma bulguları otizmin kızlara oranla erkeklerde daha yaygın görüldüğünü doğrulamaktadır.

       

       


      Otistik Çocukların Özellikleri :

       

      1. Duyusal Özellikler :

      a) İşitsel Uyarılara Karşı Tepkileri : Seslere karşı çok değişik tepkiler gösteren otistik çocukların, erken çocukluk döneminde bazı seslere hiçbir tepki vermemesi, çocukta işitme problemi olduğu düşüncesini çağrıştırmaktadır.

      b) Görsel Uyarılara Karşı Tepkileri : Otistik çocukların insan yüzüne ve çevrelerindeki birçok nesneye bakmamalarına karşın, hareket eden, dönen ya da parlak olan bazı nesnelere çok uzun bakabildikleri, bazılarının zaman zaman ışıktan rahatsız oldukları hatta karanlık bir odada daha rahat ettikleri görülebilmektedir.

      c) Acı, Sıcak, Soğuğa Karşı Tepkiler : Bu tepkiler bazı çocuklarda acıyı, sıcağı ve soğuğu farketmeme şeklinde ortaya çıkarken, bazılarında ise, soğuk suyla ellerini yıkarken ağlama, eline iğne battığı zaman çığlık atma gibi aşırı duyarlılıklar şeklinde de görülebilmektedir.

      d) Dokunulmaya Karşı Tepkiler : Herhangi bir kimse tarafından dokunulmaya, kucağa alınmaya tepki gösteren otistik çocuklar, fiziksel teması reddetmekte ve çevreleriyle ilişki kurmaktan kaçınmaktadırlar.

      Otistik çocukların çevrelerindeki duyusal uyarılara çok farklı tepkiler vermelerine karşın, yeni bir nesneyi genellikle koklayarak, yalayarak ve parmaklarını üzerinde gezdirerek tanımaya ve keşfetmeye çalıştıkları gözlenmektedir.

       


      2. Motor Gelişim Özellikleri :

      Otistik çocukların ip atlama, dans, yüzme gibi büyük kas motor becerilerin kullanılmasını gerektiren bazı hareketleri taklit etme yetilerinin çok az ya da hiç olmamasına bağlı olarak daha geç öğrendikleri görülmektedir. Kâğıt kesme, kutu içine küp atma ve ipe boncuk dizme gibi küçük kas motor becerilerinin de oldukça zayıf olduğu gözlenmektedir.

      Otistik çocukların duruşlarında, ellerini kullanmada zaman zaman normalden farklı bir görünüm sergiledikleri görülmektedir. (Parmak uçlarında yürüme, belli hareketleri tekrar etme, tek ayağı üzerinde ileri geri sallanma, kendi etrafında dönme vb.) Bununla birlikte hiperaktif (çok hareketli) veya hipoaktif (az hareketli) olmaları da diğer motor davranış özellikleri olarak kabul edilmektedir.

       

      3. Sosyal Gelişim Özellikleri :

      Kucağa alındığında sarılmama, annenin sesine tepki vermeme gibi davranışları gösteren otistik çocukların çoğu, anneye bağımlılık davranışının yoksunluğunu göstermektedirler.

      Sevgi ve güvende olma gereksinimi yönüyle diğer bireylere fiziksel yakınlaşma davranışları görülmemektedir.

      Otistik çocukların zamanlarının çoğunu tek başına oynayarak geçirdikleri ve anne-babaları ile iletişim kurmadıkları gözlenmiştir.

      Çevreyle ilgili en ufak değişikliklerin karşısında çok duyarlı olabildikleri halde insan yüzü ve karşılıklı iletişim bu çocuklar için çok az önem taşımaktadır.

      Otistik çocuklarda oyun becerisi, sembolik düşüncenin kazanıldığı duyu motor döneme paralel olarak gelişmemektedir. İletişim ve hayal gücünden yoksun olmaları nedeniyle diğer çocukların oyununa katılmazlar.

      4. Dil ve İletişim Özellikleri :

      Çevredeki bireylerle iletişim kurmada yetersiz olma otizmin en belirgin özelliklerinden biri olarak belirtilmektedir.

      a) Sözel Olmayan İletişim : Temel duyguları (mutluluk, üzüntü vb.) ifade etmede güçlük, karşısındaki kişinin yüzüne ve gözüne bakmama, karşılıklı iletişim kurmak istemediğinde bağırma, vurma, çığlık atma gibi özellikler göstermektedirler.

      b) Sözel İletişim : Otistik çocukların dil gelişimlerinde, hiç konuşmama, sadece bir-iki kelime söyleme, çok kelimeyle anlamsız konuşma, ekolali konuşma, zamirleri karıştırma, konuşulanları anlamada güçlük çekme, gramer bozuklukları ve telâffuz güçlüğü gibi özellikler görülmektedir.

      5. Zihinsel Gelişim Özellikleri :

      Otistik çocukların zekâ düzeylerini belirleyen testleri kullanmada güçlükler olması ve bu çocukların testlerde düşük performans göstermeleri zekâ bölümlerinin tespitini zorlaştırmaktadır.

      Son yapılan araştırmalar temel problemin zihinsel gelişim alanında olduğunu belirtmekte ve bu konudaki tartışmalar zihinsel yetersizliğin birinci olarak dil ve iletişim problemlerine yol açtığı, ikinci olarak da davranışsal ve duyusal güçlüklere neden olduğu yönünde yoğunlaşmaktadır.

      6. Davranış Özellikleri :

      İnsana karşı tepkisiz davranma, sosyal etkileşimlerden geri çekilme gibi davranış özellikleri olduğu belirtilebilir.

      a) Duygusal Tepkiler:

      1) Özel Korkular : Sudan korkma, ayakkabı ayağını sıktığı için ayakkabı giymeyi istememe gibi.

      2) Tehlikelerin Farkında Olmama : Yüksek bir duvarın üzerinde yürüme vb.

      3) Nedensiz Gülme ve Ağlama Davranışları Gösterme.

      4) Değişikliklere Karşı Tepki Gösterme : En küçük bir değişiklik onların sevinç çığlıklarına ya da öfke nöbetlerine yol açabilmektedir.

      b) Davranış Problemleri : Öfke nöbetleri, çevresine zarar verici davranışlar, kendisine zarar verici davranışlar, stereotip vücut hareketleri (kendiliğinden başlayan hareketler) otistik çocuklarda görülen davranış problemleridir.

      7. Özel Beceriler :

      Bunlar genellikle konuşma becerisi soyut anlam içermeyen türden becerilerdir. Otobüs hareket saatleri, sayılar vb. ayrıntılar ilgili bazı görsel yetenekler şeklinde de ortaya çıkabilmektedir. Kendi kendine okuma-yazma öğrenebilme, okuduğunu anlamasa da akıcı bir şekilde okuyabilme, kısa sürede ezberleyebilme gibi iyi bir belleğe sahip olan erken gelişmiş kavramsal veya görsel-motor yetenekleri olan otistik çocuklara da rastlanmaktadır.

       

       

       

       

      Nedenleri :

       

      Otizm nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak Psikodinamik ve ailesel etmenler, genetik etmenler, doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasındaki etmenler, biyokimyasal etmenler, nörolojik ve biyolojik vb. etkenlerin neden olabileceği konusunda çalışmalar yapılmaktadır.

       

      Eğitimde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:

       

      1.Otistik Çocukların Eğitimine Çocuğun Performansı Alınarak Başlanması:

      Otistik çocuklar bireysel ayrıcalık gösterdiklerinden performansları da birbirinden farklıdır. Çocuğa uygun hazırlanacak olan eğitim plânına başlamadan önce öğrenci gözlenir, ölçüt bağımlı ölçü araçlarıyla her bir beceri alanındaki performansı belirlenir. Performans alımı sırasında çocuktan istenen açık olarak söylenmeli ve gelen cevaplar hiç tepki göstermeden kaydedilmelidir.

      2. Otistik Çocuklara Bireysel Eğitim Plânı Uygulanması:

      Heterojen bir grup olan otistik çocukların eğitsel gereksinimlerinin karşılanabilmesi için hazırlanan çerçeve programdan her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim plânı hazırlanarak uygulanması gerekir. Hazırlanacak olan bu eğitim plânındaki amaçlar ve araç gereçler çocuğu merkeze almalıdır.

      Bireysel Eğitim Çalışmalarında öğretmen, belirlediği kavram ve becerilerin öğretiminde öğrenci ile birebir çalışır. Bunun için bireysel eğitim ortamlarını kullanır. Bireysel eğitim ortamlarının hazırlanmasında, sınıf düzenlemesinde çocukların bireysel ya da ikişer kişilik gruplar halinde çalışmalarını sağlamak amacıyla gerekli olan bireysel eğitim köşeleri hazırlanır. Bireyin performansına uygun amaçların belirlenmesi ve buna uygun plân ve programların hazırlanması ile bireysel eğitim çalışmalarına başlanır. Bireysel eğitimin süreci ve süresi öğretmen tarafından belirlenir.

      3. İlerlemelerin Kaydedilmesi ve Değerlendirilmesi:

      Öğretim sürekli değerlendirme gerektirir. Amaçların ve davranış değişikliklerinin öğrencide gerçekleşip gerçekleşmediği düzenli bir değerlendirme sonucunda  ortaya çıkar.Öğretmen, öğrencideki gelişimleri ve değişimleri kaydederken günlük plân özelliğini de taşıyabilecek kayıt formları ve grafikler oluşturur. Her bir amaç için hazırlanan bu form ve grafikler ilerlemelerin kaydedilmesinde öğretmene pratiklik kazandırdığı gibi öğrencinin o becerideki ilk ve son durumu arasındaki gelişimini rahatça değerlendirmesine de yardımcı olur.

      4. İletişim Problemleri Üzerinde Durulması:

      Otistik çocukların genel özelliklerinden biri de çevrelerindeki insanlarla iletişim kurmakta güçlük çekmeleridir. Bu nedenle çocukların eğitimlerine devam edilirken iletişim problemleri üzerinde öncelikle durulmalıdır. İletişim problemleri üzerinde durulurken her çocuğun iletişim düzeylerinin ve iletişim kurma biçimlerinin (işaret, sözlü, fiziksel) birbirinden farklı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

      5. Problem Davranışların Ortadan Kaldırılması:

      Otistik çocukların eğitim programlarının amacı çocuğun davranış problemlerini azaltarak gereksinimleri olan becerileri kazandırmaktır. Öğretimi engelleyecek düzeyde stereotip ve problem davranışlar varsa öğretimle birlikte bu davranışların ortadan kaldırılması ya da azaltılması sağlanmalıdır. Problem davranışlar üzerinde çalışılırken her bir davranış için "Davranış Değiştirme" teknikleri uygulanmalıdır.

      6. Yapılandırılmış Eğitim-Öğretim Ortamlarının Hazırlanması:

      Eğitim ortamları, oluşturulan seviye grubundaki çocukların özelliklerine (ilgi ve düzeylerine) uygun şekilde yapılandırılmalıdır. Ortamın düzenlenmesi öğretmenin işidir. Öğretmen, ortamı düzenlerken her bir öğretim amacına göre çocuklarla iletişim kurabilecek, onları kontrol edebilecek, olumsuz davranışların ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde olmasına dikkat etmelidir.

      7. Öğretimde Kullanılacak Araç-Gereçlerin İşlevsel Olması:

      Öğretimde kullanılacak araç gereçler önceden tespit edilmelidir. Hazırlanan araç gereçler her çocuk için plânlanan öğretimsel amaçlara hizmet etmeli ve çocuğun yaşantısında kullandığı veya kullanabileceği araçlardan seçilmelidir.

      8. Öğretilecek Becerilerin Belirlenmesi:
                Öncelikle verilmesi gereken beceriler çocuğun yaşamını kolaylaştıracak günlük yaşam ve öz bakım becerilerinden oluşmalıdır. Herhangi bir beceri öğretimine geçmeden önce o beceriyi alabilmesi için gerekli ön koşul becerilerin çocukta bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve düzenli bir beceri analizi yapılmalıdır. Öğretim sırasında öğretmen, öğrencinin performans düzeyine bağlı olarak sözel ipucu, model olma ve fiziksel yardım ipuçlarını kullanmalıdır.

      9. Etkinliklerin Düzenlenmesi:

      Sınıf içi ve dışı etkinlikler düzenlenirken öğrencinin ilgi ve becerilerine göre öğretim amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik olmasına dikkat edilmelidir. Etkinliklerde kontrol öğretmende olmalı, öğrenciyi mümkün olduğu kadar etkinliğe katmalı ve etkinlikler bir program çerçevesinde yürütülerek basit etkinliklerden başlanmalıdır. Etkinlik süresince çocuğun yapamadığından çok yaptığı beceriler dikkate alınarak olumlu ifadelerle pekiştirilmelidir.

      10. Zamanın Düzenlenmesi:

      Zaman soyut bir kavramdır. Otistik çocukların etkinlik süreleri düzenlenirken zamanı olabildiğince somutlaştırmak gerekir. Bunun için çocuğa sırasıyla etkinliklerin neler olacağı gösterilmelidir. Örneğin günlük etkinlikler sırasıyla küçük kartlara yazılıp ya da etkinliğin resmi çizilip öğrencinin masasına asılır. Tamamlanan etkinliğin kartı öğrenciyle birlikte çıkarılır ve diğer etkinliğe geçilir. Böylece çocuk biten etkinliğin arkasından hangi etkinliğe geçeceğini görür.

      11. Kaynaştırma Programına Yer Verilmesi:

      Otistik çocukların özelliklerinden biri de sosyal uyum problemidir. Bu nedenle çocukların eğitimindeki en önemli amaçlardan biri de çocukta sosyal etkileşimin gerçekleştirilmesidir.

      Çocuğun çevresindekilerle birlikte uyum içinde yaşayabilmesi için sosyal gelişiminin sağlanması gereklidir.
                 Öğretmen, öğrenci için kaynaştırma eğitimi kararı alırken onun seviyesini ve gereksinimlerini en iyi şekilde tespit etmelidir. Hazırlanan kaynaştırma programı doğrultusunda belirlenen okulun yöneticileri, öğretmenleri, öğrencileri ve öğrenci velileri otistik çocukların özellikleri ve eğitimleri hakkında önceden bilgilendirilmelidir. Değerlendirme her iki öğretmen tarafından sık aralıklarla yapılmalıdır.

      12. Eğitimde Sürekliliğin Sağlanması:

      Otistik çocukların kazandıkları davranışların kalıcı olabilmesi için eğitimin sürekli olması gereklidir. Bu nedenle yaz tatillerinde "Yaz Okulları" ile eğitimlerine devam ederek çeşitli sosyal etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır.

      13. Ailenin Eğitime Katılımının Sağlanması:

                Çocuğun performansı ve öğretim plânları belirlenirken ailenin katılımı gereklidir. Öğretmenin çocuk üzerinde yaptığı tüm çalışmalarından ailenin de haberdar edilmesi, çocuğun okulda kazandığı olumlu davranışları evde de sürdürmesi açısından önem taşır. Bunun için yönetim ve öğretmence plânlanan veli toplantılarının dışında, öğretmen her çocuk için yapılan çalışmaları anında, aileye bildirmeli, bu çalışmalar doğrultusunda evde neler yapılacağına dair sözlü ve yazılı açıklamalar yapmalıdır. Gerektiğinde ailenin de derslere katılımı sağlanarak, eğitim sırasında çocuğa yaklaşım konusunda ailenin de         bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
                 Eğitim-öğretim sürecinde ailenin plânlı bir şekilde eğitime katılmasının, hem öğrencide gerçekleştirilen amaçların yerleşmesine, hem de ailenin özel eğitim konusunda bilinçlendirilmesine fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.

      14. Çocuk İstismarının Önlenmesi:

      Özel eğitime gereksinimi olan çocukların üç şekilde istismara maruz kaldığı görülmektedir. Bunlar: 1)Fiziksel İstismar (Dayak vb.) 2)Cinsel İstismar,3)İhmâl
                Özel eğitime gereksinimi olan bireylerin aileleri çocuklarına karşı aşırı koruyucu, kollayıcı veya itici tutumlarda bulunabilmektedir. Bu tür tutumlar özel eğitime gereksinimi olan bireyleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bireyin düşünüldüğünde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun bu konularda bilgilendirilmeleri önem taşımaktadır.

       

      9. ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR

      Üstün veya Özel Yetenek: Zekâ, yaratıcılık, sanat, spor, liderlik kapasitesi veya akademik alanlarda akranlarına göre üst seviyede performans gösterme durumudur. 

      Üstün zekalı ve üstün yeteneklilerin öğrenme yetenekleri, okullardaki genel eğitimin gerektirdiğinin çok üstündedir. Özellikle ilköğretim ve orta öğretim programları bu bireylerin gereksinimlerine göre düzenlenmiş olmadığından ve bundan dolayı da yeteneklerinin tümünü kullanamadıklarından dolayı Üstün zekalı ve Üstün yetenekli bireylerin, özel eğitim kapsamına alınarak , özel programlar ve özel yetişmiş personel tarafından eğitilmeleri gerekmektedir.

      Üstün zekalı ve üstün yeteneklilerin dikkate alınması, onlardan özel biçimde yararlanma fikri oldukça eskidir. Ancak gerçek anlamda özel eğitimlerinin yirminci yüzyılda başladığı söylenebilir.

      Özellikleri  

      ü  Gelişimin tüm alanlarında yaşıtlarının ilerisindedirler.

      ü  Erken yürür, erken konuşur, okumayı erken yaşta öğrenirler.

      ü  Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar.

      ü  Zihinsel ve fiziksel olarak büyük bir enerjiye sahiptirler.

      ü  Ayrıntılara olağanüstü dikkat ederler.

      ü  Öğrenme ve bilgiye sürekli açlık duyarlar.

      ü  Zengin sözcük hazinesine sahiptirler. Kelimeleri doğru telaffuz ederler, yerli yerinde kullanırlar ve akıcı bir konuşmaları vardır.

      ü  Çabuk öğrenme, kavrama ve akılda tutma özellikleri vardır.

      ü  Uzun süre dikkatlerini bir konu üzerinde yoğunlaştırabilirler.

      ü  İlgi alanları geniştir.

      ü  Karmaşık problemler çözmekten hoşlanırlar.

      ü  Sorumluluk duyguları kuvvetlidir. Sorumluluk almayı çok ister ve bunu yerine getirmekten hoşlanırlar.

      ü  Gözlem güçleri vardır.

      ü  Genelleme ve soyutlama yaparak bilgilerini başka alanlara aktarabilirler.

      ü  Sebep-sonuç ilişkisine ilgi duyarlar.

      ü  Yaratıcılık ve mucitlik özellikleri vardır.

      ü  Azimli ve sebatlıdırlar.

      ü  Kendilerine güvenleri tamdır.

      ü  Espri yetenekleri vardır.

      ü  Duyarlıdırlar, başkalarına karşı empati duyarlar.

      ü  Güçlü bir konsantrasyona sahiptirler.

      ü  Liderlik özellikleri vardır.

      ü  Amaçlarına ulaşmaktan ve başarıdan zevk duyarlar.

      ü  Orijinal ve eleştirel düşünceye sahiptirler.

      ü  Başkalarıyla kolayca işbirliği yaparlar.

      ü  Alçak gönüllüdürler, başkalarına yardım etmekten hoşlanırlar.

      ü  Çalışkandırlar.

      * Ancak bütün bu özellikler her çocukta aynı derecede bulunmaz.

       

       

       Sınıflandırma:

      Üstün zekalı ve üstün yetenekli bireylerin tanımlanmalarında kesin bir sınırlamayı gerektiren zeka bölümü kullanılarak sınıflandırma yapılmamaktadır. Ancak Türkiye'de yapılan sınıflandırmada Rehberlik Araştırma Merkezlerince yapılan ölçümler sonucu zeka bölümüne bakılmaktadır.Bu yaklaşımın değişmesi gerekir. Çünkü etiketlenme tehlikesi, Üstün zekalı ve üstün yetenekli bireyler içinde söz konusudur. Konulan etiket, bireye karşı ailenin ve toplumun tutumlarında değişikliğe neden olabilmektedir. Bu değişiklikler bir çok durumda bireyin gelişimini olumsuz yönde etkilemekte, aile içi ilişkileri bozmaktadır

      Üstün zekalı ve üstün yetenekli bireylerin sınıflandırılması normal dağılım eğrisi dikkate alınarak zeka bölümü rakamlarıyla yapılmaktadır.Buna göre:

      •  Zeka bölümleri 110-130 arası olanlar üstün zekalı bireyler,

      •  Zeka bölümleri 130 ve daha yukarısı olanlar çok üstün zekalı yada dahi bireyler,

      •  Zeka bölümü sürekli olarak 120 ve daha yukarı olup da güzel sanatlar, matematik, fen ve teknik gibi alanlarda yaşıtlarından belirgin ölçüde üstün olanlar özel yetenekli bireyler,

      •  Genel olarak zekaları ortanın üstünde olup da müzik, resim ve diğer güzel sanatlar ile fen ve teknik alanlarda objektif ölçülerle yaşıtlarının % 99'undan üstün olanlar üstün özel yetenekli bireyler, olarak kabul edilmektedir.

      Öğretmenlere Öneriler 

                   Bu tip çocuklar için sınıf öğretmeninin öğrenim görevlerinin dışında ek öğrenim  programları hazırlaması gerekir. Sınıfın seviyesi onların seviyesinden çok aşağıda kalabilir. Aşağıda belirtilen noktalar dikkate alınarak çocukların daha iyi gelişmelerine yardımcı olabilmek için sınıf öğretmeni;

      1. Çocuğun çalışma ve ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve   aynı tempoda tutmaya çalışmamalı, onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.
        1. a.    Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemelidir.
        2. b.    Daha  çok problem çözme tekniğini gerektiren ödevler vermelidir.
        3. c.    Yarı teknik malzemelerin okunması,özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapımı, şemaların çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.
        4. Tartışma, proje ve dramatizasyon çalışmalarına önem verilmelidir.
        5. Tasnif, organize etme ve maddelendirme olanağı veren fırsatlar                   hazırlanmalıdır.
        6. Ders etkinliklerinde kitabi etkinliklerden çok,geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.
        7. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan grupla olduğu kadar bireysel çalışmalara da önem verilmelidir.
        8. Öğrenciyi okul içi ve okul dışı etkinliklere yönlendirmelidir.
        9. Önderliği gerektiren yada önderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmesi gerekir.
        10. Bu tip çocuğun başarısını,sınıf arkadaşlarının başarı seviyesi ile değil kendi öğrenme güç ve sürati ile karşılaştırmalıdır.
        11. Anne baba ile bu konuda işbirliği yapılmalı,onlara çocuklarını ihmal etmeden ve gurura kapılmadan yetiştirmek için gerekli anlayışı kazandırmaya çalışmalıdır.

      10. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmak, aynı ” aşağılık duygusu ” kadar zararlı sonuçlar doğurur. Çocuk arkadaşlarını ve çevredekileri aşağı görür ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına çok dikkat edilmelidir.

      11. İleri öğrenim için en uygun yolun seçilmesinde uzmanlarla işbirliği yapılmalı.

      12. Akademik konular için resim,müzik,beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir.

       

      10. DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

       

      Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu:

      Çocukta 7 yaşından önce başlayan, en az iki ortamda (ev, okul) 6 ay süreyle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmayan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle görülen bozukluğa denir.        

       

      Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu gösteren bireylerde  öğrenme , davranış vb. problemler  görülebilmektedir.

       

      DSM IV Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/ Aşırı

      Hareketlilik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri:

        a) Dikkatsizlik

      1.      Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar,

      2.      Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır,

      3.      Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür,

      4.      Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir),

      5.      Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker,

      6.      Çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir,

      7.      Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç-gereçler),

      8.      Çoğu zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır,

      9.      Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.

       

       

      b) Hiperaktivite/ Aşırı hareketlilik

      1.      Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur,

      2.      Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar,

      3.      Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir),

      4.      Çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,

      5.      Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır,

       

      c) Dürtüsellik/ Ataklık

      1.      Çoğu zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir,

      2.      Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır,

      3.      Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.

       (hiperaktivite-ataklık belirtilerinden altısı ya da daha fazlasını, en az altı aydır uyumsuzluk yaratacak ve gelişim düzeyine uygun olmayan şekilde göstermesi gerekir)

      Çocukta yukarıda yer alan tanı ölçütlerinin yanı sıra;  temel belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az iki ortamda görülmesi, (okul ve evde) ve 6 ay boyunca da devam ediyor olması Yaygın gelişimsel bozukluk, zihinsel ve gelişimsel yetersizlik ve diğer psikolojik bozuklukların  ve işitme ve görme yetersizliklerin olmaması gerekmektedir.

       

      Bireylerde okul öncesi dönemden itibaren görülmeye başlayan DEHB’nin, tanısını kesinleştirecek bir test bulunmamaktadır. Bu nedenle DEHB’nin tanısının konulması çok yönlü değerlendirmeyi ve farklı bilgi kaynaklarının iş birliğini gerekmektedir. Klinisyenin tanı araçları, ana baba çocuk görüşmesi, ana baba çocuk gözlemi, ebeveyn ve öğretmen davranış dereceleme ölçekleri, fiziksel ve nörolojik muayene, bilişsel testler, işitme ve görme testi gibi yaklaşımlardır. Çocuk-ergen ruh sağlığı ve hastalıkları kliniklerinde DEHB tanısı, mevcut belirtilerin yaş ve zihinsel düzeye göre değerlendirilip çocuk psikiyatristleri ve klinik psikologlar tarafından DSM-IV tanı ölçütlerine göre konulmaktadır.

       

      Özellikleri:

       

      Bilişsel Gelişim Özellikleri:

      Zekaları normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen dikkatleri çok kısa süreli ve çabuk dağıldıkları için genellikle  öğrenme problemleri yaşamaktadırlar.

      Genellikle başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler. Devamlı dikkat ve emek isteyen işlerde çalışmak istemezler.

      Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendirmede zorluk yaşamaktadırlar.

      Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde sürdürürler.

      Günlük işlerinde genellikle unutkandırlar. Randevularını, beslenme saatini, eşyalarını, öğretmenin aileye gönderdiği mesajları vb. sıklıkla unutabilmektedirler.

      Okuma ve yazma becerilerinde sıkıntılar yaşayabilmektedirler.

      Bu çocukların bellek işleyişinde güçlükleri vardır. Belleğe ilişkin asıl sorun, söylenen sözün çocuğun  dikkat alanına girmemesi nedeniyle öğrenmede yetersizlik yaşanmasıdır. Aileler ve öğretmenler sıklıkla bu çocukların unutkanlıklarından yakınmaktadırlar. Bellek sorunları özellikle çocuklardan bir şey yapmaları istendiğinde ya da birkaç yönerge aynı anda verildiğinde yaşanır.

      Motor Gelişim Özellikleri:

      Bazı DEHB çocuklarda gelişimsel gerilik görülebilmektedir. Motor koordinasyonu zayıf olabilmektedir. DEHB olan çocukların çoğu ince motor becerisi gerektiren  işlerde özellikle yazı yazmada zorluk yaşarlar.

      Sosyal ve Duygusal Gelişim Özellikleri:

      Dikkat sürelerinin kısa ve atak olmaları çocukların sosyal kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Bu nedenle arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük çekebilmektedirler.

      Grup içinde oynarken ya da çalışırken sırasını beklemekte zorlanmaktadırlar ve  yönergelere ve kurallara uymada zorluk yaşadıkları için sosyal olarak uyumsuzluk göstermektedirler.

      Aşırı hareketlidirler.

      Eşyalarını, kitaplarını, kalemlerini ve oyuncaklarını sık sık kaybetmektedirler.

      Ödevlerin ve etkinliklerin düzenlenmesinde sıklıkla zorluk çekmektedirler. Çoğu kez olası sonuçları düşünmeden kendini fiziksel olarak tehlikeye atabilirler (sağına soluna bakmadan caddeye fırlamak gibi),

      İsteklerini ertelemekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorluk çekebilmektedirler.

       

      Dil ve Konuşma Özellikleri:

      Konuşurken ses ve sözcük atlamaları görülebilir.

       

      Nedenleri:

       

      DEHB'nin sıklığı DSM IV (Köroğlu, 1994)'ün verilerine göre toplumda %3-5 arasında, erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. DEHB'nin nedenleri tam olarak bilinmese de psiko-sosyal ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir.

      Psiko-sosyal Etmenler:İlk çocukluk dönemindeki eğitim hataları,  aşırı beklenti (çocuktan yapabileceğinden fazlasını bekleme) ,korkulu olma,  az ya da yanlış motivasyon, gelişim krizleri,  olumsuz yaşam şartları,

      Biyolojik ve Genetik Etmenler: Beyin zedelenmesi , genetik etkenler, beyindeki yapısal ve işlevsel anormallikler, biyokimyasal değişimler,merkezi sinir sistemindeki yapısal ve işlevsel bozukluklar.

       

      Öğretmenlere Öneriler:

       

      1. Size yardımcı olabilecek kaynakları harekete geçirin.okulun ve anne babanın desteğini isteyin.bir sorun ortaya çıktığında danışabileceğiniz bu konuda bilgili bir profesyonelle(psikolog,danışman v.b) iş birliği yapmalısınız.
      2. Öğrencinizi size en yakın noktaya oturtun ve  sürekli göz göze gelerek  dikkati dağılan  öğrencinizin dikkatini her an üzerinizde tutabilirsiniz
      3. Öğrenmenizi  duygusal yönünü göz ardı etmeyin.Bu çocuklar sınıftaki faaliyetlerin eğlendirici yönünü bulmak, başarısızlık ya da becerisizlik yerine başarılı olmanın tadına varmak, korku yada sıkıntı yerine heyecan yaşamak ihtiyacındadırlar.
      4. Dikkat eksikliği olan öğrenciler düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Kendi başlarına iç dünyalarını düzenleyemedikleri için dış dünyalarının başkaları tarafından düzenlenmesini isterler.Ne yapacaklarını bilmeyen ya da unutan çocuklar önceden hazırlanmış listelerden faydalanabilirler. Onların hatırlatılmaya, prova yapmaya, tekrar yapmaya, yönlendirilmeye, sınırlar konulmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.
      5. Kuralları yazın ve her dakika göz önünde olacağı bir yere asın.Çocuklar kendilerinden ne beklendiğinden emin olduklarında, çevrelerindeki kişilere daha fazla güven duyacaklardır.
      6. İşlerin nasıl yapılması gerektiğini tekrarlayın,yazın,söyleyin.
      7. Sınırlar koymaktan çekinmeyin.Sınırlar çocuklara ceza vermek için değil,onları rahatlattığı ve çevrelerine güven duymalarını sağladığı için konur.
      8. Önceden belirlenmiş bir programa dakik bir biçimde sadık kalmasını sağlayın.Bu programı tahtaya yada öğrencinin sırasına yapıştırabilir ve sık sık bakması için uyarabilirsiniz.
      9. Okul sonrasında yapması gerekenleri yazması için yardımcı olun.
      10. Ödevleri kontrol ederken , miktardan çok ödevin kalitesine bakın.
      11. Çocuğun neler öğrendiğini sık sık kontrol edin..
      12. Büyük projeleri, küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün.Büyük projeler dikkat eksikliği olan öğrencileri hemen yıldırır ve  ‘ben bunu bilmiyorum , bitirmeyi asla başaramam’ demelerine neden olur.Oysa büyük bir işi kolayca başarılabilir küçük parçalara bölmek, onları ürkütmeyecektir.
      13. Sınıfta şakacı, alışılmışın dışında , neşeli biri olmaya çalışmalısınız.Bu çocuklar eğlenceye bayılırlar ve hemen katılırlar.Bu da dikkatlerini toplamalarına neden olur.Bu arada çocukları fazla heyecanlandırmaktan da kaçınmalısınız
      14. Çocuğun başarılarını yakalamak ve övmek için hep tetikte olun.Dikkat eksikliği olan çocuklar, o kadar fazla başarısızlık yaşarlar ki, verebileceğiniz her türlü olumlu tepkiye ihtiyaçları vardır.Övgüye çok olumlu tepki verirler; övgü almadıkları durumda siner ve içine kapanırlar,güvenlerini kaybederler.
      15. Öğretirken konu başlıklarını kullanın, ana fikri çıkarmayı öğretin.
      16. Neler söyleyeceğinizi söylemeden önce anons edin, sonra söylemek istediğinizi söyleyin.
      17. Yönergelerinizi  basitleştirin.Seçilecek şıkları basitleştirin.Basit cümleleri kavratmak daha kolaydır.Ama renkli cümleler kullanın,renkli bir dil dikkat toplamaya yardımcı olur.
      18. Kendilerini değerlendirebilmeleri için onlara yardımcı olun.Çoğu zaman nasıl davrandıklarının ya da bulundukları noktaya nasıl geldiklerinin farkında değildirler.Kendi kendisini tanımasına yardımcı olacak sorular sormalısınız.
      19. Davranışların yönlendirilmesini sağlamak için daha büyük çocuklarda  puanlama sistemi ve daha büyük çocuklarda ödüllendirme sistemi geliştirin.
      20. Eğer çocuk sosyal işaretlerden –vücut dili, ses tonu, zamanlama vb.- anlamıyorsa, o zaman tedbirli bir şekilde bunları anlamayı ona öğretmelisiniz.
      21. Sınav tamamlamayı öğretin.
      22. Çocukları çifter ya da üçer gruplar halinde ayırın.Birlikte çalışabilecek grup şeklini bulana kadar denemekten vazgeçmeyin.
      23. Grubuna bağlı kalmasına dikkat edin.Bu çocuklar bir gruba ait olmak ve işlev sahibi olmak ihtiyacı duyarlar.
      24. Olanak buldukça çocuğa sorumluluğunu verin.
      25. Evden –okula-eve bir ödev defteri tutturun.Bu yöntem ev ile okul  arasında sürekli bir iletişim sağlar.
      26. Günlük karne sistemi geliştirin.Çocuk küçükse karne eve, daha büyükse direkt olarak çocuğa okunmalıdır. Günlük karne disiplin amaçlı değil, cesaret verici olmalıdır.
      27. Övün, sırt sıvazlayın, onaylayın, cesaret verin, umutlandırın.
      28. Daha büyük çocuklara, öğrendiklerini daha sonra hatırlayabilmek için küçük notlar yazmalarını önerin.
      29. Bir senfoniyi yöneten bir orkestra şefi gibi davranın. Orkestranın senfoni başlamadan önce dikkatini toplamasını sağlayın.
      30. Olanak buldukça, birlikte çalışabilmeleri için onları her ders için bir çalışma arkadaşı seçmeye ve telefon numarasını yazmaya teşvik edin.
      31. Çocuğun arkadaşları tarafından damgalanmasını önlemek için, sınıf arkadaşlarına durumu açıklayın ve normal davranmalarını sağlayın.
      32. Anne ve babayla sık sık görüşün.Onlarla yalnızca sorun ortaya çıktığında görüşmekten kaçının.
      33. Evde yüksek sele kitap okumasını önerin.Sınıfta olanak buldukça yüksek sesle okuyun.Çocuğun tek bir konu üzerinde odaklanmasını sağlayın.
      34. Sık sık tekrar yapın.

       

       

       

      ÖZÜRLÜLER VE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEGISIKLIK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

       

       

      MADDE 4.

      Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde aşağıdaki esaslara uyulur:

      a) Devlet, insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, özürlülerin ve özürlülüğün her tür istismarına karşı sosyal politikalar geliştirir. Özürlüler aleyhine ayrımcılık yapılamaz; ayrımcılıkla mücadele özürlülere yönelik politikaların temel esasidir.

      b) Özürlülere yönelik olarak alınacak kararlarda ve verilecek hizmetlerde özürlülerin, ailelerinin ve gönüllü kuruluşların katilimi sağlanır.

      c) Özürlülere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.

      d) Kurum ve kuruluşlarca özürlülere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Özürlüler İdaresi Başkanlığının görüşünün alınması zorunludur.

       

      MADDE12
      Özür türlerini dikkate alan iş ve meslek analizleri, Bu analizlerin ışığında, özürlülerin durumlarına uygun meslekî rehabilitasyon ve eğitim programları, anılan kurumlarca geliştirilir.

       

      ÖZÜRLÜLER  İDARESİ  BAŞKANLIĞI

      MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

      ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI

       

      MADDE 13.- Özürlülerin yeteneklerine göre mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakki kısıtlanamaz.

            Özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir iste eğitilmesi, meslek kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla meslekî rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması esastır.

            Gerçek veya tüzel kişilerce açılacak olan özel meslekî rehabilitasyon merkezleri, yetenek geliştirme merkezleri ve korumalı işyerlerinin değişik tipleri ile özel işyerlerinde bireylerin bireysel gelişimleri ve yeteneklerine uygun iş veya becerilerini geliştirici tedbirler alınır.

            Bu alandaki hizmetler ihtiyaçlara göre is ve meslek analizi yapılarak hizmet satın alınması suretiyle temin edilebilir. Buna ilişkin usûl ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

      MADDE 15.

            Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim alması engellenemez. Özürlü çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve özürlü olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.

            Özürlü üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için Yükseköğretim Kurulu bünyesinde araç-gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, özürlülere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanmasının temini gibi konularda çalışma yapmak üzere Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezi kurulur.

            Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezinin çalışma usûl ve esasları, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumu ile Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

            Özürlülerin, her türlü eğitim ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kabartma, sesli, elektronik kitap; alt yazılı film ve benzeri materyal üretilmesini teminen gerekli işlemler, Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken yürütülür.

      MADDE 16

             Özürlülerin eğitsel değerlendirme ve tanılaması il milli eğitim müdürlükleri rehberlik araştırma merkezlerinde uzman kişilerden oluşan ve özürlü ailesinin yer aldığı özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından yapılır ve eğitim plânlaması geliştirilir.

            Bu plânlama her yıl yeniden değerlendirilerek gelişmeler doğrultusunda gözden geçirilir.

            Çıraklık eğitimi almak isteyen özürlülerin ilgi, istek, yetenek ve becerileri doğrultusunda ve sağlık kurulu raporunu da dikkate almak suretiyle hangi meslek dalında eğitim alacaklarına kurul karar verir.

            Kurulun teşkili ve çalışma usûl ve esasları Milli Eğitim Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir

      625 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

            GEÇICI MADDE 2.- 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümleri gereği izin almış olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri 31.12.2007 tarihine kadar Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen şartlara uygun olarak açılış izinlerini yenilerler.

            30.4.1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

            EK MADDE 3.- Görme, ortopedik, işitme, dil-konuşma, ses bozukluğu, zihinsel ve ruhsal özürlü çocuklardan özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam etmeleri uygun görülenlerin eğitim giderlerinin, her yıl bütçe uygulama talimatında belirlenen miktarı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

            GEÇICI MADDE 2

            Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

                                                                                                  

       

       

       

                                             

       

       

           II.        BÖLÜM

       

          Kaynaştırma Eğitimi

       

       

       

       

       

       

       

       

      KAYNAŞTIRMA  EĞİTİMİ

       

      KAYNAŞTIRMA NEDİR ?

       

      Kaynaştırma:

            Özel eğitim gerektiren bireylerin

            Akranları ile birlikte

            Eğitim ve öğretimlerini

            Bütün kademelerde sürdürme esasına dayanan,

            Destek hizmetlerinin sağlandığı

      özel eğitim uygulamalarıdır.

       

       

      • Başka deyişle  engelli bireylerin engeli olmayan bireylerle eğitsel ve sosyal olarak bütünleşmesini sağlama işlemidir
      • Her insanda olduğu gibi özel eğitime muhtaç birey de sevilmek, takdir   edilmek, beğenilmek, değer görmek ve kimseye bağımlı olmadan yaşamak ister .
      • Bu onların en doğal hakkı olduğu gibi, toplumsal bütünlüğün ve kalkınmanın temelidir.
      • Özel eğitim gerektiren bireylere verilen eğitimin niteliği ne kadar iyi olursa olsun sonuçta onu, içinde yaşadığı toplumun bir üyesi haline getirmiyor ve kabul görmesini sağlamıyorsa verilen eğitim işe yaramayacaktır.
      • Bu nedenle kaynaştırma eğitimi her türdeki özel eğitim gerektiren bireyin devam ettiği okullarda  bir hizmet alanı olarak görülmesini ve bazı tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir.

       

       

      Kaynaştırmanın Amacı

            Çocuğu normal hale getirmek değil,

            Onun ilgi ve yeteneklerini

            En iyi şekilde kullanmasını sağlamak

            Toplum içinde yaşayabilmesini kolaylaştırmaktır.

       

       

      Tarihçesi

            Tarihe bakıldığında engellilerin normal gelişim gösteren akranlarından ayrı olarak özel eğitim okullarında veya özel eğitim sınıflarında eğitildiği görülmektedir .

       

            İkinci dünya savaşı sonrası 1950'li yıllarda çok nadir dile getirilmeye başlanan engelli bireylerin engelli olmayan yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamını paylaşması fikri 1960‘lı yıllarda giderek daha fazla taraflar bulmaya başlamıştır.

       

            Bu dönemde yapılan araştırmalarda bu öğrencilerin bir çoğuna normal sınıflarda okuma hakkı verildiğinde normal akranlarıyla ilişki kurabildiği ve sınıf aktivitelerine katılabildikleri görülmüştür.

       

            Hareketin öncülüğünü ise engelli bireylerin ebeveynleri başlatmıştır. Bu dönemlerde dünyada kaynaştırılmaya başlayan ilk engel grubunu görme engelliler oluşturmuştur.

       

      Dayanağı

            573 sayılı “Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” (Madde 12) (30.05.1997)

            Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

            Anayasa (Madde 42)

       

      KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNİN İLKELERİ

       

            Özel eğitim gerektiren  bireyin akranlarıyla aynı kurumda eğitim görme hakkı vardır.

            Kaynaştırma, özel ve genel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.

            Hizmetler yetersizliğe göre değil, eğitim gereksinimine göre planlanır.

            Karar verme süreci aile-okul-eğitsel tanılama sürecine göre gerçekleşir.

            Kaynaştırmaya erken başlamak esastır.

            Kaynaştırmada bireysel farklılıklar esastır.

            Duyu kalıntısından yararlanmak esastır.

            Gönüllülük,sevgi,sabır,gayret gerekmektedir.

            Eğitim normal insanlarla ve doğal ortamlar da verilmelidir.

            Eğitim, bireyi toplumun bir parçası haline getirmeyi amaçlar.

       

       

      KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNİN YARARLARI

            Özel Eğitim Gerektiren Bireylere,

            Normal Çocuklara,

            Ailelere,

            Öğretmenlere yararları vardır.

       

       

      Özel Eğitim Gerektiren Bireylere Yararları

            BEP aracılığı ile kapasite ve öğrenme hızına göre eğitim alır.

            Kendine güven, takdir edilme,işe yarama,

                  cesaret,sorumluluk gibi sosyal değerleri gelişir.

            Özelliklerine uygun ortamdan dolayı uyum ve başarısı artacaktır.

            Olumsuz davranış yerine olumlu davranışları artacaktır.

            Normal öğrencilerle birlikte çalışmaları daha büyük başarılar için kendilerinde istek ve cesaret uyandırır.

            Bu öğrenciler normal öğrencilerden bazı davranışları öğreneceklerdir.

            Eğitim programlarına ek olarak aile eğitimi, sosyal, kültürel ve serbest zaman etkinlikleri sayesinde öğrenmeleri gelişir.

       

      Normal Çocuklara Yararları

            Özürlü bireye karşı kabul, hoşgörü, yardımlaşma, demokrasi ve ahlaki anlayışları gelişir.

            Bireysel farklılıkları doğal karşılar ve saygı gösterir.

            Kendi yetersizliklerini görme , bunları kabul etme ve giderme davranışları gelişir.

            Özürlülerle birlikte yaşamayı öğrenir.

            Liderlik ,model olma ve sorumluluk duygusu gelişir.

       

       

       

       

      Ailelere Yararları

            Çocuk üzerindeki beklentileri çocuklarının kapasiteleriyle uygunluk göstermeye başlar.

            Okula bakış açıları değişir.

            Çocukların ilgi ve ihtiyaçları konusunda daha sağlıklı bilgi edinirler.

            Aile içi çatışmalar azalır ve aile sağlığı artar.

            Çocuklarına nasıl yardım edecekleri konusunda yeni yollar öğrenirler.

       

      Öğretmenlere Yararları

            Şartsız kabul, sabır, hoşgörü, bireysel özelliklere saygı davranışları gelişir.

            B.E.P hazırlama ve uygulamada daha başarılı olurlar.

            Eğitimde ekonomiklik ve fırsat eşitliği sağlanır.

            Kaynaştırma öğrencisi ile yapılan çalışmalar sayesinde öğretim becerileri gelişecek ve deneyimleri artacaktır.

       

      Kaynaştırma Eğitiminde Görev Alan Personelde Bulunması Gereken Özellikler:

            Yeniliklere ve değişmeye açık olmalı,

            İnsanları ön yargısız kabul gösterici olmalı

            Tarafsız ve objektif olmalı,

            Tutarlı, kararlı, dengeli, kişilik yapısına sahip olmalı,

            Özel eğitim alanını öğrenmeye ve öğretmeye hazır ve istekli olmalı,

            Sabırlı, sakin, sevgi dolu olmalı.

            İnsan sevgisi ve insana değer verici olmalı,

            Empatik bir anlayışa sahip olmalı,

            Görev aldığı kurumun amaç ve ilkeleriyle bağdaşım içinde olmalı,

            İşbirliğini seven bir kişi olmalı.

       

       

       

       

      Özetle

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      KAYNAŞTIRMA UYGULAMALARI

       

      A- Tam zamanlı kaynaştırma

      B- Yarı zamanlı kaynaştırma

      C- Tersine Kaynaştırma

       

      Tam Zamanlı Kaynaştırma:

       Özel gereksinimli öğrencinin kaydı normal sınıftadır; öğrenci tam gün boyunca normal sınıfta eğitim almaktadır.

       

       

      Yarı Zamanlı Kaynaştırma:

      Özel gereksinimli öğrencinin kaydı  özel sınıftadır; özel eğitim sınıfı öğrencisi başarılı olabileceği derslerde kaynaştırma sınıfında eğitim almaktadır.

       

      Tersine Kaynaştırma:

      Yetersizlikleri olmayan bireyler istekleri doğrultusunda özellikle okul öncesi eğitimde, çevrelerindeki  kaynaştırma uygulaması yapan özel eğitim okullarında açılacak sınıflara kayıt yaptırabilirler.

       

      Kaynaştırma Uygulamalarında Görev ve Sorumluluklar

      İlgili Mevzuatta Belirtilen Görevleri Yanında:

      Müdür

      Kaynaştırma uygulamaları için

            Kurumda gerekli düzenlemeleri plânlar

            Uygulanmasını sağlar,

            Özel eğitim hizmetleri kurulu ile iş birliği yapar.

       

      Gezerek Özel Eğitim Görevi Verilen Öğretmen

            Bireyselleştirilmiş eğitim programlarını uygular,

             Değerlendirir,

             Gerektiğinde bireye, aileye, öğretmene ve kuruma bilgi verir

       

      Öğretmen

            Özel eğitim gerektiren öğrencilerin sınıf tarafından sosyal kabulü için önlemler alır,

            Bireysel ve gelişim özelliklerini dikkate alarak değerlendirme yapar,

            Programını bireyselleştirerek uygular.

            Aileler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile iş birliği içinde çalışır.

       

      Rehber Öğretmen-Psikolojik Danışman

      Kaynaştırma uygulaması kararı ile gelen öğrenciler için,

            Uygun eğitim ortamının düzenlenmesi,

            Öğrencilerin gelişimlerini izleme ve aile eğitimi konularında öğretmenlere, rehberlik eder.

       

      Aile

            Programın uygulanması sırasında çalışmalara etkin bir şekilde katılır,

             Gerektiğinde eğitim araç-gereç desteği sağlar.

       

       

      Özel Eğitim Gerektiren Birey

            Değerlendirme sonrasında çıkan eğitim önlemi ve yöneltme kararında isteğini belirtir.

       

      Değerlendirme

      Kaynaştırma uygulamasındaki öğrenciler,

            Devam ettikleri okulun sınıf geçme ve sınavlarla ilgili hükümlerine göre değerlendirilir.

            Bireysel ve gelişim özellikleri dikkate alınarak, sınavlarda gerekli önlemler alınır ve düzenlemeler yapılır.

            Değerlendirmede, öncelikle bireyselleştirilmiş eğitim programlarında hedeflerin gerçekleştirilmesi esas alınır."

       

      Görme Yetersizliği Olan Öğrencilere

            Yazılı yoklamalarda yeteri kadar zaman verilir.

            Braille (kabartma yazı) olarak verilen yanıtlar sınavdan hemen sonra öğretmenin öğrenciye okutmasıyla değerlendirilir.

            Yazılı yoklamalarda daktilo, bilgisayar gibi cihazlardan yararlanılabilir.

            Bu öğrenciler, çizimli ve şekilli sorulardan muaf tutulurlar.

       

      İşitme Yetersizliği Olan Öğrencilere

            İstekleri doğrultusunda, yabancı dil programlarının bazı konularından veya tamamından muaf tutulurlar.

            Bu öğrencilerin başarıları yazılı sınavlar, ödevler ve projelerle değerlendirilir.

       

      Ortopedik Yetersizliği Olan Öğrenciler

            Yazmada güçlük çektiği belirlenenler sözlü olarak değerlendirilir.

            Sinir sisteminin zedelenmesi ile ortaya çıkan yetersizliği olanlar ise, çoktan seçmeli testler ile değerlendirilebilir

       

      Dil ve Konuşma Güçlüğü Olan Öğrencilerin Değerlendirilmesinde

            Yazılı sınavlar, ödevler ve projeler dikkate alınır.

       

      Özel Öğrenme Güçlüğü Olan Öğrenciler

            Güçlükten etkilenme durumlarına göre yazılı sınav veya sözlü değerlendirmelerin herhangi birinden istekleri doğrultusunda muaf tutulurlar.

       

      Hiperaktivite ve Dikkat Yetersizliği Olan Öğrencilerin

            Bu özellikleri göz önüne alınarak, kısa yanıtlı ve az sorulu yazılı sınavlar, ödevler ve projelerle değerlendirilirler.

       

      Otistik ve Duygusal Uyum Güçlüğü Olan Öğrencilerin Değerlendirilmesi

            Öğrencilerin hazır oldukları zamanlarda yapılır.

       

      Özel eğitim hizmetleri kurulu, bu öğrenciler için

            Tedavi,

            Psikolojik danışmanlık,

            Rehabilite,

            Bakım-gözetim-koruma altına alma,

            Moral 

            Maddi destek konularında ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapar.

            Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisinin görüşü dikkate alınır,

            Esnek ve hoşgörülü davranılır.

       

       

       

       

       

       

      KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE YÖNELİK HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

       

      Öğretmeni hazırlama

      Engelli öğrenciyi hazırlama

      Diğer öğrencileri hazırlama

      Aile ve yakın çevreyi hazırlama

      Okul yönetimini hazırlama

      Eğitim ortamını hazırlama

      Eğitim programını hazırlama

       

      Öğretmeni Hazırlama

            Aile,okul çevreyle sürekli işbirliği içinde olun.

            Yalnız değilsiniz

            Öğretmenler; kaynaştırma uygulamasının en önemli öğesi sizsiniz.

            Özür türleri ve özellikleri konusunda bilgi edinin

       

      Engelli Öğrenciyi Hazırlama

            Öğrenciye kendinden beklenen davranışları söyleyin.

            Bu tür çocuklar için gerekli araç gereçleri temin edin

            Karşılaşabileceği sorunlarla ilgili konuşun.

            Öğrencinin sağlık durumu ile ilgili bilgi edenin.

       

      Diğer Öğrencileri Hazırlama

            Özürlü çocuklar hakkında bilgilendirme.

            Kendilerini özel gereksinimli bireylerin yerine koyma çalışmaları yapmak

            Olumlu tutum, anlayış ve davranış geliştirme çalışmaları  yapılmalı.

       

      Aileyi ve Yakın Çevreyi Hazırlama

            Ailelerle düzenli toplantılar yapmak

            Ailelere bilgilendirici konuşmalar, seminerler düzenlemek

            Her aşamada aileyi de işe katmak

            Çocuğundaki gelişmeleri aileyle paylaşmak

       

      Okul Yönetimini Hazırlama

            Okul yönetimini kaynaştırmanın gereğine ve önemine inandırma.

            Kaynaştırma öğrencilerine yönelik tutumunun olumlu olmasını sağlama.

            Okul yönetiminin özel eğitim personeliyle olan işbirlikçi tutumu, diğer öğretmenlere ve okul personeline model olacak ve onları olumlu yönde etkileyecektir.

       

      Eğitim Ortamını Hazırlama

            Ortam çocukların kolay hareket edebileceği şekilde olmalıdır.

            Sınıf mevcutları sınırlı tutulmalıdır.

            Öğrenci sınıf ortamında en uygun bir yere oturtulmalıdır.

            Sınıfta çocuğun  engeline uygun  gerekli araç gereç bulunmalıdır.

       

      Öğretim Programı Hazırlama

            BEP hazırlanmalıdır.

            Hangi ders ve etkinlikleri normal çocuklara birlikte yapacağı, hangi derslerde destek eğitimi verileceği belirlenir.

       

       

       

       

      KAYNAŞTIRMA  EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

       

            Öğrencinin yetersiz yönleri kadar yeterli yönleri de bilinmelidir.

            Normal sınıf içinde tek bir yetersizlik türüne yönelik yerleştirme yapılmalıdır.

            Eğitim okulda olduğu kadar okul dışı ortamlarda da  devam ettirilmeye çalışılmalıdır.

            Çocuklara başarabilecekleri görevler verilmeli  başarılar ödüllendirilmelidir.

            Çocuğun güvenini, kişiliğini, ilgisini sarsacak sözlerden kaçınılmalıdır.

            Çocuğu normal hale getirmek değil de yeteneklerini en iyi şekilde kullanmalarını sağlamak en önemli hedef olmalıdır.

            Yapılan etkinlikler bireyin duyu kalıntısına hitap edecek şekilde planlanmalıdır.

            Ders konularının  analizleri yapılmalı konular parçalara ayrılmalıdır.

            Sosyal, kültürel, iş ve meslek eğitimi çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

            Her aşamada çocuklar güdülenmeli ve teşvik edilmelidir.

            Yetersizlik ne olursa olsun bireyi olduğu gibi kabul etmek esas alınmalıdır.

            Çalışmalarda aile ve yakın çevresinin desteği alınmalıdır.

            Öğrencinin öğrenciye rehberlik etmesine yer verilmelidir.

            Etkinlikler sonucunda çocuğa geri bildirimler verilmeli, geldiği durum hakkında bilgiler verilmelidir.

            Çalışmalar sürekli gözlenmeli kayıt edilmeli ve durum hakkında aileye açıklamalar yapılmalıdır.

            Sınıflarda 15 öğrenciye 1 kaynaştırma öğrencisi  planlanmalı zorunlu olmadıkça birden fazla öğrenci alınmamalıdır.

            Her kaynaştırma öğrencisi için ayrı bir B.E.P  hazırlanmalıdır.

            En iyi öğretim bireyselleştirmeden toplumsallaştırmaya, somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa doğru giden yoldur.Öğretmenlerin öğrenciye sunacakları bilgi alanlarını bu eğitim ilkelerine göre düzenlemeleri yararlı olacaktır.

            Öğrenmenin verimini artırmak için, sözel yöntemin yanında gözlem, deney, modelleştirme, problem çözme, soru- cevap, tartışma, grup çalışması vb. öğretim yöntemlerinin de kullanılması uygun olacaktır.

            En iyi öğrenilen şeyler kendi kendine yaparak ve yaşayarak öğrenme durumuyla ortaya çıkar. Öğretmen bu yöntemi tüm etkinliklerin temeline almalıdır. Yaşantı, dramatize, gösteri yöntemlerinin kullanılmasına özen göstermelidir.

            Öğretim etkinliklerinde görsel- işitsel materyaller kullanılması uygun olur. Çünkü öğrenme işlemine katılan duyu organlarının sayısı ne kadar çoksa öğrenme o kadar iyi, unutma o kadar geç olacaktır.

            Öğrenciler düşük not aldıkları zaman öğretmenler öğrenciler hakkında önyargı beslememeli onlara karşı ilgi ve güvenini yitirmemelidir.

            Öğretmen ders anlatırken öğrenci ile sürekli göz iletişiminde bulunmalıdır.

            Göz iletişimi hem sınıfın denetiminde hem de derse karşı uyanık ve dikkatli tutmada etkili bir yöntemdir.

            Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve olgunluk düzeyleri ve bazı özelikleri dikkate alınarak en uygun  pekiştireçler seçilmeli ve bunlar başarıyı ödünlendirici olarak kullanılmalıdır

            Olumsuz davranışlardan çok olumlu davranışların, yetersizliklerden çok çocuğun yeterli yönlerinin görülüp pekiştirilmesi daha uygun bir yöntemdir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

                                                

                                                                                                                  

       

                                                  

                                                  

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

         

      III.    BÖLÜM

       

          Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI

      (BEP)

       

      Giriş

       

                  BEP : Her bir engelli çocuk için yazılı olarak, bireyin bağlı olduğu eğitim kurumunda oluşturulan birim tarafından geliştirilmiş olan ve engelli çocukların, öğretmenlerin, ana babaların özel gereksinimlerini karşılamak için oluşturulan özel eğitim programlarıdır.

                  Bireyselleştirme; bir gurubun değil bireyin eğitim gereksinmelerini bugünü yada gelecekte onun bağımsız yaşamını kolaylaştıracak şekilde dikkate almaktır.

                  Eğitim programı; genel anlamı ile bir birey ya da gurubun eğitim gereksinimlerine cevap verecek olan amaçlar, içerik, öğrenme öğretme süreçleri ve değerlendirme olmak üzere 4 önemli öğesi bulunan yazılı materyallerdir.

                  Planlama ; programı geliştirme ve uygulama sürecidir.

      BEP’ in daha ayrıntılı bir tanımını yapmak istersek yukarıdaki kavramlar çerçevesinde, BEP özel eğitim gereksinimli bireyin gelişimi veya ona uygulanan programın gerektirdiği disiplin alanlarında ( öz bakım, akademik beceriler, sosyal beceriler, iletişim vb.) eğitsel gereksinimlerini karşılamak üzere uygun eğitim ortamlarından ( okul, özel eğitim okulu, özel eğitim sınıfı vb.) ve destek hizmetlerden

      ( kaynak oda sınıf içi yardım, dil ve konuşma terapisi, fiziksel rehabilitasyon vb.) en üst düzeyde yararlanmasını öngören yazılı dokümandır. Bu doküman aile öğretmen ve ilgili uzmanların işbirliği ile planlanır ve bireyin ailesinin onayı ile uygulanır.

                  Yasal Dayanaklar:573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Madde (f) bendinde “özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirerek uygulanması esastır” diyerek BEP yasal olarak zorunlu hale getirmiştir.

       

       

       

      BEP NEDİR ?

       

            Bireyin, ailenin, öğretmenin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanan ve hedeflenen amaçlarda verilecek destek eğitim hizmetlerini içeren özel eğitim programıdır.

       

            Özel eğitim gerektiren birey için geliştirilen ve ailesi tarafından onaylanan bireyselleştirilmiş eğitim programı;

       

      Bireyselleştirilmiş eğitim programları, bireyin tüm gelişim ve disiplin alanlarında gözlem, gelişim ve değerlendirme ölçekleri kullanılarak ve hedeflenen amaçların gerçekleşme düzeyi doğrultusunda değerlendirilir. Birey için hazırlanacak bireyselleştirilmiş eğitim programında ve yöneltme kararında bu değerlendirmeler esas alınır.

       

            Giriş bölümünde kısaca değindiğimiz BEP’ i bu bölümde biraz daha açarsak BEP;

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

            Yukarıdaki disiplin alanları, eğitim ortamları ve destek hizmetler bireyin özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre değişebilir.

            Bu doküman Aile,öğretmen ve ilgili uzmanların işbirliği ile planlanır ve bireyin ailesinin onayı ile uygulanır.

       

            Genel olarak bireyselleştirilmiş eğitim programı, kişinin gereksinimlerine göre yapması gereken eylemleri ve alt basamaklarını nasıl, kiminle, nerede, hangi sürede yapılacağını gösteren bir akış planıdır.

       

            Bu tanımdan hareketle BEP, anne, baba, özel eğitim öğretmenleri, okul yöneticileri ve diğer ilgili uzmanların oluşturduğu ekibin denetiminde;

      Bedensel,

      Toplumsal,

      Duyuşsal,

      Bilişsel,

      Dil İletişim;

       

      gibi alanlarda yapabildiklerini dikkate alarak, yetersizliği olan kişinin yaşına göre toplumsal normların beklediği davranışları göstermesi için gerekli ek eğitsel yaşantıların, ortamların, görev alacak kişilerin, çalışma sürelerinin gösterildiği planlardır.

       

            Grup hedefleri doğrultusunda öğrenciye özgü bireysel hedeflerin olması ve bu hedeflere nasıl ulaşacağının belirlenmesidir.

      Bu süreç;  yetersizliği olan çocuklara, etkili öğretim hizmetleri geliştirme ve uygulama sürecidir.

       

            Bir öğrenci için eğitim ortamında izlenecek bir veya daha fazla düzenlemenin planlandığı yazılı belgedir.

       

            Bu belgede, öğrencinin, söz konusu program,sınıf veya konu sonunda öğreneceği bilgilerdeki, becerilerdeki uyarlamalar / değişiklikler belirtilir.

       

            Her engelli çocuk için yazılı olarak geliştirilmiş olan ve engelli çocukların,öğretmenlerin,anne-babaların veya koruyucu ailelerin özel gereksinimlerini karşılamak için oluşturulmuş özel programlarıdır.     

       

      BEP NE DEĞİLDİR ?

       

            Bireysel çalışma kâğıtları değildir.

       

            Yalnızca öğretmeni ilgilendiren bir çalışma programı değildir.

       

            Sınıfta problem olarak görülen öğrenciden kurtulma aracı değildir.

       

            Bireyi özel olarak etiketleyen bir karar dosyası değildir.

       

            Öğrencinin yalnız akademik performansıyla ilgilenen bir gelişim yada  kayıt tablosu değildir.

       

            Öğretmene ve aileye ek yükler getiren bir ekonomi programı değildir

       

            Öğrenciye yapabildiklerinden daha fazla ödev-çalışmayı zorunlu hale getiren bir ev ödevi-çalışma programı değildir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      NEDEN BEP ?

      BİREYSEL FARKLILIKLAR

       

      Bireysel gereksinimlerini dikkate alarak planlama ve uygulama.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      BEP’ İ GEREKLİ KILAN NEDENLER

       

            Engel türü ve derecesi ne olursa olsun tüm bireyler öğrenebilir.

       

            Çocuklarda, dil, problem çözme, zihinsel süreçler, davranışsal özellikler ve öğrenme özellikleri birbirinden farklılık gösterebilir.

       

            Aynı ortamda yaşayan çocuklar bile farklıdır. Örneğin, aynı yaş grubunda olup aynı sınıfta eğitim gören çocukların bedensel gelişimleri ve davranışsal özellikleri farklılıklar gösterebilir.

       

            Ayrıca, belirtilen bu özellikler her kişide aynı şekilde gelişmez ve bu gelişme de diğer kişilerden farklılık gösterir.

       

            Bireylerin zayıf ve güçlü yönleri kendi içinde farklı ilerler. 

       

            Ayrıca, çocukların kendi içindeki özellikleri ve davranışları da farklıdır. Örneğin, bir kişi spor etkinliklerinde çok başarılı; ancak sanatsal faaliyetlerde başarısız olabilir. BEP farklılıkları göze alarak bireyi geliştirmeyi hedefler.

       

            Programın daha etkili olmasını sağlayabilmek için öğrencilerin aileleri ya da velileriyle erken, sürekli ve anlamlı ilişkiye girilmelidir.

       

            Öğrencide meydan gelen değişikliklerin genellenebilirliği ve farklı ortamlarda gerçekleştirilmesi önemli olduğundan bu ortamlarda gerekli düzenlemelerin yapılması önemlidir.

       

            Öğrenciye evde ya da toplumda kendisinden beklenen davranışlar olarak nitelendirilen günlük yaşamında gerekli olan beceriler öğretilmelidir.

       

      KİMLERİN BEP’E İHTİYACI VARDIR?

       

            Akranlarına sağlanan eğitim olanaklarından engeli yada yetersizliği nedeniyle yeterli düzeyde yararlanamayan  bireylerin,

            Engeli ya da yetersizliği, eğitimsel performansını olumsuz olarak etkileyen bireylerin,

            Gereksinimlerinin karşılanması için özel düzenlenmiş destek eğitime gereksinim duyulan bireylerin,

            Bireyselleştirilmiş eğitim programına ihtiyacı var demektir.

       

       

      BEP’İN YARARLARI

       

            Bireye uygun eğitim hizmetlerinin sunulması,

            Bireye uygun ve gerçekçi amaçların belirlenmesi,

            Bu amaçlarının karşılanıp karşılanmadığını ortaya koymak olarak sıralanabilir.

       

      ~  Ayrıca, BEP’ in yararları, ebeveyn, çocuk, öğretmen ve toplum açısından da sıralanabilir.

       

      1.Öğrenci açısından; öğrencinin engelinden kaynaklanan farklı gereksinimlerin neler olduğu belirlenir ve sağlanacak özel eğitim hizmetleriyle öğrencinin bilgi ve beceri eksiklerinin nasıl giderileceği açığa kavuşturulur.

       

            BEP sürecinde öğrenmeyi daha anlamlı hale getirecek teknikleri öğrenmiş öğretmenlerin katılımı sağlanarak, çocuğun eğitiminde becerilerin geliştirilmesi ve öğretimde farklı düzenlemelerin yapılması sağlanır.

            BEP bireyi bağımsız bir yaşama hazırlar.

       

       

      2.Anne-baba açısından; ebeveynle okul personeli arasında iletişim aracı görevi görür ve çocuğun gereksinimleri, nelerin sağlanabileceği ve karşılaşılacak sonuçların neler olabileceği konusunda her iki tarafta da eşit söz hakkı sağlar.

       

            Ebeveynlerle okul arasındaki görüş farklılıklarının çözümlenmesi konusunda önemli yarar sağlamaktadır.

       

      3.Öğretmen açısından; öğretmenin çocuğun hedeflenen amaçlar doğrultusunda ilerlemesini belirlemede uygulama ve değerlendirme aracı olarak işlev görmesine olanak sağlar.

            Sınıf ortamı, sınıf dışından danışmanlarla ve diğer disiplinlerden gelen kişilerle paylaşılarak sınıf öğretmenin alternatifler geliştirmesini sağlar.

            Öğretmen için bir plan ve kılavuz görevi görür.

       

       

      4.Toplum açısından; gelişmiş toplumlarda engelli çocuklara normal çocuklara verilen hakların verilmesi sağlanmıştır.

            Ayrıca, engelli çocukların karşı karşıya bulundukları problemlerin çok yönlü bir yapıya sahip oldukları ve engelli çocukların eğitim gereksinimleriyle bu gereksinimlerin karşılanma düzeyleri arasında uçurum olduğu fark edilmiştir.

            BEP bireyi topluma uyumlu ve yararlı hale getirmeyi amaçlaması bakımından da yararlıdır.

       

       

       

      BEP’İN İŞLEVİ

       

      1. BEP toplantıları, aile ve okul personeli arasındaki iletişim aracıdır.

      Öğrencinin gereksinimleri, nelerin sağlanabileceği ve karşılaşılabilecek durumların neler olabileceği konusunda her iki tarafa da eşit söz hakkı sağlar.

       

      1. BEP, öğrencinin gereksinimi olan özel eğitim hizmetleri ile ilişkili destek hizmetlerin öğrenciye sunulacağına dair yazılı bir taahhüttür.

       

      1. BEP, ailenin, okulun ve ilişkili tüm birimlerin çalışmalarını ve bunların öğrenciye katkılarını izleme-değerlendirme aracıdır.

       

       

      BEP NASIL HAZIRLANIR?

       

      BEP Süreci 7 Temel Aşamadan Oluşur:

       

      1.

       

       

       

      2.

       

       

       

      3.

       

       

       

      4.

       

       

       

      5.

       

       

       

      6.

       

       

      7.

       

       

       

       

       

       

      ÖZEL EĞİTİMDE
      TANILAMA

                                            

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

                                                       

      GÖNDERME

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      ÖZEL EĞİTİM GEREKTİREN BİREYİN BELİRLENMESİ

      ERKEN TANI;

      • Bireyin ve engelinin bir an önce kabul edilmesini olanaklı kılacağı,
      • Tıbbi tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının bireye ulaşmasını sağlayabileceği,
      • Eğitim hizmetlerinin bireye zamanında ve işlevsel  olarak ulaşmasını sağlayacağı için önemlidir.

       

      FARKINA VARMA SÜRECİ

      1. 1.    Birey ağır derecede sorun yaşıyorsa  çabuk fark edilebilir.
      2. 2.    Birey hafif derecede sorun yaşıyorsa, düzenli hekim kontrolünde olsa bile yaşadığı bazı sorunlar fark edilmeyebilir. Bireyin  eğitim ve öğretim  süreci ile doğru orantılı olan olgunlaşma  evresinde açığa çıkabilir, bu durumda  sorunlar tarama ölçekleri ve testleri ile fark edilebilir.Bu durumda sorunlar tarama ölçekleri ya da öğretmen gözlemleri ile fark edilebilir. 

      A -ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE 0-36 AY FARKINA VARMA

               Çocuğun  bireysel farklılıkları aile veya çevresi tarafından fark edilmesinden sonra  tıbbi açıdan incelenmek    ve bu farklılığın nedeni, var olan durumu, ileride ortaya çıkabilecek sorunlar açısından  değerlendirilmek üzere tıbbi tanılanması yapılmalıdır.Tıbbi tanılanma doğrultusunda , tıbbi tedavi ve rehabilitasyon ile birlikte destek eğitim hizmetleri planlanmalıdır.

      B-OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE 36-72 AY   DÖNEMİNDE FARKINA VARMA

      1. 1.     Tıbbi tanısı konmuş ve okul öncesi eğitime devam etmiyor ise;

      Bireysel farklılıkları aile ve çevresi tarafından fark edilen birey, tıbbi açıdan incelenmek ve bu farklılığın nedeni, var olan durumu, ileride çıkabilecek sorunlar açısından tıbbi tanılanması yapılmalıdır. Tıbbi tanılama sürecine giren bireyle ilgilenen hekim ve diğer personel özel eğitim  gerektirdiği düşünülen   bireyin ailesini bilgilendirip  yönlendirmeli ve ailenin bu bilgileri ve önerileri ne kadar kullanabildiği izlenmeli ve değerlendirilmeli, iyileşme yönünde yapabileceklerini en üst düzeye  çıkması sağlanmalıdır.

      Tanısı konulmuş özel eğitim gerektiren çocuklar için  okul öncesi eğitimi zorunludur. Bu eğitim özel eğitim okulları ile  diğer okul öncesi eğitim kurumlarında verilir. Gelişim ve bireysel özellikleri dikkate alınarak, özel eğitim gerektiren çocukların okul öncesi eğitim süreleri uzatılabilir (573 sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK, Madde.7)

      Özel eğitim gereksinimleri belirlenmiş, 37-72 ay arasındaki  çocuklar için, okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma   uygulamaları temeline  dayalı olarak, destek eğitim planları çerçevesinde sürdürülür.

       

      1. 2.     Tıbbi tanısı konmamış ve çocuk okul öncesi eğitime devam ediyor ise;

      Bu durumda çocuğun öğretmeni tarafından özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi, kayda alınması, çocukla ilgili temel bilgiler toplanması, gereksinimlerinin normal sınıfta karşılanması için  çalışmalar yapılmalı  ve kaydettiği gelişmelerin  izlenmesi ve incelenmesini gerektirir.Tıbbi tanılanmasının yapılması için gerekli yönlendirmenin yapılmasının sağlanması gerekmektedir.

       

      C-ZORUNLU EĞİTİM DÖNEMİNDE FARKINA VARMA

       

      Tanılama süreci ;okulda görev yapan bir öğretmen, çocuğun ana-babası ya da diğer bir uzmanın eldeki kanıtlara dayanarak çocuğun özel eğitim gereksinimleri olduğu yönünde belirtiler gösterdiğine ilişkin kaygılarını dile getirmesidir.

      Bu dönemde öğrenci ile ilgili temel bilgilerin toplanması , bireyin özel eğitim gereksinimlerin belirlenmesi ve kayda alınması ve kaydettiği ilerlemelerin  incelenmenin yapılabilmesi için sınıf öğretmeni, rehber öğretmen-psikolojik danışman, okul müdürü , öğrenci, anne ve baba işbirliği  içinde çalışması gerekmektedir.

       

       

      GÖNDERME ÖNCESİ ve GÖNDERME SÜRECİ :

       

      0-36 AY DÖNEMİNDE:

       Çocuğun, tıbbi tanılaması ve tıbbi tedavi-rehabilitasyonu yanında, özel eğitime gereksinimi olduğu belirlenmişse; ana-babası ve/veya hekim-sağlık kuruluşu tarafından  eldeki bulgularla birlikte, özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi (eğitsel tanılama) amacı ile “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme” ekibine gönderilir.

      OKUL ÖNCESİ VEYA ZORUNLU EĞİTİM ÇAĞINDA:

      GÖNDERME ÖNCESİ SÜREÇ:

      Bu; süreç yetersizlikten etkilendiği düşünülen öğrenciyi ayrıntılı değerlendirmeye göndermen önce eğitim gördüğü sınıftaki akademik ve  sosyal  ortama dahil etmek için  alınacak önlemlere, uyarlamalarla eğitim-öğretim düzenlemelerini kapsayan süreçtir.

      Bu süreç içersinde sınıf öğretmeni , rehber öğretmen-psikolojik danışman  ve okulda bulunan varsa  diğer uzmanlar öğrenciyle ilgili bilgi toplayarak, öğrencinin güçlük çektiği alanları azaltmak ve sınıf içi etkinliklere uyumunu sağlamak için bir müdahale programı hazırlarlar. Bu çerçevede şu bilgiler toplanır:

       

      a)    Öğrencinin zayıf ve güçlü olduğu alanları Belirlenmesi: Sınıf Öğretmeni  öğrencinin sınıfa uyumunu sağlanması  ve etkili bir müdahale programı sağlamak amacıyla   öğrencinin  akademik ve davranışsal boyutlarda güçlü ve ayrıntılı olarak gözlemleyerek  öğrencinin güçlü ve zayıf olduğu alanları belirler.

      b)   Öğrencinin Ailesi Hakkında Bilgi :Sınıf öğretmen  ve rehber  öğretmen -psikolojik danışman öğretmen-  öğrencinin sınıf içersinde yaşadığı güçlüklerin ev ortamında da yaşayıp yaşamadığını , eğer yaşanıyorsa ailenin çözüme ilişkin  neler yaptığı  çocuğun eğitiminin evde ne kadar desteklendiğini ilişkin bilgi toplar.

      c)    Öğrencinin Sağlık Problemleri:Sınıf ve rehber öğretmen-psikolojik danışman çocuğun doğumundan  başlayarak geçirdiği hastalıklar, travmalar ve bunlara yönelik alınan önlemler, süreğen hastalığının olup olmadığı , ilaç kullanıyorsa ilacı hangi saatlerde aldığı ve ilacın yan etkileri gibi konularda bilgi toplar.

       

       

      Öğrencinin  özel gereksinimlerinin değerlendirilmesi ve karşılanması:

      Öğrencinin  sınıf, rehber öğretmeni, velisi ve okul yönetimi  sahip olduğu özel gereksinimlerinin en iyi şekilde nasıl ele alınabileceğini değerlendirir.Değerlendirme yapılırken  :

      -     Öğrenci ile ilgilenen kişilerin birbirine göre farklılık gösteren algıları,

      -     Ele alınması gereken eğitsel  kaygıların  ona yönelik olabileceği ,

      -     Çocuğun yaşadığı öğrenme güçlüğünün daha geniş boyutlu olarak  bakılmasının gerekebileceği göz önünde tutulmalıdır

      Bu aşamada eldeki bilgilere dayanarak uygulama aşamasında öğrencinin ihtiyaçlarına yönelik  aşağıdaki uygulamalarından  biri seçilecektir.

           

                a)Çocuğun şimdiki eğitim düzenlemelerine devam etmesine ve hiçbir yardıma gereksinimi olmadığına ,

      b)Uygulanmakta olan programın farklılaştırılması yoluyla çocuğa özel yardım verilmesine(Öğretmene, anne-babaya, öğrenciye)

      c)Kaydettiği ilerlemelerin izlenmesine ve incelenmesine,

       

      Yapılan değerlendirme sonucunda, öğrencinin gereksinimleri karşılanmışsa uygulanan eğitim programına  devam edilir.

       

      Sağlanan her tür destek hizmetine karşın  bireyin verilen eğitim  hizmetlerinden yararlanamaması durumunda, yapılan tüm çalışmalar ve verilen destek hizmetleri raporlaştırılarak, varsa tıbbi tanı ile birlikte özel eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi (eğitsel tanılama) amacıyla birey, “eğitsel tanılama-izleme-değerlendirme ekibi”ne gönderilir.

       

      GÖNDERME SÜRECİ

       

      Okulun Hazırlayacağı Gönderme Raporunda Bulunması gereken Bilgiler 

      Gerekli olan  Bilgiler:

       

      Þ    Öğrenci kimlik bilgileri

      Þ    Daha önceki yıllarda devam ettiği okuldakiler de dahil  olmak üzere, çocuğun sınıf kayıtları

      Þ    Müfredat programına göre geldiği yer,

      Þ    Standardize test sonuçları ya da profilleri (varsa),

      Þ    Başarı kayıtları,

      Þ    Okul ortamında yapılan gözlemlerin raporları,

      Þ    Eğitim ortamındaki Davranışlarına ilişkin gözlem raporları.

      Þ    Eğitim ortamında yürütülen çalışmaların farklılaştırılmasına ilişkin yapılan değerlendirme raporu 

      Þ    Tıbbi değerlendirme raporları

      Þ    Öğrenci aile dışı kurumdan geliyorsa, kurumdan gelen bilgiler

      Þ    Akademik, dil ve konuşma , motor vb. becerilerine ilişkin bilgiler

       

      Ana-babanın:

      -     Çocuğun sağlığı ve gelişimine ilişkin görüşleri,

      -     Çocuğun performansına, okulda ve evde kaydettiği ilerlemelere ve davranışlarına ilişkin algıları,

      -     Çocuğun yaşamakta olduğu  güçlüğe etki eden  herhangi bir etmen olup olmadığı,

      -     Güçlüğün giderilmesine ilişkin okulun ne yapabileceği konusundaki beklentileri.

       

                      Öğrencinin :

       Yaşamakta  olduğu güçlüklere ilişkin görüşleri ve bu güçlüklerin ne şekilde ele alınabileceğine ilişkin değerlendirme.

       

       

      TANILAMA

       

       

      Tanılama; özel eğitim gerektiren bireylerin yeterli ve yetersiz yönleri ile bireysel özelliklerini, ilgilerini belirlemek amacıyla tıbbî, psiko-sosyal, eğitim alanlarında yapılan değerlendirme sürecidir

       

            Belirleme ve tanılama süreci özel eğitim gerektiren bireylerin eğitsel ve sosyal hayatlarının şekillendirilmesinde en belirleyici süreçtir.

       

            Doğru yapılmayan tanılama bireylerin yanlış yönlendirilmesine neden olabilmekte ve sağlıklı hizmetin götürülmesine engel olabilmektedir.

       

      Tanılama ilkeleri şunlardır:

       

      a)Erkenlik ilkesi; tanılama mümkün olduğunca erken yaşta yapılır.

      b)Bütünlük ilkesi; tanılama çok yönlü, bireyin tüm gelişim öyküsü değerlendirilerek yapılır.

      c)Çeşitlilik ilkesi; tanılama sürecinde uygulanan tekniklerde, yöntemlerde, disiplinlerde çeşitlilik esastır.

      d)Süreklilik ilkesi; tanılama süreci farklı disiplin alanlarındaki uzmanlarca sürekli değerlendirilir.

      e)Yeterlilik ilkesi; tanılamada bireyin yeterli-yetersiz olduğu yönler birlikte değerlendirilir.

      f)İş birliği ilkesi; tanılama sürecinde aile, okul ve uzmanlar iş birliği içinde çalışır.

      g)İsteklilik ilkesi; tanılama sürecinin her aşamasında ailenin ve gerektiğinde bireyin görüşü alınarak katılımı sağlanır.

      h)Gizlilik ilkesi; tanılama sürecinin her aşamasında birey ile ailenin görüş ve onayları alınmadan hiçbir açıklama yapılmaz. Elde edilen bilgi ve değerlendirme sonuçları eğitim ve yönlendirme amaçlı kullanılır

       

      Özel eğitim gerektiren bireylerin tanılanması ve eğitim hizmetlerinin belirlenmesinde 2 tür modelden yararlanılmaktadır.

      Bunlar

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      1. 1.    Tıbbi Tanılama           

       

            Tıbbi verilerin ve psikometrik ölçümlerin esas alındığı tanılama modelidir.

            Bu tanılama modelinde, yetersizliğin olup olmadığı belirlenmekte, yetersizliğe neden olan zedelenmenin yeri, derecesi, zedelenmeye yol açan etmenler, süreğen olup olmadığı ya da ilerleyip ilerlemediği gibi özellikler tespit edilmektedir.

            Tıbbi tanılamada bireyde var olan zedelenmenin nasıl bir gelişim göstereceği, nasıl giderilebileceği üzerinde yoğunlaşılmakta ve genellikle bu verilere dayanılarak yetersizlikten etkilenme derecesini en aza indiren tıbbi önlemler üzerinde durulmaktadır.

            Psikolojik testlerle de bireyin dil, bilişsel, duygusal, sosyal ve motor becerileri standart koşullar altında değerlendirilmektedir.   

            Tıbbi tanılama ve psikolojik testlerden elde edilen verilerle teşhis, sınıflandırma ve ön kestirimler yapılabilmekle beraber bu veriler ışığında özel eğitim gerektiren bireye uygun eğitim ortamları ve programları hakkında karar vermek mümkün değildir.

            Tıbbi tanılama modeli hastalık modelidir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

                                              

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      1. 2.    Eğitsel Tanılama Modeli

       

      Eğitsel tanılama yetersizlikten etkilendiği tespit edilen bireyin, gelişim ya da disiplin alanlarında yapabildiklerinin, yani yeterliliklerinin belirlenerek gereksinimlerinin ortaya çıkarılmasıdır.

       

            Eğitim öğretime nereden başlanacağına,

            Gelişim ve disiplin alanlarındaki performansın ortaya çıkarılmasına,

            Nasıl ve nerede eğitim ortamı oluşturulacağına,

            Hangi araçların kullanılabileceğine,

            Bireyin ne tür bir eğitim programına alınması gerektiğine,

            Bireyin eğitim gereksinimlerini en iyi şekilde karşılanabileceği ve akranlarıyla beraber olmasına en üst düzeyde olanak sağlayan( en az kısıtlayıcı ortam ) ortamların belirlenmesine,

            Alınabilecek eğitsel önemlere

            Bireyin yerleştirilebileceği kurumlar konusunda bizlere ışık tutmaktadır

       

       

      Bireyin eğitsel tanılaması rehberlik ve araştırma merkezinde oluşturulan eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından yapılır.

       

      Bu tanılamada bireyin;

       

      a)Zihinsel, fiziksel, duygusal, sosyal gelişim öyküsü,

      b)Tıbbî ve psiko-sosyal değerlendirme raporu,

      c)Bireysel yeterliliklerine dayalı gelişim özellikleri,

      d)Eğitim hizmetlerinden yararlanma süresi,

      e)Eğitim performansı dikkate alınır.

       

       

       

       

      ÖZEL EĞİTİM GEREKTİRDİĞİ DÜŞÜNÜLEN ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN  “TANI” SÜRECİ

       

       

      TIBBİ

      REHABİLİ-TASYON

       

       

       

       

       

      EĞİTSEL TANILAMA VE DEĞERLENDİRMEDEKİ ADIMLAR

       

      ADIMLAR                      İZLENECEK YOL

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      BEP HAZIRLAMA AŞAMALARI

       

      1. BEP HAZIRLAYACAK EKİBİN OLUŞTURULMASI

       

      Özel eğitim ve kaynaştırma uygulamaları yapılan okul ve kurumlarda, özel eğitim gerektiren bireyler için, BEP’in geliştirilmesi, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla BEP geliştirme birimi oluşturulur. Bu birimlerin, yakın çevrelerinde birim kurulamayan kurumlardaki özel eğitim gerektiren bireylere de destek eğitim vermesi için hizmet alanları özel eğitim hizmetleri kurulu tarafından belirlenir.

       

            BEP’i BEP Geliştirme Birimi Hazırlar.

       

      Kurum müdürü veya görevlendireceği müdür yardımcısının başkanlığında,

       

      Þ    Gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen,

      Þ    Aile,

      Þ    Özel eğitim gerektiren öğrenci,

      Þ    Rehber öğretmen-psikolojik danışman,

      Þ    Eğitim programları hazırlamakla görevli öğretmen,

      Þ    Özel eğitim gerektiren öğrencinin sınıf öğretmeni veya hazırlanan programın içeriğine uygun branş öğretmeni,

       

      gerektiğinde izleme tanılama ve değerlendirme

      ekibinden görevli bir kişiden oluşur.

      Bep Geliştirme Birimi Üyelerinin Görevleri Nelerdir?

      Başkan,

      1.Birimi oluşturur, üyeleri belirler, toplantıları planlar.

      2.Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirilmesi, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi sürecinde, bireyin gereksinimleri doğrultusunda kurum içi düzenlemeleri yapar.

      3. Bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirilmesi sürecinde yapılan çalışmaları, değerlendirmeleri izler, gereksinim duyulan araç-gerecin geliştirilmesi veya sağlanması için özel eğitim hizmetleri kurulu ile eşgüdümlü çalışır.

      Gezerek Özel Eğitim Görevi Verilen Öğretmen:

      Kurumun olanaklarına ve bireyin gereksinimlerine göre hazırlanan bireysel eğitim planlarını, kaynaştırma uygulamaları yapılan kurumlar ile özel eğitim kurumlarında uygular.

      1.Değerlendirme ölçeklerinin geliştirilmesinde görüşünü bildirir.

      2.Gerektiğinde bireye, aileye, öğretmene ve kuruma bilgi verir.

      Öğretmen:

      1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde etkin görev alır.

      2.Planlanan eğitim programlarını uygulamaya dönüştürür.

      3.Bireyin gelişimine göre yeni bireysel eğitim programı önerileri hazırlar.

      Aile:

      1.Bireyselleştirilmiş eğitim programının geliştirilmesi sürecinde gereksinimleri iletir.

      2.Çocuğu ile ilgili hedeflerini ve planlarını belirtir.

      3.Eğitim programının uygulanması  sırasında çalışmalara etkin bir şekilde katılır, gerektiğinde eğitim araç gereç desteği sağlar.

      Özel Eğitim Gerektiren Birey:

      1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanışı sırasında kendi gereksinim ve isteklerini belirtir.

      2.Çalışmalara etkin biçimde katılır.

      3.Değerlendirme sonrasında çıkan eğitim önlemi ve yöneltme kararında isteğini belirtir.

      Rehber Öğretmen Psikolojik Danışman:       

      1.Bireyin özel eğitim gereksinimleri doğrultusunda görüşünü belirtir ve bireye rehberlik yapar.

      2.Bireyin gelişimini izler.

      Eğitsel Tanılama, İzleme ve Değerlendirme Ekibi Temsilcisi:

      1.Birey için saptanan destek eğitim hizmetlerinin uygulanmasında rehberlik eder.

      2.Bireyin gelişimini okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi ile işbirliği içinde izler.

       

      Eğitim Programları Hazırlamakla Görevlendirilen Öğretmen:

      1.Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde etkin görev alır.

      2.Değerlendirme ölçekleri geliştirir. Gereksinim duyulan araç-gerecin geliştirilmesi veya sağlanması için başkan ile eş güdümlü çalışır.

      3.Bireyin gelişimine göre yeni bireyselleştirilmiş eğitim programı önerileri hazırlar.

      4.Gerektiğinde bireye, aileye, öğretmene danışmanlık yapar

       

      BEP birimi toplantıları

       

      NEDİR ?                                           NE DEĞİLDİR?

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      2. EĞİTSEL PERFORMANS

       

            Var Olan Performans Düzeyi: Ayrıntılı değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak hazırlanan, öğrencinin yapabildikleri ve yapamadıklarının betimlenmesidir. İlerlemelerin görülebilmesi için performans düzeyinin betimlenmesi son derece önemlidir, çünkü bu betimlemeler değerlendirme sonuçlarının açık ve anlaşılır hale gelmesini sağlar.

            Ayrıca, öğrencinin belirli gereksinimlerini tanımlamayı ve öncelik sırasına dizmeyi sağlar. Öğrencinin güçlü ve zayıf yanlarını, ilgi ve ihtiyaçlarını tanımlar.

      Performans düzeyi ifadelerinde hangi bilgiler yer alır?

            Öğrencinin yapabildiklerini ve yapamadıklarını belirten bilgiler,

            Öğrencinin özrünün eğitsel performansına etkisi

            Öğrencinin belirli bir müfredat programına katılım düzeyini gösteren ifadeler,

            Öğrenci ile ilgili güncel bilgiler,

       

            Belirli bir alandaki öğrenci performansını akran grubuna göre karşılaştıran bilgiler; Bazı durumlarda, performans düzeyi ifadesinde öğrencinin standart testlerden aldıkları sonuçlar yer almaktadır.

            Bu şekilde öğrencinin akranlarına göre yapabildikleri ve yapamadıklarını açıklamada kolaylık sağlar.

       

       

      Öğrencinin yapabildiği ve yapamadığı becerilere ilişkin bilgiler;

       

      Bu bilgi aileye ve öğretmenlere belirli beceri alanlarında öğrencinin var olan durumuna ilişkin bilgi vermektedir.

      Ayrıca çocuğun gösterdiği gelişimin nasıl ölçüleceği ve ailenin bu konuda nasıl bilgilendirileceği ifade edilmelidir.

      Öğrencinin matematik testinden birinci sınıf öğrencilerin düzeyinde puan aldığını söylemek yerine, birer birer ona kadar sayamamaktadır gibi bir ifadeyi kullanmak, öğrencinin matematik becerilerinde var olan performans düzeyine ilişkin fikir verebilir.

       

      Örnek: Ayşe boncuk gibi küçük objeleri tutabilir ve ipe dizebilir.

      Merdivenleri çift ayakla çıkabilir ve inebilir.

      Her büyüklükteki topa her iki ayağını da kullanarak vurabilir.

      Verilen tek kelimelik yönergeleri takip ederek söylenen bedensel hareketleri yapabilir.

       

      Belirli bir eğitim grubuna katılım düzeyini gösteren ifadeler;

       

      Bazı durumlarda öğrencinin okul programında yer alan derslerdeki düzeyini belirlemek gerekli olabilir.

      Burada öğrencinin eğitim programında yer alan konulardaki düzeyi belirlenebilmektedir. Sadece test sonuçları değil gözlem sonuçlarından da yararlanılır.

      Ayşe 10 cm çapındaki topu, iki metre uzağa, iki elini kullanarak atabilir, suyun yüzünde durabilir, kollarını ve ayaklarını kullanarak beş metre yüzebilir.

       

       

      DEĞERLENDİRME TEKNİKLERİ

       

      Öğrencilerin sınıfta izledikleri eğitim programlarına ilişkin performans düzeylerini belirleyebilmek için daha duyarlı değerlendirme tekniklerine gereksinim vardır.

      Genellikle ülkemizde, yetersizliği olan öğrencilerin eğitim ortamına yerleştirilmelerinde,

      Formal testlerin(zeka testleri gibi)sonuçlarından, İnformal değerlendirme teknikleri(öğretmen yapımı testler-kontrol listeleri)sonuçlarından, işitme raporu sonuçlarından görme raporu sonuçlarından v.b. yararlanılır.

       

      Eğitsel performansı belirleme çalışmalarında mutlak testler ve gözlemlerden yararlanılır. Bireylerin birbirleriyle karşılaştırılmasından çok, gelişim ya da disiplin alanlarında kendi içinde güçlü ve zayıf yanlarının ortaya çıkarılmasında, mutlak test  ve gözlemlerden yararlanmak daha işlevseldir.

       

            Formal testlerde;

      öğrencinin durumu akranlarının durumuna göre betimlendiğinden,öğrenciye ait toplumsal normların gerektirdiği davranışlardan hangilerini yaptığını belirlemek mümkün değildir.Daha çok toplumsal normların gerektirdiği davranışların ne kadarını yapabileceğine ilişkin kestirimde bulunulabilir.

       

            İnformal değerlendirme teknikleri

      öğrencinin gelişimini ölçen standart olmayan ölçme yöntemleridir. Genellikle norma dayalı olmayan yada standartlaştırılmamış araçlardır.

       

      Sadece ölçüt bağımlı araçların, öğretmen yapımı kontrol listelerinin sonuçlarından yararlanıldığında, yetersizliğin olup olmadığına doğru karar verme şansımız azalır.

       

      FORMAL TESTLER ile yapılan testlerde, çocuğun akranlarından farklılığı belirlenir.

      İNFORMAL DEĞERLENDİRME TEKNİKLERİ ile öğrencinin göstermesi gereken davranışları ne kadar gösterdiğini belirleyebiliriz. (Akranları ile karşılaştırma yapamayız.)

       

      FORMAL TESTLER sonuçları ile çocuğun özel eğitime uygun olup olmadığına kesin olarak karar verebiliriz.

      İNFORMAL DEĞERLENDİRME TEKNİKLERİ verdiği bilgiler ile eğitim programı ve öğretim planlarıyla ilgili uygun kararlar alabiliriz.

       

       

      DEĞERLENDİRMEDE KULLANILAN KAYNAK VE YÖNTEMLER

       

            Sevk etme (gönderme) formu

            Okul kayıtları (karne, ruhsal dosya….v.s)

            Standart testler (zeka, başarı, kişilik….v.s)

            Gelişimsel ölçekler

            Kaba Değerlendirme Formları

            Kontrol Listeleri

            Ölçüt bağımlı testler

            Gözlem

            Görüşmeler

            Çalışma örnekleri

            Danışma

            Aile görüşmeleri

            Ölçüt bağımlı değerlendirme sonuçları

            Doktor raporları

            Sınıf/ev/çevre gözlemleri

            Hazırladığı ödevler

            Öğretmen raporları ve görüşmeleri

            Standart test sonuçları

            Okul personelinin veya ailenin yaptığı gözlemler

            Öğrencinin kendisinden alınan bilgiler

       

      AKADEMİK PERFORMANS

       

            Ölçüt bağımlı testler

            Kaba Değerlendirme Formu

            Kontrol Listeleri

            Norm bağımlı testler

            Öğretmen raporu

            Olay kaydı

            Sınıf içi çalışma örnekleri

            Anne –baba görüşmeleri

            Öğretmen Görüşmeleri

            Gözlem

       

      SOSYAL - DUYGUSAL DURUM

            Anne –baba görüşmeleri

            Öğretmen görüşmeleri

            Gözlem

            Öğrencilerle görüşme

       

      MOTOR BECERİLERİ

            Standart testler

            Ölçüt bağımlı testler

            Kontrol listeleri

            Gözlem

            Olay kaydı

       

      İLETİŞİM DURUMU

            Standartlaştırılmış alıcı/ifade edici dil testi

            Yapılandırılmamış karşılıklı konuşma

            İşaret/sözel becerilerin gözlemi

            İşitsel süreç(gelişimsel-tıbbi geçmiş)

            Odyometrik değerlendirme

       

      İŞİTME

            Odyolojik inceleme

            Öğretmen görüşmesi

            Aile görüşmesi

      GÖRME

            Optometrik inceleme

            Snellen tarama testi

            Klinik gözlem

            Öğretmen görüşmesi

            Aile görüşmesi

      FİZİKSEL

            Fiziksel muayene

            Tıbbi geçmiş

       

      PERFORMANS RAPORU YAZIMI

       

      Elde edilen bütün bilgilerden sonra, çocuğun düzeyini özetlemek gerekir. Bu özet,çocuğun yapabildiklerine ilişkin eğitsel bildirimleri oluşturur.

       

            Öğrenciye ilişkin güncel bilgileri içermelidir.

            Çocuğun yaptıkları açık ve belirgin bir şekilde, hangi sıklıkta ve ne kadar doğru yaptığı belirtilmelidir.

            Öğrencinin yaptıkları özetlenirken; kazanmış olduğu davranışlar ve kazanması   gereken davranışlar,gereksinimler, yazılmalıdır.

            Öğrencinin zayıf olduğu alanlar belirtildiği gibi güçlü olduğu alanlarda belirtilmelidir

            Çocuğu ve yaptıklarını betimlemek için hiçbir zaman etiketler kullanılmamalıdır.

       

            Örneğin “hiperaktif”, “hafif öğrenme güçlüğü”, “pasif saldırgan”, “kişilik bozukluğu”, “zihin engelli”, “az gören”…

            Bunlar standartlaştırılmış testlerin sonuçlarıdır.

            Bu ifadeler dosyada yer alabilir ama eğitsel performansın özetlendiği bölümde olmamalıdır Çocuğun yetersizliğinden hangi eğitim alanlarının etkilendiği açıkça belirtilmelidir

       

       

      1. Performans Düzeyi Örneği:

      Öğrencinin şu anki performans düzeyi : U. Emre, 12 yaşında bir

      erkek öğrencidir. Emre konuşamamakta iletişim ihtiyaçlarını

      jest ve mimiklerle karşılamaktadır. Kişisel bakım ve temizlik

      becerilerine, giyinme-soyunma  becerilerine sahiptir. Tuvalet

      ihtiyaçlarını bağımsız olarak giderebilmektedir. Kendini, yakın

      çevresini tanıtabilmektedir. Hava sıcaklığına uygun

      giyinebilmektedir. Havada-karada olan doğa olaylarını ayıt edebilmektedir. Emre renk, şekil, zıtlık, yer, yön ve konum

      bildiren kavramları ayırt edebilmektedir. Rakamları ayırt edebilmekte ve tek basamaklı bir sayı ile tek basamaklı bir sayıyı doğru

      olarak toplayabilmektedir. Sesin kaynağını bulabilmektedir.

      Nefes kontrolü çalışmaları  yapma, dinleme-izleme becerilerine

      sahiptir. Yazı araç-gereçlerini kullanabilmektedir. Çizgi

      çalışmaları yapma, sözcük yazma becerilerine sahiptir.

      Kendinin ve yakın çevresindeki kişilerin adlarını

      yazabilmektedir. Renkleri ayırt etmektedir. Boyama yapma,

      kağıt katlama, malzeme yapıştırma ve kağıt kesme becerilerine

      sahiptir. Vücudunun bölümlerini hareket ettirebilmektedir.

      Yerinde dönüşler yapma, top yuvarlama, spor araç-gereçlerini

      kullanma becerilerine sahiptir. Taşıtları-taşıtları kullananları

      ayırt edebilir. Yayayı-yolcuyu gösterebilmektedir.

       

                             

       

      Bu ölçümleme-özetleme bilgileri,

      U.D.A. ve K.D.A. geliştirmek için gereklidir.

      Bu,öğretim tekniklerini iyileştirmeye,

      öğrencinin amaçlar doğrultusunda ilerlemesine yardım eder.

      Ancak,BEP hazırlanması ve ölçümleme sonlandırılmamalıdır.Öğretmen çocukla ilgili veri toplamayı sürdürür.

       

      3. DESTEK HİZMETLER  VE EĞİTİM ORTAMLARININ BELİRLENMESİ

       

      BEP hazırlanırken öğrenci için destek hizmetler belirlenir. Burada öğrencinin öncelikli ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Gereken destek hizmetler belirlendikten sonra bunlardan  nasıl ve ne şekilde yararlanılacağı da belirlenmelidir. Ülkemizde bu konuda hem tüzel  hem de özel kurum ve kuruluşlar hizmet vermektedir.

       

      ÖZEL EĞİTİMLE İLGİLİ HİZMETLER

       

            Odyoloji

            Danışma Hizmetleri

            Erken Tanımlama

            Tıbbi Hizmetler

            Uğraşı Terapisi

            Anne-Baba Danışma Ve Eğitimi

            Fiziksel Terapi

            Psikolojik Hizmetler

            Boş Zaman Etkinlikleri

            Okul Sağlık Hizmetleri

            Sosyal Çalışma Hizmetleri

            Konuşma Patolojisi

            Ulaşım

            Evde eğitim

       

      Özel eğitime benzer olarak, ilgili hizmetlerin BEP’ ında açıklanması devlet kurumunun hizmetleri sağlama teminatıdır. BEP’ ında bütün ilgili hizmetler hizmet okul sisteminde verilsin verilmesin listelenmelidir.

       

            Okulda Verilen Hizmetler

            Doğrudan Hizmet

            Dolaylı Hizmet

            Danışma

            Okul Sistemleri Arasındaki Kooperatif Kararlar

            Kurumlar Arası Hizmet Anlaşmaları

            Özel Hizmet Verenlerle Sözleşme

            Masrafları Ödeme Sorumluluğu

            İlgili Hizmetlerin Koordinasyonu

       

      4. AMAÇLAR

       

       

      1.Uzun Dönemli Amaçlar

      2.Kısa Dönemli Amaçlar

      3. Bireyselleştirilmiş Öğretim Programı (BöP)

       

      Bireyin zayıf ve güçlü yönleri belirlendikten sonra bir plan yapmak  çok önemlidir. Bu planlamada uzun ve kısa dönemli amaçların da belirlenmesi gerekir

       

       

      AMAÇLARIN ÖZELLİKLERİ

       

      Amaçlar Varolan Performans Düzeyine Uygun  Olmalıdır

      Bir çocuğa, önkoşul niteliğindeki davranışları kazandırmadan, bir başka davranışın öğretilmesi mümkün değildir.

       

      Amaçların İşlevselliği

      Amaçların işlevsel olması demek;

      öğrencinin kazanacağı davranışları kısa sürede kullanacağı yada ileri düzeydeki becerileri öğrenmesini kolaylaştıracağı anlamındadır.

      Öğretilecek davranışların en işlevsel yani en gerekli beceriler olması gerekir.

                  İşlevsellik öğretilen becerilerin farklı alan ve koşullara uyarlanabilmesi anlamına da gelir. (Genelleştirme.)

       

      Amaçların Gerçekliği  Ve Uygulanabilirliği

      Amaçlara ulaşmak, yeterliğin ilk belirtisi olarak görüleceğinden gerçekçi olmak önemlidir.

       

      Amaçlar Öğrenci Yararına Olmalıdır

      Öğrencinin yararı gözetilerek değil de, öğretmenin ya da okulun yararı-rahatı düşünülerek amaç belirlenmemelidir.

      Örneğin 5 yaş grubu anaokulu öğrencileri için 2 saat yerlerinden kalkmamaları öğretmenleri memnun eder. Ama bu 5 yaş grubu için gerçekdışı bir beklentidir. Öğretmenin yararını gözetir. 

       

       

      Amaçlar  Sadece Edinimle  Sınırlı Olmamalıdır

      Yetersizliği olan çocuklarda amaçların büyük bir çoğunluğu,

      belirli bir kavram ve beceri edinilmesine yönelik olmamalıdır.

      Yani, bir şeyin nasıl yapıldığı ve ne olduğunun öğretilmesi amaçlanmamalıdır

       

      Amaçlar Öğrencinin Katılımıyla Belirlenmeli

      Öğrenciler, hem amaçların içeriğini, em de yapmaları beklenen davranışların düzeylerini belirleme sürecine katıldığında;

      a-) Göstermeleri gereken davranışların farkına varır ve motive olurlar. b-)Daha uygun amaçlar belirlenir.

      c-)Amaçları gerçekleştirmek için daha çok çabalayacaklardır.(amaçlarla yönetim)Bu da öğrenmeyi ve başarıyı artırır.   

       

      Nasıl Yaptığı Yerine, Davranış Üzerinde Odaklanılmalı

      Aynı amacın gerektirdiği davranışları yapmanın çeşitli yollarının olduğu,amaçları oluştururken göz önünde bulundurulmalıdır.

       

      Öğrencinin davranışı nasıl yaptığı,davranışı yapıp yapmaması kadar önemli değildir.

      Amacın gerektirdiği davranış kabul görmeyen biçimde yapılıyorsa,nasıl yaptığı üzerinde durmaya gerek yoktur

       

       

      1. 1.    UZUN DÖNEMLİ AMAÇLAR (U.D.A.)

       

      BEP’ in uygulama süresi sonucunda bireyde kazanması beklenen amaçlara U.D.A denir.

       

       

       

      U.D.A. BELİRLEME KURALLARI

       

      A-)       U.D.A. değerlendirme verilerine dayalı olmalıdır.

      Değerlendirmenin amacı; bireyin gereksinimlerinin belirlenmesidir. Bunun için öncelikle bireyin performans düzeyi belirlenmelidir

      Örneğin: “Eğer Tuba’nın sözel iletişimi gecikmiş ise o zaman amaç sözel iletişim becerilerinin artırılması yönünde olmalıdır.”

      BU süreçte önemli olan 3 faktör vardır.

      1-Değerlendirme verilerinin ne anlama geldiği

      2-Belirlenmiş gereksinimlerin hangilerinin öncelikle karşılanacağı

      3-Normal gelişim süreçleri hakkında yeterli bilgiye sahip olmak

       

      B-)      U.D.A. ifadeleri bireyin geçmişteki düzeyi ile o anki performans düzeyini yansıtabilmelidir.

      Bireyin geçmiş düzeyinin belirlenmesi, onun bazı kavram ve/veya becerileri daha önceki öğrenme deneyimlerinde ne oranda kazandığını ortaya koyar.

      Bu tür bilgilerle, bireyden, belirlenmiş sürede ne beklenebileceği olarak tespit edilir.

      Geçmiş başarı düzeyi dikkate alınmadığında, birey için, uygun olmayan amaçlar belirlenebilir. Örneğin; daha öncesinde hiçbir zaman “ince motor becerisi” sergileyememiş birey için “kaşıkla beslenir” gibi bir amaç ifadesi…

      Bireyin o anki performans düzeyi, öğretime hangi noktadan başlanacağı kararını belirler.

      Örneğin; Mahmut  10’  kadar ileriye doğru tek tek sayabilmektedir. Bu düzeye bakarak U.D.A yı Mahmut  ritmik sayma becerilerini kazanır şeklinde belirleyebiliriz.

       

      C-)      U.D.A. öncelikli olduğu düşünülen maddeleri içermelidir.

      Önceliklerin doğru tespiti önemlidir. Bununla ilgili bir yanlışta, ailenin, öğretmenin ve çocuğun motivasyonu azalır.

      Önceliklerin belirlenmesinde;

      -öğrencinin performans düzeyi, ailenin beklentileri, öğrenci için gerekli olan öncelikli beceriler dikkate alınmalıdır

       

      D-)      U.D.A. ifadeleri bilişsel, duyuşsal-sosyal, psikomotor becerileri, dil ve konuşma becerileri ve uygun olduğu durumlarda iş ve mesleki  becerilerini içermelidir.

      Bilişsel alanla ilgili hedefler: zihinsel süreçlerle ilgilidir. Bilme, kavrama, uygulama, analiz ve sentez, değerlendirme gibi bölümleri içerir. Akademik beceriler de bu alana dahildir.

      Psiko-motor alanla ilgili hedefler için: daha çok motor becerilerden oluşur. Uyarılma, kılavuz denetiminde yapma,beceri haline getirme,duruma uydurma,yeni bir beceri meydana getirme.Örneğin,kendi kendine tuvaletini yapma,giyinme, yemek yeme, dengeli yürüme, oyun oynayabilme gibi.

      Duyuşsal- Soysal alan: Alma, tepkide bulunma, değer verme, örgütleme, bir değer bütünüyle nitelenmişlik, örneğin  derse karşı ilgi duyma, gönüllü olarak okula gelme, öğretmenini dikkatlice dinleme gibi. Buraya ayrıca davranışsal amaçlar da dahildir.

      Dil ve Konuşma:  Alıcı ve ifade edici dil becerileri gibi.

      İş ve Mesleki Beceriler:  ağaç işleri, ahşap boyama ve galoş yapımı gibi.

       

      UDA’ lar öğrencinin o anki yapabildiklerinden daha üst bir durumda olmalıdır

      Ayrıca yıllık amaçlara öğrencinin gelişim hızına göre tekrar gözden geçirilerek ekleme yapılabilir ya da tekrar ifadeleri değiştirilebilir.

       

       

      U.D.A.       ÖRNEĞİ

       

      PERFORMANS DÜZEYİ                         

                 

      Emre matematik dersi becerilerinden şekil, zıtlık, yer, yön ve konum bildiren kavramları ayırt edebilmektedir. Rakamları ayırt edebilmekte ve tek basamaklı bir sayı ile tek basamaklı bir sayıyı doğru olarak toplayabilmektedir.

       

      U.D.A.

      1- Emre yıl sonunda, çıkarma işlemi yapma becerisini kazanır.

       

      2. KISA DÖNEMLİ AMAÇLAR (K.D.A)

       

       

      Kısa Dönemli Amaç: Bireyin  performans düzeyi ile uzun dönemli amaçları arasında ölçülebilir, ara basamaklar olarak tanımlanabilir. Adından da anlaşılacağı üzere U.D.A’ ya göre daha kısa sürede kazanılması hedeflenen amaçlardır.

       

                                        

       

      Şeklinde. Bu nedenle, belirlenen genel amaçtan açıkça, belirgin ve ölçülebilir şekilde öğrencinin ne yapacağını belirten K.D.A.’ya gereksinim vardır.

       

       

       

       

      K.D.A.

      K.D.A.

      K.D.A.

      K.D.A.

       

       

       

       

      UDA’lar genel olmasına karşın. KDA’lar  daha özel ve ayrıntılıdır.

      Bireyin  bulunduğu yerden uzun dönemli amaçlara  nasıl ulaşılabilir? sorusuna yanıt vermelidir.

       

      K.D.A. çok fazla ayrıntılandırılmaz. Her bir U.D.A. için en az 3 tane olacak şekilde 5-6 K.D.A. belirlenebilir. Bu azalabilir de artabilir de. Burada mühim olan K.D.A’ ların  bizi uzun dönemli amaçlara ne  kadar götürdüğüdür. K.D.A. yazılırken, amaçların açık, anlaşılır, belirgin, gözlenebilir, ölçülebilir  olmasına ve hangi koşulda olacağına dikkat edilmelidir.     

       

      KDA ÖRNEKLERİ

       

      OKUMA YAZMA

       

       

      UDA

      KDA

      Emre yıl sonunda

      ilk okuma yazma

      becerilerini kazanır.

       

      1. Tümce yazma çalışmaları yapar. (4/5)

      2. Tümceyi sözcüklerine ayırır. (4/5)

       

       

       

       

       

      MATEMATİK

       

       

      UDA

      K.D.A

       

      Emre yıl sonunda

      İki basamaklı  doğal

      sayıları ayırt eder.

      1. Doğal sayı kartları içinden,

      gösterilen iki basamaklı

      doğal sayının aynısını gösterir. (4/5)

      2. Doğal sayı kartları içinden,

      söylenen iki basamaklı doğal sayıyı

      gösterir. (4/5)

      3. Gösterilen iki basamaklı doğal

      sayısının kaç olduğunu söyler. (4/5)

      4. İki basamaklı bir doğal sayıyı

      onluk ve birliklerine ayırır. (4/5)

       

       

      3. BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM PROGRAMI (BÖP)

       

      Bireyselleştirme: Bir grubun değil, bireyin eğitim gereksinimlerini bugün yada gelecekte onun bağımsız yaşamını kolaylaştıracak şekilde dikkate almaktır.

       

      Öğretim: Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi.Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme,gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

       

      Plan: Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen.

       

      Öğretim programı: Bir okulu bitirmek veya bir alanda uzmanlaşmak için   gereken ders ve konuları kapsayan plan,bir bütünü oluşturan ayrıntılar.

       

      Planlama: Program geliştirme ve uygulama sürecidir

       

      ÖĞRETİM PLANI

       

      BöP: BEP’ te ,öğrencinin gereken davranışları kazanması için,öğrencinin ve çalışanların yapması gerekenleri ayrıntılı,belirgin ve açıkça ifade eden plandır Günlük,   haftalık         veya  aylık   olarak geliştirilebilir.

       

            BÖP’ te işlenen amaçlar BEP’ teki kısa dönemli amaçlarımızdır. BEP’ te yer alan uzun dönemli amaçlara ulaşmak için kısa dönemli amaçlarımızı nasıl öğreteceğimiz konusunda bize yol gösterecek planlardır.

       

      Bir Öğretim Planında Yer Alması Gereken Unsurlar

       

      Öğrencinin adı

      Öğretmenin adı

      Öğretim programının adı

      Öğrencinin genel performans düzeyine ilişkin özet ifadeler

      Davranış ölçütü

      Öğrenme  ortamı

      Oturum sayısı

      Materyal

      Öğretim  amaçları

      Öğretim basamakları

      Öğretim yöntem ve teknikleri

      Destek hizmetler-Ek hizmetler

      Değerlendirme-veri toplama teknikleri

       

      ÖĞRETİM PLANI GELİŞTİRME

       

      Öğretim planlarında K.D.A.’da belirtilen davranışların yapılması için

      gerekli davranış basamakları ayrıntılı olarak listelenir

      K.D.A.’nın analiz edilmesiyle elde edilen basamaklandırılmış öğretim amaçları çok sayıdadır.

      Ve öğretmen için yol haritası işlevini görür.

       

      1.basamakta

       K.D.A.’nın öğretimsel(davranışsal)amaç olarak yazılması vardır.

      Bu davranışsal amaçlar yazılırken farklı tercihler kullanılabilir:

                  1-zaman sınırlarını belirlemek

                  2-kabul edilebilecek en az doğru davranış sayısını belirlemek

                  3-davranış koşulunun belirlenmesi

                  4-davranışta belirleyici olan önemli bir öğeyi tanımlamak

       

      Davranışın koşullarının belirlenmesi

            Sözel istekler yada yönergeler

            Yazılı istekler yada yönergeler

            Materyaller

            Gereksinim duyulan yardım düzeyi

            Çevresel ortam ve uyarlamalar

       

      2.basamak yazılan öğretimsel(davranışsal) amaçların gerektirdiği

      yaşantıları hazırlamadır

      Öğretim malzemelerin ve stratejilerin seçimidir.Seçilen öğretim yöntemi ve stratejileriyle,malzemelerden yararlanarak öğrencinin yaşantılarına katılması gerekenlere hazırlamadır

      3.basamakta

      öğrenciden beklenen davranışları,sürenin sonunda yapıp yapmadığının ve ilerlemelerin belirlenmesi için ölçü araçları hazırlama ve uygulama dır.

       

      Örnek:

      U.D.A: Emre yıl sonunda  ilk okuma yazma becerilerini kazanır.

      K.D.A: Tümce yazma çalışmaları yapar. (4/5)*

      DAVRANIŞSAL AMAÇLAR:

      Davranışlar
      1. Tümceyi modele bakarak yazar. (4/5)
      2. Söylenen tümceyi defterine yazar. (4/5)

      3. Söylenen tümceyi sınıf tahtasına yazar. (4/5)

       

      *(4/5) Her beş denemenin dördünde başarılı olma ölçütü anlamına gelmektedir.

      Bireyselleştirilmiş eğitim programı ve öğretim (uygulama) uyarlamaları

      Öğretim uyarlamaları, çocuğun öğretiminden sorumlu öğretmen tarafından yapılır.

       

       

      Bu uyarlamalar öğrencinin

      1. Belirlenen K.D.A.’nın günlük plana yerleştirilmesi,
      2. Günlük rutinlerin özel gereksinimli çocuğa daha fazla öğretim zamanı kazandıracak şekilde planlanması,
      3. Fiziksel çevrenin düzenlenmesi,
      4. İletişim fırsatlarının yaratılması ve kullanılması,
      5. Öğretim tekniklerinin nasıl kullanılacağının açıkça yazılması,
      6. Sonuçların kaydedilmesi ve değerlendirilmesini

       

      BEP’ te yer alan amaçların öğretime uyarlanmasında öğrencinin BEP’te belirlenen U.D.A.’yı  ve  K.D.A.’yı  başarması için gereken strateji ve adımlar daha belirgin şekilde tanımlanır. Bu tanımlar öğretmenin günlük planlarında yerini bulur.

       

      Gerek BEP gerekse özel gereksinimli öğrenciye uyarlanmış günlük planlarda  temel bilgiler benzer ama okulun koşullarına, sınıfın koşullarına, öğrencinin gereksinimlerine göre değişiklik gösterebilmektedir

       

      TÜM HİZMET PLANLARI

       

      Tüm hizmet planı, BEP’nın bireysel öğretim planlarını da kapsayacak şekilde hazırlanmasıdır. Tüm Hizmet Planının;

        Birinci kısmı: Bireyselleştirilmiş Eğitim Programından,

        İkinci kısmı: Bireyselleştirilmiş Öğretim Planından oluşur

       

      Tüm Hizmet Planlarının Hazırlanması

       

      Tüm hizmet planı; özel eğitime ihtiyacı olan öğrenci için hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programının yer verildiği bir formdur. Bu amaç için farklı şekillerde hazırlanmış formlar kullanılmaktadır.

       

      Tüm Hizmet Planlarında Yer Alan Öğeler

       

      Kimlik Bilgileri: BEP hazırlanan öğrenciye ve ailesine ait, yaş, cinsiyet, özür, adres ve telefon numarası gibi kısa bilgilerin bulunduğu bölümdür.

      Tıbbi Bilgiler: Burada öğrencinin sağlık durumuna, ilaç kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa hangi ilacı ne sıklıkta ve ne şekilde kullandığı, ne gibi önlemler alınması gerektiğine dair bilgiler yer almadır.

      Düzenlemeler ve Hizmetler: Bu bölümde öğrenci için söz konusu olan yerleştirme türü, eğitsel düzenlemeler ve gerekli destek hizmetler ve bu hizmetlerin başlama ve bitiş tarihleri yer alır.

       

      Performans Düzeyi: Öğrencinin tüm program alanlarına ilişkin çok kısa biçimde performans düzeyinin açıklandığı bölümdür.

       

      İlerleme Raporu: Her program alanının ayrıntılı olarak ele alındığı bu bölümde, öğrencinin o alandaki performans düzeyi, uzun dönemli amaçlar, değerlendirme yöntemleri, kısa dönemli amaçlar, bu amaçların gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek üzere hazırlanmış ilerleme rapor tablosu ve yorumlar yer almaktadır.

       

      1. İZLEME VE DEĞERLENDİRME

       

      İzleme ve değerlendirme süreci BEP’ in başarısı için büyük önem arz eder. BEP uygulanma aşamasında ve uygulamanın sonunda değerlendirilmelidir. Böylece ileriye dönük belirlediğimiz amaçların ne kadarına ulaşabildiğimizi belirlemiş oluruz. İyi bir izleme ve değerlendirme pek de iyi olmayan bir BEP’ i değiştirmemize ve geliştirmemize yardım eder. İyi bir BEP’ i ise iyi olmayan bir izleme değerlendirmeye aldığımızda ise program istenen sonuçları vermeyebilir.

       

      Öğrencinin BEP’ inin uygulanmasında sorumlu kişi, önerilen eğitim ortamında sürekli olarak öğrencinin başarısını değerlendirmekle de sorumludur.

       

      Öğrencinin gelişmesini gösteren raporlar periyodik olarak hazırlanmalıdır. Bu raporlar en az yılda bir kere doldurulmalıdır. Ancak bu süre daha kısa aralıklara da çekilebilir.

       

      BEP’ in İzlenmesi

       

      İzlemek: sistematik olarak uygulayıcılardan, bilginin toplanması ve bu bilginin düzenli aralıklarla belirlenmiş olan amaçlarla karşılaştırılmasıdır.

      İzlemenin iki temel amacı vardır.

      1. BEP’ i uygulamakla yükümlü olan uzmanlara, kullandıkları yöntemlerde gerekli değişiklikleri yapmaları için sistematik olarak veri sağlamak
      2. BEP’ i n uygulanmasını, planlanmış programın etkinliğini ve uygunluğunu değerlendirmede kullanılacak verileri BEP ekibine dağlamak

       

      BEP’ in değerlendirilmesi

      BEP yukarıda da değindiğimiz gibi en az yılda bir kere sorumlu kişiler ve BEP ekibi tarafından değerlendirilmelidir. Değerlendirme için temel bilgi kaynağı, izleme yoluyla toplanan bilgilerden oluşur.

       

      Değerlendirmenin ilk temel amacı

      BEP’ in çocuk üzerindeki etkisine bakmaktır.

      İkinci amaç

      Ekibin etkili ve verimli işleyip işlemediğinin değerlendirilmesidir.

       

      İzleme ve değerlendirme süreci

       

      BEP’ uygun bir zaman ve ölçütle değerlendirmek gerekmektedir. Zamanı belirlerken ; amaç ve hedeflerin belirlenen zamanda gerçekleşmesi, sağlanan özel eğitim programı ve ilgili hizmetlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin planlanmış olması gerekir. Çünkü her amaca farklı sürelerde ulaşılır ve bazı problemler farklı sürelerde çözüme kavuşabilir.

       

      Karar sürecinde, amaç ve hedefler için değerlendirme ölçütlerinin ne olacağına karar verilmelidir. Ölçüt çocuğun objektif olarak değerlendirilmesini sağlamalıdır. Değerlendirme ölçütü BEP ekip üyelerinin tamamlanan amaç ve hedeflerinin ne ölçüde gerçekleşip gerçekleşmediğinin bilmesini sağlamadır.

       

            Burada ölçüt belirlenirken yukarıda amaçlar bölümünde verdiğimiz değerlendirme ilkelerine ve yöntemlerine  riayet edilmelidir.

       

      Bep Planında İlerlemeyi Engelleyen Nedenler

      1.    Öğrenciden kaynaklanan nedenler;

      2.    Öğretim ile ilgili nedenler;

      3.    Ortamdan kaynaklanan nedenler;

      4.    Destek hizmetleri ile ilgili nedenler;

      5.    Anne-babanın (yatılı kurumlarda ise grup ve etüd öğretmenlerinin) öğretim sürecindeki yeri ile ilgili nedenler;

      6.    BEP geliştirme birimi ile ilgili nedenler;

      7.    Eğitim personeli ile ilgili nedenler;

      8.    Ekip ile ilgili nedenler;

      9.    Yerleştirme kararı ile ilgili nedenler.

       

      TEFTİŞ VE DENETİM


                 Özel eğitim okul ve kurumları ile özel eğitime destek sağlayan kurumların faaliyetlerinin teftiş ve denetimi özel eğitim ve/veya psikolojik danışma ve rehberlik alanlarında yetişmiş müfettişlerce yapılır.

      Öğretmenin teftiş edilmesi ve denetimi
      Öğretmenin teftiş edilmesi ve denetiminde öğretmenin;
      a)Özel eğitim gerektiren öğrencinin kişisel ve gelişim özelliklerine göre, öncelikle bireyselleştirilmiş eğitim programlarında hedeflenen amaçları gerçekleştirme düzeyini dikkate alarak değerlendirme yapması,
      b)Özel eğitim gerektiren öğrencinin eğitim kurumuna gelmeden önceki eğitim durumu hakkında bilgi toplamış olması,
      c)Özel eğitim gerektiren öğrencinin performansını tam olarak kullanmasını sağlaması, cihazların kullanımında titizlik göstermesi,
      d)Bireyselleştirilmiş eğitim programlarını öğrenciye uygulaması ya da programların uygulanmasını takip etmesi,
      e)Ailelerle iş birliği içinde olması,
      f)Özel eğitim gerektiren öğrencinin eğitsel, psikolojik ve tıbbî değerlendirmesinin yapılması için gerekli önlemleri alması,
      g)Özel eğitim gerektiren öğrencinin eğitiminde kullanılan eğitim yöntemleri konusunda hizmet içi eğitim programlarına katılmış olması, Braille (kabartma yazı), doğal-işitsel-sözel yöntem gibi eğitim yöntemlerini kullanabilmesi,
      h)Sınıfında sosyal bütünleşmeyi sağlaması,
      ı)Günlük plânlarında özel eğitim gerektiren öğrencinin bireysel ve gelişim özelliklerini dikkate alarak, alacağı önlemleri belirtmiş olması
      konularına dikkat edilir.

      Yönetimin teftiş edilmesi ve denetimi
      Yönetimin teftiş edilmesi ve denetiminde yönetimin;
      a)Öğretim yılı başında özel eğitim gerektiren öğrenciler için alınacak önlemler konusunda plânlama yaparak, eğitim ortamında gerekli düzenlemeleri yapmış olması,
      b)Personelin özel eğitim konusunda bilgi ve deneyimlerini artırmak amacıyla seminer düzenlemesi, kurs düzenlemeye yönelik önlemler alması, kurum içi seminer dönemlerinde özel eğitim konularına ağırlık vermesi,
      c)Kurum içinde birim, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servisi ve kurullar arasında eş güdümü sağlaması,
      d) Eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi, özel eğitim hizmetleri kurulu, aile, gönüllü kurum ve kuruluşlar, okul aile birliği, eğitim vakfı ve derneği, üniversite, hastaneler ile kurumu arasında iş birliği sağlaması,
      e)Aile eğitimi programlarının hazırlanarak uygulanması için gerekli önlemleri alması,
      f)Sosyal bütünleşmeyi sağlamak amacıyla özel eğitim gerektiren öğrencilerin de kültürel, sosyal ve serbest zaman etkinliklerine aktif katılımı için önlemler alması,
      g)Sivil savunma plânının hazırlanması ve her yıl en az iki defa uygulama yapılması
      konularına dikkat edilir.

       

      Örnek Formlar:

      BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI

      (BEP) FORMU

       

      Öğrencinin Adı-Soyadı:                                Sınıfı:

      Bep Hazırlama Tarihi:                                Bep Birim Üyeleri:

                                                           

      Öğrencinin şu anki performans düzeyi:

      Ancak;

      Uzun dönemli amaçlar

      Kısa dönemli amaçlar

      Ölçüt

      Başlama-bitiş tarihleri

      Sorumlu kişi

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM PROGRAMI (BÖP) FORMU

       

      Öğrencinin adı ve Soyadı:

      Sınıfı:

      Öğretmenin Adı ve Soyadı:

       

      Ünite/ Konu

       

      Öğrencinin Performans Düzeyi

       

      Uzun Dönemli Amaç

       

      Kısa Dönemli Amaç

       

      Öğretimsel hedef

       

      Öğretim Süreci

      A) Öğretimin Yapıldığı Yer

       

      B) Araç-Gereçler

       

      C) Öğretimde Kullanılan Yöntemler/Teknikler

       

      D) Süre

       

      E) Dersin İşlenişi

       

      F) Değerlendirme

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      BÖP DEĞERLENDİRME FORMU

       

      Öğrencinin Adı-Soyadı:

      Kısa Dönemli Hedef:

      Çalışma Yeri:

      Araç-Gereçler:

      Öğretimin Başlama-Bitiş Tarihi:

       

       

      Öğretimsel Hedefler

      Başlangıç

      Değerlendir-

      mesi

      1. oturum

      2.

      oturum

      3.

      oturum

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Değerlendirme sistemi:             +:Bağımsız            S:Sözel yardım                M:Model olma                F:Fiziksel yardım

       

      * Değerlendirme ve oturum sıkılıkları artabilir.

       

       

       

       

       

       

      TÜM HİZMET PLANI                              Tarih:

       

      KİMLİK BİLGİLERİ

      ÇOCUĞUN

       

      ANNENİN

      BABANIN

      Adı-soyadı

       

      Adı-soyadı

       

       

      Doğum tarihi

       

      Yaşı

       

       

      Yaşı

       

      Mesleği

       

       

      Özür Türü

       

      Adresi

       

       

      Tıbbi Bilgiler:

      İşitme:

      Görme:

      İlaç kullanımı:

      Fiziksel durumu:

      Eğitim Hizmetleri:

      Yerleştirileceği Ortam

      Destek Hizmetler

      Ek Hizmetler

       

      Eğitim Hizmetlerinin süresi ve sorumluları

      Hizmet türü

       

      Süresi

      Sorumlusu

       

       

      Performans Düzeyi:

      Uygulanan Değerlendirme Araç ve Yöntemleri:

       

      1. AKADEMİK BECERİLER

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler: 

      İhtiyaçlar: ;

      1. İLETİŞİM BECERİLERİ:

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler:

       İhtiyaçlar: 

      1. SOSYAL YAŞAM BECERİLERİ

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler: 

      İhtiyaçlar:

                 D. MOTOR BECERİLER

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler:

      İhtiyaçlar: 

      E. OYUN VE SANAT ETKİNLİKLERİ

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler:

      İhtiyaçlar:

      1. F.    GÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİ:

      Bulunduğu var olan seviye:

      Yetenekler/beceriler:

      İhtiyaçlar:

      1. G.   SOSYAL BECERİLER

      Bulunduğu var olan seviye: 

      Yetenekler/beceriler:

      İhtiyaçlar:

      1. H.   DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

       

       

      Uzun Dönemli Amaç:                                                                                                             Gelişim Alanı:

      KDA

      Öğretim

      Teknikleri

      Araçlar

      Sorumlu

      Değ.

      Tekniği

      Başarı tarihi

      1.  

       

       

       

       

       

      Uzun Dönemli Amaç:                                                                                                              Gelişim Alanı:

      KDA

      Öğretim Teknikleri

      Araçlar

      Sorumlu

      Değ.

       Tekniği

      Başarı tarihi

      1.  

       

       

       

       

       

      Uzun Dönemli Amaç:                                                                                                              Gelişim Alanı:

      KDA

      Öğretim Teknikleri

      Araçlar

      Sorumlu

      Değerlendirme Tekniği

      Başarı tarihi

      1.  

       

       

       

       

       

       

       

       

      Değerlendirme: 

      Hizmet yeri ve süresi

      Gelişim alanı

      Başarıldı

      Gelişme var

      Başarılamadı

      Yorum

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Bep Geliştirme ekibi:         

      Ad-soyadı

      İmza

       

       

       

      BEP’ını inceledim. Bu şekilde onaylanmasını istiyorum.

      Özel eğitim sınıf öğretmeni

       

       

      Rehber öğretmen

       

       

      Okul yöneticisi

       

       

      Diğer uzmanlar

       

       

      Annesi

       

       

      Babası

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      1. III.        BÖLÜM

       

        Davranış Değiştirme

           

       

       

       

       

       

       

      DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME

       

      Giriş

       

      Davranış: Kişinin eylemde bulunarak çevreyle etkileşim içinde olduğu gözlenebilir, ölçülebilir ve oluşumu çevrede değişikliğe yol açan bir dizi eylem ya da davranış sınıfına verilen isimdir.

       

      UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ

       

            Uygulamalı davranış analizi, sosyal önemi olan davranışları değiştirmeyi amaçlayan, davranışçı kuramın öne sürdüğü, davranış temel prensiplerine dayalı süreçleri kullanan bilim dalıdır.

      Uygulamalı Davranış Analizinin İlkeleri

       

            Uygulamalı olması: Hedef davranışın kuramsal açıdan değil, toplumsal açıdan önemli bir davranış olmasını ifade eder.

            Arttırılmak yada azaltılmak istenen davranış toplumsal açıdan önemli olmalı ve acil önem taşımalı.

      Davranışsal olmalı: Bireyin değişen ya da değiştirilmesi planlanan davranışının tam olarak gözlenebilir ve ölçülebilir olmalıdır.

      Analitik olmalı: Eğer işlevsel bir ilişkinin varlığından söz ediliyorsa, davranışın oluşması veya oluşmaması deneysel koşullar altında gösterilmelidir.

      Teknolojik olmalı: Sürecin yazılı olarak tanımlanmasını ve yeterince detayı içermesini ve bir başka uygulamacı tarafından tekrarlanabilir olmasını gerektirir.

      Kavramsal sistematiğinin olması: Uygulamacının izlediği süreçler davranışın temel prensiplerinden kaynaklanıyorsa kavramsal sistematikten söz edilebilir.

      Etkili olmalı: Çalışma birey için pratik sonuçlar üretmek için davranışı yeterli şekilde gerçekleştiriyorsa etkilidir.

      Genellenebilir olmalı: Davranış değişikliğinin başka durumlar ve ve başka davranışlar içinde sürdürülebilir olmasıdır.

       

      Uygulamalı davranış analizinde basamaklar

      –     Hedef davranışı belirleme ve tanımlama

      –     Hedef davranışı ölçme ve kaydetme

      –     Hedef davranış için uygulama yöntemini seçme

       

      HEDEF DAVRANIŞIN BELİRLENMESİ VE TANIMLANMASI

       

            Hedef davranış, sosyal önemi olan ve değiştirilmesi hedeflenen davranıştır. Bir başka deyişle görülmesi istenen son davranıştır.

       

      İyi bir tanımın şu üç ölçütü karşılaması gerekir.

      1- Yeterince açık olmalıdır. Tanım herhangi biri tarafından okunduğunda yazan kişi ile anlaşabilmelidir.

      2-   Tanımda davranışın sınırları çizilmelidir.

      3- Tanım mutlaka nesnel olmalı, yani davranışın gözlenebilir özellikleri ifade edilmelidir.

       

      Hedef davranış belirlenirken dikkat edilmesi gerekli öğeler

      –     Birey ve/veya çevresi açısından işlevsel olmalı.

      –     Bireye doğal ortamlarda pekiştireç sağlamalı.

      –     Daha karmaşık beceriler için önkoşul nitelik taşımalı.

      –     Toplumsal yaşama katılımı kolaylaştırmalı.

      –     Bireyin ne yapmayacağını değil ne yapacağını belirtmeli.

       

      Hedef davranışı belirlerken

            Çocuk/birey ile görüşülebilir.

            Bireyin yaşamındaki önemli kişilerden bilgi alınabilir.

            Ölçü araçları uygulanabilir.

            Birey doğrudan gözlenebilir.

       

      Hedef davranışı ölçme ve kaydetme

            Bir davranışı ölçebilmek için ilk aşama davranışı iyi bir şekilde tanımlamaktır. Çünkü iyi tanımlanmamış bir davranış için iki kişinin anlaşması oldukça güçtür. Ayrıca iyi tanımlanmamış bir davranışı ölçmek pek mümkün olmayabilir.

       

      Hedef davranışlarının kaydedilmesinin iki amacı vardır.

      1- Davranışı değiştirmek için etkili yöntemi belirlemeye zemin hazırlar.

      2- Davranışı değiştirmek için yapılan uygulamanın etkili olup olmadığını belirlemeye hizmet eder.

       

      KAYIT TEKNİKLERİ

       

      1- ABC KAYDI

      Davranış öncesi ve sonrasında neler olup bittiğine ilişkin, ayrıntılı biçimde veri toplamak için doğrudan gözlemlere yer veren kayıt türüdür. ABC kaydı ile hedef davranışa/davranışlara karar verilir.

       

      ABC KAYIT FORMU ÖRNEĞİ

       

      Öğrencinin adı:  Fatih KARAKILIÇ                     Tarih:…./…/2006

      Gözleyenin adı: Sultan ÖREN                            Süre :

       

      Ortam

      Davranış öncesi

       

      Davranış

       

      Davranış sonrası

       

      Sınıf

       

       

       

      Çocuklar

      yerlerinde

      oturuyorlar.

       Y:öğr. “Günaydın Fatih” dedi.

      Fatih sınıfa

      girdi.

      Fatih yerine

      oturmadı.

      Masanın altına

      yattı.

       

      Y.öğr. Gelip

      yerine

      oturmasını söyledi.

       

       

      DİKKAT: Bu kayıt tekniğini kullanacak olanlar bu kaydı üç farklı yer ve zamanda tutmalıdırlar. Böylece davranışının hangi sürelerde ve nerelerde ortaya çıktığı anlaşılır. Bu aynı zamanda gözlemin güvenirliği için de gereklidir. Benzer kayıt tekniklerinde de buna riayet edilmelidir. 

      ABC Kayıtlarında birden çok sayıda hedef davranış belirlendiyse ve bu davranışlar üzerinde aynı anda çalışılamıyorsa  öğretmen bu davranışlardan sosyal açıdan öncelikli davranışı hedef davranış olarak belirler.

      Bu durumda;

      Sakınca derecesi,

      İleride kullanılma olasılığı

      Süreğenlik derecesi

      Bireye pekiştireç sağlama olasılığı

      Başka davranışlar için önkoşul niteliği taşıması

      Değiştirme kolaylığı

      Maliyetinin uygunluğu gibi noktalara dikkat edilerek hedef davranış belirlenir.

       

      2- KALICI DAVRANIŞ ÜRÜNÜ KAYDI

      Haftalık hece testinde doğru sözcük sayısı, bilgisayar klavyesi ile yazılan doğru sözcük sayısı, öğrencinin resminde yer alan perspektif sayısı gibi pek çok akademik davranış kalıcı ürünü olan davranışlardır. Bu tür davranışların ürünleri kayıt edilir.

      Kalıcı ürünleri ölçmek için dikkat edilmesi gereken üç ilke vardır:

            Hedef davranışın her meydana gelişi aynı kalıcı ürünle sonuçlanmalıdır.

            Kalıcı ürün yalnızca hedef davranışın sonucunda ortaya çıkmalıdır.

            Eğer kalıcı ürünü kayıt ederken araç-gereç kullanılacaksa, bunlar hedef davranışı etkilememelidir.

      Kalıcı ürün kaydı yapılabilecek davranışlara örnekler:

            Oturma odasında bırakılan eşya/giysi sayısı

            Bulaşıkların yıkanıp yıkanmadığı

            Oyuncakların yere atılıp atılmadığı

            Lambaları söndürülüp söndürülmediği

            Halının ya da yatağın ıslatılıp ıslatılmadığı

            Çocuğun saçının taranıp taranmadığı

            Hatalı üretilen parçalar

            Yanlış park edilen araçlar

            Şiddetli yağıştan sonra kar ve buzun temizlenip temizlenmediği

       

      Önemli Not: Bir davranışı kayıt etmek için harcadığınız çaba o davranışı gerçekten değiştirme isteğiniz ile yakından ilgilidir.

       

      3- FOTOĞRAF VE VİDEO İLE KAYIT

      Zaman zaman kalıcı ürünlerin daha da kalıcılığını sağlamak amacı ile fotoğraflar ve video kayıtları kullanılabilir.

      Örneğin: Tırnak yeme davranışını değiştirmeyi hedefliyorsanız. Düzenli aralıklarla öğrencinin ellerinin fotoğrafını çekebilirsiniz. Tırnak boyunu cetvelle ölçerek kayıt eder. Fotoğraf kanıtlarını kullanabilirsiniz.

      Bir başka örnek olarak öğrencilerin legolarla yaptıkları ürünleri fotoğraflayabilirsiniz.

       

      4- KONTROL LİSTELERİ İLE DAVRANIŞ KAYDI

      Öğretmenler tarafından kolayca kullanılabilir.

      Ancak kontrol listeleri oluşturulurken davranış yaptı/yapmadı, doğru/yanlış, uygun/uygun değil gibi kategorilere ayrılmalıdır. Özellikle güvenlik gerektiren işlerin kaydında uygundur.

      Çocukları kendi odalarını ya da masalarını temizlemeleri, bir tabağa yerleştirilecek yiyecekleri yeri ve sırası (yiyecek hazırlama) gibi davranışlar kayıt edilebilir.

       

       

      DAVRANIŞ KAYDI TEKNİKLERİ

       

      1- Kesin kayıt teknikleri

      –   Olay kaydı

      –   Süre kaydı

      –   Bekleme süresi kaydı

       

      Olay Kaydı:

       

      En pratik ve en kullanışlı kayıt etme süreçlerinden biri sıklık sayma ya da olay kaydıdır. Bu kayıt türünde gözlemci belirlenen gözlem zamanı boyunca oluşan davranışların kaç kez oluştuğunu sayar.

            Davranışları sayma;

            Davranışın açık başlangıç ve bitişi olduğunda oldukça kullanışlıdır. Eğer davranış bazen 10sn. Bazen de 10 dakika sürüyorsa olay kaydı bu tür davranışlar için uygun değildir.

            Davranış çok sık meydana geliyorsa, davranışı bütün bir zaman diliminde izlemedikçe saymak mümkün değilse olay kaydı uygun değildir.

       

      Süre Kaydı :

      Hedef davranışın ne kadar süre ile devam ettiğinin belirlenmesi amacıyla tutulan kayıtlardır. İki türü vardır.

            Gözlem süresinde gerçekleşen her bir davranışın süresi kayıt edilebilir.

            Gözlem süresinde gerçekleşen tüm davranışların toplam süresi kayıt edilebilir.

            Süre kaydı yaparken kronometreli ya da dijital bir saat en iyi araçtır. Zamanı gösteren video kayıtları incelenerek, süre kaydı yapılabilir.

            Süre kaydında, gözlemci davranışın tamamlanmasına en yakın saniye, dakika ya da çeyrek saati kayıt etmeyi tercih edebilir.

       

      Süre kaydında;

            Gözlem süreleri eşitse tepki süreleri doğrudan grafiğe işlenebilir.

            Gözlem süreleri eşit değilse tepki oranı hesaplanır.

            Teki oranı=tepki süresi/gözlem süresi

       

      Bekleme Süresi Kaydı

      Bazı durumlarda bir uyaranla davranışın başlaması ya da tamamlanması arasında geçen süreyi belirlemek önemlidir. Bekleme süresi kaydı süre kaydındaki ilkeler dikkate alınarak tutulur.

       

      Örnekler:

            Öğretmenin “yerine otur” demesinden sonra öğrencinin yerine oturması arasında geçen süre.

            Bir lokantada yemeklerin sipariş edilmesinden sonra yemek servisi arasındaki süre.

            Bir çağrının ulaşması ile cevaplanması arasındaki süre.

            “odanı temizle” yönergesi ile işin tamamlanması arasındaki süre. (Sürenin uygun olmadığı durumlarda gerekebilir)

       

      2- Yaklaşık kayıt teknikleri

       

      A- Zaman aralığı kaydı

      • Bütüncül zaman aralığı kaydı
      • Kısmi(parçalı) zaman aralığı kaydı

      B- Anlık zaman örneklemi kaydı.

       

       

      A- Zaman aralığı kaydı

            Gözlem süresi eşit zaman aralıklarına bölünerek, bu aralık içinde davranışın oluşup oluşmamasının kayıt edilmesidir. Örneğin: iki dakikalık bir gözlemde “Öğrencinin önündeki işe dikkat etmesi” kayıt ediliyor olsun,

       

      D

      D

      -

      -

      -

      D

      D

      D

      -

      -

      -

      D

       

      0 SANİYE           1 DAKİKA

                                                                                       

       

      Öğr. Gözlem süresinin %50’sinde işe dikkat etmiştir. 6/12 x 100= %50

       

       

      Bütüncül Kayıt

            Belirlenen zaman aralığı süresince, davranış devam ediyorsa o davranış “var” kabul edilir. Davranış aralık süresince devam etmiyorsa “yok” kabul edilir.

      Kısmi (parçalı) kayıt

            Belirlenen zaman arlığı içinde davranış gerçekleşmişse “var” kabul edilir. Davranışın gerçekleşme sayısı ya da süresi önemli değildir.

       

      B- Anlık Zaman Örneklemi Kaydı

       Gözlem süresi 5 -10 dakikalık zaman aralıklarına bölünür ve zaman aralığı sonunda gözlenerek davranışın gerçekleşip gerçekleşmediği kayıt edilir.

      Bu yöntem ile birden çok sayıda davranış aynı anda kayıt edilebilir.

      Anlık Zaman Örneklemi Veri Toplama Çizelgesi

      Gözlenen : Yavuz Doğan                                     Tarih:12.01.2006

      Gözleyen : H. Yusuf Kantarcı

      Hedef davranış:

       

                       5dk            10d      15dk         20dk              25dk     30dk

      Oyuncakla

      oynama

       

        _

      _

      +

      +

      +

      _

      Dışarıyı seyretme

      +

      +

      _

      _

      _

      _

       

      Tepki sayısı/gözlem sayısı X 100= Tepki yüzdesi

      Tepki sayısı/gözlem sayısı= Tepki oranı

       

       

      UYGUN DAVRANIŞLARIN ARTTIRILMASI

       

      PEKİŞTİRME

       

            İzlediği davranışın gerçekleşme olasılığını arttıran veya davranışın sürmesini sağlayan uyaranların ortama eklenmesi veya çekilmesi sürecine pekiştirme denir.

       

            İki türü vardır;

      –   Olumlu pekiştirme

      –   Olumsuz pekiştirme.

       

      OLUMLU PEKİŞTİRME

            Olumlu pekiştirme, bir davranışı izleyen durumda ortama bir uyaranın eklenmesiyle o davranışın ileride yapılma olasılığının arttırılmasıdır.

            Olumlu pekiştirmede yer alan uyarana pekiştirici uyaran ya da pekiştireç adı verilir.

       

       

       

      PEKİŞTİREÇLER İKİ BAŞLIK ALTINDA İNCELENEBİLİR.

       

      –   Öğrenilmemiş pekiştireçler (birincil pekiştireçler)

      –   Öğrenilmiş pekiştireçler (ikincil pekiştireçler)

       

       

      Öğrenilmemiş pekiştireçler (birincil pekiştireçler)

       

            Doğal yaşamı sürdürmek için gerekli olan ve biyolojik önem taşıyan uyaranlardır.

            Bu uyaranlar öğrenilmemiştir ve yaşamsal önemleri vardır.

            Örneğin; yiyecekler, içecekler, barınma, uyku vb.

      Not: yiyecek içecek türü pekiştireçler küçük çocuklarda ve işlevde bulunma düzeyi sınırlı olan bireylerde etkilidir ancak eğitim ve işlevde bulunma düzeyi arttıkça önemlerini yitirirler.

       

       

      Öğrenilmemiş pekiştireçlerin özellikleri

      1. Etkileri bulundukları durumlara göre değişiklik gösterir. Örneğin;karnı tok bir çocuk için yiyecek etkili olmayabilir.
      2. Sunulmaları iyi planlanmadığında “doygunluk” ya da “yoksunluk” yaratabilirler.
      3. Pekiştireç olma özelliklerini hiçbir zaman yitirmezler çünkü yaşamsal gereksinimdirler.
      4. Yiyecek pekiştireçleri diyetli birey için titizlikle seçilmelidir.
      5. Doygunluğu ve hızlı tüketimi önlemek için az miktarda sunulmalıdırlar.

       

      Yarar ve sınırlılıkları

            Yararları :

                            Öğretim gerektirmezler. Ancak ikincil pekiştireçlerle birlikte kullanılması önerilebilir.

            Sınırlılıkları:

                            Doygunluk oluşturabileceğinden uzun süre etkili olmayabilir.

                            Her zaman her yerde kullanılması kolay olmayabilir, her zaman her yerde temini mümkün olmayabilir.

       

      Öğrenilmiş pekiştireçler (ikincil pekiştireçler)

       

            Yaşamsal bir önem taşımamalarına rağmen davranışların arttırılmasında ve sürdürülmesinde etkili biçimde kullanılabilirler.

            Birincil pekiştireçlerle kullanımı sonucu tek başlarına pekiştireç olma özelliği kazanabilirler.

      Yararları ve sınırlılıkları

            Yarar:

                            Ulaşılması ve uygulanması her zaman her yerde kolaydır.

                            Kolayca çeşitlendirilebilir.

            Sınırlılık:

                            Birincil pekiştireçlerle birlikte kullanılarak öğretim sürecinden geçmesi durumu sınırlılık olarak ifade edilir ancak öğrenilmiş pekiştireçlerin yararı çok daha fazladır.

      Öğrenilmiş Pekiştireç Türleri:

       

      1. 1.    Sosyal pekiştireçler

       

      Sözsüz ifadeler: Gülümseme, alkışlama, baş ile onaylama, göz kırpma.

      Bedensel iletişim: kucaklama, başını okşama, sırtını sıvazlama, yüzüne dokunma.

      Sosyal ortamlarda yakınlık: Öğretmen masasının yakınına oturma, yemek saatinde yan yana oturma, birlikte sınıf panosunu yerleştirme.

      Ayrıcalık tanıma:Bahçede oynamasına izin verme, sınıf defterini okul müdürüne götürme.

      Övgü sözcükleri ya da sözcük grupları: aferin, ne kadar güzel, bunu sen mi yaptın,  çok iyi bir iş v.b.

       

      2-Etkinlik pekiştireçleri:   Şarkı söylemek, yap-bozla oynamak, şiir okumak gibi sözel ya da bedensel bir uğraşı gerektirirler. (Az yeğlenen bir etkinliğin ardından çok yeğlenen bir etkinliğin yapılmasına izin vermek, az yeğlenen etkinliğin yapılmasını artırır. [Premack ilkesi])

       

      3. Nesnel Pekiştireçler:

      Oyuncak ya da araç-gereç ve materyaller.

       

      4. Sembol pekiştireçler:

       Kendi başlarına anlamı olmayan ama başka pekiştireçlere dönüştürülebilen sembollerdir. Para, gazete kuponları, yıldızlar, jeton gibi.

       

      OLUMSUZ PEKİŞTİRME

       

                            Bir davranışı izleyen durumda ortamdaki itici uyaranın çekilmesiyle, o davranışın yapılma olasılığını artırılmasıdır. Örneğin: Açık pencereden gelen gürültünün işe dikkat davranışını engellemesi durumunda pencerenin kapatılması ile bu davranışın artması olumsuz pekiştirmedir.

                            Ortamda bir itici uyaranın varlığını gerektirdiği için eğitim ortamlarında sıkça yer verilmesi uygun değildir. Çünkü olumsuz pekiştirme itici uyaran üzeride yoğunlaşır. Dolayısıyla kaçma ve kaçınma davranışlarını artırır.

       

      Pekiştirme kuralları

       

      1. Pekiştirme uygun davranışa bağımlı olmalıdır.
      2. Pekiştirme uygun davranışın hemen ardından sunulmalıdır.
      3. Programın başlangıç ve edinim aşamalarında davranış sürekli pekiştirilmelidir.
      4. Etkili pekiştireçler kullanılmalı ve pekiştireçler çeşitlendirilmelidir.
      5. Pekiştireçler etkili pekiştireç tarifeleri kullanılarak uygulanmalıdır.
      6. Pekiştireçler uygulayıcı tarafından kolay bulunulabilmeli ve kullanımı kolay olmalıdır.
      7. Pekiştireç öğrenci için etkili,  yaşına cinsiyetine ve ilgilerine uygun olmalıdır.
      8. Pekiştireç doygunluk sağlamamalıdır.
      9. “Seni sevmem”,”Seni terk ederim”...vb. ifadeler pekiştireç olarak kullanılmamalı.

       

      Pekiştirme Tarifeleri

       

      Pekiştirme kurallarından birisi de etkili pekiştirme tarifelerinin kullanılmasıdır. Pekiştirme tarifeleri şöyle gruplanır:

       

      1.Sürekli pekiştirme

      2.Aralıklı pekiştirme

                            a.Oranlı pekiştirme

                              a-1 Sabit oranlı pekiştirme (SOP)

                              a-2 Değişken oranlı pekiştirme (DOP)

                            b.Süreli pekiştirme

                              b-1 Sabit süreli pekiştirme (SSP)

                              b-2 Değişken süreli pekiştirme (DSP)

       

       

      1.Sürekli pekiştirme

                            Davranışın her oluşmasının pekiştirilmesidir.

       

      2. Aralıklı pekiştirme

       

      a) Oranlı Pekiştirme

       

      a-1 Sabit oranlı pekiştirme

          Sabit bir oran belirlenir. Davranış belirlenen oranda gerçekleştiğinde pekiştireç sunulur. Örneğin: SOP ile pekiştirilen bir davranışta;

         2., 4., 6. davranışlar pekiştirilir.

       

      a-2 Değişken oranlı pekiştirme

      Davranışı pekiştirmek üzere bir oran belirlenir ve bu oran değişken olarak uygulanır. Örneğin; Çocuğun “lütfen” deme davranışı DOP ile pekiştiriliyorsa, ilk üç davranıştan herhangi biri, ikinci üç davranıştan herhangi biri gelişigüzel pekiştirilir. Uygulayıcı açısından bu tarifeni uygulanması zordur. Ancak pekiştireci ne zaman geleceği açıkça belli olmadığı için davranışın kalıcılığını sağlamada etkilidir.

      L L L / L L L / L L L / L L L       (lütfen deme)

      +            +         +            +       (pekiştirme oranı)

      b)  Süreli pekiştirme

      Süreli davranışlarda, davranışın süresi artırılmak istendiğinde belli bir zaman aralığı içinde davranışın gerçekleşmesi pekiştirilir.

       

      b-1 Sabit Süreli Pekiştirme (SSP)

                            Sabit bir zaman aralığı içinde davranışın gerçekleşmesi pekiştirilir. İki şekilde uygulanabilir. Örneğin: Cemal  yerinde oturma davranışı için SSP5 ile pekiştiriliyor olsun. Cemal 9.00’da derse gelir ve yerine oturur. 9.05’te pekiştireç kazanır. Davranış devam ederse 9.10 ve 9.15’de de pekiştireç kazanabilir. Bir başka uygulama biçiminde, Cemal 9.00-9.05 arasında yerinde oturduğu için 9.05 te pekiştireç kazanır, fakat 9.07 de yerinden kalkar. 9.09 da yeniden oturur. 5 dakikalık pekiştirme süresi 9.09 dan başlar yani hiç yerinden kalkmazsa 9.14’de pekiştireç kazanabilir.

       

      b-2 Değişken Süreli Pekiştirme

      Davranışın pekiştirilme süreleri değişkendir. Davranışın belirlene zaman aralığı içinde gelişigüzel pekiştirilmesini içeri Örneğin DSP15 uygulanıyorsa. 15 dakikanın ortasında , başında, sonunda pekiştireç sunulur. Örneğin 9. dakikada,  17. dakikada, 35. dakikada v.b.

       

       

      UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLARIN AZALTILMASI

       

            Davranışları azaltma teknikleri, bir davranışın ileride oluşma olasılığını azaltmak ya da ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan teknikleri ifade eder.

            Uygun olmayan davranış, bireyin hem kendisi hem de çevresine zarar veren ve bireyin sosyal yaşama uyumunu zorlaştıran davranışlar olarak tanımlanabilir.

            Davranışın azaltılması gerektiğine karar vermek için sıklık, süre, yoğunluk ve bekleme süresi  olmak üzere dört farklı davranış özelliğine dikkat etmek gerekir.

            Bir başka deyişle bir davranışın süresi, sıklığı, yoğunluğu ve davranışa başlama süresi azaltılabilir.

            Sıklık: Bir davranışın belirli bir süre içinde yapılma sayısı değerlendirilir. Örneğin; bir öğrenci ders süresince 5 kez tuvalete gidiyorsa sık yapılan ve sıklığı azaltılması gerekli bir davranış olarak ifade edilebilir.

            Süre: Bazı davranışlar sayılamaz ancak süresi değerlendirilebilir. Bu durumda süre dikkate alınır ve davranışın oluşum süresi azaltılabilir. Örneğin; öğrenci tahtayı 1 dakikada silmesi gerekirken 5 dakikada işini bitiriyordur. O halde tahtayı silme süresi azaltılabilir.

            Yoğunluk: Oluşan davranışın şiddeti ya da güçüyle ilgilidir.örneğin; öğrenci defterini öyle güçlü bastırarak siliyordur ki sayfası deliniyordur. Burada silgiyi kullanma şiddeti azaltılabilir.

            Bekleme süresi: Davranışım başlaması için verilen yönerge sonucunda davranışın başlamasına kadar geçen sürenin uygunluğu değerlendirilir. Örneğin; öğrenci zil çaldıktan 5 dakika sonra sınıfa girmektedir. Öğrencinin sınıfa girme süresi azaltılabilir.

       

       

      Uygun olmayan davranışları azaltmada olumlu yaklaşımlar:

       

       

       

      En ılımlı

       

      En az ılımlı

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Uygun olmayan davranışları önleme

       

            Uygun olmayan davranışla ilgili çevresel koşulları belirlemek ve bu koşulları değiştirmek davranışları azaltabilir. Uygulayıcı davranışı izleyerek davranış öncesindeki ön uyaranları kontrol ederek davranışın oluşumunu engelleyebilir.

            Ayrıca davranışın sonuçları da davranışın artmasına neden olabilir. Davranış sonucundaki uyaran pekiştirici özellik taşıyıp taşımadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.

       

       

      Uygun olmayan davranışları önleme için kullanılabilecek yollar

       

      1-Davranış zincirini durdurma

            Yakınlık kontrolü

            Şakayla karışık kontrol

            Beklenen davranışa ilişkin öğretimsel kontrol ve yönergeler sağlamak

            Problem çözme fırsatı yaratma

            Uyaran değişikliği

       

      2-Sınıfta ortaya çıkabilecek uygun olmayan davranışları önleme

      v  Öğrencileri beklentileri konusunda bilgilendirme

      v  Olumlu öğrenme iklimi oluşturma

      v  İlginç (anlamlı) öğrenme deneyimleri sağlama

      v  Tehditten kaçınma

      v  Tarafsız davranma

      v  Kendine güven sergileme ve ve öğrencilerde  oluşturma

      v  Öğrencilere olumlu atıfta bulunma

      v  Sınıftaki fiziksel düzenlemelere dikkat etme

      v  ve zaman  ayırma

      v  Olumlu modeller kullanma

      v  Serbest zamanları sınırlandırma

       

      3- Akran etkileşimi

                            Akranlarla etkileşim sağlama amacı bireyde uygun olmayan davranışların ortaya çıkmasını engelleyebilir. Bu strateji öğrencinin akranlarıyla etkileşimini arttırır, çözüm üretmek için fırsatlar yaratır. Ayrıca uygun olmayan davranış  akran etkileşimiyle okulda çözülür ve diğer yöntemlere göre daha çok pekiştireç sağlayıcı olması nedeniyle davranışın sürekliliği de sağlanabilir.

       

      AYRIMLI PEKİŞTİRME

       

      n  Ayrımlı pekiştirmede, uygun olmayan davranışların azaltılması için uygun davranışın artması ya da sürdürülmesi iki temel pekiştirme ilkesine dayanır.

      n  Birincisinde davranış uygun ayırt edici uyaranı izlediğinde pekiştirilir. Örneğin: sınıf içinde konuşma bazı koşullarda uygun bazı koşullarda uygun olmayabilir. Bu durumda sınıf içinde konuşma belli bir uyaranın (öğretmenin soru sorması gibi) varlığında pekiştirilirken diğer durumlarda pekiştirilmez.

      n  İkinci uygulamada ise diğer davranışlar görmezden gelinirken bir hedef davranış pekiştirilir. Böylece pekiştirilen davranış artarken görmezden gelinen davranış azalır.

      Örneğin: “Öğretmenim, ben” diyerek parmak kaldırma davranışı görmezden gelinir.  Herhangi bir olumlu davranış pekiştirilir. 

      n  Ayrımlı pekiştirmenin anahtarı yine pekiştirmeden geçer.

       

      SÖNME

       

      Sönme, daha önceden pekiştirilen bir davranıştan pekiştirmenin geri çekilmesi yoluyla hedef davranışın yoğunluğunun ve/veya sıklığının dereceli olarak azaltılması sürecidir.

      Örn: Öğrenci sürekli yerinden kalkarak ve sınıfta gezinerek, öğretmeninin “yerine otur” demesi ile geçici bir süre yerine oturur. Bu döngü tekrarlanmaya başlar. Yani çocuk tekrar yerinden kalkar, öğretmen yerine otur der.

      Sönme, uygulayıcının bir pekiştirme biçimi olarak normal koşullar altında dikkati toplayan davranışı görmezden gelmesidir.

       

      Sönme Uygulanmayacak Problem Davranışlara örnek olarak parmak emme, saldırganlık gibi davranışları verebiliriz.

      Sönme Patlaması: Sönme patlaması sönme uygulamasının başlamasından sonra hedef davranışın yoğunluğunun veya sıklığının geçici olarak artmasıdır.

       

       

      Sönme tekniğini uygularken izlenecek basamaklar

            Hedef davranışı izleyen bütün pekiştireçler belirlenir.

            Hedef davranışı izleyen bütün pekiştireçler geri çekilir.

            Hedef her yapıldığında görmezden gelinir.(TUTARLI OLUNMALI)

            Sönme uygulaması süresince uygun davranışları pekiştir.

            Kendiliğinden geri gelme ve sönme patlaması yaşandığında tutarlı olunmalı.

            Uygulayıcı dikkatinin uygun davranışlar üzerinde olduğunu göstermeli ve öğretmeli.

      Sönmede Dikkat Edilmesi Gerekenler

         1.  Davranış her yapıldığında görmezden gelinmelidir.

         2.  Uygulayıcı ve çocukla ilgili diğer kişilerin de birbirleriyle tutarlı olması kesinlikle şarttır.

         3.  Pekiştirme kaynağı kontrol edilemiyorsa,  sönme etkili bir yöntem olmayabilir.

       

      Sönmenin avantajları;

      Sönme, sözel ya da bedensel zorlama kullanmaksızın uygun olmayan davranışların azaltılmasında etkili olabilir.

                             

      Sönme, bir ceza uygulaması değildir.   

      Uygun olmayan davranış görmezden gelinirken uygun olan davranışların pekiştirilmesi sönme sürecinin en önemli öğesidir.

       

      TEPKİNİN BEDELİ

       

            Tepkinin bedeli, uygun olmayan davranışı izleyen biçimde, elde ettiği ödüllerin (yıldız, gülen yüz) geriye alınmasıdır.

      Örnek:    Sınıf başkanlığını elinden alma,

                              Müzik dersinde şarkı söyletmeme

                              Sınıf defterini imzalatmaya göndermeme vs.

      Tepkinin bedelinin avantajları;

      • Sembol pekiştirme ve diğer olumlu pekiştirme uygulamaları ile birlikte kullanılabilir.
      • Evde ve okulda kolayca kullanılabilir.
      • Tepkinin bedeli uygulaması davranışları azaltmada hızla etki gösterir. Etkisi uzun dönemlidir.
      • Tepkinin bedeli sürecinde uygulamacı değişmesi gereken davranışlara odaklanır.
      • Tepkinin bedeli sürecinde uygun olmayan davranış ile pekiştirecin geri alınması arasında küçük bir gecikme vardır.

       

      MOLA

       

            Mola uygun davranışın ardından belirli bir süre pekiştirme kaynaklarından uzaklaştırılmasıdır.

            Mola temelde iki biçimde uygulanır.

      –   Pekiştireçlerin çocuktan uzaklaştırılması

      –   Çocuğun pekiştirme kaynaklarından uzaklaştırılması

       

      Mola kullanımı için öneriler

            Mola kullanımı, olumlu pekiştirme uygulaması ile eşleştirilmelidir.

            Çocuk, bulunduğu ortamın ve etkinliklerin mola alanındakinden daha cazip olduğunu algılamalıdır.

            Uygulayıcı mola uygulamasının etkisini değerlendirip etkisiz ise devam etmemelidir.

            Uygulayıcı, mola tekniğini çocuktan kurtulma amacıyla kullanıp  mola uygulamasını suiistimal etmemelidir.

            Mola süresi çok uzun tutulmamalıdır.

            Mola alanının pekiştirici özelliği olmamalıdır.

            Mola saldırgan çocuklar için etkili olabilirken içine kapanık çocuklar için kullanılmamalıdır.

       

       

      Molanın Avantajları

            Mola ve olumlu pekiştirme süreçlerini bir arada kullanmak kolaydır.

            Mola süreçlerinin etkisi oldukça hızlıdır ve bu etki uzun sürelidir.

            Çocuğu eğitim ortamından uzaklaştırmadan da mola uygulamaları yapılabilir.

            Çok zorlayıcı davranışların (saldırganlık gibi) azaltılmasında önemli bir seçenektir

       

      Mola’nın potansiyel yan etkileri ve dezavantajları;

            Çocuğun pekiştireç bulamayacağı bir alana gönderilmesi, uygulayıcı için olumsuz  pekiştirme etkisi yaratabilir.

            Mola süresi uygulayıcı tarafından uzatılarak, mola suiistimal edilebilir.

            Çocuklar arasında ki bireysel farklılıklar dikkate alınmazsa, çocukların birinin   diğerine karşı pekiştirilmesi ya da cezalandırılması olarak algılanabilir.

            Çocuk başka uygun olmayan davranışlar sergileyebilir.

            Çocuğun eğitim ortamından uzaklaştırılması akademik performansı olumsuz etkileyebilir.

       

      DÜZELTME (ONARMA)

            Düzeltme uygulamasında çocuk çevreyi uygun olmayan davranış öncesindeki durumuna getirmesidir.

            Onarıcı aşırı düzeltme ve olumlu aşırı düzeltme olmak üzere iki şekilde uygulanır.

       

      Onarıcı aşırı düzeltme

            Onarıcı aşırı düzeltme çocuğun uygun olmayan davranış sonrasında ortamı düzenlenmesinin üstüne daha fazla görevler eklenerek bir tür ceza verilmesidir.

         Örn: Duvarı karaladığında tüm duvarı temizletmek.

            Onarıcı aşırı düzeltme uygulaması uygun olmayan davranış üzerinde odaklanması nedeniyle olumsuz davranışı azaltma yerine arttırma etkisi olabilir.

       

       

      Olumlu aşırı düzeltme

            Olumlu aşırı düzeltme problem davranışın o ortam içinde olması gereken şeklinin bireye yaptırılması olarak uygulanmaktadır.

         Örn: Duvarı çizen çocuğa kağıt kalem vererek bazı şekilleri kopya ettirmek.

       

      BEDENSEL CEZA

       

      Cezadan kaçınmanın pek çok  nedeni vardır

            Ceza davranışı azaltmaz, sadece baskılar yani cezanın varlığında ortaya çıkmasını engeller.

             İyi ve haklı nedenlere dayanmayan ceza başka davranış sorunlarına yol açar. (Korku, kaygı ve saldırganlık gibi).

            Cezanın etkisi ceza vereni pekiştirebilir.

            Ceza uygun davranışın ne olduğuna ilişkin bir ipucu sağlamaz. Ceza veren kişinin saldırganlığı ceza alan ve bunu izleyen çocuklar için olumsuz bir modeldir.

            Ceza cezalandırılan çocukta dargınlık ve içe kapanma gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir.

            Ceza olumlu iletişim kurma fırsatlarını engeller.

            Ceza güçlünün haklı olduğu imajı yaratabilir.

            Cezalandırılan çocuğun akademik çalışmalara yönlendirilmesi güçleşir. Bu da ikinci bir cezayı başarısızlığı getirir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Örnek :

       

      PROBLEM DAVRANIŞ İÇİN OLUMLU DAVRANIŞ DESTEĞİ PLANI

      PLANI

      Öğrenci : Adem Ceren

      Sınıfı : 2-B

      Programı uygulayan :  Mahmut ÇAPAR

      Program tarihi : 13 / 10 / 2005

      PROBLEM DAVRANIŞIN TANIMLANMASI

      A ) Tanım : Sınıfta gezinme. Günde en az iki defa, ortalama sekiz dakika süresince sınıfta gezinme davranışını göstermektedir.

      B ) Davranış öncesi : Yerinde öne-arkaya, sağa-sola  sallanmaya başlar, ağlar, yere uzanır       ( masaya başını koyar ).

      C ) Davranışı ortaya çıkaran değişkenler : Yapılan etkinlikte başarısız olduğunda, kendisiyle ilgilenilmediğinde ( sürekli kendisiyle öğretim yapılsın, konuşulsun istiyor. ) ve engellenildiğinde  ( oynamakta olduğu materyal elinden alındığında ) problem davranış ortaya çıkabiliyor.

      D ) Sıklığı / yüzdesi : Problem davranış bir gün boyunca ortalama iki defa ortaya çıkıyor; davranış ortalama olarak sekiz dakika sürüyor.

       

       

      UYGUN ALTERNATİF DAVRANIŞIN TANIMI

      A) Tanım : Dikkat çekmek için etkinliği bırakmak yerine; parmak kaldırabilir, isteğini sözel olarak ifade edebilir. ( ör: öğretmenim ödevime bakar mısın, ödevimi yapamıyorum yardım eder misin ? vb. ) Etkinliklerde başarısız olduğunda öğretmenden yardım, etkinlik tekrarı isteyebilir ( öğretmenim yapamıyorum diyebilir, yeniden oynayabilir miyiz diye sorabilir. )

      B ) Öğretim yöntemi :  Alternatif davranışlar ödüllendirilerek, problem davranışlar görmezden gelinerek öğretilir. Ör: Sırasında oturup, öğretmeni dinlediği durumlarda bu davranışı vurgulanarak ödüllendirilir, sınıfta gezindiği durumlarda ise hiç ilgilenilmez, gezinme davranışına ödül olacak hiçbir uyaran verilmez.

       

       

      ÇEVRESEL DÜZENLEMELER

      A ) Daha uygun ve bağımsız olabilmesi için öğrenciye gerekli beceriler:

            Parmak kaldırarak söz hakkı isteme

            İsteklerini sözel olarak ifade edebilme

            Sıra bekleme ( oyun etkinliklerinde, sırası gelince oynaması ).

      B ) Baş etme becerileri :

            Başarısızlığı kabullenme, başarısızlığı gidermek için yeni yollar deneyebilme.

            Sırasını bekleme, sırası geldiğinde harekete geçme.

      C ) Sınıf / okul düzenlemeleri : Problem davranışa neden olabilecek materyaller öğretim süreci için gerekli değillerse, ortamdan kaldırılmalıdırlar. Etkinliklerde başarısız olduğunda, başarısızlığı çevresindeki kişiler ( öğretmenler, öğrenciler, stajyerler ) tarafından vurgulanmamalı, başarısızlığı hiçbir şekilde espri konusu yapılmamalı.

       

       

      ÖĞRETİM

      A ) Pekiştireçler :

      Hoşlandığı

            Sosyal : Aferin, çok güzel olmuş vb.

            Simgesel : Defterine yıldız atmak, pekiyi yazmak.

            Birincil : Cips, kraker, gofret.

            Etkinlik : Top ile, oyuncak arabalarla, kumla oynamak.

      Hoşlanmadığı

            Etkinliklerde başarısız olma.

            Etkinlik dışı bırakılma.

            Sevdiği materyalin elinden alınması.

      B ) Pekiştireç tarifesi : Önce sürekli pekiştirme daha sonra zaman aralıklı pekiştirme  ( sabit / değişken oranda ) tarifesi kullanılacak.

       

      YÖNTEM

      A ) Yöntem : Olumlu davranışların pekiştirilmesi, problem davranışların görmezden gelinmesi. Alternatif davranışlar pekiştirilerek öğretilecek. Pekiştireçler zamanla geri çekilecek, davranışın genelleştirilmesi sürecine geçilecek.

      B ) Yöntem için gerekçe : Alternatif davranışlar kazanıldığında (yerinde oturma, isteklerini sözel olarak ifade etme ) problem davranışlar azalacaktır. Etkinliği bırakmanın, yerinden kalkıp gezinmenin hiçbir pekiştirecini öğrenci görmeyecek, yerinde oturmanın etkinliği sürdürmenin pekiştireçlerini görecektir. Pekiştirilen, yerinde oturma davranışının sıklığının / süresinin artması düşünülmektedir. Pekiştirilmeyen, görmezden gelinen sınıfta gezinme davranışının ise sıklığının / süresinin azalacağı düşünülmektedir.

       

       

      Örnek:

       

      KAYIT TUTMA
      Veri toplama yöntemi : Anlık zaman örneklemi kayıt formu

       

      UYGULAYACAK KİŞİ

      n  Programı iki sınıf öğretmeni ve iki stajyer uygulayacak. Programın uygulanabilmesi için sınıfta bulunan bütün öğretmenlerin programdaki hedefleri bilmesi ve hedeflere ulaşmada gerekli davranışları göstermesi gerekmektedir.

      n  Uygulanan programdan öğrencinin ailesi de haberdar edilerek, programın aile tarafından da desteklenmesi sağlanacaktır.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

                                                                

       

       

       

       

      1. IV.     BÖLÜM

       

      Aile   Eğitimi

       

       

       

       

       

       

       

      AİLE EĞİTİMİ

       

      Giriş

       

            Her aile bir bebek beklerken o bebeğe ilişkin hayaller kurar ve engelli bir çocuğun dünyaya gelmesi ihtimali hiç düşünülmez.

            Yapılan tüm hazırlıklar normal bir bebek içindir. Ana-baba dışında ailenin tüm fertlerinin de beklentisi aynı şekildedir.

            Doğumdan önce bir çok ailenin engellilik ile ilgili bilgileri oldukça azdır.

            Doğum öncesi dönem boyunca bir çok ailenin en büyük korkularından biri de engelli bir çocuk dünyaya getirme ihtimalidir. Bu nedenle aileler “kız erkek fark  etmez eli ayağı düzgün olsun” gibi sözlerle beklentilerini ifade ederler.

            Bir çocuğun doğumu aileyi gerek yapısal, gerek gelişimsel, gerekse işlevsel olarak etkiler.

            Çocuğun doğumuyla duyulan mutluluk ve sevinç bu değişimlerin olumsuz etkilerinden aileleri korur.

            Çocuğun özürlü olması durumunda ise sevinç ve mutluluğun yerini yoğun bir yas duygusu alabilir.

            Aile böyle bir çocuğun doğumuyla çok karmaşık bir psikolojik durum içine girmektedir.

       

      ÖZÜRE UYUM SÜRECİNDE AİLELERİN GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR

      1. Aşama

            Şok

            İnkar  

            Keder ve Çöküntü (depresyon)

      2. Aşama

           * Karışık Duygular

            Suçluluk

            Kızgınlık

            Utanma

      3. Aşama

            Kapı Kapı Dolaşma

            Anlaşma

            Uyma ve Yeniden Düzenleme

            Kabul ve Uyum

       

      I.   Aşama:

            Şok: Anne-baba inançsızlık ve çaresizlik içinde olayı bir türlü kabul edemez. Özellikle anne ağlama krizleri içinde gerçek bir trajedi yaşar.  Bu şok evresi çok kısa ya da uzun sürebilir. Bu evrede ebeveyn yakın çevresi ile etkileşimini tamamen kesmiş durumdadır.

       

            İnkar: Bazı anne-babalar çocuklarındaki bu farklılığı kabul etmeyerek uzmandan uzmana dolaşır, çareler arayarak çocuklarının iyi olabileceği umudunu taşırlar.

      Bir koruma biçimi olan inkar, bilinmeyen korkusundan ve çocuğun gelecekte neler   yapabileceğinin belirsizliğinden kaynaklanmaktadır.

                  Anne-baba bu devrede kendilerini ifade etmekte de çok zorluk çekmektedir.

       

            Keder ve Çöküntü (Depresyon): Yaşanması gerekli olan bu tepki, gerçeğin farkına varmaya doğru bir gidişi oluşturur.

      Ancak aşırı yas ve depresyon bazı ailelerde hayat boyu sürebilir. Bu dönemde aileler, çevresiyle ilişkilerini minimum düzeye indirir ve normal çocuk özlemi duyarlar.

      Aile, tüm çabalarına rağmen, çocuklarının özürlülük durumunun ortadan kalkmadığını farketmekte; yoğun bir üzüntü ve keder duygusu içinde kendisini umutsuz hissetmektedir

       

      II. Aşama

            Karışık duygular: Sevgi ve kızgınlık duygularının bir arada yaşanmasıdır. Aileler bu duygu ile ya kendilerini özürlü çocuklarına tam adarlar ya da reddederler. Özürlü çocuk gerçeğini kabul etmeyerek ondan yapabileceğinin fazlasını isterler. Ya da sadece çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılayıp, duygusal ihtiyaçlarını görmezden gelirler.

            Suçluluk: Ailenin yaşadığı duygular arasında üstesinden gelinmesi en zor olan belki de suçluluk duygusudur.

            Aileler şu ya da bu şekilde çocuğun özrüne neden olduklarını ve geçmişteki hataları için cezalandırıldıklarını düşünürler.

            Gerçekçi olmaksızın sadece “bu niye bizim başımıza geldi” diye yakınırlar.

            Aileler çocuklarının özürlü olmasına ilişkin gerçekçi olmayan düşüncelere kapılabilirler.

            Kızgınlık: Kızgınlık, ailelerin özürlü çocuklarını kabule giden yolda önemli bir engeldir. Aile, niye bana oldu? Neden bizim başımıza geldi? Sorularına cevap aramaktadır. Ayrıca, kızgınlık duygularını uzmanlara, öğretmenlere, terapistlere yansıtarak onları suçlamaya başlar.

            Utanma: Aileler çocuklarındaki özrü, kendilerinin bir özrü olarak algılamaktadırlar.Bu nedenle bazı anne-babalar çocukla birlikte dışarıya çıkmak istemezler ve çoğunlukla eve kapanmayı tercih ederler.

            Çoğu zaman toplumun çocuklarına gösterdiği, ret, acıma ve garipseme duygularıyla baş etmeye çalışırlar.

       

      III. Aşama

            Kapı kapı dolaşma ve Anlaşma: Bu dönemde aile, çocuğunun özrünü ortadan kaldırmanın yollarını arar.

            Aile için önemli olan çocuğun normal hale gelmesidir. Aile bunu gerçekleştirebileceğini umduğu herkesle anlaşmaya girebilir. Bu kişi tıp doktoru, uzman, sihirli güçleri olduğu sanılan biri, hatta Tanrı olabilir. Anlaşma çoğu kez “eğer çocuğumu iyileştirirsen, ben de....” şeklinde olmaktadır. 

            Kapı kapı dolaşma suçluluk ve çaresizlik duygularının bir yansıması olmaktadır

            Uyma ve Yeniden Düzenleme: Aile artık farklı özelliğe sahip bir çocuğu olduğunu ve neler yapabileceğinin gerçekçi bir biçimde düşünmeye ve çocuklarıyla daha etkili, verimli bir ilişki düzeyi oluşturmaya çalışır. Tabi bu da aile bireylerinin olumlu yaklaşım ve iletişimiyle yakından ilgilidir. Bazı aileler birbirine destek olurken, bazıları da birbirinden uzaklaşabilirler.

            Kabul ve Uyum: Aileler bu duyguları yaşadıkça, kendileri ve çocukları hakkında çok şeyler öğrenirler. Böylece yalnız çocuklarını değil, kendilerinin de zayıf ve kuvvetli taraflarını kabul etmeye başlarlar. 

       

      Kardeşlerin Yaşadığı Duygular Ve Gösterdikleri Tutumlar

            Kızgınlık

            Kıskançlık

            Düşmanlık

            Suçluluk

            Keder

            Korku

            Utanma

            Reddetme

            Kabul ve Uyum         

       

            Özürlü çocuğu olan anne-babaların geçirdikleri aşamalar bir noktaya kadar benzerlik göstermekle birlikte anne-babalar zaman zaman bu aşamalar arasında gidip gelebilirler ya da bir aşamaya takılıp kalabilirler. 

       

      Aile Tepkilerini Etkileyen Değişkenler;

            Ailelerin sorunla başa çıkma kapasiteleri,

            Ailenin büyüklüğü ve kültürel yapısı,

            Anne-babaların kişilik özellikleri,

            Eşlerin birbirlerine ne ölçüde yakın ve destek oldukları,

            Anne-babaların evlilik uyumları,

            Dini inanışları,

            Yakın çevrenin ve toplumun özellikleri,

            Aile bireylerinin sosyoekonomik düzeyleri,

            Doktorların davranışları,

            Çocuğun cinsiyeti, özrünün türü ve derecesi, gibi faktörler etkilemektedir.

       

      Aynı zamanda toplumun ve devletin bu çocuklara ve ailelerine verebildiği  hizmetlerle servislerin niteliği ve niceliği de önemli olmaktadır.

       

            Aldıkları destek hizmetler

            Alınan ilk danışmanlık, ilk bilgiler

            Toplumdaki bireylerin tepkileri ve hazır bulunuşluk düzeyleri,

       

      AİLE EĞİTİMİ

      Aile Eğitimi

            Çocuğun doğduğu andan itibaren ilk sosyal çevresi ailesidir.

            Çocuğu en iyi tanıyan ve çocukla en çok beraber olan ve gelişimsel süreci boyunca çocuğu en çok destekleyen yine ailesidir.

            Çocuğun gelişimi ve eğitiminde doğal eğitimci rolünü üstlenen anne- babaların önemi uzun yıllar göz ardı edilmiş, eğitimde uygulayıcı olmaktan çok bilgi alıcı rol oynamışlardır.

      Aile eğitimi çalışmalarında;

            Anne babaların çocuklarına beceri öğretebilmeleri,

            Varolan problem davranışlarla başa çıkabilmeleri,

            Çocuğu daha iyi kontrol edebilmeleri,

            Çocukla ilişkilerini olumlu yönde geliştirebilmeleri hedeflenir.

            Aile eğitimi çalışmalarının odak noktası, çocuk ve çocukla olan ilişkilerdir.

       

      AİLE EĞİTİMİNİN AMAÇLARI

       

      1.   Ailelerin çocuğun doğum öncesi doğum sonrası gelişimi ve eğitim konusunda bilgilenmelerini sağlamak

      2.   Her yaşın gelişim özelliğine göre çocuklarını tanımalarına yardımcı olmak

      3.   Çocuğun her alandaki gelişimin desteklemelerine ve hızlandırmalarına doğrudan katılımlarını sağlamak

      4.   Aileleri çocukları ile neden-sonuç ilişkisine

           dayalı sözel iletişim kurmanın önemi konusunda bilinçlendirmek

      5.   Aileleri Çocuk Yetiştirme tutumları konusunda bilgilendirmek ve çocuklarına karşı hatalı tutum ve davranışlarının değiştirilmesini sağlamak

      6.   Çocukların kazanılmış davranış ve alışkanlıklarını değiştirme yollarını öğretmek

      7.   Ailelere, çocuk sağlığı, beslenmesi ve cinsel eğitim konusunda yardımcı olmak

      8.  Aile bireylerinin, öğrendikleri bilgileri davranışa dönüştürmelerine yardımcı olmak.

      9.   Evlat edinen ailelere üstlendikleri anne baba rollerini benimsetmek

          10. Aile bireylerini kendi haklarıyla ilgili olarak bilinçlendirmek

      11. Ailelere çocuğunu kendi kendine kararlar alabilen ve aldığı bu kararları taşıyabilecek, özdenetim ve özgüven sahibi, girişimci, yaratıcı, hem kendi hem de başkalarının haklarına saygılı duygu ve düşüncelerini rahatlıkla söyleyebilen, yeteneklerini kullanabilen kültür değerlerine sahip ruh ve bedenen sağlıklı birer kişi olmaları için gerekli bilgileri vermek

       

      ÖZEL EĞİTİMDE AİLE EĞİTİMİN AMAÇLARI

            Ailenin özürlü çocuğunu kabulünü sağlamak çocuğu objektif olarak değerlendirme, potansiyelini ve sınırlılıklarını anlama;

            Ailenin haklarını ve sorumluluklarını anlamasını sağlamak (Aile eğitimine Programına katılabilir mi? Nasıl ve ne ölçüde?, Ailenin yapması gerekenler nelerdir?)

            Aile ile işbirliği yapmak.

            Eğitim programının özelliklerini anlatmak ve programın amaçlarını gerçekleştirmede yardımlaşmak.

            Ailenin belli programları uygulamasını sağlamak, evi daha verimli bir eğitim ortamı haline getirmek;

            Aileyi diğer kaynaklar hakkında bilgilendirmek 

       

      Özürlü Çocukların İhmali ve İstismarı

            Özürlü çocuğa sahip olan bir aile bununla başa çıkmada desteklenmediğinde ve yalnız bırakıldığında çocuklarını ihmal ve istismar edebilirler.

            Yapılan bir araştırmada, zeka geriliği olan çocuğa sahip anne babaların çocuklarını istismar etme potansiyellerinin normal çocukların anne babalarından daha fazla olduğu bulunmuştur.

            Anne babaların ilaç ve alkol bağımlılığı, işsizlik, yoksulluk ve evlilikle ilgili sorunları ihmal ve istismarın nedenleri olarak sıralanabilir.

            Çocuk istismarını önlemenin yollarına ilişkin yapılan birçok çalışma sonucunda, anne babaların çeşitli konularda eğitilmelerinin çocuklarını ihmal ve istismar etmelerini önlemede etkili olabileceği ifade edilmektedir.

            Çocukların ihmali ve istismarını önlemede temel becerilerin öğretimi önem kazanmaktadır. Bu uygulamada anne babalara çocuğun gelişiminde önemli olabilecek alanlarda ve dil becerileri, giyinme, tuvalet eğitimi gibi konularda öğretme becerileri kazandırılabilir.

            Bütün bunların yanında özellikle, basit davranış yönetimi ilkelerinin öğretimi konularına yer verilmelidir.

       

      Yasal Dayanaklar

            573 sayılı KHK ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde yer alan özel eğitimin temel ilkelerinde

            “Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür”

            “Ailenin özel eğitim sürecinin her boyutunda etkin katılımlarının sağlanması esastır” ifadeleri anne baba katılımının sağlanmasına yönelik önlemlerin alınmasının gereğini işaret etmektedir.

            Farklı konu ve sürelerle özel eğitim gerektiren bireyler için temel yaşam becerileri kazandırmada ailelerin ve yakın çevrelerinin etkin rol almaları gereği belirtilmektedir.

             “Özel eğitim okullarında açılan yaygın eğitim programlarına katılan özel eğitim gerektiren bireyler ile söz konusu okulların aile eğitimi programlarına katılanlarda öğrencilerin birinci derecede yakınlarının eğitimleri süresince iaşe ve ibateleri Bakanlıkça karşılanır” denerek, ailenin ekonomik güçlükler nedeniyle aile eğitimi hizmetlerinden yararlanamaması engeli de ortadan kalkmaktadır.

       

      ANNE BABA ÖĞRETMEN İŞBİRLİĞİ

       

            Anne baba öğretmen işbirliği, anne babalar ve öğretmenlerin öğretim amaçlarına ulaşmada birlikte çaba göstermesi olarak tanımlanabilir.

       

      Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Yararları

            Anne baba ve öğretmenler etkili çalışmalar düzenleyebilen güçlü bir ekip oluştururlar.

       

            Bu ekibin gerçekleştireceği üretken bir anne baba öğretmen işbirliğinin öğretmenlere sağladığı yararlar olduğu kadar anne babalara ve en önemlisi çocuklara önemli yararlar sağladığı bilinmektedir.

       

      Üretken Bir Anne Baba Öğretmen İşbirliğinin Uzmanlara ve Öğretmenlere Sağladığı Yararlar Şöyle Sıralanabilir:

       

            Anne babanın ve çocuğun beklentilerinin, gereksinimlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

       

            Çocuğun okul dışındaki yaşantısı için önemli olan birçok davranışın belirlenmesinde daha anlamlı veriler elde edilmesine yardımcı olur.

       

            Uygun davranışların hem ev hem de okul ortamlarında pekiştirilmesi için daha fazla olanak sağlar.

       

            Öğretmenin çocuklara kazandırdığı becerilerin genellenmesinde çok önemli olan doğal ortamların daha etkili duruma getirilmesine katkıda bulunmaktadır. Böylece öğretmenin öğretim amaçlarına ulaşması kolaylaşmaktadır.

       

      Aynı duruma anne baba açısından bakıldığında

      Üretken bir anne baba ve öğretmen işbirliğinin, anne babalara sağladığı yararlar şöyle sıralanabilir:

       

            Öğretmenin amaçlarının ve çocuğun gereksinimlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

       

            Yasal hak ve sorumlulukları bilmesini sağlar.

       

            Anne babaya çocuğun okul programı ve bu programa nasıl katılabileceği konusunda bilgi sağlar.

       

            Okul programlarının olumlu etkilerinin evde de sürdürülmesinin yollarını arar.

       

            Çocuğun ev yaşamı için uygun olacak işlevsel davranışları öğrenmelerine yardımcı olacak becerileri geliştirir.

       

            Anne babalara sağlayacağı tüm bu yararlar çocuklarının eğitimi için daha fazla katılımcı olmalarını da beraberinde getirecektir.

       

      Üretken bir anne baba öğretmen işbirliğinin çocuğa sağladığı yararlar ise şöyle sıralanabilir

       

            Çocuğun en önemli iki çevresi arasında tutarlılık sağlanır.

            Çocuğun gelişimi ve öğrenmesi için daha çok fırsat sağlanır.

            Çocuk için daha işlevsel olacak becerilerin kazandırılmasına da yardımcı olur.

       

      Öğretmenlerin, anne babalarla etkili bir işbirliği kurmasını engelleyen tutum ve davranışları genellikle şöyle sıralanabilir:

       

            Anne babaları çaresiz kişiler olarak görme,

            Uzak ve mesafeli davranma,

            Anne babaları psikolojik sorunları olan insanlar olarak görme,

            Çocuğun bu durumlarından anne babaları sorumlu tutma,

            Anne babaları yetersiz görme,

            Anne babalara ilişkin olumsuz beklentiler içinde olma,

            Anne babaları çeşitli terimlerle etiketleme eğiliminde olma,

            Öğretmenlerin bu tür tutum ve davranışlarının yanı sıra benzer biçimde anne babalar da etkili öğretmen anne baba işbirliğinin kurulmasını engelleyen tutum ve davranışlara sahip olabilirler.

            Anne babaların ekonomik yetersizlikleri,

            Öğretmenle işbirliği yapmadaki isteksizliği,

             Evdeki diğer aile bireylerinin sorumluğunun fazla olması,

            Evdekilerin gerektiği kadar sorumlu davranmamaları.

       

       

      ANNE BABA-ÖĞRETMEN İLETİŞİMİ

       

            Anne babalarla karşılıklı iletişim kurabilme etkili anne baba öğretmen işbirliğinin sağlanmasında oldukça önemlidir.

            Açık, samimi ve dürüst iletişim anne baba ve öğretmen arasındaki ilişkinin olumlu gelişmesine katkıda bulunur.

            Öğretmenlerin anne babalarla iletişimi sağlamada yaygın olarak kullandıkları üç yöntemden söz edilebilir.

            Bunlar: anne baba öğretmen görüşmeleri, yazılı mesajlar ve telefon görüşmeleridir.

      Aile İletişimi ve Eğitimi için Kullanılacak Yöntemler

      1. Bireysel aile görüşmeleri
      2. Aile ile telefonla görüşme
      3. Mektuplaşma
      4. Küçük gruplarla aile toplantıları
      5. Büyük gruplarla aile toplantıları
      6. Ev ziyaretleri

      Anne Baba Öğretmen Görüşmeleri

            Okullarda anne babalarla iletişim kurmak ve çeşitli amaçlara dönük görüşmeleri gerçekleştirmek için en yaygın kullanılan uygulama biçimi, anne babalarla yapılan toplantılardır.

            Çoğunlukla veli toplantıları olarak bilinen bu toplantılar anne babalarla öğretmenlerin grup ya da bireysel olarak yüz yüze yaptıkları görüşmelerdir.

            Okullarda bireyselleştirilmiş eğitim programlarının (BEP) geliştirilmesi uygulamalarına geçiş ve BEP’in gereği olarak toplantıların düzenlenmesi anne babalara yeni roller sunmakta, anne baba öğretmen toplantıları, anne baba öğretmen görüşmelerine dönüşerek yeni bir boyut kazanmaktadır.

       

      Yazılı Mesajlar

            Anne baba öğretmen iletişiminin sürekliliğini sağlamanın ve arttırmanın yollarından biri de yazılı mesajlar kullanmaktır.

            Öğretmenler sürekli, sıklıkla ve düzenli olarak öğrencilerinin anne babalarına “iyi haber” pusulaları göndermelidirler.

            Bu amaçla anne baba ve öğretmenin çok fazla zamanını almayan, okunması ve kullanılması kolay olan formlar hazırlanmalıdır.

            Yazılı mesajlar ev içinde, yani çocuğun doğal ortamında pekiştireçlerin belirlenmesi ve uygulanması için de kullanılabilir.

            Yazılı mesajların bir diğer çeşidi de sınıf gazeteleridir.

            Öğretmenler, özellikle aile toplantılarına katılamayan anne babalara iki üç sayfadan oluşan aylık sınıf gazeteleri hazırlayarak verebilirler.

       

      Telefon Görüşmeleri

            Kısa ve samimi bir telefon görüşmesi anne babalarla iletişim kurmada mükemmel bir yol olarak kullanılabilir.

       

            Düzenli telefon görüşmeleri; öğretmen ve anne babanın çocuğun başarılarını paylaşmalarına hizmet ettiği gibi, çocuğun eğitimine evdeki diğer bireylerin de katılımını sağlamada etkili olmaktadır.

       

      ANNE BABA KATILIMI

       

      Engelli Çocukların Eğitimlerine Ailenin Katılımı

            Aile eğitimi çalışmalarında anne-babaların çocuklarına beceri öğretebilmeleri, var olan problem davranışlarla başa çıkabilmelerinin sağlanması gerekmektedir.

            Çocukla ilişkilerinin olumlu yönde geliştirebilmeleri hedeflenir.

            Aile eğitimi çalışmalarında odak noktası çocuk ve çocukla olan ilişkilerdir.

            Ailenin kendini rahat ve iyi hissetmesi çok önemlidir. Bu nedenle çocuğun eğitiminin direkt sorumluluğunun aileye verilmesinin de çeşitli sakıncaları olabilir. Aile bu konuda da destek almalıdır.

            Bazen anne babaların çocukların eğitiminde eğitici ve öğretici olması ailede stres yaratabilir.

            Eğitimin yanı sıra çocukla sosyal paylaşımların artırılması çok önemlidir.

       

      Günümüzde anne babaların eğitime katılmaları görüşünü destekleyen nedenler şöyle belirtilebilir

       

      (1)             Aileler çocuklarının gerçek durumunu herkesten daha iyi bilirler ve onları daha iyi tanırlar.

      (2)             Çocuklarının öğrenmeleri ile daha ilgilidirler.

      (3)             Çocuğun eğitime başladığı andan itibaren, onun eğitim programına doğrudan katılan ilk yetişkin grubu ailelerdir.

      (4)             Aileler toplum tarafından kendilerine ve çocuklarına sağlanan eğitim hizmetlerinin niteliğini arttırmada etkili olabilirler.

      (5)             Aileler, gün boyunca çocuklarına eğitim hizmeti veren ekip tarafından alınan kararları izleyebilir ve uygulayabilirler.

       

       

      AİLELERE YÖNELİK HİZMETLER

       

            REHBERLİK

            AİLE DANIŞMANLIĞI

            AİLE EĞİTİMİ

       

      Rehberlik: Bireyin en verimli bir şekilde gelişmesine ve doyum verici uyumlar sağlamasında gerekli olan tercihleri, yorumları planları yapmasına ve kararlar vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanması ve bu tercih ve kararları yürütmesi için bireye yapılan sistemli ve profesyonel yardımdır.

       

      Özel Eğitime Gerektiren Bireylere ve Ailelerine Yönelik Rehberlik: Engelli çocuklara ve ailelerine sunulan rehberlik ve danışma hizmetleri öncelikli olarak, engelli çocuğun tanılanmasını, yerleştirme ve izleme süreçlerini kapsamaktadır.

       

      Aile Rehberliği: Aile gelişimine katkıda bulunabilmeleri amacıyla ailelere yapılan sistemli ve düzenli çalışmalardır.

      Bu çalışmalar iki yönlüdür. Birincisi, ailelere psikolojik yardım yapıp onları rahatlatmak ve özürlü çocuklarının kabulüne yardımcı olmaktır. İkincisi ise okul ve yuvada çocuklarına verilen eğitim programları konusunda bilgilendirerek, çocuklarının eğitimine katkıda bulunmalarını sağlamaktır

       

      Engelli Bireylerin Ailelerine Yönelik Rehberlik: Özel eğitime muhtaç çocukların ailelerinin psikolojik danışma hizmetine gereksinimi normallere göre daha belirgindir. Engelin türü ve derecesine göre bu durum belirgin farklılık gösterir. Psikolojik danışmada yöntemler aynı olmakla birlikte çocuk ve aile ile yapılacak görüşmede ve danışmada normallerden farklı bilgiler yer alacaktır.

       

      Neden Aile Rehberliği?

       

      1.   Engelli çocukların özelliklerinin iyi bilindiği ve kabul edildiği bir ev ortamında ilişkiler daha sağlıklı ve çocuğun gelişimine yönelik olacaktır.

      2. Çocukların okul ortamında öğrendikleri bilgi ve becerileri ev ortamında da uygulayabilmeleri için okul ve ev aile eğitiminin birbirine paralellik göstermesine ihtiyaç vardır.

      3.   Engelli çocuğun okulda kazandığı becerilerin ev ortamında aile ile işbirliği yapılarak pekiştirilmesi, eğitimin sürekliliği, yaygınlaştırılması ve kalıcılığı açısından da gereklidir.

      4.   Ailelerin belli aralıklarla bir araya gelmeleri, kendilerine ve çocuklarına ilişkin duygu, düşünce ve uygulamalarını paylaşmasını amaçlayan anne-baba grupları ailelerin psikolojik olarak rahatlamalarına yardımcı olmaktadır.

       

      Aile Danışmanlığı

       

            Danışma, bu alanda bilgili ve deneyimli bir uzmanla özürlü çocuğun anne-babası arasında yer alan, anne-babanın sorunlarını çözmek için gerekli tutum ve becerileri geliştirmeleri üzerinde odaklaşan bir öğrenme sürecidir. Danışma sürecinde anne-babalara ifade etmekten  kaçındıkları öfke, suçluluk, düşmanlık gibi duygularını özgürce  ifade edebilmeleri için fırsatlar verilir.

            Ailelere, kendileri ve çocukları için gerçekçi planlar yapabilmeleri konusunda yardım edilir. Anne-babaların kendi becerilerine inanmaya başlama ve sosyal çevre ile daha fazla iletişime girmelerine yardımcı olma psikolojik danışmanın hedefleri arasındadır.

            

      Aile danışmanlığı çeşitleri

       

      1. Bilgi Verici Danışmanlık

      2. Psikoterapi

      3. Ana-Baba Eğitimi (aile -uzman işbirliği)

       

      Bilgi Verici Danışmanlık

      Belli bir özür hakkında, ne olduğu, nedenleri, özellikleri, gelişim alanları, çocuğun gereksinimleri hakkında aileye bilgi verilir. Bu süreç içerisinde ailelerin çeşitli duygu ve tepkilerini yaşamaları sağlanır. Bilgi verici danışmanlığın  bir grup ortamı içinde yapılması, ailelerin birbirleriyle ve danışmanla karşılıklı bilgi, duygu, düşünce ve deneyim alış verişi yapmalarını ve sorular sormalarına olanak sağlar.

       

      Psikoterapi

      Psikoterapi yoluyla, duygusal güçlüklere bağlı olarak anne-babanın yaşadıkları çatışmaları anlamalarına ve çözümlemelerine  yardım edilir.

       

      Aile-Uzman İşbirliği

      Anne babanın çocuklarıyla iletişimlerinde etkili olmalarını sağlayan teknikleri ve becerileri  öğrenmeleri sağlanır. Her üç yaklaşım birbirini tamamlayan zincirin halkaları gibidir. Ailenin var olan durumuna, problemlerine ve gereksinimlerine bağlı olarak bu yardım yöntemlerinden birisine veya hepsine başvurulabilir.

       

      Aile Eğitimi

       

      Genel  anlamıyla,  aile  kurumunun  devamını,  bireylerin  sağlıklı

      gelişimini,    toplumun    uyumlu,    sorumlu    üyesi      olmalarını

      sağlamak amacıyla yapılan her tür ve düzeydeki eğitim sürecidir.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      ENGELLİ ÇOCUKLARA YÖNELİK HAZIRLANAN AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARI

       

      I.   Ev Merkezli Aile Eğitimi Programları

      II.  Okul Merkezli Aile Eğitimi Programları

      III. Ev-Okul Merkezli Eğitim Programları

       

       

      I. Ev Merkezli Aile Eğitimi Programları

      Ailenin evde eğitilmesi, evin verimli bir eğitim ortamı haline getirilmesinde avantajlı bir desenleme olarak görülmektedir. Evde uygulanan programlar, bir uzman ya da danışman tarafından, ailelerin ve çocuğun ev ortamındaki gereksinimlerinin belirlenmesinden sonra desenlenmektedir.

       

      Portage Aile Eğitim Programı

      Aileyi evde eğitmek amacıyla desenlenmiş ve yaygın olarak kullanılan programlardan biri Portage Aile Eğitimi Programı’dır. Bu program 1970’li yılların başında, engelli çocukların okul öncesi eğitimine yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu program dil, kavram, öz-bakım, motor ve sosyal gelişim alanlarına yönelik 450 becerinin kazandırılmasını hedeflemektedir.

       

      Küçük Adımlar Aile Eğitim Programı

      Türkiye’de yaygın olarak kullanılan program ise “Küçük Adımlar Gelişimsel Yetersizliği Olan Çocuklara Yönelik Erken Eğitim Programı” dır.  Bu program Avustralya’da gelişimsel gerilik gösteren çocukların aileleri tarafından kullanılmak üzere geliştirilmiş ve Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Programı öğretim üyelerinin ortak çalışması olarak Türkçe’ ye uyarlanmıştır.

       

      II .Okul Merkezli Aile Eğitimi Programları

      Anne babalar okulda ya da merkezde öğrendikleri bilgileri evde uygulamasını gerektiren bu tür programlar, genellikle ailelerin grup olarak eğitimine olanak tanıması yönüyle ekonomiktir. Okulda ya da merkezde düzenlenen programlar konferanslar, çalışma toplantıları, ev ödevleri ve evdeki uygulamaların gruba aktarılması biçimlerinde yürütülmektedir.

       

      III.Ev-Okul Merkezli Eğitim Programları

      Ev-Okul programlarının, ailelerin okuldaki etkinliklerini izlemelerine olanak vermesi, ailenin öğretmen eğitiminden geçmelerini sağlaması, çocuklarıyla yaptıkları çalışmaların uzmanlar tarafından evde izlenmesi ve danışmanlık hizmeti alımlarını sağlaması gibi nedenlerle, gerek çocuk gerekse aile açısından daha avantajlı olduğu ileri sürülmektedir.

       

      Öğretici Olarak Anne - Babalar

            Tüm anne babalar doğumdan itibaren çocuklarının birçok beceriyi öğrenmesinden sorumludurlar.

            Diğer çocuklar bu becerileri anne babalarından kolaylıkla öğrenebilirken, özel gereksinimi olan çocuklar sistematik öğretim uygulamaları olmaksızın öğrenememektedirler

            Bu nedenle anne babaların öğretici olarak yetiştirilmesi gündeme gelmektedir.

       

            Bazı özel gereksinimi olan çocuklar için evlerinde her gün rutin olarak yerine getirmek durumunda oldukları önemli becerilerin öğretiminde, yeterli uygulama olanağı ve uygun dönüt sağlanamayabilir.

            Birçok anne baba, çocuklarının gereksinimi olan özbakım ve günlük yaşam becerisi öğretmek ya da çocukların okulda öğrendiği akademik becerileri destekleyici çalışmalar yaparlar.

            Ancak yine de anne babaların çocuklarına öğreticilik rolü alıp almayacaklarına ilişkin farklı görüşler bulunmaktadır.

            Bazı uzmanlar ve öğretmenler “anne babalar çocuklarına öğretici olmamalı” fikrini savunmakta;

      Bazıları ise, “anne babalar çocukları için etkili öğretmenler olarak hizmet verebilirler” görüşünü savunmaktadırlar.

            Eğitime anne baba katılımına ilişkin birçok araştırma anne babaların evde çocuklarına başarılı olarak öğretebildiklerini göstermektedir.

       

            Çocuklarına öğretici olmak isteyen anne babalara ise izleyen dört öneri sunulmaktadır:

       

      (1) Öğretim oturumları için her gün bir miktar zaman ayırın,

      (2) Oturumları 5-10 dk’lık oturumlar biçiminde düzenleyin, bu 30-    40 dk’lık oturumlardan daha etkili olabilir,

      (3) Çocuğa tutarlı davranın,

      (4) Çocukla yaptığınız çalışmaları mutlaka kaydedin.

       

       

            Bu çalışmalar, hem anne baba hem de evin özel eğitime katılımı anlamına geleceğinden oldukça olumlu görünmektedir.

            Bütün bunlara rağmen her anne baba, çocuk için çok gerekli olan beceriler dışında çocuklarına öğretici olmak istemeyebilir.

            Eğer isteksizlik ve sıralanan durumlar söz konusuysa anne babaların, ev öğretimi uygulamasına ve evde çocuklarına öğretici olmalarına ilişkin çalışmalara katılımları konusunda zorlamak doğru olmayacaktır:

       

      Anne Baba Eğitimi ve Destek Grupları

       

            Günümüz için hiç de yeni olmayan anne baba eğitimine ilişkin eğitim programlarının geçmişi 1800’lü yıllara değin uzanır.

       

            Günümüzde özel gereksinimi olan çocuğun eğitiminde anne babaların daha fazla katılımının bir sonucu olarak, anne babalara yönelik pek çok amaca hizmet edebilecek anne baba eğitimi programları düzenlenebilmektedir.

            Bu programlar, anne babalara okulun yeni politikalarına, öğretim araçlarının evde kullanımına ilişkin bilgi veren tek oturumluk programlardan ya da bireyselleştirilmiş eğitim planlarının hazırlanması ve çocuk davranışlarının yönetimi gibi çok oturumlu ve farklı amaçlara dönük programlardan oluşabilir.

       

      Temelde ve yaygın olarak üç amaca dönük anne baba grupları oluşturulabilmektedir:

      1.   Özel gereksinimi olan çocuğun artan gereksinimleriyle başa çıkmasında anne babalara yardımcı olacak önerilerin ve bilgilerin sunulması

      2.   Anne babaların birbirleriyle paylaşmaları için tartışma grupları oluşturulması.

      3.   Çocuğun eğitim programında ortaya çıkacak değişiklikler konusunda anne babaların bilgilendirilmesi.

       

       

      Anne Baba ve Aileleriyle Yapılacak Çalışmalar İçin Öneriler

            Özel gereksinimi olan çocukların anne babaları ve aileleriyle en uygun çalışmanın nasıl yapılacağını açıklayan ve anne babalarla çalışmada gerçekten etkili olabilecek tek bir yaklaşım ya da tek bir teknikten söz etmek mümkün değildir.

            Buna karşın anne baba ve ailelerle yapılacak çalışmalarda öğretmenlere bazı önerilerde bulunulabilir:

            Çocuğun gereksinimlerini ailesinden daha iyi bildiğinizi sanmayınız.

            Günlük dille ve planlı konuşunuz.

            Özel gereksinimi olan çocuk anne babaları hakkında yapılan genellemelere izin vermeyiniz.

            Anne babalara karşı korkutucu ya da savunmacı olmayınız.

            Çocuk için öncelikli konulara yer veriniz.

            Anne babaların iyimser olabilme çabalarında onlara yardımcı olunuz.

            Bir an önce bir şeylerle başlayınız. Ne kadar erken başlanırsa o kadar yol alınacaktır.

            “Bilmiyorum” demekten korkmayınız.

       

      Günümüzde ve Gelecekte Aile ve Anne Babalarla Çalışmalar

            Özel eğitimciler ve özel gereksinimi olan çocuk aileleri, birlikte çalışmalarının daha etkili yollarının neler olabileceği konusunda arayış içindedirler.

            Günümüzde tüm Dünyada kabul edilen “anne babaların çocuklarının ilk ve sürekli öğretmenleri olduğu” görüşünden hareketle üzerinde durulan konular, anne babaların çocuklarının eğitimlerine etkin katılımlarının sağlanmasında yoğunlaşmaktadır.

            Anne baba katılımını etkileyen birçok nedenden söz edilmektedir.

            Bunlardan en önemlisi toplumun demografik özelliklerinde oluşan değişimlerdir.

            Özellikle hem annenin hem de babanın iş yaşamına katılması ve tüm gün çalışmak durumunda olmaları, boşanmış olmaları, ayrı yaşıyor olmaları, ailelerin farklı kültürel ve etnik gruplardan gelmeleri farklı katılım biçimlerini ortaya çıkarmaktadır.

            Aile eğitimi programlarının gelecekteki yönü; anne babalara yasal haklarıyla ilgili bilgi,  eğitim programı, davranış kontrolü, finansal planlama yeterlikleri kazandırma, stresle başa çıkma, topluma açık hizmetlerden yararlanma, eğlence ve rahatlama için etkinliklere katılmalarına yöneliktir.

            Bunlarla birlikte son yıllarda birçok anne babanın en önemli gereksinimi çocuklarının belirli zamanlarda aile dışından birileri tarafından bakılması ya da onlarla ilgilenilmesi, böylece kendilerine biraz da olsa zaman kalması ve nefes almalarıdır.

            Bu amaçla birçok ülkede gönüllü hizmetlerin organize edildiği görülmektedir.

            Özetle anne babalar ve aileler çocuğun yaşamındaki en önemli kişilerdir.

            Bunun yanı sıra anne babalar özel gereksinimi olan çocukların eğitiminde iyi öğretmenler olarak çok önemli bir yere sahip olacaktır.

            Gelecekte özel eğitim ve destek hizmetlerin daha etkili duruma gelmesi öğretmenler, anne babalar ve ailelerin birlikte çalışmaları ile mümkün olabilecektir.

      Eğitimi Kimlere Vereceğim?

      Anne-Babaya

      Tüm Aile Bireylerine

      Annelerden Oluşan Gruba

      Babalardan Oluşan Gruba

      Kardeşlerden Oluşan Gruba

      Anne- Babalardan Oluşan Gruba

      Anne- Baba ve  Kardeşlerden Oluşan Gruba

       

       

      Eğitimi Sürecini Nasıl Planlıyorum ?

      Süresi;

      *Belirli bir zaman diliminde bitecek mi, sürecek mi?

      Sıklığı;

      *Ne kadar bir zaman diliminde tekrarlayacağım?

      Nerede Yapılacağı;

      *Ne zaman merkezde, ne zaman  evlerde veya başka ortamlarda?

      Açık ya da Kapalılığı

      * Aynı kişilerle mi sürdüreceğim, yeni katılımcı alacak mıyım?

      Hangi Programın ve Kimin Tarafından Uygulanacağı;

      Aile eğitiminin tüm aşamalarını uygulayacak mıyım, tüm

      katılımcılar bu aşamalara katılacak mı ve hangi aşamaları

      ben  yürüteceğim, hangi aşamada programı başkaları yürütecek?

       

       



    •  

       

       

       

       

       

      Hayat Bilgisi Öğretimi

                      Hayat Bilgisi dersi ile Türkçe, Matematik, Resim-İş, Müzik ve Beden Eğitimi dersleri arasındaki ilişkiye önem verilmeli, konular arasında paralellik sağlanmalıdır.

                      Yılın bölümleri konusu işlenirken mevsimler ve mevsimlerin özellikleri zamanında ele alınmalı, aynı şekilde ders konularında yer alan ulusal ve dinî bayramlar, yerel özellikler gösteren kutlama günleri, yıl dönümleri, belirli haftalar ve günler de zamanında ele alınarak işlenmelidir.

                      Bu dersin işlenişinde öğrencilere, yurdumuzun doğal kaynaklarının sınırsız olmadığı ve tükenebileceği, bunlardan gelecek nesillerin de yararlanacağı, dolayısıyla doğal kaynakların korunması ve verimli kullanılması gerektiği düşüncesi kazandırılmalıdır.

       


                      “Doğal afetler” konusu işlenirken yurdumuzun deprem kuşağında yer alması nedeniyle, deprem konusuna özellikle önem verilmelidir. Doğal afetlerin oluşumu ve bunlardan korunma yolları, günlük yaşamdan örneklerle zenginleştirilmelidir.

      Öğretmen, konuların işlenmesinde yalnız soru yanıt, anlatım yöntemleriyle yetinmeyip konuların özelliğine göre gezi, gözlem, deney ve inceleme gibi yöntem ve tekniklere de başvurmalıdır.Deney ve gezi planı önceden hazırlanmalıdır.

       Deney önceden yapılmalı, kullanılacak malzemelerin  dayanıklı maddelerden olmasına dikkat edilmelidir. Deney yapılacak yerin güvenli olmasına da önem verilmelidir.

       

      Güvenli ve ilgi çekici bir araştırma ve deney ortamı hazırlanarak, bazı şeyleri öğrencilerin kendi başlarına tekrar tekrar yapmaları desteklenmelidir

      ÖĞRETİLE BİLİR ÇOCUKLARIN HAYAT BİLGİSİ ÖĞRETİMİ

      Hayat Bilgisi dersi ağır düzeyde zihin engelli olan çocukların kendilerini tanımaları,çevreyle uyum ve tutarlı ilişkileri anlamalarına  ve başkalarına olan bağımlıklarını  en aza indirmelerine olanak sağlar.

      Öğrenmeyi kolaylaştıracak her türlü materyal derste kullanıla bilir.Materyaller öğretilen konuların daha kalıcı olmasını sağlar, soyut fikirleri somut hale getirmeyi sağlar.

      Öğrencinin daha uzun sürede kazanacağı davranışı, kullanılan materyallerle çok kısa sürede kazanması sağlana bilir.

      Materyallin etkili olması için çocuğun özellikleri,konuya uygunluğu ve kazandırılacak davranışa uygunluğu göz önünde bulundurulmalıdır.

      Materyal öğretmen tarafından uygun şekilde kullanılmalıdır

      Hayat Bilgisi dersinde dramatizasyon yöntemine sıkça yere verilmelidir. Bu yöntem öğrencilerin dersi daha dikkatli   izlemelerine, derse katılımlarını ve öğrenmenin daha kalıcı olmasını sağlar.

      ETKİLİ ÖĞRETİM

       

      1-Amaçların kısa ifadeleriyle derse başla.

      2-Bir ders önceki öğrenmeleri kontrol et.

      3-Her yeni uygulama basmağından sonra öğrencilerle uygulama yap.

      4-Açıklamaları ve tanımları açık ve net olarak yap.

      5-Bütün öğrencileri aktif uygulamaya kat.

      6-Tüm öğrencilerin anladıklarını kontrol etmek için sıra ile sorma ve cevap alma.

      7-Başta öğrencilere uygulamalarda rehber ol.

      8-Sistematik geri dönütler yap.

      9-Bağımsız uygulamalar yap.

      Uzun süreli belleğe transfer için;

      *küçük basamaklar halinde sunum yap.

      *her sunumdan sonra uygulama yap.

      *tekrar,kontrol,özetleme,materyal   çeşitliği

      *haftalık, aylık kontrol

      SUNUM   YAPARKEN

      *Amacınızı belirtin.

      * çok sayıda örnek verin.

      *anlaşılır ve açık dil kullanın.

      *soru sorun.

      *dönüt verin.

      *özetleyin.

      ÖĞRETMENİN ETKİLİ ÖĞRETİMİ GERÇEKLEŞTİRMESİ İÇİN GEREKENLER

      1-Öğretmen derse başlamadan önce  ders sırasında uyulması gereken kuralları belirtmelidir.( öğretime hazırlık)

      2-Bir önceki konuyu gözden geçirmelidir.

      3-Amaçların kısa ifadeleriyle sunuma başlamalıdır.(Yapı oluşturucu ifadeler.

      4-Sunum küçük basamaklara bölünmelidir.sunum açık , net cümlelerle yapılmalıdır.

      5-Sunum sırasında ses tonu ve ritmi dikkat edilmelidir.

      6-Sunum sırasında görsel ve işitsel materyallerle yaşantı sağlanmalıdır.

      6-Sunum sırasında görsel ve işitsel materyallerle yaşantı sağlanmalıdır.

      7-Sunum yaparken öğretmen sınıf hareketlerine dikkat etmelidir.

      8-Kullanılacak materyali her öğrenci rahatça görebilmeli veya öğrencilerin sayısına göre çoğaltılmalıdır.

      9-Öğretmen sunduğu her amaç için yoklama yapmalıdır.

      10-Yoklama yaparken her öğrenci için soru yenilenmelidir.(Dil gelişimi ve soruyu tekrar duymaları için)

      11-ilk soru her zaman en iyi performansı oln öğrenciye sorulmalıdır.

      12-soru sorulduğunda öğrenci cevap vermezse.

              a- sunum tekrarlanır

              b- başka öğrenciye tekrar ettirilir.

              c- ipuçları fazlalaştırılır.

              d- Soru kolaylaştırıla bilir.

      13-Soru doğru cevaplandırılırsa  pekiştirilir.

      14-Ayrıca soru bir süreci veya işlemi açıklamayı gerektiriyorsa, bu cevabı nasıl bulduğu sorulur.

            Örnek: duyu organları konusunda öğrenciye değişik tatlar denetilerek ne tadı olduğu, bunu nereden ve nasıl anladığı sorulur.

      15-İki,üç amaçta bir tekrar yapılmalıdır.

      16-öğrenciler konuda bağımsız  oluncaya kadar rehber olunmalı ve alıştırmalar yapılmalıdır.

      17-Haftalık,aylık gözden geçirmeler yapılmalıdır.

       Ölçüt Bağımlı Ölçü Aracı Hazırlama

                      Ölçüt bağımlı ölçü aracı hazırlamanın ilk aşaması, öğretimi yapılacak konuların analizinin yapılmasıdır. Analizi yapılan konunun ölçüt bağımlı ölçü aracı hazırlanır.

           Ölçüt bağımlı ölçü aracının uygulamasında önce performansı belirlenecek konuya ilişkin ön koşul davranışların öğrenci tarafından kazanılıp kazanılmadığının belirlenmesi gerekir.

       Eğer öğrenci bu ön koşul davranışları kazanmışsa performans alımına geçilir. Kazanmamışsa öncelikle bu ön koşul davranışlar kazandırılır ve daha sonra performans alımına geçilir.

             Örneğin “Resim-İş” dersinde yer alan “Sulu boya ile boyama yapar.” amacının gerçekleşmesi için öncelikle öğrencinin önüne konan araçlar içerisinden sulu boya, fırça, kâğıt nesneleri ve kullandığı elinin baş ve işaret parmağını göstermesi istenir. Öğrenci, bu ön koşul davranışları gerçekleştiriyorsa performans alımına geçilir.

       Hayat Bilgisi   dersinde ele alınan konuyla ilgili kaynak taraması yapılarak konunun ana hatları belirlenir. Bu belirlenen ana basamaklar kendi içerisinde kolaydan zora doğru sıraya konur. Örneğin “Vücudumuzu Tanıyalım” ünitesinin analizi;

      1. Vücudun  Bölümleri

          A .Baş

          B. Gövde

          C. Kollar ve bacaklar

         

      2. Vücudumuzun  Organları

          A. Duyu  Organları

          B. İç  Organlar

      1. Vücudun  Bölümleri

      A. Baş

      a- Yeri :  Gövdenin  üzerinde bulunur.

      b-işlevi :

      c-Bölümleri: kafatası

                          yüz

          d- sayısı: 1

      B. Gövde

      a- Yeri : vücudun baş ve bacakları arasında kalan kısmıdır.

      b-işlevi : -iç organların korunmasını sağlar.

                    -Vücudun dik olmasını sağlar.

                     -Başı tutar.

      c-Bölümleri:Boyun

                         Göğüs

                          Karın

                          Bel

                          Kalça

       

      Kollar  ve  Bacaklar

      Kollar

      a- Yeri : Gövdenin  üst  kısmında ve yanlarda bulunurlar..

      b-işlevi : -nesneleri tutmayı.

                     -Yemek yemeyi.

                     -Eşyaları taşıyabilmemizi sağlar..

      c-Bölümleri:El

      d- sayısı: 2

      Bacaklar

      a- Yeri : Gövdenin  alt kısmında ,yan taraflarda bulunur.

      b-işlevi : -Yürümeyi sağlar.

                     -Koşmayı söyler.

                     -Vücudumuzu ayakta tutmayı sağlar.

      c-Bölümleri:Ayak

            d- sayısı: 2

      2. Vücudumuzun  Organları

                 A. Duyu Organları

                     a-Göz

                     b-Kulak

                     c-Burun

                     d-Dil

                     e-Deri

                     a-Göz

      a- Yeri : Yüzümüzde alın ve yanak arasında bulunur.

      b-işlevi : -Görmeyi  sağlar.

                    

                    c- sayısı: 2

                    d- Göz  sağlığını korumak için neler yapmalı

                       -t.v.  uzaktan seyretmeliyiz.

                       -Kitap okurken ve  yazı yazarken dik oturmalıyız………

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Programı Adı

      Aile Eğitim Programı

       

      Hazırlayan: Ve Uygulayan :

       

      Program

       Seviyesi:

      Bu program 18-40 yaş arası engelli çocuk

      anneleri için hazırlanmıştır.

      Uygulama

      Yeri:

      Okul Toplantı Salonu          

      Süre:

      Her oturum  için 60 dakika

      Programın Amaçları

      1.Aileyi aktif olarak çocuğun bireysel

      eğitim programına katmak.

      2.Engelli birey ve ailesinin yaşadıkları

      problemler ve yardıma gereksinim

      duydukları zamanlarda sorun çözücü

      işlevlerini geliştirmek.

      Programın Aşamaları

      1.Aile eğitim oturumlarına katılacak

      ailelerin belirlenmesi.

      2.Aile eğitim oturumların planlanması

      Değerlendirme

      Aile eğitimi programı uygulanırken

      yapılacak değerlendirme kriterleri  her oturum

      sonunda uygulamacı tarafından yapılacaktır.

      Yöntem ve Teknikler

      Sunu,Demonstrasyon ve tartışma, Uygulamalı etkinlikler

      Ödev verme ve kontrol etme

      Araç-Gereç

      Bilgisayar, projeksiyon aleti, ders kitabı,

      kaynak kişi

      Program

      Konu:Davranış kontrolü ilkelerin öğretilesi

      (Uygulamalı Davranış Analiz İlkeleri)

       1.Oturum:Aileler bir davranışı gözlenebilir,

      ölçülebilir terimlerle tanımlamayı ve davranışı

       nasıl gözleyeceklerini öğrenirler.

      2.Oturum:Aileler olumlu davranışları artırmak

       için olumlu pekiştirmeleri belirlemeyi ve

      uygulamayı öğrenirler.

      3.Oturum:Yardımlar (Fiziksel , sözel, model olma, sözel ipucu yardım)   

       

      YARARLANILAN KAYNAKLAR

       

       

      • 573 KHK ve Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği.
      • Akkök, F., (1984). Davranışsal Yaklaşıma Dayalı Anne-Baba Rehberliğinin Öğretilebilir Çocukların Özbakım Becerilerinin Gelişimine Etkisi. Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi.
      • Atay, M. (1999) İşitme Engelli Çocukların Eğitiminde Temel İlkeler Özgür yay. İstanbul
      • Bıyıklı, L., Akkök, F., Akçamete, G., Sucuoğlu, B., Kargın, T., Küçüker, S., Şenel, H. G., Kobal, G., Baydık, B., (1995). Zihinsel Özürlü Bir Çocuğum Var, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, Ankara,
      • Birkan, B. (2000). Engelli Çocukların Uygun Olmayan Davranışlarıyla Başa Çıkma Yolları. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, , Cilt: 10, Sayı: 1, Sayfa: 123-132.
      • Cavkaytar, A. (2000) Zihin Engellilerin Eğitim Amaçları., Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, , Cilt: 10, Sayı: 1, Sayfa: 115-121.
      • Cavkaytar, A. (1999) Zihin Engellilere Özbakım ve Ev İçi  Becerilerinin Öğretiminde Bir Aile Eğitimi  Programının Etkililiği. Anadolu Üniversitesi  Yayınları, Eskişehir.
      • Çağlar, D. (2000). Aile Eğitimi. Özel Eğitimde Aile Eğitimi Sempozyumu. MEB Özel Eğitim Rehberlik Ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Ankara.
      • Çopuroğlu, A. (2003) Okullarımızda Kaynaştırma Eğitimi, Kahramanmaraş RAM.
      • Fırat A. (2000). Özel Eğitimde Aile Eğitimi Ve Danışmanlığı. Özel Eğitimde Aile Eğitimi Sempozyumu. MEB Özel Eğitim Rehberlik Ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Ankara.
      • Fiscus, E.D. ve C.J.Mandell. (1997).Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının Geliştirilmesi. (Edi. G.Akçamete, Çev:H.Günayer-Şenel, E. Tekin).Özkan Matbaacılık, Ankara,
      • Gürsel, O. (2003). “Programdan Programa Geçiş”. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının Geliştirilmesi. Editör Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Okulöncesi Öğretmenliği Lisans Programı, Açıköğretim Fakültesi Yayını No:794, Eskişehir,
      • Kahramanmaraş RAM (2005) Okullarımızda Kaynaştırma Eğitimi.
      • KOMİSYON, (2004). Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Yol Haritası. M.E.B.Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 4. Akşam Sanat Okulu Matbaası, Ankara.
      • Öncü, R. (1989 ) Özel Eğitim Sözlüğü. Karatepe Yay. Ankara
      • Öner U., Sucuoğlu B., (1994). Zihinsel Özürlü Çocukların İstismarı. Psikiyatri, Psikoloji ve Farmakoloji Dergisi; 2(4).
      • Özsoy, Y. Özyürek M., Eripek S. (1996) Özel Eğitime muhtaç Çocuklar  Karatepe yayınları Ankara,
      • Özyürek, Mehmet (2004). Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı “Temelleri ve Geliştirilmesi” Kök Yayıncılık, Ankara.
      • Özyürek, M. (1996) Sınıfta Davranış Yönetimi (Uygulamalı Davranış Analizi) Karatepe yayınları. 4.baskı Ankara
      • Strickland, B.B. ve Turnbull. A.P. (1990).Developing and Implementing Individualized Education Programs. 3. baskı. Merrill Pub. Co.
      • Tekin, E. İşlevsel ve Etkili Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 6 Sayı2, Güz 1996, ss.111-122.
      • Tekin, E. Kırcaali-İftar, G. (2004).Özel eğitimde yanlışsız öğretim yöntemleri / 2. bs.  Ankara : Nobel Yayın Dağıtım,
      • VURAN, S. (1996) Bireyselleştirilmiş Öğretim Materyallerinin Hazırlanması”, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 6 Sayı1, Bahar, ss.75–82.

      • PSİKOMOTOR BECERİLERİN ÖĞRETİMİ ZİHİN ENGELLİLERDE
      •                                                 

      —  1. Oturma davranışı edinir.

      —  2. Emekleyerek yer değiştirir.

      —  3. Elleriyle iterek nesnelerin yerlerini değiştirir.

      —  4. Nesneleri kaldırır.

      —  5. Nesneleri taşır.

      —  6. Ayakta durma davranışı edinir.

      —  7. Denge tahtasında ayakta durur.

      —  8. Yürüme davranışı edinir.

      —  9. İki ayağını kullanarak zıplar.

      —  10. Merdiven çıkar.

      11. Belirli bir yere kadar koşar.

      12. Parmaklarıyla küçük nesne takip eder.

      13. Parmaklarıyla dokunarak küçük nesneleri hareket ettirir.

      14. Nesneleri takar, çıkarır.

      15. Delikli yüzeylere uygun gereçleri takar, çıkarır.

      16. Nesneleri üst üste dizer.

      17. Yoğurma maddelerini kullanarak ürün elde eder.

      18. İpe boncuk vb. malzeme dizer.

      19. Kâğıt buruşturur.

      20. Kâğıt yırtar.

      21. Kâğıt katlar.

      22. Kâğıt keser.

      23. Çivi çakar.

      24. Duran nesneye sopayla vurur.

      25. Hareket eden nesneye sopayla vurur.

      26. Makaraya ip sarar.

      27. Topu belirli hedefe fırlatır.

      28. Hareket hâlindeki nesneleri tutar.

      29. Nesne renk ilişkisi kurar.

      30. Sınırlı alanları boyar.

      • Duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışması sonucu ortaya çıkan davranışlar psikomotor olarak adlandırılır.
      • Psikomotor becerilerin kazanılması süreklilik gerektirir.
      • Bireylerin önce büyük, daha sonra küçük kasları gelişir ve işlerlik kazanır.
      • Bu nedenle psikomotor becerilerin öğretimi çalışmalarında önce büyük kasların sonra küçük kasların gelişimi amaçlanmalıdır
      • Psikomotor becerilerin öğretimi çalışmalarında ilk etkinliklerin oyun düzeyinde olması, daha sonra kurallı hareketlere geçilmesi uygundur.

      —  Ayrıca tüm hareketlerin basitten zora doğru düzenlenmesi, bireylerin bildiği ve hoşlandığı aktivitelerle işe başlanması da etkinliklerin düzenlenmesi açısından önemlidir.

      • Eğitim uygulamalarının, mümkün olduğunca bire bir yaptırılması ve sözel anlatımla birlikte gösterilerek sürdürülmesi sağlanmalıdır.
      • Becerilerin öğretimi sırasında verilen yönergelerin basit, açık ve anlaşılır olmasına dikkat edilmeli, gerekiyorsa yönergeler anlamlı hâle gelene kadar sık tekrar edilmelidir.
      • Aynı şekilde bireyler becerileri bağımsız yapabilir duruma gelinceye kadar bu becerilerin tekrarlatılmasına önem verilmelidir.
      • Psikomotor becerileri kazandırmak için uygun ortam ve araç-gereç sağlandıktan sonra önceden yapılan değerlendirmeler de dikkate alınarak öğretime geçilmelidir.
      •  Bu aşamada kazandırılmak istenen beceriler bireye açık ve basit bir şekilde baştan sonra anlatılmalı ve/veya gösterilmelidir.
      • Bireyin başarılı olacağını belirten ifadeler kullanarak beceriyi öğrenmede birey cesaretlendirmelidir.

      —  Daha sonra bireye becerinin her basamağı sırasıyla tek tek anlatılıp gösterilirken bireyin de tekrar etmesi sağlanmalıdır.

      —  Bu aşama sonunda bireye beceri ile ilgili yönerge verilerek beceriyi sırasıyla yapması istenir.

      —  Bireye beceriyi yapabilmesi için yeterli zaman verilmelidir.

      —  Bireyin bağımsız olarak yaptığı basamakta müdahale edilmezken yapamadığı basamakta ipucu veya yardım sağlanarak beceriyi yapması sağlanır.

      • Bireyin beceri basamaklarını doğru olarak yaptığında “aferin, çok güzel” vb. sözel pekiştireçlerle veya somut pekiştireçlerle bu beceriler pekiştirilmelidir. Öğretim esnasında genel ifadelerden çok özel ifadeler, soyut kavramlardan çok somut kavramlar kullanılmalıdır.
      • Bireyin anlamadığı konu ve becerileri sorması, duygu ve düşüncelerini ifade etmesi sağlanmalıdır

      —  Psikomotor becerilerin öğretiminde dersler mümkün olduğunca çeşitli araç-gereçlerle desteklenerek işlenmelidir.

      —  Bireylerin, ders sırasında bu araç-gereçlerin kullanımına özen göstermeleri sağlanarak bunların bir alışkanlık olarak yerleşmesine dikkat edilmelidir.

      • Ayrıca bu araç-gereçlerin kullanımından doğacak tehlikeler bireylere açıklanmalı ve alınacak önlemlerle çalışmalarda güvenlik sağlanmalıdır.
      • Öğretim sürecinde kullanılacak araçlar bireyin dikkatini çekebilecek nitelikte, ilginç olmalıdır.
      • Bireyin araç-gereçleri tutması ve hareket ettirmesi kolay olmalı; çok küçük, çok büyük, çok ağır olmamalı, kullanışlı olmalıdır.
      • Çalışılacak bireyin özelliklerine bağlı olarak, “Bu birey, bu materyallerle bu beceriyi gerçekleştirebilir mi yoksa araç gereçlerde değişiklik yaparsam öğrenme şansı daha yüksek olur mu?” sorusu her zaman akılda tutulmalıdır.
      • Bazı araçların kullanılması daha kolay olacaktır.
      • Örneğin,büyük boncukları ipe dizmek küçük boncuklardan daha kolaydır, büyük topu yakalamak küçük topu yakalamaktan daha kolaydır.
      • Dolayısıyla öncelik kolay olan araç gereçlere verilmeli, daha sonra zor olanlara geçilmelidir.

      Büyük kasların motor gelişimi;

      Baş,

      Gövde,

      Kol ve bacakların hareketlerini

      Küçük kasların hareket gelişimi ise;

        El ve ayak parmakların gelişimiyle ilgili becerileri kapsamaktadır.

      • Öğretim sürecinde çeşitli oyun etkinlikleriyle hem büyük hem de küçük kasları geliştirici çalışmalar yapılmalıdır.
      • “Nesnelerin yerini değiştirir.” kazanımının öğretim sürecinde, bireyin hem tek hem de iki elini kullanmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

      —  “Yoğurma malzemelerini kullanarak ürün elde eder.” kazanımının öğretim sürecinde bireylerden; kil, hamur, alçı gibi malzemeler kullanarak çeşitli şekiller yapmaları istenir.

      —   Bu şekillerin ne oluğu veya nasıl olduğu (Şekiller düzgün olmayabilir.) önemli olmamakla birlikte asıl önemli olan bireyin el ve parmak kaslarını çalıştırmasıdır.

      —  Evinde de bu kazanımın geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır (Mutfakta annesinin hamurla börek vb. yaparken bireye de bir miktar vererek şekil yapmasını istemesi gibi.). Bu kazanımın öğretimi ile ilgili neler yapılabileceği konusunda aileler bilgilendirilmelidir.

      —  Nesneleri takma çıkarma, üst üste dizme çalışmalarının öğretim sürecinde çeşitli lego,küp, tahta blok gibi malzemeler yanında sınıftaki diğer malzemelerden de faydalanılmalıdır.

      • “Çivi çakar.” kazanımında amacımız bireyin el göz koordinasyonunu geliştirmektir.
      • Bu kazanım ağaç işleriyle ilgili olarak değerlendirilmemelidir.
      •  Bu kazanımın öğretim sürecinde tahta, plastik vb. türde çiviler kullanılmalıdır.
      • Bireylerin kendilerini yaralayabilecekleri metal çiviler kullanılmamalıdır.
      • Destek eğitimiyle kazandırılmak istenen psikomotor beceriler mutlaka bireyin evinde de tekrar edilmelidir.

      —  Bu nedenle becerinin nasıl öğretileceği konusunda aileye eğitim verilmelidir.

      —  Bu çerçevede bireye kazandırılmak istenen kazanım ve buna ilişkin eğitim programı (BEP) ile ilgili ailenin yapacakları düzenli toplantılar ve görüşmelerle anlatılmalıdır.

      A. BÜYÜK KASLARI GELİŞTİRİCİ ÇALIŞMALAR

      1. Oturma Çalışmaları

      2. Emekleme Çalışmaları

      3. Nesne İtme, Kaldırma, Taşıma Çalışmaları

      4. Ayakta Durma Çalışmaları

      5. Yürüme Çalışmaları

      6. Zıplama Çalışmaları

      7. Merdiven Çıkma Çalışmaları

      8. Koşma Çalışmaları

      B. KÜÇÜK KASLARI GELİŞTİRİCİ ÇALIŞMALAR

      1. Parmak Kaslarını Geliştirici Çalışmalar

      a. Parmaklarıyla Küçük Nesne Takibi

      b. Nesneleri Hareket Ettirme, Takma, Çıkarma, Dizme

      c. Yoğurma Çalışmaları

      ç. İpe Malzeme Dizme Çalışmaları

      2. El Kaslarını Geliştirici Çalışmalar

      a. Kâğıt Çalışmaları

      b. Vurma Çalışmaları

      c. Makaraya İp Sarma Çalışmaları

      ç. Nesne Fırlatma, Tutma Çalışmaları

      d. Nesne Renk İlişkisi

      e. Boyama Çalışmaları

      TEŞEKKÜRLER…  

       

       

       

       

       

       

       

      *ÖZEL EĞİTİMLE İLGİLİ YARARLANABİLECEK KAYNAKLAR

       

      * Yukarıdaki Kaynakçalara Ek Olarak

      • Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları  (http://orgm.meb.gov.tr)
      • Ataman A. (Editör) (2003) Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş Gündüz Eğt. Ve Yay. Ankara
      • İftar-Kırcaali, G. (2003) Otistik Özellik Gösteren Çocuklara İletişim Becerilerinin Kazandırılması  YA-PA yay. İstanbul
      • Kırcaali-İftar, G., Birkan B. ve Uysal. A. Zihin Özürlü Çocuklara Kavram Öğretimi. Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, 2005.
      • Özyürek, M. (2000) Tutumlar ve Engellilere Yönelik Tutumların Değiştrilmesi Ankara: Karatepe Yayınları.
      • Varol, N. (2004) Özbakım Becerilerinin Öğretimi Kök Yay. Ankara
      • Sucuoğlu B. Çiftçi, İ. (2003)  Bilişsel Süreç Yaklaşımıyla Sosyal Beceri Öğretimi  Kök Yay. Ankara
      • Sucuoğlu B. , Akkök, F. (1989) Anne Baba Rehberliği El Kitabı: Temel Becerileri Kazandırma Yöntemleri ODTÜ Gelişrime Vakfı Yay.
      • Küçükahmet, Leyla. (2005) Güneşi Tutabiliriz Ümit Ofset Matbaacılık (Gazi Ün. Özel Eğt. Böl. Prof.Dr.Ayşegül ATAMAN’ dan temin edilebilir.)
      • Korkmaz Barış. (2005)Yağmur Çocuklar Otizm nedir 8.Gün Özel Eğt. Yay.
      • Özkal, A. (2004) Sessiz Melek Abra Eğt. Ve Gel. Yay.
      • Tapan Elçin. (1995) Ben Mutlu Bir Down Annesiyim Yapı Kredi Yay.   İstanbul
      • Tapan Elçin. (1998) Devam Eden Hikayemiz (Ben Mutlu Bir Down Annesiyim 2) Yapı Kredi Yay.   İstanbul
      • Turan, Ayşegül. (2000) Sevgi Dili Konuşan Çocuklar  Sistem yayıncılık

      • ZİHİN ENGELLİLERDE OKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ

        —  Okuma Yazmayı Bilmek Önemli Midir?

        —  Engelli bireyler için neden önemlidir?

        —  Okuma yazma nereye kadar öğrenilebilir?

        KONUŞALIM

        —  Okuma Yazma Becerileri Bağımsız Yaşam Becerileri İçin Gereklidir.
        Adres bulma, form doldurma, mesleki beceriler, vs için.

        —  Okuma-yazma becerileri konusunda en çok zorlanan özür grupları, orta/ağır düzey zihinsel yetersizlik, diğer otizm grupları, down sendromu (Mozaik tip down sendromu vakalarında beklenenin üstünde performans almak mümkündür .Ancak çoğunlukla okuma-yazma becerisi geç kazanılır.)

        —  Hafif mental retardasyon,

        —  Otizm (Atipik otizm, asperger,yüksek işlevli otizm v.b.),

        —  Dikkat eksikliği- hiperaktivite bozukluğu

        —  Özel öğrenme güçlüğü tanısı almış ya da belirtilerini gösteren bireyler

        —  Okuma Yazma Öğretiminde Öncelik

        —  Öğrencide; görme, işitme, konuşma gibi ek engelin varlığı okuma yazma öğretimini güçleştirir. Öncelikle bunların sağaltımı gerekmektedir.

        — 
        Okuma-Yazma Öncesi Kazanılmış Olması Beklenen Önkoşul Beceriler

        —  Dikkatini Yönlendirebilme

        —  Görsel Algı

        —  Şekil-pozisyon algılama

        —  Şekil-zemin algısı

        —  Uzaklık- derinlik- boyut algılama

        —  İşitsel Algı ve İşitsel Hafıza

        —  Görsel Bellek

        —  Kavramlar

        —  İnce Motor Beceriler

        —  El-Göz Koordinasyonu

        —  Dikkatini Yönlendirebilme:

        —  Dikkatini yönlendirebilme becerisi gerekli olan en önemli önkoşul beceridir.

        —  Çocuk etkinliğe adapte olmakta,etkinlikle ilgilenmekte zorluk yaşamıyor olmalıdır.Dikkat sorunu olan çocuklarda öncelikle bu beceri desteklenmeli,çocuğa olabildiğince dikkatini toplamasını sağlayacak etkinlikler yaptırılmalıdır.

        —  Okuma-yazma etkinlikleri sırasında da olabildiğince dikkatini çekecek etkinliklere yer verilmelidir. Çocuğun ilgi alanlarının çok iyi saptanması ve bu yönde etkinliklerin düzenlenmesi dikkatin daha iyi toplanmasına yardımcı olacaktır.

        —  Dikkat eksikliği genellikle görsel ve işitsel algı bozukluklarıyla birlikte görülmektedir.

        — 
        Görsel Algı

        —  1.Şekil-Pozisyon Algılama

        —   Çocuk gördüğü şeyin seklini ve pozisyonunu algılamakta zorlanmamalı.

        —  Az parçalı yap-boz çözebilmeli

        —  Değişik geometrik şekilleri bir araya getirip başka şekiller oluşturabilmeli

        —  Modele bakıp kopya edebilmelidir.

        —  Bunlar harflerin değişik konumlarını algılamaları için temel teşkil eder.
                       ör: b-d-p , g-y-g v.b.

        —  2.Şekil - Zemin Algısı

        Bir bütünün önemli olan bir parçasına odaklaşabilmedir.

        —  Satır takibi yapabilme

        —  Nokta takip edebilme v.b.

        —  Amaç: Görsel ayırt edebilme
        Yönerge: Üçgenleri bul ve renkli kalemle çiz.

        —  3.Uzaklık-Derinlik-Boyut Algılama

        —  Mekanda bulunulan pozisyonu algılama yetisidir.

        —  Ör; topu tutma,ip atlama,çekiç kullanma v.b.

        —  Çiçekleri gölgeleri ile eşleştirme

        —  Şekillerin altına uygun işaretleri koyma

        —  Farklı olanı bulma

        —  İşitsel Algı ve İşitsel Hafıza

        —  İşitsel algı sorunları sadece işitme engelleri bulunan bireylerde görülen bozukluklar değildir.

        —  Birey söylenen sözleri algılamakta, yönergeleri anlamlandırmakta, ard arda verilen 2-3 komutu yerine getirmekte zorlanıyor ya da bir kısmını yerine getirebiliyorsa işitsel algı ve işitsel hafıza probleminden söz edilebilir.

        —  Ne Yapmak Gerekir?

        Yönerge çalışmaları

        —  Tekli yönergelerle çalışma

        —  İkili yönergelerle çalışma

        —  Üç ve daha fazla yönergelerle çalışma

        —  Tekli Yönergelerle Çalışma

        —  Yönerge çalışmalarına önce tekli yönergelerle başlanır. Sınıf ortamı buna göre düzenlenir. Çocuğa 5-10 dk art arda yönergeler verilir.

        —  Topu al.

        —  Topu at.. Gibi

        —  Sonra bu yönergelerin içerisine kavramlar ve yer yön sıfatları eklenir.

        —  Masanın yanında dur. , Topu sepetin içine koy. Gibi.

        —  İkili Yönergelerle Çalışma

        —  Tekli yönergeleri başarıyla yerine getiren çocukla ikili yönergeler çalışılmaya başlanır.

        —  Topu al,sepete koy.

        —   Boyaları al,masanın üstüne koy.

        —   Kırmızı kutuyu al,mavi kutunun içine koy gibi.

        —  örneklerde de görüldüğü gibi yönerge sayısı ile beraber betimleyici öğelerde artmakta , yönergeler giderek zorlaşmaktadır.

        —  Üç ve Daha Fazla Yönerge Çalışmaları

        —  İkili yönergeler kazandırıldıktan sonra üçlü yönergelere geçilir.

        —  Topu al, yerde zıplat, potaya at.

        —  Mavi kazağı al,  banyoya git, kirli sepetine at.gibi

        —  İşitsel Hafıza İçin Oyunlar Oynama

        —  Birlikte oynayarak öğrenelim.

        —  Kelime Zinciri

        —  Bir oyuncu/çocuk bir kelime söyleyecek.

        —  Sıra diğer oyuncuya/çocuğa geldiğinde hem önceki kelimeyi hem kendi kelimesini söyleyecek.

        —  Kelime Listesi

        —  Oyuncuya/Çocuğa  10-15 kelimelik bir “kelime listesi” yüksek sesle  1 kez okunur.

        —  Oyuncudan/çocuktan hatırladığı kelimeleri söylemesi istenir.

        —  İşitsel Algılama İçin de Başka Bir Çalışma Örneği

        —  Uzun ve detaylı bir cümle kurulur.

        —  ( özellikle 5N 1K çalışması yapılabilecek nitelikte bir cümle olmalıdır. Nerede?Ne zaman? Gibi soruların yanıtlarını içinde barındırmalıdır.)

        —  Örneğin; Siyah kedi ağlıyormuş çünkü o aksam annesiyle birlikte yemek yiyememiş.

        —  Cümleyi çocuğa yüksek sesle bir kez okuduktan sonra cümleye ilişkin sorular sorulmalı. Kim ağlıyormuş? , Neden ağlıyormuş?,Kedi ne renkmiş? v.b.

        —  Görsel Bellek:

        —  Algı yoluyla alınan bilgiler bütünleme işleminden geçtikten sonra beyinde kaydedilir, anlaşılır , yorumlanır ve daha sonra bellekte depolanır.

        —  Öğrenme bozukluklarında daha çok kısa süreli bellek sorunları görülür.

        —  Uzun süreli bellek bozuklukları ise daha çok zeka geriliklerinde görülen bir durumdur.

        —  Dikkat çalışmalarıyla birlikte işitsel-görsel hafıza çalışmalarına da ağırlık verilmelidir.

        —  Görsel Bellek Geliştirme Çalışmaları

        —  Resim kopya etme, memory oyunu, kart eşleme, eksik olan resmi bulma, kısa şiirler ezberleme , bir resmi 2-3 dakika inceleyip daha resme ilişkin sorulan soruları resme bakmadan yanıtlama v.b.

        —  Fark bulma

        —  Aşağıdaki resmi dikkatle inceleyin sonraki sayfadaki şekillerden hangisi olduğunu bulun.

        —  A                            B                             C                             D

        —  Kavramlar

          Kavram becerileri okuma-yazma çalışmaları öncesi yapılan kapsamlı ve planlı bir çalışmalar bütünü sonunda kazanılır. Bu beceriler çocuğun entellektüel kişiliğine, yazılı ve sözlü ifade etme becerilerine, yazılı ve sözlü ifadeleri anlamlandırma becerilerine ve dolayısıyla okuma-yazma becerilerine de temel teşkil ederler.

        —  Bkz. Kavram Öğretimi J

        —  Kavramsal becerileri (Alt ve üst kavramlar, zıt kavramlar,nesnelerin fonksiyonları ) ve ince motor becerileri gelişmemiş çocuklarla okuma-yazma çalışması yapılamaz ki bu eksiklikleri olan çocukların çok büyük kısmında dikkat,bellek ve algı sorunlarında görülür.

        —  Kavram becerileri çalışılırken bir yandan da çocuğun ince motor becerileri,dikkatini yönlendirebilme becerisi, belleği ve işitsel-görsel algıları da desteklenir.Tüm bu çalışmalar paralel yürütülür.

        —  İnce Motor Beceriler

        —  İnce motor koordinasyon çivi çakma, çatal bıçak kullanma, yazı yazma, resim yapma gibi etkinliklerde çok önemlidir. Ancak kalem tutma ve kalemi istendik yönde hareket ettirme becerisi hem ince motor kaslarla hem de nörolojik işlevlerle ilgilidir.

        —  Beynin kalemi hareket ettirmede ince motor kaslara hakimiyeti yazma becerisi için oldukça önemlidir.

        —  İnce motor beceri çalışmalarına kavram öğretimi sırasında başlanmalıdır.

        —  Bu amaçla, sınırlı alan boyama, yırtma-yapıştırma, ipe boncuk dizme, makasla kesme yapma, masaya yapışmış bantları çekip çıkartma, mandal açma-kapama, oyun hamurundan küçük parçalar çekip çıkarma, vida takip çıkarma, küçük çivilerle takip çıkarma, nokta takip edebilme v.b. çalışmalar sıklıkla yapılmalıdır.

        —  Bkz.Psikomotor Beceriler Öğretimi J

        —  El-göz koordinasyonu:

        —                 El-göz koordinasyonu becerileri çoğunlukla ince motor becerilere benzer. Çünkü bu becerilerin yerine getirilmesinde her iki yeterlilikte rol oynar.

        —                 Belli başlı nesneleri parmaklarını kullanarak tutabilme, küplerle kule yapabilme, makas kullanabilme, kağıt yırtabilme, boncuk dizebilme, kağıt katlayabilme gibi beceriler hem el-göz koordinasyonu hem de ince motor becerilerle ilişkilidir.

        —  El-göz koordinasyonu gelişimi için yukarıda belirtilen beceri çalışmalarının dışında el göz koordinasyonu geliştirici bilgisayar oyunları, boncuklu helezonlar, labirent bulmacalar da oldukça faydalı olabilir.

        —  Labirent

        —  Çizgi çalışması

        —  İki Nokta Arası Çizgi Çizme

        —  Kopyalama-Nokta Birleştirme

        —  Boncuklu helezon

        —  Kanal çalışması

        —  Okuma Yazma Öğretiminde Yöntemler

        A-Bireşimsel Yöntemler
        1- Harf (Alfabe) Yöntemi
        2- Ses (Fonetik) Yöntemi 
        3- Hece Yöntemi

        B-Çözümsel Yöntemler:
        1- Sözcük Yöntemi
        2- Cümle (Çözümleme) Yöntemi
        3- Öykü Yöntemi
        4- Karma Yöntem

        —  Ses Temelli Cümle Yöntemi’nin Aşamaları

        —   Ses Temelli Cümle Yöntemi’ne göre ilk okuma-yazma öğretimi aşağıdaki aşamalar izlenerek gerçekleştirilir:  

        1.      İlk okuma-yazmaya hazırlık

        2.      İlk okuma-yazmaya başlama ve ilerleme

        ·        Sesi hissetme ve tanıma

        ·        Sesi okuma ve yazma

        ·        Sesten, heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden cümleler oluşturma

        ·        Metin oluşturma

        3.      Okuryazarlığa ulaşma

        4.      İlk okuma-yazma çalışmalarında dinleme, konuşma, okuma, yazma, görsel okuma ve görsel sunu birlikte ele alınmalıdır.

        —  Cümle Yöntemi

        —  Cümle çözümleme yöntemi ile okuma-yazma öğretiminde öncelikle düz, kırık,eğik çizgi çalışmaları yapılır. (I,L,F,E,H,T,V,Y,Z,N,M,K,O,C,G,P,B,R,S)

        —  Öğrencinin yakın çevresinde gördüğü bazı eşyaların adları kelime olarak verilir. (masa, sıra, kapı, pencere, yazı tahtası)

        —    Fiş cümleleri de sırası ile verilir. Fişler resimlerle eşlenerek öğrencilere açıklanır ve okutulur. Fişler önce bakarak havada, sırada ve deftere yazdırılır. Sonra bakmadan yazmaları sağlanır. 8 sesli harfle başlayan fişler öncelikle verilir.(Ali bak, Ali ata bak,Emel eve gel, Emel bal al, Işık ılık süt iç, İpek ipi tut, İpek topu at, Oya okula koş, Kaya okula koş, Ömer mısır sever, Ömer mısır yer,Uyan Ufuk uyan,Ümit bu üzüm…)

        —    15 civarında fiş verildiğinde kelime kesme işlemine de başlanır. (Ali bak. Ali ata bak .. gibi)

        —  Dönüşümlü olarak hem fiş verme işlemi devam eder, hem de kelime kesme işlemi devam eder. Kesilen fişlerdeki kelimeler kullanılarak cümleler türetilir. Bu cümlelerle de kısa metinler oluşturulur. (Emel ata bak, Ali süt iç.. gibi)

        —  Fiş sayısı 25 civarına geldiğinde, kelime kesme işlemi de yaklaşık 10 fiş civarına gelmiş olur. Hece kesme işlemine başlanır. (masa, sıra, kapı, pencere, Ali bak. Ali ata bak. Emel eve gel..) Çıkan hecelerin işlek olması önemlidir. Bulunan hecelerle yeni kelimeler türetilir ve cümleler oluşturulur. (bakma, tabak, Veli, kasa, bakla…) ‘’Ali tabak tabak bal al’’ gibi cümleler türetilir ve metinler oluşturulur.

        —  Çözümleme yönteminde ilk kesilen fişlerden çıkan hecelerde (A, E,I,İ ,O,Ö, U, Ü, a,e,ı,i,o, ö, u,ü)  seslerinin çıkması sağlanır. Bu seslerle kelime ve hece oluşturma çalışmaları daha hızlı ilerler.

        —  Ayrıca Özel isimlerin ilk harfinin cümle içinde büyük harfle yazılması, cümleye büyük harfle başlanması, Özel isim sonundaki eklerin kesme işareti ile ayrılması da sırası geldikçe kavratılır.

        —  Ünsüzler tanıtılırken de sürekli sessizlerden başlanması yararlı olacaktır. (s,ş,r,z).

        —  Kelimelerin sonunda kullanılarak hissedilmeleri sağlanır. (ver,var, as,tas, kaş,kış.. gibi).

        —  Okuma-yazma çalışmalarında hem fiş verilirken, hem kelime kesilir, hem de hece kesilir. Fiş verilmesi bittikten sonra diğer çalışmalar devam eder. Bu süre içinde öğrenciler harfleri ve sesleri tanımaya başladıkları için kelime ve hece türetmede ilerlemiş olurlar. İki sesli hecelere üçüncü sesi ekleme çalışmalarında (Bal,bak,baş…) gelişen öğrencinin okuma-yazma gelişimi de ilerlemiş olur.

        —    Serbest metin okuma, söylenen kelime ve cümleyi yazma çalışmaları en baştan itibaren öğrenciye yaptırılır ve çalışmaların pekişmesi sağlanır.

        —  Harf yöntemi: Önce sesli harfler, sonra sessiz harflerin verilmesiyle uygulanan yöntem.

        —  Kelime yöntemi: "Karışık yöntem": Öğrencilerin bildiği kelime ve cümleler ile ilkokuma-yazmaya başlanır. Verilen kelime ve cümleler hemen hecelere,harflere ayrılır.

        —  Metin yöntemi: Anlam bütünlüğüne sahip bir metin verilir, metin okunur, yazdırılır, canlandırılır, öğrencilere ezberletilerek yazdırılır. Metin cümlelere ayrılır ve bundan sonra cümle yöntemi uygulanır.

        —  Hangi Yöntem Daha Başarılı Olur?

        —   Ses temelli                                      %59,5

        —   Harf                                                     %4,8

        —   Kelime                                               %2,4

        —   Cümle Yöntemi                              %31,5

        —   Metin Yöntemi                              %1,8

        —  Özel Eğitimde ise..

        —  Doğru yöntemi tespit edebilmek için genel yöntemleri bilmek gerekmektedir. Bunlar:
        1. Metin yöntemi(Üstün zekalı bireyler için): Paragraf bütün halinde verilir. Sonra cümle-kelime-hece ve seslere ayrılır.
        2. Harf yöntemi(Otistik bireyler için): Harflerin okunuşu öğretilir.( Daha doğrusu otistik olan birey harflerin okunuşunu ezberler. Örnek: ba-ca-ka-pı…) Sonra bu heceler birleştirilerek yeni kelime ve cümleler oluşturulur.
        3. Ses yöntemi (Hafif veya ortaya yakın hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için): Harflerin okunuşu esas alınmıştır. Bildiğiniz gibi şu anda devlet okullarında uygulanan bir yöntemdir.Sesler gruplara ayrılmış ve guruptaki ses sırası takip edilerek yeni yeni kelimeler türetilmiştir. Şöyle ki:

        —  Birinci Grup : e,l,a,t

        İkinci Grup : i,n,o,r,m

        Üçüncü Grup : u,k,ı,y,s,d

        Dördüncü Grup: ö,b,ü,ş,z,ç

        Beşinci Grup : g,c,p,h

        Altıncı Grup : ğ,v,f,j

        Peki, bu sıra özel eğitime muhtaç bireyler için uygun mudur?

        —  Kısmen uygundur. Şu asla unutulmamalıdır ki özel eğitime muhtaç bireylere özel teknik ve yöntemler uygulanmalıdır.

        —  Olabildiğine sade ve anlaşılır olmalıdır. Bu nedenle özel eğitime muhtaç bireylere önce sesli harflerin okunuşu öğretilmeli sonrada öğrenilen bu sesli harfler, sessiz harflerin okunuşuyla birleştirilerek hece kelime ve cümleler oluşturulmalıdır.

        —  Önerilen…

        —  Birinci Grup: a,e,ı,o,u,i,ö,ü

        —  İkinci Grup : l-m-t-n-s-k-r-f-y-z-v-b-c-d-p-h-ş-ç-g-j-ğ
        Ses yönteminde uyulması gereken bazı basit kurallar vardır. Bunlar:
        a) Hece ve kelime oluşturulurken bireyin öğrenmediği ses asla kullanılmamalıdır.
        b) ı ile i, o ile ö, u ile ü peş peşe öğretilmemelidir.
        c) El yazısı (birey okumayı öğrenmeden önce) verilmemelidir.

                       

        —  4. Fiş ( bütün-parça-bütün) yöntemi (orta veya ortaya yakın düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireyler için):

        —  Bu yöntem, öğretim yöntemleri içerisinde en somut olanıdır.

        —  Bu yöntemin de özel eğitime muhtaç bireylere uyarlanması gerekmektedir.

        —  Önceki yıllarda devlet okullarında ‘Ali gel’ ve Ali bak’ serisi olmak üzere iki seri kullanılmaktaydı. Ancak öğretmen istediği fişi uygulamaya koyabilir. Hatta kendiside yeni fişler üretebilir.

        —  Önemli olan kullanılan fiş cümlelerinin bütün kapalı ve açık heceleri içerisinde bulunduruyor olmasıdır. Buda aylarca süren ciddi bir çalışma sonucunda ancak oluşturulabilir.

        —  Unutulmamalıdır ki her çocuk bireyseldir bu sebeple çocuğun ilgisine göre  fiş vermek ve doğru zamanda kelime ve hece evresine geçmek lazımdır. Bu nedenle her öğretmen kendi kabiliyeti ve öğrenci özellikleri bakımından istediği sıra ve yöntemi uygulayabilir.

        —  Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda çözümleme ve kelimelerden bol ama bol şekilde yeni cümle oluşturma kavramalarını sağlıyor, denmektedir.

        —  +

        —  Okuma yazmayı öğrenmede güçlük çeken öğrencinize, günlük hayatını kolaylaştıracak kadar okuma yazma öğretebilirsiniz.

        —  Tabela okuma gibi. Belirli kelimeleri (hastane,postane,market, vs) okuma ve anlamlandırma, Kendi adını-soyadını yazma vb. öğretebilirsiniz.

        —  Kaynakça

        —  www.baybul.com

        —  http://www.onceokuloncesi.com/

        —  http://ozelegitimsitesi.com/

        —  http://www.minikokul.com/

        —  http://www.rehabilitasyon.com/

        —  http://www.miniminibirlerim.tr.gg/

        —  http://www.egitimhane.com/

        —  http://www.ozelegitimciyiz.com/

         

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret37110
Saat

Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Hava Durumu
Türk İşaret Dili TİD
Türk İşaret Dili Sözlüğü
Gülzıva Bal
İnternet Haberler
SPOR
FİLM & VİDEO İZLE
Duygular



Oflu Ali -FIKRALAR




arkadaşım max-full izle




Annem Bir Dinazor
Çizgi Film



Hababam SınıfıTatilde



Çocuk Şarkıları

Yararlı Linkler
Günlük Burçlar
İngilizce-Türkçe
DUYURULAR